19 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar tarafından şimdiye kadar yapılmış en olağanüstü keşiflerden biridir.

Moskova Miklukho- Maklai Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü ve Novosibirsk Arkeoloji Enstitüsü ve çalışmaları sayesinde şimdi ilk kez altın kaplı, hayranlık uyandıran kıyafetlerle gömülen güçlü çiftin özellikleri gerçeğe yakın heykelleri Etnografya müzesinde görülebilir.

İki antropolog ekibi,  büyük bozkır ve dağlık alanları yöneten göçebe insanların yüzlerini yeniden oluşturmak için lazer tarama ve fotogrametri kullanarak, kafataslarının 3 boyutlu modellerini yapmak için aylar harcadılar.

Kralın kafatasının sadece yarısı korunduğu için en çok zaman alan çalışma onunki oldu. Moskova merkezli antropolog Elizaveta Veselovskaya ve Ravil Galeev, kafatası bölgesinin geri kalan yarısı tahrip edilen kısmı yansıtmayı mümkün kıldığını ama yinede çalışmayı tamamlarken zorlandıklarını söylediler.

“Rus Arkeoloji, Antropoloji ve Etnografya Dergisi” makalesinde yaptıkları açıklamada’Yüz bölümünün restorasyonuyla büyük zorluklar ilişkilendirildi. Ne yazık ki, yüzün yarısından azı korunmuş ve kafatasının rekonstrüksiyon için önemli unsurları kaybolmuştur.

Bu nedenle, bu kafatasının restorasyonu uzun zaman aldı: Eksik olan her bir eleman, çevredeki mevcut yapılara göre restore edildi. Korunan alt çene, üst çenenin tahrip olmuş bölgesinin restore edilmesi sayesinde restorasyon sırasında büyük önem taşıyordu. Restorasyon sert heykel kili ve sert poliüretan köpükle gerçekleştirildi.

İskitli Kral 3 boyutlu olarak yeniden yapılandırıldı.Fotograf : Siberian times.

Moskova’daki yeniden yapılanmadan önce, Novosibirsk Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü Antropoloji bölümü başkanı Tatiana Chikisheva liderliğindeki Novosibirsk antropologları, Arzhan-2 höyüğünün içinde bulunan materyallerin, klasik kraniyometri (kafatası ölçümü ve çalışması), odontoloji (çene ve diş çalışması) ve osteoloji dahil olmak üzere ayrıntılı bir çalışma gerçekleştirdi.

Sibiryalı bilim insanları, Arzhan-2 höyüğüne gömülen insanların sosyal statülerine bakılmaksızın Kafkas ve Moğol ırklarının özelliklerini birleştiren antropoloji açısından oldukça homojen bir gruptan olduklarını ortaya koydular.

Moskova’daki antropologlar, “İskit kralı” için şunları söyledi: “Önümüzde, görünüşünde Caucasoid ve Mongoloid özelliklerinin benzersiz bir kombinasyonunu taşıyan, sertleşmiş bir İskit savaşçısı var”.

Şaşırtıcı derecede zengin cenaze töreni nedeniyle bilim insanları tarafından  ‘Kral’ ve ‘Kraliçe’ olarak belirlenmiş olan mezar alanı uzak Tuva Cumhuriyeti’ndeki 80 metre büyüklüğündeki höyüğün altında soygunculardan ustaca gizlenmiş ahşap bir odanın içinde bulundu.

İskit Kraliçesinin yeniden canlandırılması.

Başka bir teoriye göre ise, kadının ‘Kral’ın en sevdiği cariye olabileceğini ve ona öbür dünyaya eşlik etmek için beşi çocuk olmak üzere 33 kişi ile birlikte gömüldüğünü öne sürüyor.

Altın, bronz ve demirden yapılmış hayvan figürleri dikkat çekiciydi.

İki kat karaçam kütüğüyle kaplı kraliyet mezar odası, bir ev gibi inşa edilmiş ve aynı yapının dışında başka bir mezar odasının içinde duruyordu. Mezarın iç duvarları keçe halılarla kaplanmıştır.

Özenle yapılmış tahta bir zeminde – muhtemelen keçeyle döşenmiş- hükümdarın ve eşinin bedenleri vardı.

Kafatasları vücutlarından ayrılmıştı çünkü muhtemelen bir tür yastığa yerleştirilmişlerdi. İskit kralı, saf altından yapılmış ve her tarafı hayvan oymalarıyla süslenmiş, yüce gücü simgeleyen bir kolye olan ağır bir torkla gömülmüştü.

Dış giysileri, her biri 2-3 cm uzunluğunda, dikey sıralar halinde tutturulmuş, sırtında kanat gibi motifler oluşturan binlerce küçük altın panter figürleriyle süslenmiştir.

Dış giysileri süslemek için kullanılmış altın panterler.

Daha mütevazı da olsa ‘Kraliçe’nin’ süslemeleri de dikkat çekiciydi. Turkuaz boncuklar, altın rozetler ve iğneler, minyatür bir altın kazan, altın bir bileklik ve içinde kozmetik bulunan bir çantası vardı. Kemerinde altınla süslenmiş demir bir hançer vardı.

Tuva’daki Arzhan-2 cenazesinde bulunan büyüleyici hazineler. Fotoğraflar: Vera Salnitskaya / The Siberian Times, Konstantin Chugunov

Toplamda, burada ‘sayılamayan altın boncuklar’ hariç, 9300 dekoratif altın parçası bulundu. Başka bir deyişle, kraliyet çiftinin bedenlerini İskit Sanatı tarzında süsleyen küpeler, kolyeler ve boncuklar dahil 20 kilogramdan fazla altın vardı.

İskit Kraliçesine ait hançer

Hermitage Müzesi müdürü The New York Times’a verdiği demeçte, “birçok büyük sanat eseri, hayvan figürleri, kolyeler, altın bir yüzeye oyulmuş hayvanların olduğu iğneler bulundu”dedi.

Tuva’daki Arzhan-2 cenazesinde bulunan büyüleyici hazineler. Fotoğraflar: Vera Salnitskaya / The Siberian Times, Konstantin Chugunov

Bu, Altay bölgesinden Karadeniz bölgesine gelen ve nihayet antik Yunanistan ile temas halinde olan orijinal İskit tarzıdır. Ve neredeyse Art Nouveau tarzını andırıyor’ dedi.

Art Nouveau, zarif dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı, kıvrımların ve bitkisel desenlerin sıklıkla kullanıldığı bir sanat akımıdır.

Banner
Benzer Yazılar

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Araştırmacı, Libya’daki Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde Bacchus heykelinin başını buldu

2 Ocak 2024

2 Ocak 2024

Libyalı Arkeoloji araştırmacısı Issam Menfi, Yunan döneminden kalma Bacchus heykelinin başını Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde buldu....

Yıllar önce çalınan Marcus Aurelius heykeli Türkiye’ye iade ediliyor

15 Şubat 2025

15 Şubat 2025

1960’larda kaçak kazıyla çıkarılan ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçırılan Marcus Aurelius heykelinin Türkiye’ye iade ediliyor. Şu anda Cleveland...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Tarih öncesi dönemde anneler, çocuklarına ebeveynlik yapma konusunda bizimden çok daha yetenekliydi

24 Kasım 2021

24 Kasım 2021

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin (ANU) yakın tarihli bir araştırmasına göre, eski kültürlerde yeni doğan bebeklerin ölüm oranı, yetersiz sağlık bakımı, hastalık...

İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar çukurlarından biri Leicester Katedrali bahçesinde ortaya çıkarıldı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Arkeologlar, bir eğitim merkezi inşası öncesi Leicester Katedrali bahçesinde kazı yaparken , İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar...

Mısır’da Bulunan Mumya Portresi ile Mumyanın 3D Rekonstrüksiyonu Karşılaştırıldı.

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Bilim adamları bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Ms.1000 ‘ler de yaygın bir gelenek olan ölü gömme işlemlerinde mumyaların yüzüne koyulan ölü...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Suudi Arabistan dünyanın ilk “Gökyüzündeki Müze”sini açıyor

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Suudi Hava Yolları tarafından gerçekleştirilen dünyanın ilk “Gökyüzündeki Müze” (Museum in the Sky) uçuşu bugün Riyad’dan AlUla’ya hareket edecek. AlUla...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Polieuktos kazılarında 1700 yıllık Pan heykeli ortaya çıkarıldı

1 Haziran 2023

1 Haziran 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB Miras) tarafından sürdürülen Polieuktos kazılarında 1700 yıllık olduğu düşünülen Pan heykeli ortaya çıkarıldı. Aziz Polieuktos Kilisesi’nin...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

Perulu arkeologlar deri ve saçları bozulmamış bir mumya ortaya çıkardılar

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Perulu arkeologlar bin yıllık deri ve saçları bozulmamış 12-18 yaşında olduğu düşünülen bir çocuğa ait mumya ortaya çıkardılar. Peru’nun başkenti...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]