24 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim alanında yapılan son araştırma, kadınların toplumsal rolüyle ilgili çarpıcı bulgular ortaya koydu.

Türkiye, Danimarka, İsveç ve ABD’den bilim insanlarının yer aldığı uluslararası ekip, Çatalhöyük’te bulunan 131 bireyin genetik materyalini analiz etti. Araştırmanın sonuçları, 2024 yılında prestijli bilim dergisi Science’ta yayımlandı.

Kadın Soyu Hanelerin Şekillenmesinde Belirleyici

Çatalhöyük halkı ölülerini yaşadıkları evlerin altına gömüyordu. Ancak yapılan genetik analizler, aynı evde gömülü bireylerin çoğunlukla birbirine akraba olmadığını ortaya koydu. Buna karşın, kadın soyuna dayalı genetik bağların daha güçlü olduğu tespit edildi.

Bonn Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Eva Rosenstock, bu bulguları şöyle yorumluyor:

“Kadın soyundan gelen bağlar erkeklere kıyasla daha belirgindi. Bu, hane yapılarının kadınlar etrafında şekillendiğini gösteriyor.”

Bu durum, toplumsal organizasyonun matrilokalite – yani evlilik sonrası kadının ailesiyle yaşama düzeni – şeklinde işlediğine işaret ediyor. Ancak tam anlamıyla bir anaerkil toplum (matriarkat) söz konusu değil. Yine de kadınların ev içindeki merkezi rolü, toplumsal statülerine dair güçlü ipuçları veriyor.

Kazılar ve Genetik Süreklilik

2006–2013 yılları arasında Dr. Rosenstock’un liderliğinde yürütülen kazılarda, Batı Höyük’te iki yeni doğmuş bebeğe ait iskelet bulundu. Bu bebeklerin genetik yapıları, Doğu Höyük’te gömülü bireylerle aynı gen havuzuna ait olduklarını gösterdi. Bu da Doğu ve Batı Höyük arasında kültürel ve biyolojik süreklilik olduğunu ortaya koydu. Önceki varsayımların aksine, yerleşimin birkaç yüzyıl boyunca kesintiye uğramadığı anlaşıldı.

Dr. Rosenstock, kazı süreci ve genetik analizlerle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Bu yöntemler bir süredir mevcut, ancak örnekleri oluşturan materyal yeni. Birkaç yıl öncesine kadar dişler genetik materyal için en iyi kaynak olarak görülüyordu. Oysa, insan vücudundaki en yoğun kemik olan petröz kemik, DNA’yı çok daha iyi koruyor.”

Çatalhöyük’teki Batı Höyüğü’nde bulunan ve M.Ö. 5900 ila 5800 yıllarına tarihlenen iki bebek, başları ve bacakları sola dönük olacak şekilde yüzüstü gömülmüştür. Olağanüstü korunmuş iskelet, 2009 yılında Eva Rosenstock ve Peter F. Biehl yönetiminde Jana Anvari tarafından bulundu. Jennifer Byrnes ayrıntılı osteolojik çalışmaları gerçekleştirmiştir. © Çatalhöyük Araştırma Projesi / Peter F. Biehl

Araştırma ekibi, iskeletleri uygun arkeolojik prosedürlere göre kazıp osteolojik (iskelet bilimi) verilerini kaydetti. Böylece örnekler, genetik analizlere anlamlı bir bağlamla birlikte sunuldu. Kurak karasal iklimin zorlayıcı koşullarına rağmen, petröz kemik sayesinde DNA analizleri başarıyla gerçekleştirilebildi.

Toplumsal Cinsiyet ve Hane Yapıları

Genetik analizler, hane yapılarının sadece biyolojik akrabalığa dayanmadığını, bunun yerine kültürel, sosyal ve muhtemelen ekonomik faktörlerin de etkili olduğunu gösteriyor. Kadın soyuna dayalı genetik yakınlık, kadınların hane birimlerinin temelini oluşturduğuna işaret ediyor.

Ayrıca, kadın mezarlarında daha zengin mezar eşyalarının bulunması, kadınların toplum içindeki yüksek statüsünü yansıtan bir diğer önemli bulgu.

Evlerin Ataların Üzerine Kurulması

Çatalhöyük’te evler, önceki yapıların kalıntılarının üzerine inşa ediliyordu. Bu, yalnızca yerleşim dokusunun dikey olarak gelişmesine neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda atalara dayalı bir yaşam kültürü oluşturuyordu. İnsanlar, kelimenin tam anlamıyla atalarının kalıntılarının üzerinde yaşamlarını sürdürüyorlardı.

Ancak MÖ 6000 civarında bu gelenek kısa bir süreliğine kesintiye uğradı ve yerleşim Batı Höyük’e kaydı. Yeni kazı ve analizler, bu geçişin radikal bir kültürel kopuş değil, evrimsel bir süreklilik olduğunu ortaya koydu.

Kadınların Gücü Ne Zaman Geri Plana Atıldı?

Bu araştırma da sunulan yeni bulgular, Neolitik çağda kadınların sadece ev içinde değil, toplumun genel yapısında da önemli roller üstlendiğini gösteriyor. Ancak zamanla bu rolün nasıl azaldığı, erkek soyunun ve ataerkil yapının nasıl baskın hale geldiği hâlâ araştırma konusu.

Bilim insanları, bu sorulara yanıt bulmak için Avrupa ve Batı Asya’daki diğer Neolitik yerleşimlerde de benzer genetik analizlerin yapılması gerektiğini vurguluyor.

Çatalhöyük’te yapılan son araştırmalar, 9.000 yıl önce kadınların toplumsal düzende güçlü ve belirleyici roller oynadığını ortaya koyuyor. Arkeolojik verilerle desteklenen genetik bulgular, Neolitik dönemde kadınların sadece figürinlerde değil, gerçek hayatta da merkezi bir konuma sahip olduğunu gösterdi.

University of Bonn

“Female lineages and changing kinship patterns in Neolithic Çatalhöyük,” in: “Science,” DOI: 10.1126/science.adr2915
Kapak Görseli: Eva Rosenstock 2008 yılında Batı Çatalhöyük kazıları sırasında: – Ön planda, MÖ 6. bin yıldan kalma yapılara ait kerpiç bir duvar görülüyor. Fotoğraf: Çatalhöyük Araştırma Projesi

Banner
Benzer Yazılar

Polonya’da MÖ 8000-7000’e Tarihlenen Mezolitik Toplu Mezar: Bedenleri Birbirine Sarılmış Bir Aile Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Orłowo köyüne bağlı Inowrocław komününde, bir gaz boru hattı inşaatı sırasında, bedenleri birbirine sarılmış gibi duran dört kişilik bir toplu...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı. Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım...

Xianyang Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar bulundu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Shaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü’ne göre, Xi’an’daki Xianyang Uluslararası Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar dahil olmak üzere  4.600’den...

Arkeologlar Başur Höyük’te Genç Kızların Törensel Olarak Kurban Edildiği 4.800 Yıllık Tunç Çağı Mezarlarını Ortaya Çıkardı

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Mezopotamya ve Anadolu’da ilk uygarlıklar ortaya çıkmaya başlarken, sosyal yapı, ekonomi ve kültürde önemli dönüşümler yaşandı. Bu döneme ışık tutan...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

18 Ağustos 2022

18 Ağustos 2022

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada...

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

23 Şubat 2021

23 Şubat 2021

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Rusya’nın Staraya Ryazan kentinde yaklaşık bin yıllık süslemeli nadir bir hazine keşfedildi

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü’nün keşif gezileri sırasında, Staraya Ryazan şehrinde yaklaşık bin yıllık süslemeli nadir bir hazine keşfedildi. Hazine,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]