17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan kıtlık sonucu yıkılmıştı. Hititler, Orta Anadolu ve Kuzey Suriye bölgesinde kurdukları küçük kent krallıklar ile Geç Hitit Dönemi olarak adlandırılan zaman içinde varlıklarını devam ettirmişlerdi.

Geç Hitit Kent Devletleri, Karkamış, Pattin(Unqi), Sam’al, Gurgum, Kummuhu, Milid, Keveh (Karatepe deki müstahkem mevki ile birlikte), Hilakku ve Tabal, dönemin en güçlü krallıklarından olan Assur hakimiyeti altında varlıklarını sürdürürlerken çoğunlukla Arami kültürünün etkisi altında kalmışlar ve bunun sonucunda Hititler Aramileşmişlerdir.

Azatiwataya Krallığı, Geç Hitit döneminde önemli bir kent krallığı olmuştur. Doğu Anadolu’dan kuzey Suriye ovasına bir geçişi kontrol eden antik bir Kilikya kale kenti Azatiwataya’nın Kralı Azatiwata çift dilli (Fenikece-Luvi hiyeroglif) olarak yazdırdığı yazıt ile bize dönemin bilgisini aktarmaktadır. Karatepe yazıtı olarak bilinen çift dilli eser, Adana’nın güneyinde Cine Köyü’nde bulunmuştur.

1947 yılında Kadirli-Karatepe’de H. Th. Bossert ve U. B. Alkım tarafından başlatılan kazılarda (bu kazılar 1955 yılından sonra Halet Çambel başkanlığında devam etmiştir) keşfedilen yazıtta Azatiwata, eski Adaniya-Danuna geleneğine bağlı kalarak kendisini Danunalar’ın Kralı yani Adanalıların Kralı olarak tanıtmıştır. Azatiwata, ülkesine ise Adana Ovası demiştir. (Fenike yazılışı cmg cdn)

Karatepe Yazıtı luvi hiyeroglifi ile yazılışı-min
Azatiwata, eski Adaniya-Danuna geleneğine bağlı kalarak kendisini Danunalar’ın Kralı yani Adanalıların Kralı olarak tanıttığı Luvi (Anadolu hiyeroglifi) ile yazılmış bölümü_ Karatepe Yazıtı

 

Karatepe Kuzey Kapısı’ndaki Hiyeroglif Luvicesi-Fenikece İki Dilli Yazıtın çevirisi (Hiyeroglif ve Fenikece nüshalar dikkate alınarak yapılmıştır) şu şekildedir.

“Ben Fırtına Tanrısı’nın (Tarhunza, Ba’al) takdis ettiği, onun hizmetçisi, Danunalar kralı Awarikku’nun desteklediği Azatiwata’yım. Fırtına Tanrısı beni Danunalar’a baba ve anne yaptı. Danunalılar’a yaşam verdim, Adana Ovası topraklarını güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar genişlettim. Benim günlerimde Danunalılar iyi şeylere hep bol miktarda sahip oldular. Ve ben Pahara’nın zahire depolarını doldurdum, Fırtına Tanrısı sayesinde atların, kalkanların ve orduların sayısını arttırdım. Kibirli olanı (?) kırdım ve ülkede mevcut olan kötülükleri söküp attım. Efendimin evini iyilik içerisinde inşa ettim; efendimin ailesi için iyi olan tüm şeyleri yaptım. Onların, atalarının tahtında oturmalarını sağladım. Tüm krallarla barış tesis ettim. Adaletim, hikmet sahibi olmam ve iyiliğim yüzünden her kral beni kendi babası yerine koydu. Muksa (MPŠ) evine hizmet etmeyen kötü insanların ve çapulcuların bulunduğu tüm sınır toprakları üzerinde güçlü duvarlar yaptım ve ben Azatiwata onları ayaklarımın altına aldım. Danunalılar barış içinde yaşayabilsinler diye, ben o yerlerde kaleler yaptım. Güneşin battığı yerlerde benden önceki kralların alamadıkları güçlü kaleleri (toprakları) fethettim. Onlara darbeler indirdim. Onları aşağı indirerek topraklarımın doğu taraflarına yerleştirdim; Danulalılar’ı (da) oralara (boşalan yerlere) yerleştirdim. Saltanatım sırasında Fırtına Tanrısı sayesinde Danuna topraklarını batıda ve doğuda, daha önceleri insanların gitmekten korktukları, yollarından geçmeye çekindikleri yerlerde bile genişlettim; böylece benim günlerimde kadınlar bile ellerinde kirmanlarıyla oralarda yürüyebilirler. Benim günlerimde bolluk ve bereket ve iyi yaşam, barış içinde yerleşmiş bir Danuna ve Adana Ovası vardı. Ben bu müstahkem kenti kurdum ve ona Azatiwataya adını verdim. Fırtına Tanrısı ve Geyik Üzerindeki Tanrı, bana bu kenti kurmakla görevlendirdiler. Fırtına Tanrısı ve Geyik Tanrısı’nın lütfuyla onu bolluk ve bereketlilik içinde, yaşamı iyi ve huzur içinde yaşasın diye kurdum. O, Adana Ovası ve Muksa’nın evini korusun. Benim günlerimde Adana Ovası’nda bolluk ve bereket vardı. Benim günlerimde Danunalılar için hiç karanlık (gece) yoktu. Bu müstahkem kenti ben kurdum ve onun içinde Fırtına Tanrısı’nı yerleştirdim. Her Irmak Ülkesi, senede bir sığır, bir koyun ve bağ bozumunda bir koyun kesmek suretiyle onu onurlandırsın. Onlar Azatiwata’yı sağlık ve yaşam ile kutsasınlar ve onu diğer kralların üzerine hakim kılsınlar. Kutsal Fırtına Tanrısı ve bu kalenin tanrıları ona, Azatiwata’ya uzun günler, çok yıllar, bolluk ve krallara karşı zafer bahşetsinler. Bu kale bir Tahıl ve Şarap Tanrısı olsun ve onun içinde oturan ahali koyun, sığır, Tahıl Tanrısı ve Şarap Tanrısı sahibi olsunlar. Onlar çok sayıda gebe kalsınlar, büyüsünler, Fırtına Tanrısı ve tanrılar tarafından Azatiwata ve Muksa evinin hizmetine verilsinler. Eğer krallardan biri veya erkekçe adı olan bir prens ‘Azatiwata’nın adını bu kapıdan sileceğim ve kendi adımı kazıtacağım’ derse veya bu kaleyi ele geçirmeye heveslenir ve Azatiwata’nın yaptırdığı kapıları tahrip ederse ve kapılara ben sahip olacağım, ben kendi hesabıma kendi adımı kazıtacağım derse veya hırsından ve kötülüğünden onları söküp atarsa, Göğün Fırtına Tanrısı, Göğün Güneş Tanrısı, Hikmet Tanrısı (Ea) ve tüm diğer tanrılar o krallığı, o kralın kendisini ve o adamı (yeryüzünden) silsinler. Bundan böyle Azatiwata’nın adı, Ay ve Güneşin adları nasıl duruyorlarsa, (öylece) ebediyyen dursun!”

Yazımızda kaynak olarak kullanılan eser;  Ahmet Ünal, “HİTİT İMPARATORLUĞU’NUN YIKILIŞINDAN BİZANS DÖNEMİ’NİN SONUNA KADAR ADANA VE ÇUKUROVA TARİHİ” ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,Cilt 15, Sayı 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, s.67-102

Banner
Related Articles

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Kayıp Çocuk Çemberi: Uşaklı Höyük’teki Gizemli Hitit Ritüel Yapısında Yedi Bebek Kalıntısı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2025

8 Ağustos 2025

Arkeologlar, Uşaklı Höyük’ün kalbinde, yedi bebeğin kalıntılarının üç bin yıldan uzun süredir saklı kaldığı gizemli bir Hitit dönemi ritüel yapısı olan “Kayıp...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Kültepe’de 4 Bin Yıllık Aslan Çene Kemiği Ortaya Çıkarıldı

14 Eylül 2021

14 Eylül 2021

Anadolu yazılı tarihinin başlangıç noktası Kültepe’de kazı çalışmaları devam ediyor. Kazılarda 4 bin yıllık aslan çene kemiği ortaya çıkarıldı. Kültepe...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]