7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya çıktı. 400 yıl önce bulunan mumyaların dış yüzeylerin zarar görmemesi için inceleme yapılmamasına karar verilmişti.

Almanya , Reiss Engelhorn Meuseu’dan arkeologlar, kalıntılara zarar verme riski yerine alçı kaplamanın içini ortaya çıkarmak için BT taramaları kullanmak zorunda kaldı.

Bulunan 3 mısır mumyası MS. üçüncü ve dördüncü yüzyıla tarihlendirilmektedirler. Tabut yerine bir kefene sarılmış ve alçı ile kaplanmışlardı.

20’li yaşlarında bir adam, 30’larında bir kadın ve 17-19 yaşları arasındaki bir genç kız, alçı kaplı kalıntıların içinde, mücevherlerle, altın sikkelerle birlikte gömülmüştür. Üçünün de bir tür tıbbi problemleri olduğunu ve o dönem için genç yaşta öldükleri tespit edildi.

Almanya, Reiss Engelhorn Meuseu’dan arkeologlar, diğer mumyalardan farklı olarak, cesetler ahşap değil sert bir alçı kabukla kaplandığı için CT taramaları kullanmak zorunda kaldı.

Eski bir Mısır nekropolü olan Saqqara’dan hayatta kalan tek ‘sıva örtülü portre mumyalar’ bunlar ve ilk kez 1615’te keşfedildi. 400 yıl boyunca içindekilerle birlite keşfedilmeyi beklediler.

Sıvı Örtülü Portre mumyalarda esas gövde ahşap bir tahta üzerine yerleştirilir, bir örtü ile örtülür ve daha sonra tüm vücudu gösterecek şekilde boyanarak bir kabuk oluşturmak için alçı ve altınla kaplanır.

Araştırmacılara göre, üç mumyadan en az biri, beyin de dahil olmak üzere organlarıyla birlikte gömülmüştü ve her iki dişi de kolye takıyordu.

Çalışma yazarlarına göre, mumyalardan ikisi – erkek ve kadın – ilk olarak 1615’te Pietro Della Valle tarafından keşfedildi ve Roma’ya götürüldü, bu da onları ‘Avrupa’daki bilinen en eski portre mumyaları örnekleri’ haline getirdi.

Genç kız, Kahire’deki Mısır Eski Eserler Müzesi’nde, araştırmacılar tarafından CT Taraması yapıldığında sergileniyordu – üçlünün hayatta birbirine bağlı olduğuna dair hiçbir gösterge yok.

MS üçüncü ve dördüncü yüzyıla kadar uzanan araştırmacılar, bunların içinde genç bir kız, 20’li yaşlarında bir adam ve 30’lu yaşlarında bir kadının kalıntılarını bulmuşlardır.

CT taramaları, mumyaların, Styx Nehri’nden geçiş için ödeme yapmak üzere tasarlanmış madeni paralar da dahil olmak üzere, ölümden sonraki yaşamda yararlı olduğu düşünülen eşyalarla birlikte gömüldüğünü ortaya çıkardı.

Kadınlar birden fazla kolyeyle kaplıydı ve gömüldükleri kefenle birleştirildiklerinde, muhtemelen daha yüksek bir sosyal sınıftan geliyorlardı.

Kız 17-19 yaşları arasındaydı omurgasında vertebral hemanjiyom olarak bilinen iyi huylu bir tümör vardı.

Adam 20-25 yaşları arasında öldü muhtemelen birisinin onu açmaya çalışması nedeniyle bazı kemikleri kırıldı ve karıştırıldı.

Eski bir Mısır nekropolü olan Saqqara’dan hayatta kalan tek ‘sıva örtülü portre mumyalar’ bunlardır.

Bulgular PLOS ONE dergisinde yayınlandı .

Banner
Related Articles

Polonya’da Roma Döneminden Kalma Devasa Çanak Çömlek Üretim Merkezi Bulundu

2 Nisan 2021

2 Nisan 2021

Polonya’da Roma döneminden kalma büyük bir çanak çömlek üretim merkezi bulundu. Üretim merkezi Küçük Polonya Voyvodalığı içinde yer alan Wrzepia...

İnsanların Büyük Beyinlerinin Gelişimini Ne Tetikledi?

15 Mart 2021

15 Mart 2021

İnsanların büyük beyinlerinin gelişimi bilim insanları tarafından hala tam anlamıyla çözümlenemeyen bir olaydır. Bu yüzden her yıl farklı hipotezler geliştiren...

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

Nahçıvan’da 2.800 Yıllık Urartu Kaya Yazıtının Yeri Yeniden Belirlendi

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde, Urartu krallarına ait 2.800 yıllık Urartu kaya yazıtının yeri yeniden belirlendi. İlandağ bölgesindeki kaya yüzeyine işlenen çivi...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

Ömür Harmanşah, “7 bin yıllık buğday safsatadan ibaret”

3 Haziran 2022

3 Haziran 2022

Asur Ticaret Koloni Çağı’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kültepe yine “7 bin yıllık buğday yeşerdi” haberleri ile sosyal medya...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Homo sapiens ve Neandertal beraber yaşadı mı?

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Arkeologlar, insan evriminin son halkasını oluşturan Neandertal ile Homo sapiens tarihin herhangi bir anında beraber yaşamış olabilirler mi? Sorusuna cevap...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]