24 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya çıktı. 400 yıl önce bulunan mumyaların dış yüzeylerin zarar görmemesi için inceleme yapılmamasına karar verilmişti.

Almanya , Reiss Engelhorn Meuseu’dan arkeologlar, kalıntılara zarar verme riski yerine alçı kaplamanın içini ortaya çıkarmak için BT taramaları kullanmak zorunda kaldı.

Bulunan 3 mısır mumyası MS. üçüncü ve dördüncü yüzyıla tarihlendirilmektedirler. Tabut yerine bir kefene sarılmış ve alçı ile kaplanmışlardı.

20’li yaşlarında bir adam, 30’larında bir kadın ve 17-19 yaşları arasındaki bir genç kız, alçı kaplı kalıntıların içinde, mücevherlerle, altın sikkelerle birlikte gömülmüştür. Üçünün de bir tür tıbbi problemleri olduğunu ve o dönem için genç yaşta öldükleri tespit edildi.

Almanya, Reiss Engelhorn Meuseu’dan arkeologlar, diğer mumyalardan farklı olarak, cesetler ahşap değil sert bir alçı kabukla kaplandığı için CT taramaları kullanmak zorunda kaldı.

Eski bir Mısır nekropolü olan Saqqara’dan hayatta kalan tek ‘sıva örtülü portre mumyalar’ bunlar ve ilk kez 1615’te keşfedildi. 400 yıl boyunca içindekilerle birlite keşfedilmeyi beklediler.

Sıvı Örtülü Portre mumyalarda esas gövde ahşap bir tahta üzerine yerleştirilir, bir örtü ile örtülür ve daha sonra tüm vücudu gösterecek şekilde boyanarak bir kabuk oluşturmak için alçı ve altınla kaplanır.

Araştırmacılara göre, üç mumyadan en az biri, beyin de dahil olmak üzere organlarıyla birlikte gömülmüştü ve her iki dişi de kolye takıyordu.

Çalışma yazarlarına göre, mumyalardan ikisi – erkek ve kadın – ilk olarak 1615’te Pietro Della Valle tarafından keşfedildi ve Roma’ya götürüldü, bu da onları ‘Avrupa’daki bilinen en eski portre mumyaları örnekleri’ haline getirdi.

Genç kız, Kahire’deki Mısır Eski Eserler Müzesi’nde, araştırmacılar tarafından CT Taraması yapıldığında sergileniyordu – üçlünün hayatta birbirine bağlı olduğuna dair hiçbir gösterge yok.

MS üçüncü ve dördüncü yüzyıla kadar uzanan araştırmacılar, bunların içinde genç bir kız, 20’li yaşlarında bir adam ve 30’lu yaşlarında bir kadının kalıntılarını bulmuşlardır.

CT taramaları, mumyaların, Styx Nehri’nden geçiş için ödeme yapmak üzere tasarlanmış madeni paralar da dahil olmak üzere, ölümden sonraki yaşamda yararlı olduğu düşünülen eşyalarla birlikte gömüldüğünü ortaya çıkardı.

Kadınlar birden fazla kolyeyle kaplıydı ve gömüldükleri kefenle birleştirildiklerinde, muhtemelen daha yüksek bir sosyal sınıftan geliyorlardı.

Kız 17-19 yaşları arasındaydı omurgasında vertebral hemanjiyom olarak bilinen iyi huylu bir tümör vardı.

Adam 20-25 yaşları arasında öldü muhtemelen birisinin onu açmaya çalışması nedeniyle bazı kemikleri kırıldı ve karıştırıldı.

Eski bir Mısır nekropolü olan Saqqara’dan hayatta kalan tek ‘sıva örtülü portre mumyalar’ bunlardır.

Bulgular PLOS ONE dergisinde yayınlandı .

Banner
Benzer Yazılar

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

İran’da Keşfedilen Elymaean Kaya Kabartması, Herkül–Hidra Mitine Olası Bir Gönderme Sunuyor

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

İran’ın güneybatısında ortaya çıkarılan yeni bir Elymaean kaya kabartması, sıra dışı betimlemesi ve Herkül ile Hidra arasındaki mitolojik mücadeleyi anımsatan...

Mısır’da kraliyet sfenks heykeli ortaya çıkarıldı

6 Mart 2023

6 Mart 2023

Bir Mısır arkeolojik misyonu, Mısır’ın güneyinde Roma dönemi kireçtaşı kabininin içinde bir kraliyet sfenks heykeli keşfetti. Eski Eserler Bakanlığı Pazartesi...

Araştırmacılar, Suriye’de antik bir mezar içinde dünyanın en eski alfabesini keşfetti

22 Kasım 2024

22 Kasım 2024

Suriye’nin kuzeyindeki Tell Umm-el Marra antik kentinde 2004 yılında ortaya çıkarılan bir mezarda dünyanın en eski alfabesinin izleri keşfedildi. Keşif, Johns...

Anadolu’nun Karanlık Çağı

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır....

İngiltere’nin kutsal adasında bulunan somon omurlarından yapılmış en eski tespih

29 Haziran 2022

29 Haziran 2022

İngiltere’de “Kutsal Ada” (Holy Islands) olarak bilinen Northumberland kıyılarının hemen dışındaki Lindisfarne adasında, arkeologlar İngiltere’de somon omurlarından yapılmış şimdiye kadar...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Tarihin Az Bilinen Güçlü Krallığı “Mitanni Devleti”

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Hurriler; MÖ 16. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey-Batı Mezopotamya bugünkü Mardin civarına gelen Indo-Ari kökenli (Indo-Ari terimi Hint-Avrupa dil ailesi içinde...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

Flaman Arkeolojik Buluntularının Fransız Hazinesinden Çalındığı Ortaya Çıktı

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Belçika’nın flaman bölgesinde bulunan Limburg ilinde toprak satın alan bir Fransız vatandaşının tarlasından MÖ. 3.yy ait 14.000 adet Roma sikkesi...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]