7 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim alanında yapılan son araştırma, kadınların toplumsal rolüyle ilgili çarpıcı bulgular ortaya koydu.

Türkiye, Danimarka, İsveç ve ABD’den bilim insanlarının yer aldığı uluslararası ekip, Çatalhöyük’te bulunan 131 bireyin genetik materyalini analiz etti. Araştırmanın sonuçları, 2024 yılında prestijli bilim dergisi Science’ta yayımlandı.

Kadın Soyu Hanelerin Şekillenmesinde Belirleyici

Çatalhöyük halkı ölülerini yaşadıkları evlerin altına gömüyordu. Ancak yapılan genetik analizler, aynı evde gömülü bireylerin çoğunlukla birbirine akraba olmadığını ortaya koydu. Buna karşın, kadın soyuna dayalı genetik bağların daha güçlü olduğu tespit edildi.

Bonn Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Eva Rosenstock, bu bulguları şöyle yorumluyor:

“Kadın soyundan gelen bağlar erkeklere kıyasla daha belirgindi. Bu, hane yapılarının kadınlar etrafında şekillendiğini gösteriyor.”

Bu durum, toplumsal organizasyonun matrilokalite – yani evlilik sonrası kadının ailesiyle yaşama düzeni – şeklinde işlediğine işaret ediyor. Ancak tam anlamıyla bir anaerkil toplum (matriarkat) söz konusu değil. Yine de kadınların ev içindeki merkezi rolü, toplumsal statülerine dair güçlü ipuçları veriyor.

Kazılar ve Genetik Süreklilik

2006–2013 yılları arasında Dr. Rosenstock’un liderliğinde yürütülen kazılarda, Batı Höyük’te iki yeni doğmuş bebeğe ait iskelet bulundu. Bu bebeklerin genetik yapıları, Doğu Höyük’te gömülü bireylerle aynı gen havuzuna ait olduklarını gösterdi. Bu da Doğu ve Batı Höyük arasında kültürel ve biyolojik süreklilik olduğunu ortaya koydu. Önceki varsayımların aksine, yerleşimin birkaç yüzyıl boyunca kesintiye uğramadığı anlaşıldı.

Dr. Rosenstock, kazı süreci ve genetik analizlerle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Bu yöntemler bir süredir mevcut, ancak örnekleri oluşturan materyal yeni. Birkaç yıl öncesine kadar dişler genetik materyal için en iyi kaynak olarak görülüyordu. Oysa, insan vücudundaki en yoğun kemik olan petröz kemik, DNA’yı çok daha iyi koruyor.”

Çatalhöyük’teki Batı Höyüğü’nde bulunan ve M.Ö. 5900 ila 5800 yıllarına tarihlenen iki bebek, başları ve bacakları sola dönük olacak şekilde yüzüstü gömülmüştür. Olağanüstü korunmuş iskelet, 2009 yılında Eva Rosenstock ve Peter F. Biehl yönetiminde Jana Anvari tarafından bulundu. Jennifer Byrnes ayrıntılı osteolojik çalışmaları gerçekleştirmiştir. © Çatalhöyük Araştırma Projesi / Peter F. Biehl

Araştırma ekibi, iskeletleri uygun arkeolojik prosedürlere göre kazıp osteolojik (iskelet bilimi) verilerini kaydetti. Böylece örnekler, genetik analizlere anlamlı bir bağlamla birlikte sunuldu. Kurak karasal iklimin zorlayıcı koşullarına rağmen, petröz kemik sayesinde DNA analizleri başarıyla gerçekleştirilebildi.

Toplumsal Cinsiyet ve Hane Yapıları

Genetik analizler, hane yapılarının sadece biyolojik akrabalığa dayanmadığını, bunun yerine kültürel, sosyal ve muhtemelen ekonomik faktörlerin de etkili olduğunu gösteriyor. Kadın soyuna dayalı genetik yakınlık, kadınların hane birimlerinin temelini oluşturduğuna işaret ediyor.

Ayrıca, kadın mezarlarında daha zengin mezar eşyalarının bulunması, kadınların toplum içindeki yüksek statüsünü yansıtan bir diğer önemli bulgu.

Evlerin Ataların Üzerine Kurulması

Çatalhöyük’te evler, önceki yapıların kalıntılarının üzerine inşa ediliyordu. Bu, yalnızca yerleşim dokusunun dikey olarak gelişmesine neden olmakla kalmıyor, aynı zamanda atalara dayalı bir yaşam kültürü oluşturuyordu. İnsanlar, kelimenin tam anlamıyla atalarının kalıntılarının üzerinde yaşamlarını sürdürüyorlardı.

Ancak MÖ 6000 civarında bu gelenek kısa bir süreliğine kesintiye uğradı ve yerleşim Batı Höyük’e kaydı. Yeni kazı ve analizler, bu geçişin radikal bir kültürel kopuş değil, evrimsel bir süreklilik olduğunu ortaya koydu.

Kadınların Gücü Ne Zaman Geri Plana Atıldı?

Bu araştırma da sunulan yeni bulgular, Neolitik çağda kadınların sadece ev içinde değil, toplumun genel yapısında da önemli roller üstlendiğini gösteriyor. Ancak zamanla bu rolün nasıl azaldığı, erkek soyunun ve ataerkil yapının nasıl baskın hale geldiği hâlâ araştırma konusu.

Bilim insanları, bu sorulara yanıt bulmak için Avrupa ve Batı Asya’daki diğer Neolitik yerleşimlerde de benzer genetik analizlerin yapılması gerektiğini vurguluyor.

Çatalhöyük’te yapılan son araştırmalar, 9.000 yıl önce kadınların toplumsal düzende güçlü ve belirleyici roller oynadığını ortaya koyuyor. Arkeolojik verilerle desteklenen genetik bulgular, Neolitik dönemde kadınların sadece figürinlerde değil, gerçek hayatta da merkezi bir konuma sahip olduğunu gösterdi.

University of Bonn

“Female lineages and changing kinship patterns in Neolithic Çatalhöyük,” in: “Science,” DOI: 10.1126/science.adr2915
Kapak Görseli: Eva Rosenstock 2008 yılında Batı Çatalhöyük kazıları sırasında: – Ön planda, MÖ 6. bin yıldan kalma yapılara ait kerpiç bir duvar görülüyor. Fotoğraf: Çatalhöyük Araştırma Projesi

Banner
Benzer Yazılar

Kerkenes yerleşimi İkinci Gordion olabilir mi?

2 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022

Yozgat’ın Sorgun ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kerkenes Dağı’ndaki yerleşme uzun zamandır bilinmesine ve araştırılmasına rağmen hala bir çok sırrı...

İspanya’da Müslümanlara ait 8yy. Mezarlığı Keşfedildi

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Yol çalışmaları sırasında işçiler eski bir İslami mezarlık alanı keşfettiler. İspanya’da bulunan bu mezarlığın İslam dininin burada yayılması hakkında daha...

Mısır’da bulunan bir mağara resmi, Hz. İsa’nın Doğumundan 3.000 yıl önce bir doğum sahnesini tasvir ediyor

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

Mısır’ın Sahra Çölü’nde şimdiye kadar bulunan en eski doğum sahnesini tasvir eden 5.000 yıllık kaya sanatı bulundu: Ebeveynler arasında yeni...

Yassıtepe Höyük’te 5000 yıllık tanrıça heykelciği bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Yassıtepe Höyük (Yeşilova Höyük) kazılarında bir örneği Midilli Adası’nda rastlanan 10 cm boyunda tanrıça heykelciği bulundu. Pişmiş topraktan yapılmış tanrıça...

Pompeii’de bulunan en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Pompeii antik kenti 2020 yılı kazılarında ortaya çıkarılan dünyanın en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor. Telegraph, 2 bin yıllık olduğu...

Schachner, “Hitit Mahallesi tamamen çıkarılmaya çalışılacak”

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Anadolu tunç çağı döneminin ilk merkezi devleti olan Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’da kazı çalışmaları devam ediyor. Hitit Mahallesi, bu yıl...

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Zerzevan Kalesi’nde Roma Mühendisliğinin İzleri: 1.800 Yıllık Su Dağıtım Sistemi Ortaya Çıkarıldı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, Roma İmparatorluğu dönemine ait 1.800 yıllık bir su dağıtım sistemi gün yüzüne...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

Çek Arkeologlar Süslü Hediyelerle Dolu Bir Mezar Keşfetti

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Çek Arkeologlar Süslü Hediyelerle Dolu Bir Mezar Keşfetti, Doğu Bohemya müzesi arkeologları Hradec Králové’de 5 yy tarihlenen bir mezar alanı...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

Kuzey Yunanistan’daki MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezar sakinlerinin kimlikleri tespit edildi

26 Ocak 2024

26 Ocak 2024

Kuzey Yunanistan’daki Vergina’da bozulmamış MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezarları’nın sakinlerinin kimlikleri tespit edildi. Mezarlar, İskender’in babasının, üvey annesinin, üvey kardeşlerinin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]