13 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El Halil kentinde bulunan mağara, Batı Şeria’nın güneyinde kalan Beyt Liban köyünün bir parçası olarak görünse de “C” bölgesine dahil olduğu için İsrail kontrolünde bulunuyor. İsrail devleti ise mağaranın bakımı için engellemelerde bulunuyor.

Mağarayı ziyaret etmek isteyenleri bakımsız ve toprak yollar bekliyor. Filistinliler’in resmi ve yerel düzeyde başvuruları sonuç getirmemiş. Bölgenin halkı mağaranın iyileştirme çalışmalarının yapılıp turizme kazandırılmasını istiyor.

Kireç taşından oluşan mağarada doğal duvarlarla birbirinden ayrılmış bölümler bulunuyor. Bu bölümlerden en eskisi ise (MÖ 322 – MÖ 63) Yunan dönemine ait. Farklı dönemlere ait bölümlerde bulunmakta.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, mağara hakkında AA muhabirine bilgi veren arkeoloji araştırmacısı Cebr Muhaysin, Beyt Liban köyünde bulunan mağaranın, tarihinin 5 bin yıldan daha öncelere dayandığını belirtti.

Köyde MÖ 3200 erken Bronz Çağına kadar giden izler olduğunu ifade eden Muhaysin, “Köydeki mağara da Filistin’in en büyük mağaralarından biri. Bin metrekarenin üzerinde alana sahip. Mağaranın içinde MÖ 322 yılı Yunan dönemine ait de izler bulunuyor.” dedi.

Yunan dönemine ait izler arasında mağaranın duvarlarına oyulmuş açıklar olduğunu aktaran Muhaysin, bu açıkların, etlerinden ve gübrelerinden faydalanmak için güvercin yetiştirmek üzere kullanıldığını anlattı.

bedeviler mağarası 1
Roma döneminde mağaranın, genişletilmiş ve evlerin yapımı için taş ocağı olarak kullanılmıştır.Fotograf: Issam Rimawi / AA

Mağaranın, Romalılara karşı Filistinliler tarafından direniş amaçlı da kullanıldığını kaydeden Muhaysin, “Mağara, Filistinlilerin Romalı işgalcilere karşı kullandığı en önemli araçlardan biriydi. Bu kapsamda mağaraya giden tüneller de Romalı askerlere karşı önemli başarılar elde edilmesinde etkili olmuştu. Bu nedenle Romalılar bu mağaranın girişlerini ateşe vermişti.” diye konuştu.

Muhaysin daha sonra yine Romalılar döneminde bu mağaranın, genişletildiğini ve evlerin yapımı için taş ocağı olarak kullanıldığını aktardı.

Mağaranın, İsrail’in, inşasına 2002 yılında başladığı Ayrım Duvarı’na birkaç yüz metre uzaklıkta bulunduğunu ifade eden Muhaysin, Ayrım Duvarı’nın mağara ve mezar gibi yaklaşık 10 bin tarihi kalıntı ve yapıyı tahrip ettiğini belirtti.

“İsrail, 1967’de işgal edilen topraklarda kayıtlı yaklaşık 12 bin tarihi kalıntının 5 binini de yıktı.” diyen Muhaysin, 7 bin tarihi kalıntının yüzde 54’ünün tamamen İsrail kontrolü altındaki C Bölgesi’nde bulunduğunu kaydetti.

Filistin Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığının Batı Şeria’nın güney kentlerindeki temsilcisi Sami Ebu Arkub da “İsrail, Filistin’deki tarihi eserlerin korunması ve bakımı konusunda karşılaşılan en büyük zorluk.” ifadesini kullandı.

Halihazırda bakımı yapılan eserlerin de sivil toplum kuruluşları, belediyeler, yerel meclislerin iş birliğiyle gerçekleştirildiğini aktaran Ebu Arkub, İsrail’in Filistin güvenlik güçlerinin C Bölgesine girmesine izin vermediğini ve bazen buradaki eserlerin bakımını yapmak isteyen Filistin tarafına müdahalede bulunduğunu dile getirdi.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” kapsamında işgal altındaki Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18’i kapsayan “A bölgesi’nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi’nin idari yönetimi Filistin’e, güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi’nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

Banner
Benzer Yazılar

Kayıp Olduğu Bilinmeyen Da Vinci Kopyası Bulundu

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Leonardo da Vinci’nin ünlü “Salvator Mundi” tablosunun önemli bir kopyasının, geçen yıl kaybolduğu ve bugüne kadar da kimsenin haberinin olmadığı...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

İspanya’nın güneyindeki Endülüs’ün kalbinde yeni bir megalitik anıt keşfedildi

6 Mayıs 2023

6 Mayıs 2023

İspanya’daki arkeologlar, uyuyan dev olarak da bilinen La Peña de los Enamorados’un oluşumunu araştırırken daha önce göz ardı edilen bir...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Kudüs kentinde ortaya çıkarılan 2000 yıllık taş tablet

17 Mayıs 2023

17 Mayıs 2023

Kudüs kentinde üzerinde İbranice isimler ve bir dizi rakamlar kazınan 2000 yıllık taş tablet keşfedildi. Muhasebe kayıtlarını içerdiği kabul edilen...

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]