22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan kıtlık sonucu yıkılmıştı. Hititler, Orta Anadolu ve Kuzey Suriye bölgesinde kurdukları küçük kent krallıklar ile Geç Hitit Dönemi olarak adlandırılan zaman içinde varlıklarını devam ettirmişlerdi.

Geç Hitit Kent Devletleri, Karkamış, Pattin(Unqi), Sam’al, Gurgum, Kummuhu, Milid, Keveh (Karatepe deki müstahkem mevki ile birlikte), Hilakku ve Tabal, dönemin en güçlü krallıklarından olan Assur hakimiyeti altında varlıklarını sürdürürlerken çoğunlukla Arami kültürünün etkisi altında kalmışlar ve bunun sonucunda Hititler Aramileşmişlerdir.

Azatiwataya Krallığı, Geç Hitit döneminde önemli bir kent krallığı olmuştur. Doğu Anadolu’dan kuzey Suriye ovasına bir geçişi kontrol eden antik bir Kilikya kale kenti Azatiwataya’nın Kralı Azatiwata çift dilli (Fenikece-Luvi hiyeroglif) olarak yazdırdığı yazıt ile bize dönemin bilgisini aktarmaktadır. Karatepe yazıtı olarak bilinen çift dilli eser, Adana’nın güneyinde Cine Köyü’nde bulunmuştur.

1947 yılında Kadirli-Karatepe’de H. Th. Bossert ve U. B. Alkım tarafından başlatılan kazılarda (bu kazılar 1955 yılından sonra Halet Çambel başkanlığında devam etmiştir) keşfedilen yazıtta Azatiwata, eski Adaniya-Danuna geleneğine bağlı kalarak kendisini Danunalar’ın Kralı yani Adanalıların Kralı olarak tanıtmıştır. Azatiwata, ülkesine ise Adana Ovası demiştir. (Fenike yazılışı cmg cdn)

Karatepe Yazıtı luvi hiyeroglifi ile yazılışı-min
Azatiwata, eski Adaniya-Danuna geleneğine bağlı kalarak kendisini Danunalar’ın Kralı yani Adanalıların Kralı olarak tanıttığı Luvi (Anadolu hiyeroglifi) ile yazılmış bölümü_ Karatepe Yazıtı

 

Karatepe Kuzey Kapısı’ndaki Hiyeroglif Luvicesi-Fenikece İki Dilli Yazıtın çevirisi (Hiyeroglif ve Fenikece nüshalar dikkate alınarak yapılmıştır) şu şekildedir.

“Ben Fırtına Tanrısı’nın (Tarhunza, Ba’al) takdis ettiği, onun hizmetçisi, Danunalar kralı Awarikku’nun desteklediği Azatiwata’yım. Fırtına Tanrısı beni Danunalar’a baba ve anne yaptı. Danunalılar’a yaşam verdim, Adana Ovası topraklarını güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar genişlettim. Benim günlerimde Danunalılar iyi şeylere hep bol miktarda sahip oldular. Ve ben Pahara’nın zahire depolarını doldurdum, Fırtına Tanrısı sayesinde atların, kalkanların ve orduların sayısını arttırdım. Kibirli olanı (?) kırdım ve ülkede mevcut olan kötülükleri söküp attım. Efendimin evini iyilik içerisinde inşa ettim; efendimin ailesi için iyi olan tüm şeyleri yaptım. Onların, atalarının tahtında oturmalarını sağladım. Tüm krallarla barış tesis ettim. Adaletim, hikmet sahibi olmam ve iyiliğim yüzünden her kral beni kendi babası yerine koydu. Muksa (MPŠ) evine hizmet etmeyen kötü insanların ve çapulcuların bulunduğu tüm sınır toprakları üzerinde güçlü duvarlar yaptım ve ben Azatiwata onları ayaklarımın altına aldım. Danunalılar barış içinde yaşayabilsinler diye, ben o yerlerde kaleler yaptım. Güneşin battığı yerlerde benden önceki kralların alamadıkları güçlü kaleleri (toprakları) fethettim. Onlara darbeler indirdim. Onları aşağı indirerek topraklarımın doğu taraflarına yerleştirdim; Danulalılar’ı (da) oralara (boşalan yerlere) yerleştirdim. Saltanatım sırasında Fırtına Tanrısı sayesinde Danuna topraklarını batıda ve doğuda, daha önceleri insanların gitmekten korktukları, yollarından geçmeye çekindikleri yerlerde bile genişlettim; böylece benim günlerimde kadınlar bile ellerinde kirmanlarıyla oralarda yürüyebilirler. Benim günlerimde bolluk ve bereket ve iyi yaşam, barış içinde yerleşmiş bir Danuna ve Adana Ovası vardı. Ben bu müstahkem kenti kurdum ve ona Azatiwataya adını verdim. Fırtına Tanrısı ve Geyik Üzerindeki Tanrı, bana bu kenti kurmakla görevlendirdiler. Fırtına Tanrısı ve Geyik Tanrısı’nın lütfuyla onu bolluk ve bereketlilik içinde, yaşamı iyi ve huzur içinde yaşasın diye kurdum. O, Adana Ovası ve Muksa’nın evini korusun. Benim günlerimde Adana Ovası’nda bolluk ve bereket vardı. Benim günlerimde Danunalılar için hiç karanlık (gece) yoktu. Bu müstahkem kenti ben kurdum ve onun içinde Fırtına Tanrısı’nı yerleştirdim. Her Irmak Ülkesi, senede bir sığır, bir koyun ve bağ bozumunda bir koyun kesmek suretiyle onu onurlandırsın. Onlar Azatiwata’yı sağlık ve yaşam ile kutsasınlar ve onu diğer kralların üzerine hakim kılsınlar. Kutsal Fırtına Tanrısı ve bu kalenin tanrıları ona, Azatiwata’ya uzun günler, çok yıllar, bolluk ve krallara karşı zafer bahşetsinler. Bu kale bir Tahıl ve Şarap Tanrısı olsun ve onun içinde oturan ahali koyun, sığır, Tahıl Tanrısı ve Şarap Tanrısı sahibi olsunlar. Onlar çok sayıda gebe kalsınlar, büyüsünler, Fırtına Tanrısı ve tanrılar tarafından Azatiwata ve Muksa evinin hizmetine verilsinler. Eğer krallardan biri veya erkekçe adı olan bir prens ‘Azatiwata’nın adını bu kapıdan sileceğim ve kendi adımı kazıtacağım’ derse veya bu kaleyi ele geçirmeye heveslenir ve Azatiwata’nın yaptırdığı kapıları tahrip ederse ve kapılara ben sahip olacağım, ben kendi hesabıma kendi adımı kazıtacağım derse veya hırsından ve kötülüğünden onları söküp atarsa, Göğün Fırtına Tanrısı, Göğün Güneş Tanrısı, Hikmet Tanrısı (Ea) ve tüm diğer tanrılar o krallığı, o kralın kendisini ve o adamı (yeryüzünden) silsinler. Bundan böyle Azatiwata’nın adı, Ay ve Güneşin adları nasıl duruyorlarsa, (öylece) ebediyyen dursun!”

Yazımızda kaynak olarak kullanılan eser;  Ahmet Ünal, “HİTİT İMPARATORLUĞU’NUN YIKILIŞINDAN BİZANS DÖNEMİ’NİN SONUNA KADAR ADANA VE ÇUKUROVA TARİHİ” ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,Cilt 15, Sayı 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, s.67-102

Banner
Benzer Yazılar

Ahlat Selçuklu Mezarlığı Dünyaya Tanıtılacak

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Selçuklu mezarlığı Türk ve İtalyan  ortak projesi ile tüm dünyaya tanıtılmaya hazırlanıyor. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıllarda...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Sular Çekilince Şok Edici Görüntüler Ortaya Çıktı

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

Barajların suları çekilince, sular altında kalan yerleşim yerlerinin kalıntıları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Kurak geçen yıllarda barajların suları azalınca...

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Pulur Höyük kazılarında 3 bin yıllık insan yüzlü seramik parçası ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

Erzurum’un Aziziye ilçesi sınırları içerisinde bulunan Pulur Höyük’e devam eden ikinci dönem kazı çalışmalarında kabartma tekniği ile yapılmış 3 bin...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Karkamış Mühür Evi Buluntuları Geç Hitit Dönemine Işık Tutacak

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Anadolu Geç Hitit krallıklarından Karkamış Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan mühür evi Geç Hitit dönemine ait yeni bilgilere ulaşılmasını sağlayacak. Geçtiğimiz...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]