8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi.

Golan Tepeleri’nde yapılan bir arkeolojik kazı, “Nafah” adının bölgeye 1.700 yıl kadar erken bir tarihte verildiğini ilk kez ortaya çıkardı.

Sınır taşı, Mekorot Su Şirketi Nafah’ta bir su boru hattı kurmak üzereyken İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından yürütülen bir arkeolojik kazı sırasında keşfedildi.

Mekorot Su Şirketinin yaptığı bu çalışma ile Nafah-Kedmat Zvi su boru hattı, Golan Tepeleri ve Katzrin kasabasındaki IDF üslerine su temin sisteminde ana su hattı olarak hizmet verecek.

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan Dina Avshalom-Gorni ve Yardenna Alexandre tarafından yönetilen kazı alanında, Maayan Baruch ve Kela Alon’dan askeri öncesi akademi (mechinot) öğrencilerinin yanı sıra topluluktan gönüllülerin katılımıyla, Yunanca yazıtlı sınır taşı beklenmedik bir şekilde ortaya çıkarıldı.

Taş, bir mezarı örtmek için ikincil kullanımda ortaya çıkarıldı.

İsrail Eski Eserler Kurumu Dr. Danny Syon’un Kinneret Akademi Koleji’nden Prof. Haim Ben-David ile birlikte “yazıtın deşifre edilmesi büyük heyecan uyandırdı. (Nafah köyü) bir sınır taşına yazılmıştır. ” dedi.

“Roma İmparatoru Diocletian’ın (MS 300 civarı) hükümdarlığı döneminde, bu taşlar vergi toplamak amacıyla köylerin sınırları olarak yerleştirildi. Bu, Golan Tepeleri’nin ortasındaki ilk sınır taşıdır. Bu güne kadar korunan bir yerin adı; Nafah, 1967’deki Altı Gün Savaşı’na kadar burada var olan Suriye köyünün adıydı ve şimdi de bu bölgede bulunan askeri üssün adı da Nafah!” diye sözlerine ekledi.

Nefahatzilom’daki kazı yeri: Assaf Peretz, İsrail Eski Eserler Kurumu

Araştırmacılar, “Genellikle antik isimleri nesilden nesile koruyan yerleşim sürekliliğinin bir sonucu olarak korunduğunu ekliyorlar. Ancak Nafah’taki antik kalıntılar böyle bir yerleşim sürekliliğini göstermeyen bir yer ve Bizans döneminden beri – yaklaşık 1500 yıl önce – ve modern zamanlara kadar burada yerleşim yerleri kısaca Memluk dönemi (MS 13.-15. yy) dışında bilinmemektedir. Bu nedenle adın korunması ilgi çekici ve şaşırtıcıdır. adının bu güne kadar korunmuş olması, ender bir olaydır. ”

Yerleşim sürekliliğinin gerçekleşmediği yerlerde antik yerleşim adlarının birçok nesil boyunca korunma olasılığını güçleştiriyor.

İsrail Eski Eserler İdaresi’nden Yardenna Alexandre ve Dina Avshalom-Gorni’ye göre: “Nafah’taki büyüleyici kazı, Memluk döneminden bir karayolu istasyonu olarak hizmet veren bir kamu binasını ortaya çıkardı.”

Bu, Golan Tepeleri’nde kazılan Memluk döneminden ilk kamu idare binası. Yol istasyonu Celile’yi Şam’a bağlayan ana yol üzerine inşa edildi ve muhtemelen Safed’den seyahat eden tüccarlar ve hükümet yetkilileri için bir mola ve dinlenme yeri olarak hizmet etti. Burada yemek yiyip uyudular, yolculuk için ekipmanlarını yeniden düzenlediler ve atlara baktılar.
Binanın avlusunda bir fırın kalıntıları ve biraz demir cürufu bulundu, bu da bir demircinin burada çalışmış ve mola sırasında at nalı tamir etmiş olabileceğini gösteriyor. ”

http://www.israelnationalnews.com/News/News.aspx/289942 sitesinden çeviri yapılmıştır.

Memlük Devleti

Memlûk Devleti, Eyyûbîlerin çöküşü ile Osmanlıların Mısır’ı ele geçirmesi arasında geçen üç yüzyıla yakın zaman diliminde Mısır ve Suriye’de hüküm sürmüş olan devlet.

Memlûk Devleti’ni 1250 ve 1382 yılları arasında kurucu aile Bahrî Memlûkler idare etmiş, 1517’ye dek ise Burcî Memlûkler yönetimi ele almıştır. Tarih yazınında devlet bu iki hâne başlıkları altında incelenmiş olup Bahrî Memlûklerin Türk kökenli olması dolayısıyla bu devirde yöneticiler daha çok Türklerden oluşurken daha sonraki dönemde Çerkezler asıl unsur olmuşlardır.

Tarihçiler arasında; Memlûk devletinin Türk sultanlar döneminde askeri ve siyasi olarak doruğa ulaştığı, ardından ise Çerkezler döneminde uzun süreli bir gerileme dönemine girdiğine dair evrensel bir fikir birliği vardır.

Memlûk Devleti en parlak devrini I. Muhammed’in sultan olduğu yıllarda yaşamış. Haritada sultanlığın genişleyen sınırları gösterilmekte.

Yönetici sınıfın Türk, halkın ise çoğunlukla Araplardan müteşekkil olduğu bir yapısı bulunan Memlûk Devleti en parlak devrini I. Muhammed’in sultan olduğu yıllarda yaşamış, Çerkez kökenli Burcî Memlûkler idaresindeyse çöküş dönemine girmiştir.

İdareci unsur olan memlûklerin kökeni Kuman-Kıpçak, Çerkez, Abhaz, Oğuz ve Gürcü soylu asker kölelerdi. Bu köleler askerî amaçlarla satın alındıklarından sıradan kölelerden daha yüksek statüdeydiler ve silah taşıma izinleri vardı. Zamanla güçlenerek Memlûk Devleti’ni kuran bir sosyal sınıf hâline gelen bu köleler Mısır vatandaşlarının da üzerinde bir sosyal statüye erişmişlerdir.

Sultanlık, zamanla güçten düşmesine karşın Orta Çağ Mısır ve Suriyesi’nde gerek siyasi gerek ekonomik ve gerekse de kültürel olarak İslam’ın Altın Çağını temsil eden bir güç olarak görülmektedir.

Kaynak: Kızıltoprak, Süleyman (2004). “Memlük”. İslâm Ansiklopedisi. 29. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. ss. 87-90.

Banner
Related Articles

Ipswich’te Roma döneminden kalma çok iyi korunmuş çapa bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

İngiltere’nin Ipswich kasabasında Roma veya muhtemelen geç Demir Çağı dönemi yaklaşık 2 bin yıllık çok iyi korunmuş nadir bir örnek...

Kuzey Norveç’te Nadir Bir Viking Kadının Mezarı Keşfedildi: Köpeğiyle Yan Yana Defnedildi

7 Haziran 2025

7 Haziran 2025

Norveç’in Senja Adası’nda yapılan yeni bir arkeolojik kazı, Viking Çağı’na ait çok özel bir mezar ortaya çıkardı. Arctic University Museum...

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan...

Perre Antik Kenti’nde 1000 Yıllık Mezar Bulundu!

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Kommagene Kralığı’nın en önemli kentlerinden birisi olan Perre Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı çalışmalarını inceleyen Adıyaman Müze Müdürü...

Antik Roma’nın Kutsal Bakireleri

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Roma kadınlar için çok şey vaad eden bir yer değildi. Ailenizin statüsü yani soylu yada halktan biri olmanız yaşamınızı esas...

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Tuzu Para Olarak Sadece Romalılar Kullanmıyordu

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Tuz, her dönem değerli bir madendi. Gıdaların korunmasında, yemeklerin lezzetli olmasında, hayvanların beslenmesinde, sağlık alanında kullanılmasına kadar birçok alanda tuza...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

Yakın Çağ’ın en güçlü silahlı gemisi Vasa’da bulunan erkek iskelet bir kadına ait çıktı

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Dünyanın en güçlü silahlı gemisi olarak inşa edilen Vasa, çıktığı ilk yolculukta sadece 1500 metre yol aldıktan sonra battı. Gemide...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]