12 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’nun Karanlık Çağı

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır. Birleştirici olduğu kadar ayırıcı bir yönü de olmuştur. Asya ve Avrupa arasında kimi zaman en büyük birleştirici güç kimi zamanda bir duvar kadar ayrıştırıcıdır.

Hitit krallığının yaklaşık MÖ. 1200-1190 civarında yıkılışı bu coğrafyada yaşayan halklar için bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten itibaren Anadolu içlerine doğru 4 büyük göç dalgası görülmektedir. Birincisi balkanlardan gelen Thrak-Frig göçleri, ikincisi Yunanistan’dan güneybatı Anadolu’ya olan Dor göçleri sonrasında yine buradan batı Anadolu tarafına gerçekleşen İon göçleridir. Tabii bu sırada Transkafkasya dan Orta Anadolu platosuna gelen Muşkileri ve Suriye’den Anadolu içlerine ulaşan Aramileri de unutmamak gerekir.

Görünen odur ki bu dönem Anadolu’nun en zor ve karışık günleridir. Peki nedir bu göçlerin sebebi?

Aslında bu sorunun yanıtını bugün bile tam olarak vermek mümkün olmamıştır. Tahminler ise bu göçlere en büyük sebebin o dönem şiddetli bir kuraklık olduğu ve göçebe ya da yarı göçebe yaşayan halkların yer değiştirmeleri sonuç olmuştur diyebiliriz. Hitit varlığı ile güçlü ve neredeyse bütünleşmiş bir Anadolu Hitit devletinin sona ermesiyle bir nevi boşlukta kalmıştır. Ve bu boşluğu daha az gelişmiş topluluklar dolduracaktır. Bu dönem Anadolu ve kuzey Suriye de oldukça karmaşık bir döneme karşılık gelir. Antik Dünya’nın büyük devletleri yerini köy kültürüne bırakmaktadır.

Anadolu ve Ege de Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı arasındaki geçiş süreci ani değişimlere sahne olmuştur. Geç tunç çağında Uluslararası ilişkilerin güçlendiği dönemin sonunda bu sistemin ve bu sisteme bağlı olan ekonominin hızla çöküşüne tanık olunmuştur.

Bölgesel farklılıklar Anadolu için yeni bir değişim değildir. Anadolu çok sesli topluluklara her daim alışık bir yapıdadır.

Demir çağında Anadolu yerleşimleri

Bu dönem Mısır ve Ugarit kaynaklarında deniz kavimleri adını verdikleri bir halkın Anadolu’yu istila etmesinden bahsedilse de bu tarih içinde bir sorunsal olmak dışında çok ta bir tanımlama getirmemiştir.

Anadolu içim Hititlerin yıkılış tarihi olan Mö.1200 ve 800 yılları arasındaki dönem “Karanlık çağ” olarak adlandırılmıştır. Bu karanlık çağın sonu ise M.Ö. 330’lar da büyük İskenderin Persleri yenmesiyle bitecektir.

Bu dönem neredeyse Anadolu’nun eskiyi yeniden yaşaması gibi kıt bir dönemdir. Öyle ki Erken demir çağ verilerinin azlığı bu dönemin nedenini nasılını sorgulamamıza bile izin vermeyecek kadar azdır.

Son dönemlerde arttırılan demir çağ kazılarının sonuçları ve bulguları bu dönemi aydınlatacak en önemli kanıtları bize sunacaktır.

Dönem aydınlatılana kadar bizlerde neden yeni gelen toplulukların çark yapımı üretim yerine elle yapılmış seramikleri tercih ettiğini bilemeyeceğiz! Ya da Hititler gibi neden anıtsal yapılar yapmadıklarını…

Kaynak: Ana resimde kullanılmış olan harita görselimiz Prof. Dr. Şevket Dönmez’ e aittir.(Dönmez, 2016: 81)

Banner
Related Articles

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

Tunç Çağı Dönemine Ait En Büyük Tanrıça Heykeli Bulundu

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Anadolu toprakları, tunç çağı dönemine ait eşsiz eserlerle dolu… Bugüne kadar gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar neticesinde bu topraklarda insanlık tarihi açısından...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Peru’da 36 milyon yıllık balinaların ilk atasının kafatası bulundu

18 Mart 2022

18 Mart 2022

Paleontologlar, Peru’da günümüz balinaların ilk atası olduğunu düşündükleri 36 milyon yıllık deniz hayvanının kafatasını buldular. Peru Ulusal Üniversitesi paleontoloji şefi...

Sezar’ın ünlü sözlerini kaleme aldığı Zile Kalesi’nde çevre düzenlemesi yapılıyor

15 Ocak 2022

15 Ocak 2022

Roma İmparatorluğu’nun en etkili askeri ve politik liderlerinden biri olan Jul Sezar’ın unutulmaz sözü “veni, vidi, vici” yi kaleme aldığı...

Peru’da 5000 Yıllık Caral Uygarlığında Yüksek Statülü Kadının Tüylü Mantolu Gömütü Bulundu

27 Nisan 2025

27 Nisan 2025

Peru’da arkeologlar Áspero arkeolojik sahasında Amerika kıtasının bilinen en eski medeniyeti olan Caral’ın önemli bir parçası olan antik balıkçı yerleşiminde...

Şanlıurfa’da 10.000 yıllık yerleşim yeri keşfedildi

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç Mahallesi’nde bir evin bahçesinde neolitik döneme ait yerleşim yeri keşfedildi. Göbeklitepe gibi önemli bir arkeolojik...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]