15 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El Halil kentinde bulunan mağara, Batı Şeria’nın güneyinde kalan Beyt Liban köyünün bir parçası olarak görünse de “C” bölgesine dahil olduğu için İsrail kontrolünde bulunuyor. İsrail devleti ise mağaranın bakımı için engellemelerde bulunuyor.

Mağarayı ziyaret etmek isteyenleri bakımsız ve toprak yollar bekliyor. Filistinliler’in resmi ve yerel düzeyde başvuruları sonuç getirmemiş. Bölgenin halkı mağaranın iyileştirme çalışmalarının yapılıp turizme kazandırılmasını istiyor.

Kireç taşından oluşan mağarada doğal duvarlarla birbirinden ayrılmış bölümler bulunuyor. Bu bölümlerden en eskisi ise (MÖ 322 – MÖ 63) Yunan dönemine ait. Farklı dönemlere ait bölümlerde bulunmakta.

Anadolu Ajansının yaptığı habere göre, mağara hakkında AA muhabirine bilgi veren arkeoloji araştırmacısı Cebr Muhaysin, Beyt Liban köyünde bulunan mağaranın, tarihinin 5 bin yıldan daha öncelere dayandığını belirtti.

Köyde MÖ 3200 erken Bronz Çağına kadar giden izler olduğunu ifade eden Muhaysin, “Köydeki mağara da Filistin’in en büyük mağaralarından biri. Bin metrekarenin üzerinde alana sahip. Mağaranın içinde MÖ 322 yılı Yunan dönemine ait de izler bulunuyor.” dedi.

Yunan dönemine ait izler arasında mağaranın duvarlarına oyulmuş açıklar olduğunu aktaran Muhaysin, bu açıkların, etlerinden ve gübrelerinden faydalanmak için güvercin yetiştirmek üzere kullanıldığını anlattı.

bedeviler mağarası 1
Roma döneminde mağaranın, genişletilmiş ve evlerin yapımı için taş ocağı olarak kullanılmıştır.Fotograf: Issam Rimawi / AA

Mağaranın, Romalılara karşı Filistinliler tarafından direniş amaçlı da kullanıldığını kaydeden Muhaysin, “Mağara, Filistinlilerin Romalı işgalcilere karşı kullandığı en önemli araçlardan biriydi. Bu kapsamda mağaraya giden tüneller de Romalı askerlere karşı önemli başarılar elde edilmesinde etkili olmuştu. Bu nedenle Romalılar bu mağaranın girişlerini ateşe vermişti.” diye konuştu.

Muhaysin daha sonra yine Romalılar döneminde bu mağaranın, genişletildiğini ve evlerin yapımı için taş ocağı olarak kullanıldığını aktardı.

Mağaranın, İsrail’in, inşasına 2002 yılında başladığı Ayrım Duvarı’na birkaç yüz metre uzaklıkta bulunduğunu ifade eden Muhaysin, Ayrım Duvarı’nın mağara ve mezar gibi yaklaşık 10 bin tarihi kalıntı ve yapıyı tahrip ettiğini belirtti.

“İsrail, 1967’de işgal edilen topraklarda kayıtlı yaklaşık 12 bin tarihi kalıntının 5 binini de yıktı.” diyen Muhaysin, 7 bin tarihi kalıntının yüzde 54’ünün tamamen İsrail kontrolü altındaki C Bölgesi’nde bulunduğunu kaydetti.

Filistin Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığının Batı Şeria’nın güney kentlerindeki temsilcisi Sami Ebu Arkub da “İsrail, Filistin’deki tarihi eserlerin korunması ve bakımı konusunda karşılaşılan en büyük zorluk.” ifadesini kullandı.

Halihazırda bakımı yapılan eserlerin de sivil toplum kuruluşları, belediyeler, yerel meclislerin iş birliğiyle gerçekleştirildiğini aktaran Ebu Arkub, İsrail’in Filistin güvenlik güçlerinin C Bölgesine girmesine izin vermediğini ve bazen buradaki eserlerin bakımını yapmak isteyen Filistin tarafına müdahalede bulunduğunu dile getirdi.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” kapsamında işgal altındaki Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Yüzde 18’i kapsayan “A bölgesi’nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi’nin idari yönetimi Filistin’e, güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi’nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

Banner
Benzer Yazılar

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

York’ta bir İskandinav Roma gladyatörü: Araştırma Viking Çağı’ndan önce bilinmeyen göçleri ortaya çıkarıyor

7 Ocak 2025

7 Ocak 2025

İskandinav genleri, York’ta gömülü bir adamdan elde edilen kanıtlar da dahil olmak üzere, daha önce düşünülenden birkaç yüzyıl önce Britanya...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Kazakistan’da 2.700 Yıllık Bronz Bıçaklar Bulundu: Saka Dönemine Işık Tutan Keşif

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kazakistan’ın Pavlodar bölgesindeki Bayanaul ilçesinde, Margulan Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan kazılarda, 2.700 yıllık nadir bronz bıçaklar gün yüzüne çıkarıldı. Keşif,...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Hansel ve Gretel Masalının Ardındaki Acımasız Tarihi Gerçekler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

1314 ve 1317 yılları arasında Avrupa’nın büyük bir kısmını etkileyen bir kıtlık süreci başladı. 1322 yılına kadar devam eden kıtlık...

Yeni bir çalışma, Homo sapiens ile Neandertal insanının binlerce yıldır aynı bölgede bir arada yaşadığına dair kanıtlar sunuyor

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

Almanya’nın Ranis kentindeki bir arkeolojik alandan çıkarılan kemik parçalarının genetik analizi, modern insanların – Homo sapiens – yaklaşık 45.000 yıl...

8.500 yıllık Yenikapı batıkları müze bekliyor

19 Haziran 2023

19 Haziran 2023

Marmaray projesi sırasında keşfedilen ve dünyanın en büyük antik gemi koleksiyonu olarak kabul edilen Yenikapı batıklarının koruma süreci, müze ve...

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Thames Nehri’nde 5000 yıllık insan kemiği bulundu

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Londra Thames Nehri’nde kürek sporu yapan grafik sanatçısı Simon Hunt, nehir yatağı üzerinde bir insan uyluk kemiği veya üst bacak...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]