29 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha erken bir dönemine mi uzanıyor?

Ocak 2026’da yayımlanan öncü bir çalışmada İtalyan mühendis Alberto Donini, alışılmışın dışında bir tarihleme yaklaşımı ortaya koydu. Göreceli Erozyon Yöntemi (Relative Erosion Method – REM) adını verdiği bu model, piramidin tabanındaki kireçtaşı yüzeylerde gözlenen aşınma izlerinin, yapının kabul edilen MÖ 2560 tarihinden on binlerce yıl daha eski olabileceğine işaret edebileceğini öne sürüyor.

Bu iddia doğrulanırsa, Antik Mısır kronolojisinde köklü sonuçlar doğurabilir. Ancak yöntem, varsayımlar ve yorumlar şimdiden ciddi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.


Taş Üzerinden Tarih Okumak

Kireçtaşı kayalıkta düzgün erozyon. Kaynak: Donini, A. (2026)

Donini’nin çalışmasının merkezinde REM yer alıyor. Yöntem, aynı taş türünden, aynı çevresel koşullara maruz kalmış ancak farklı sürelerle açıkta kalmış yüzeyler arasındaki erozyon farkını karşılaştırarak yaş tahmini yapmayı amaçlıyor.

Gize’de bu karşılaştırmayı mümkün kılan önemli bir tarihsel ayrıntı var. Büyük Piramit, inşa edildiği dönemde pürüzsüz kireçtaşı kaplama bloklarıyla örtülüydü. Tarihsel kaynaklara göre bu kaplama taşları, özellikle 1303 yılındaki büyük Kahire depremi sonrasında ve Memlük döneminde sistemli biçimde sökülerek başka yapılarda kullanıldı.

Sonuç olarak, piramidin tabanındaki bazı kireçtaşı yüzeyler yaklaşık 675 yıldır rüzgâr, nem ve insan temasına açıkken, hemen yanlarındaki yüzeyler yapının ilk inşa edildiği günden bu yana açıkta bulunuyor.

Donini’ye göre, bu iki yüzey arasındaki aşınma farkı zamana çevrilebilir.


On İki Nokta, Çok Farklı Sonuçlar

Çalışmada piramidin tabanı çevresinde on iki ayrı ölçüm noktası incelendi. Bazı noktalarda kimyasal ve fiziksel etkenlerle oluşan küçük çukurlar (pitting erosion), bazı noktalarda ise daha homojen yüzey aşınmaları ölçüldü. Taştan kaybolan hacim veya derinlik tahmin edilerek oranlar çıkarıldı.

Kaplamanın kalan birkaç kireçtaşı bloğuyla birlikte Akhet Khufu’nun tabanı. Kaynak: Donini, A. (2026)

Örneklerden birinde, bir döşeme taşının antik dönemden beri açıkta kalan yüzeyinde derin oyuklar görülürken, yalnızca Orta Çağ’dan bu yana açıkta olan yüzeyde çok daha sınırlı bir aşınma tespit edildi. Bu orana dayalı hesaplama, tek bir nokta için bile 5.700 yıldan fazla bir maruziyet süresine işaret ediyor.

Diğer ölçümler çok daha çarpıcı. Bazı noktalar 20 bin ila 40 bin yıl aralığında değerlere ulaşıyor. Tüm ölçümlerin aritmetik ortalaması alındığında ise sonuç yaklaşık 24.900 yıl önceye, yani MÖ 22.900 civarına denk geliyor.


Kesin Tarih Değil, Olasılık Aralığı

Donini, REM’in kesin bir inşa tarihi verdiğini iddia etmiyor. Yöntemin amacı, yalnızca zamanın büyüklük mertebesini tahmin etmek. Belirsizliği hesaba katmak için temel bir istatistiksel analiz uygulanıyor ve bir olasılık eğrisi oluşturuluyor.

Bu modele göre, Büyük Piramit’in MÖ 9.000 ile MÖ 36.000 yılları arasında inşa edilmiş olma ihtimali yüzde 68,2 olarak hesaplanıyor. En yüksek olasılık ise MÖ 20 binli yıllar çevresinde yoğunlaşıyor.

Araştırmacı, sonuçların öncü nitelikte olduğunu özellikle vurguluyor ve bağımsız ölçümlerle doğrulanması çağrısında bulunuyor.


İklim, İnsan ve Kum Faktörü

Kırmızı işaretler, Akhet Khufu’nun G1 Piramidi üzerinde göreceli erozyon ölçümlerinin yapıldığı noktaları göstermektedir (Google Earth görüntüsü). Kaynak: Donini, A. (2026)

Çalışma, erozyon hızlarını etkileyebilecek birçok değişkeni açıkça kabul ediyor. Antik Mısır’ın ikliminin günümüze kıyasla daha nemli olması, erken dönemlerde aşınmayı hızlandırmış olabilir. Buna karşılık modern hava kirliliği ve asit yağmurları, son yüzyıllardaki erozyonu artırmış olabilir.

İnsan etkisi de önemli bir faktör. Günümüzde piramidin tabanı her gün binlerce ziyaretçi tarafından aşındırılırken, antik çağda bu temas çok daha sınırlıydı. Ayrıca bazı taş yüzeylerin dönemsel olarak kum altında kalmış olması da, erozyonu uzun süreli olarak yavaşlatmış olabilir.

Donini’ye göre tekil ölçümler yanıltıcı olabilir; ancak çok sayıda noktanın ortalamasını almak, hata payını azaltır.


Yerleşik Kronolojiyle Çatışma

REM ile elde edilen tarihler, Mısırbilimin yerleşik çerçevesiyle keskin biçimde çelişiyor. Ana akım görüş, yazılı kaynaklar, işçilik izleri, çevresel buluntular ve organik kalıntıların radyokarbon tarihlemesi sayesinde piramidi Eski Krallık Dördüncü Hanedan dönemine ve Khufu’nun saltanatına yerleştiriyor.

Donini ise bu çelişkiyi farklı bir ihtimalle açıklıyor: Piramit, Khufu’dan çok daha önce inşa edilmiş olabilir ve onun döneminde yalnızca onarılmış ya da yeniden işlevlendirilmiş olabilir. Bu fikir, uzun süredir marjinal yayınlarda yer alsa da, bugüne kadar ana akım arkeoloji tarafından kabul görmedi.

Çalışma henüz büyük bir arkeoloji dergisinde hakem değerlendirmesinden geçmedi. Pek çok uzman, erozyon hızlarının binlerce yıl boyunca doğrusal kabul edilmesinin ciddi metodolojik sorunlar barındırdığı görüşünde.


Tartışma Bitmiş Değil

REM’in arkeoloji için tamamlayıcı bir araç mı yoksa metodolojik bir çıkmaz mı olacağı şimdilik belirsiz. Ancak çalışma, dünyanın en çok araştırılmış yapılarından biri olan Büyük Piramit’in bile hâlâ temel sorular doğurabildiğini bir kez daha gösteriyor.

Şu aşamada piramit, Eski Krallık kronolojisindeki yerini koruyor. Yine de Donini’nin de ifade ettiği gibi, bağımsız doğrulamalar yapılmadan bu iddiaların kaderi belirlenemez. Tartışma, şimdilik kapanmış değil.

Donini, A. (2026). Preliminary report on the absolute dating of the Khufu Pyramid using the Relative Erosion Method (REM). University of Bologna. DOI:10.5281/zenodo.18315238

Cover Image Credit: Public Domain – Wikipedia Commons

Banner
Benzer Yazılar

Kuzey İngiltere’deki Derbyshire’da 3.700 Yıllık Bronz Çağı Tören Alanı Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

İngiltere’nin Derbyshire bölgesinde, Matlock yakınlarındaki Farley Wood ormanında arkeologlar önemli bir keşfe imza attı. Yapılan kazılarda, 3700 yıl öncesine, yani...

Ölü Deniz Mağarasında Bulunan 1.900 Yıllık Aramice Yazıt, Bar Kochba İsyanı’nın Kaderini Ortaya Çıkarabilir

12 Ağustos 2025

12 Ağustos 2025

İsrail’in Ein Gedi Milli Parkı yakınlarındaki uzak bir mağaranın derinliklerinde, arkeologlar yaklaşık 1.900 yıl önce oyulmuş nadir bir Aramice yazıt...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Horus Yolu’nun Muhafızları: Sina Çölünde Yeni Krallık Dönemi’ne Ait Dev Kale Bulundu

12 Ekim 2025

12 Ekim 2025

Kuzey Sina’da, antik Horus Askerî Yolu üzerinde yürütülen kazılarda Mısır’ın Yeni Krallık Dönemi’ne (MÖ 16.–11. yy) tarihlenen dev bir kale...

Eşsiz Roma süvari geçit töreni miğferi yeniden yaratıldı

8 Nisan 2024

8 Nisan 2024

Amatör arkeologların 2001 yılında Leicestershire’daki Market Harborough yakınlarındaki Hallaton’da bir Demir Çağı bölgesini araştırırken buldukları yaldızlı gümüş benzersiz Roma süvari...

Tataristan’da Bulgar-Altın Orda Dönemine Ait Arkeolojik Kompleks Gün Yüzüne Çıkarıldı

19 Mart 2025

19 Mart 2025

Tataristan’ın Alekseevski bölgesinde, otoyol yenileme çalışmaları sırasında, Orta Çağ’a ışık tutacak önemli bir arkeolojik keşif yapıldı. Bulgar-Altın Orda dönemine ait...

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Amazon Yağmur Ormanlarında 12.500 Yıllık İnsan ve Hayvan Resimleri Bulundu

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Her geçen gün arkeologlar yeni keşifleri ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. İnsan ve dünya tarihi üzerinde ki bilgilerimiz bu keşifler...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

İsrailli araştırmacılar 780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da balık pişirmenin kanıtlarını buldular.

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da yaşayan homininler, balıkları pişirerek yemeyi seviyorlardı. İsrailli araştırmacılar Pazartesi günü, ateşin yemek pişirmek için...

İngiltere’de Orta Çağ Dönemine Ait Çin Parası Bulundu

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

İngiltere’de Orta Çağ dönemine ait Çin parası bulundu. Bu çağa ait paranın İngiltere’ye nasıl geldiği belli değil ancak paranın bulunması...

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

24 Mart 2022

24 Mart 2022

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor....

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]