4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri sorgulatıyor. Güney Sibirya’da, Altay bölgesindeki Çumış (Chumysh) Nehri kıyısında ortaya çıkarılan bu nesne, üç ayının ritüel bir pozisyonda betimlendiği dikkat çekici bir tasvir taşıyor.

Erken Orta Çağ’a, 7. ya da 8. yüzyıla tarihlenen plaka, bugüne kadar daha çok kuzey tayga kuşağıyla ilişkilendirilen ayı kültünün bilinen en güney örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Asıl dikkat çekici olan ise, plakanın taşıdığı sembollerden çok, bulunduğu coğrafya.

Tayga ile bozkır arasında unutulmuş bir alan

Buluntunun ele geçtiği Çumış-Perekat mezarlığı, tayga ile bozkır arasında kalan orman-step kuşağında yer alıyor. Bu geçiş bölgesi, uzun yıllar boyunca arkeolojik araştırmaların odağında yer almadı; ne klasik bozkır kültürlerine ne de kuzey orman toplumlarına tam olarak uyuyordu.

Durum, nehir kıyısında yaşanan erozyon sonucu insan kemiklerinin açığa çıkmasıyla değişti. 2014–2019 yılları arasında yürütülen kazılarda, Neolitik dönemden Erken Orta Çağ’a uzanan gömülerin üst üste yer aldığı kompakt bir mezarlık ortaya çıkarıldı. Özellikle Erken Orta Çağ’a ait 17 mezarın büyük ölçüde yağmalanmamış olması, bölge açısından son derece nadir bir durum olarak öne çıkıyor.

Ayılarla gömülen kadın

Çumış-Perekat nekropolü, 30 no’lu mezar. “Kurban pozisyonunda ayılar” tasvirli bronz plaka. Kaynak: Fribus & Grushin, 2025.

Bronz plaka, 35–50 yaşları arasında olduğu tahmin edilen bir kadına ait mezarda bulundu. Mezarın antik dönemde kısmen bozulduğu anlaşılsa da, eşyaların büyük bölümü yerli yerindeydi. Araştırmacılar, bu müdahalenin sıradan bir yağmadan ziyade ritüel bir anlam taşıdığı görüşünde.

Plaka üzerinde, ön ayakları gövde altına katlanmış üç ayı başı dikey biçimde sıralanmış durumda. Arkeologlar bu düzenlemeyi “kurban pozisyonu” olarak tanımlıyor. Benzer ayı tasvirleri, Batı Sibirya’nın tayga bölgelerinde biliniyor ve bu kültürlerde ayının kozmoloji, atalar inancı ve koruyucu ruhlarla ilişkili olduğu kabul ediliyor.

Ancak bu örnek, alışılmış alanların çok dışında.

Erken Orta Çağ Altayları’nda Çumış-Perekat nekropolünün 30 no’lu mezarı; bronz, altın, demir ve taştan yapılmış kişisel süs eşyaları, kemer parçaları, boncuklar, bir bıçak ve bir arduvaz levhayı göstermektedir. Kaynak: Fribus & Grushin, 2025.

Bir eşya değil, bir kimlik göstergesi

Kadının mezarında bulunan diğer eşyalar, güney bozkır dünyasıyla güçlü bağlara işaret ediyor. Süslemeli kemer parçaları, erken Türk giyim geleneğiyle ilişkilendirilen yalancı koltlar (pseudo-kolts) ve benzeri takılar, Altay Dağları ve Tuva bölgesindeki örneklerle paralellik gösteriyor.

Bu bağlamda ayı tasvirli plaka, mezarda “yabancı” duran bir nesne gibi görünse de, konumu bunun aksini düşündürüyor. Araştırmacılara göre plaka, rastlantısal bir ticaret ürünü değil; mezara gömülen kişinin ve topluluğun benimsediği sembolik dünyanın bir parçasıydı.

Taklit değil, uyarlama

Mezarlığın diğer bölümleri de benzer bir tablo sunuyor. Bazı erkek mezarlarında, erken Türk cenaze geleneğiyle uyumlu biçimde at kalıntılarına rastlandı. Ancak bu atlar, bozkır dünyasında görülen tam gömülerden farklı olarak parçalara ayrılmış halde yerleştirilmiş.

Ayrıca normalde savaşçı erkek statüsünü simgeleyen süslü kemerlerin kadın ve çocuk mezarlarında da bulunması dikkat çekiyor. Bu durum, yerel toplulukların bozkır geleneklerini birebir kopyalamadığını; onları kendi sosyal ve inanç sistemleriyle uyumlu hâle getirdiğini gösteriyor.

İmparatorluk sınırı değil, kültürel temas hattı

Ayı figürü, Kuzey Avrasya’da uzun süredir koruyucu, atalara bağlı ve kozmik düzenle ilişkili bir anlam taşıyor. Bu sembolizm, 7. yüzyılda erken Türk siyasal etkisinin kuzeye doğru yayılmasıyla ortadan kalkmamış görünüyor.

Çumış-Perekat mezarlığı, sabit bir sınırdan ziyade, kültürlerin iç içe geçtiği bir temas hattını yansıtıyor. Burada tayga, bozkır ve yerel gelenekler yan yana var olmuş; biri diğerini tamamen silmemiş.

Mezarlardan elde edilen deri, yün ve ipek parçaları üzerinde yürütülen çalışmalar ile planlanan genetik analizler, bu topluluğun kökenleri hakkında daha net bilgiler sunabilir. Şimdilik ise, üç ayının bronz üzerine işlenmiş sessiz görüntüsü, Orta Çağ Avrasya’sında kimliklerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu hatırlatıyor.

Fribus, A. V., & Grushin, S. P. (2025). Between taiga and steppe: A new find of a plaque depicting “bears in a sacrificial pose” from the Upper Ob region. Vestnik of Archaeology, Anthropology and Ethnography, 1(68), 81–95. https://doi.org/10.20874/2071-0437-2025-68-1-6

Kapak fotoğrafı:: Grave 30 at the Chumysh-Perekat cemetery, Early Medieval Altai. Photo by Alexey Fribus.

Banner
Related Articles

50 bin yıllık taş aletler maymunlar tarafından yapıldı

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Brezilya’da keşfedilen 50 bin yıllık alet taş aletlerin kapuçin maymunları tarafından yapıldığına dair bulguları içeren araştırma yayınlandı. Brezilya’nın kuzeydoğusunda yer...

Stonehenge yakınlarındaki kazılar Tunç Çağı Yuvarlak Mezarlığı’nı ortaya çıkardı

4 Haziran 2023

4 Haziran 2023

İngiltere’nin Salisbury kenti yakınlarındaki planlı bir konut geliştirme alanında kazı yapan Cotswold Archaeology ekibi, 3.500 ila 4.000 yıl arasında olabilecek...

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Pompeii’de Keşfedilen Dünyanın İlk Mağazaları

26 Aralık 2020

26 Aralık 2020

Arkeolojik keşifler arttıkça eski kültürler hakkında ki bilgilerimizde artıyor. Eğlence anlayışımızın kökenlerinde eski kültürlerin olması bir çok bakımdan şaşırtıcı bir...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Akadca yazılı tuğla, batı İran’daki Elam su temini sistemini ortaya çıkarabilir

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

İranlı arkeologlar, Dehloran Vadisi’nde Akadca yazılı bir tuğla ortaya çıkardılar. Akadca yazılı tuğla, Elamlıların su tedarik sistemini ortaya çıkarabilir. Keşfi...

Arkeologlar İran’da BMAC Uygarlığıyla Bağlantılı Tunç Çağı Mezarları Keşfetti

12 Mart 2026

12 Mart 2026

İran’ın kuzeydoğusunda yapılan kazılar, Tunç Çağı toplumlarının Orta Asya ile olan ilişkilerine yeni bir ışık tutuyor. Arkeologlar, Kuzey Horasan eyaletindeki...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Mısır Firavunu I. Amenhotep’in mumyası digital olarak açıldı

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Mısır’da araştırmacılar, Firavun I.Amenhotep’in mumyalanmış vücudunu ilk kez kullandıkları digital teknoloji sayesinde daha önce bilinmeyen detayları ortaya çıkardı. Bilgisayarlı tomografi...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Tarih öncesi dönemde anneler, çocuklarına ebeveynlik yapma konusunda bizimden çok daha yetenekliydi

24 Kasım 2021

24 Kasım 2021

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin (ANU) yakın tarihli bir araştırmasına göre, eski kültürlerde yeni doğan bebeklerin ölüm oranı, yetersiz sağlık bakımı, hastalık...

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı beş Bronz Çağı baltası keşfetti

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı, Kociewie’de bulunan Starogard Orman Bölgesi’nde araştırma yaparken beş Tunç Çağı baltası keşfetti. Denis Konkol adlı bir...

Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

MÖ 4. yüzyıl sonlarında önemli liman kenti olan Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak. Roma İmparatoru I. Konstantin’in...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]