23 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El Halil kentinde bulunan mağara, Batı Şeria’nın güneyinde kalan Beyt Liban köyünün bir parçası olarak görünse de “C” bölgesine dahil olduğu için İsrail kontrolünde bulunuyor. İsrail devleti ise mağaranın bakımı için engellemelerde bulunuyor.

Mağarayı ziyaret etmek isteyenleri bakımsız ve toprak yollar bekliyor. Filistinliler’in resmi ve yerel düzeyde başvuruları sonuç getirmemiş. Bölgenin halkı mağaranın iyileştirme çalışmalarının yapılıp turizme kazandırılmasını istiyor.

Kireç taşından oluşan mağarada doğal duvarlarla birbirinden ayrılmış bölümler bulunuyor. Bu bölümlerden en eskisi ise (MÖ 322 – MÖ 63) Yunan dönemine ait. Farklı dönemlere ait bölümlerde bulunmakta.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, mağara hakkında AA muhabirine bilgi veren arkeoloji araştırmacısı Cebr Muhaysin, Beyt Liban köyünde bulunan mağaranın, tarihinin 5 bin yıldan daha öncelere dayandığını belirtti.

Köyde MÖ 3200 erken Bronz Çağına kadar giden izler olduğunu ifade eden Muhaysin, “Köydeki mağara da Filistin’in en büyük mağaralarından biri. Bin metrekarenin üzerinde alana sahip. Mağaranın içinde MÖ 322 yılı Yunan dönemine ait de izler bulunuyor.” dedi.

Yunan dönemine ait izler arasında mağaranın duvarlarına oyulmuş açıklar olduğunu aktaran Muhaysin, bu açıkların, etlerinden ve gübrelerinden faydalanmak için güvercin yetiştirmek üzere kullanıldığını anlattı.

bedeviler mağarası 1
Roma döneminde mağaranın, genişletilmiş ve evlerin yapımı için taş ocağı olarak kullanılmıştır.Fotograf: Issam Rimawi / AA

Mağaranın, Romalılara karşı Filistinliler tarafından direniş amaçlı da kullanıldığını kaydeden Muhaysin, “Mağara, Filistinlilerin Romalı işgalcilere karşı kullandığı en önemli araçlardan biriydi. Bu kapsamda mağaraya giden tüneller de Romalı askerlere karşı önemli başarılar elde edilmesinde etkili olmuştu. Bu nedenle Romalılar bu mağaranın girişlerini ateşe vermişti.” diye konuştu.

Muhaysin daha sonra yine Romalılar döneminde bu mağaranın, genişletildiğini ve evlerin yapımı için taş ocağı olarak kullanıldığını aktardı.

Mağaranın, İsrail’in, inşasına 2002 yılında başladığı Ayrım Duvarı’na birkaç yüz metre uzaklıkta bulunduğunu ifade eden Muhaysin, Ayrım Duvarı’nın mağara ve mezar gibi yaklaşık 10 bin tarihi kalıntı ve yapıyı tahrip ettiğini belirtti.

“İsrail, 1967’de işgal edilen topraklarda kayıtlı yaklaşık 12 bin tarihi kalıntının 5 binini de yıktı.” diyen Muhaysin, 7 bin tarihi kalıntının yüzde 54’ünün tamamen İsrail kontrolü altındaki C Bölgesi’nde bulunduğunu kaydetti.

Filistin Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığının Batı Şeria’nın güney kentlerindeki temsilcisi Sami Ebu Arkub da “İsrail, Filistin’deki tarihi eserlerin korunması ve bakımı konusunda karşılaşılan en büyük zorluk.” ifadesini kullandı.

Halihazırda bakımı yapılan eserlerin de sivil toplum kuruluşları, belediyeler, yerel meclislerin iş birliğiyle gerçekleştirildiğini aktaran Ebu Arkub, İsrail’in Filistin güvenlik güçlerinin C Bölgesine girmesine izin vermediğini ve bazen buradaki eserlerin bakımını yapmak isteyen Filistin tarafına müdahalede bulunduğunu dile getirdi.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” kapsamında işgal altındaki Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18’i kapsayan “A bölgesi’nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi’nin idari yönetimi Filistin’e, güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi’nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

Banner
Benzer Yazılar

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

İstanbul’un en eski antik limanına sahip Bathonea Antik Kenti’nde 1600 yıllık bir yazı takımı ortaya çıkarıldı.

22 Ağustos 2022

22 Ağustos 2022

İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde bir tüccara ait olduğu düşünülen minyatür kap, kemik yazı kalemi ve hokkadan oluşan 1600 yıllık bir...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Kazakistan’da Tunç Çağı’na ait 4.000 yıllık büyük boyutlu bir bozkır piramidi keşfedildi

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

L. N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi arkeologları, Kazakistan bozkırlarında bir at kültü ile ilişkili büyük bir Tunç Çağı bozkır piramidi...

Finlandiya’da arazi sahibinin dikkati Haçlı Seferi dönemi mezarlık ve bir kılıcın keşfedilmesini sağladı

16 Ekim 2023

16 Ekim 2023

Finlandiya’da eski bir belediye olan Salo Perttel’deki bir Orta Çağ taş kilisesinin yakınında Haçlı Seferi zamanından kalma büyük bir mezarlık...

Hatay’daki Aççana Höyük’te Akadça Yazılmış Mitanni Arşivi ve Bilinmeyen Bir Hitit Prensine Ait Mühürler Ortaya Çıkarıldı

19 Ekim 2025

19 Ekim 2025

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Aççana Höyük’te (antik Alalah) yürütülen kazılarda, Mitanni İmparatorluğu’na ait kayıp bir devlet arşivi ve Akadça yazılmış çivi...

Restorasyonu tamamlanan 2300 yıllık Kahta Kalesi ziyarete açıldı

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

M. Ö. 3’ncü yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından yaptırılan Kahta Kalesi 17 yıl süren restorasyon çalışmaları sonrası ziyarete açıldı. Adıyaman’ın Kahta...

Altın sikke bilinmeyen bir İngiliz Kralını ortaya çıkardı

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

İngiltere’nin güneydoğusundaki Hampshire’da unutulmuş bir Demir Çağı hükümdarının adını taşıyan bir madeni paranın olağanüstü keşfi sayesinde İngiliz tarihinin az bilinen...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Yassıtepe Höyük’te 5000 yıllık tanrıça heykelciği bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Yassıtepe Höyük (Yeşilova Höyük) kazılarında bir örneği Midilli Adası’nda rastlanan 10 cm boyunda tanrıça heykelciği bulundu. Pişmiş topraktan yapılmış tanrıça...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

İran’da 3.000 Yıllık Kurşunsuz Göz Kalemi Formülü Keşfedildi: Demir Çağı’ndan Kozmetik Devrimi

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

İran’ın kuzeybatısında yapılan arkeolojik kazılarda, kurşun içermeyen ve tamamen doğal minerallerle hazırlanmış 3.000 yıllık göz kalemi formülü bulundu. Bu keşif,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]