24 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan kıtlık sonucu yıkılmıştı. Hititler, Orta Anadolu ve Kuzey Suriye bölgesinde kurdukları küçük kent krallıklar ile Geç Hitit Dönemi olarak adlandırılan zaman içinde varlıklarını devam ettirmişlerdi.

Geç Hitit Kent Devletleri, Karkamış, Pattin(Unqi), Sam’al, Gurgum, Kummuhu, Milid, Keveh (Karatepe deki müstahkem mevki ile birlikte), Hilakku ve Tabal, dönemin en güçlü krallıklarından olan Assur hakimiyeti altında varlıklarını sürdürürlerken çoğunlukla Arami kültürünün etkisi altında kalmışlar ve bunun sonucunda Hititler Aramileşmişlerdir.

Azatiwataya Krallığı, Geç Hitit döneminde önemli bir kent krallığı olmuştur. Doğu Anadolu’dan kuzey Suriye ovasına bir geçişi kontrol eden antik bir Kilikya kale kenti Azatiwataya’nın Kralı Azatiwata çift dilli (Fenikece-Luvi hiyeroglif) olarak yazdırdığı yazıt ile bize dönemin bilgisini aktarmaktadır. Karatepe yazıtı olarak bilinen çift dilli eser, Adana’nın güneyinde Cine Köyü’nde bulunmuştur.

1947 yılında Kadirli-Karatepe’de H. Th. Bossert ve U. B. Alkım tarafından başlatılan kazılarda (bu kazılar 1955 yılından sonra Halet Çambel başkanlığında devam etmiştir) keşfedilen yazıtta Azatiwata, eski Adaniya-Danuna geleneğine bağlı kalarak kendisini Danunalar’ın Kralı yani Adanalıların Kralı olarak tanıtmıştır. Azatiwata, ülkesine ise Adana Ovası demiştir. (Fenike yazılışı cmg cdn)

Karatepe Yazıtı luvi hiyeroglifi ile yazılışı-min
Azatiwata, eski Adaniya-Danuna geleneğine bağlı kalarak kendisini Danunalar’ın Kralı yani Adanalıların Kralı olarak tanıttığı Luvi (Anadolu hiyeroglifi) ile yazılmış bölümü_ Karatepe Yazıtı

 

Karatepe Kuzey Kapısı’ndaki Hiyeroglif Luvicesi-Fenikece İki Dilli Yazıtın çevirisi (Hiyeroglif ve Fenikece nüshalar dikkate alınarak yapılmıştır) şu şekildedir.

“Ben Fırtına Tanrısı’nın (Tarhunza, Ba’al) takdis ettiği, onun hizmetçisi, Danunalar kralı Awarikku’nun desteklediği Azatiwata’yım. Fırtına Tanrısı beni Danunalar’a baba ve anne yaptı. Danunalılar’a yaşam verdim, Adana Ovası topraklarını güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar genişlettim. Benim günlerimde Danunalılar iyi şeylere hep bol miktarda sahip oldular. Ve ben Pahara’nın zahire depolarını doldurdum, Fırtına Tanrısı sayesinde atların, kalkanların ve orduların sayısını arttırdım. Kibirli olanı (?) kırdım ve ülkede mevcut olan kötülükleri söküp attım. Efendimin evini iyilik içerisinde inşa ettim; efendimin ailesi için iyi olan tüm şeyleri yaptım. Onların, atalarının tahtında oturmalarını sağladım. Tüm krallarla barış tesis ettim. Adaletim, hikmet sahibi olmam ve iyiliğim yüzünden her kral beni kendi babası yerine koydu. Muksa (MPŠ) evine hizmet etmeyen kötü insanların ve çapulcuların bulunduğu tüm sınır toprakları üzerinde güçlü duvarlar yaptım ve ben Azatiwata onları ayaklarımın altına aldım. Danunalılar barış içinde yaşayabilsinler diye, ben o yerlerde kaleler yaptım. Güneşin battığı yerlerde benden önceki kralların alamadıkları güçlü kaleleri (toprakları) fethettim. Onlara darbeler indirdim. Onları aşağı indirerek topraklarımın doğu taraflarına yerleştirdim; Danulalılar’ı (da) oralara (boşalan yerlere) yerleştirdim. Saltanatım sırasında Fırtına Tanrısı sayesinde Danuna topraklarını batıda ve doğuda, daha önceleri insanların gitmekten korktukları, yollarından geçmeye çekindikleri yerlerde bile genişlettim; böylece benim günlerimde kadınlar bile ellerinde kirmanlarıyla oralarda yürüyebilirler. Benim günlerimde bolluk ve bereket ve iyi yaşam, barış içinde yerleşmiş bir Danuna ve Adana Ovası vardı. Ben bu müstahkem kenti kurdum ve ona Azatiwataya adını verdim. Fırtına Tanrısı ve Geyik Üzerindeki Tanrı, bana bu kenti kurmakla görevlendirdiler. Fırtına Tanrısı ve Geyik Tanrısı’nın lütfuyla onu bolluk ve bereketlilik içinde, yaşamı iyi ve huzur içinde yaşasın diye kurdum. O, Adana Ovası ve Muksa’nın evini korusun. Benim günlerimde Adana Ovası’nda bolluk ve bereket vardı. Benim günlerimde Danunalılar için hiç karanlık (gece) yoktu. Bu müstahkem kenti ben kurdum ve onun içinde Fırtına Tanrısı’nı yerleştirdim. Her Irmak Ülkesi, senede bir sığır, bir koyun ve bağ bozumunda bir koyun kesmek suretiyle onu onurlandırsın. Onlar Azatiwata’yı sağlık ve yaşam ile kutsasınlar ve onu diğer kralların üzerine hakim kılsınlar. Kutsal Fırtına Tanrısı ve bu kalenin tanrıları ona, Azatiwata’ya uzun günler, çok yıllar, bolluk ve krallara karşı zafer bahşetsinler. Bu kale bir Tahıl ve Şarap Tanrısı olsun ve onun içinde oturan ahali koyun, sığır, Tahıl Tanrısı ve Şarap Tanrısı sahibi olsunlar. Onlar çok sayıda gebe kalsınlar, büyüsünler, Fırtına Tanrısı ve tanrılar tarafından Azatiwata ve Muksa evinin hizmetine verilsinler. Eğer krallardan biri veya erkekçe adı olan bir prens ‘Azatiwata’nın adını bu kapıdan sileceğim ve kendi adımı kazıtacağım’ derse veya bu kaleyi ele geçirmeye heveslenir ve Azatiwata’nın yaptırdığı kapıları tahrip ederse ve kapılara ben sahip olacağım, ben kendi hesabıma kendi adımı kazıtacağım derse veya hırsından ve kötülüğünden onları söküp atarsa, Göğün Fırtına Tanrısı, Göğün Güneş Tanrısı, Hikmet Tanrısı (Ea) ve tüm diğer tanrılar o krallığı, o kralın kendisini ve o adamı (yeryüzünden) silsinler. Bundan böyle Azatiwata’nın adı, Ay ve Güneşin adları nasıl duruyorlarsa, (öylece) ebediyyen dursun!”

Yazımızda kaynak olarak kullanılan eser;  Ahmet Ünal, “HİTİT İMPARATORLUĞU’NUN YIKILIŞINDAN BİZANS DÖNEMİ’NİN SONUNA KADAR ADANA VE ÇUKUROVA TARİHİ” ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,Cilt 15, Sayı 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, s.67-102

Banner
Benzer Yazılar

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

23 Mart 2021

23 Mart 2021

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

Aizanoi Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın Girişi Bulundu

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar bölgesinde yer alan Aizanoi Antik Kenti’ndeki Zeus Tapınağı Kutsal Alanı’nın anıtsal giriş kapısı geçtiğimiz günlerde yapılan kazılarda ortaya...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Çukurbağ Nikomedia Kazıları Yeniden Başlıyor

14 Temmuz 2021

14 Temmuz 2021

Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıyan antik dönemin en büyük kentlerinden Nikomedia antik kenti Çukurbağ kazıları yeniden başlıyor. Kocaeli İzmit...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]