11 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar.

Yüzyıllarca tapınılan kutsal deniz kızı yakından incelendiğinde inananlar için tam bir hayal kırıklığı oldu. Gizemli mumya sadece yapay bir eşyaydı.

Etini yiyen herkese ölümsüzlük vereceğine dair bir efsanenin kahramanı olan 300 yaşındaki mumyalanmış deniz kızı Asakuchi’deki Enjuin Tapınağı’nda kırk yıldır sergileniyor.

12 inçlik mumyanın 1736 ve 1741 yılları arasında Japonya’nın Shikoku adası açıklarında, Pasifik Okyanusu’nda yakalandığı iddia edildi.

Deniz kızı'nın vücudunun balık benzeri alt yarısı, garip görünümlü bir kuyruğa yol açar. Fotoğraf: Newsflash
Deniz kızı vücudunun balık benzeri alt yarısı, garip görünümlü bir kuyruğu oluşturuyor. Fotoğraf: Newsflash

Yaratığın iki eli buruşuk yüzüne doğru uzanır. Saç hala kafasında görülebilir ve ağzında keskin, sivri dişlerin kalıntıları vardır. Ancak vücudu belirgin bir şekilde balık benzeri bir kuyruğa benzer.

Başrahip Kozen Kuida, Japon gazetesi Asahi Shimbun’a verdiği demeçte, “koronavirüs pandemisini hafifletmeye” yardımcı olacağı umuduyla ibadet ettiklerini söyledi.

Geçen yıl, Kurashiki Bilim ve Sanat Üniversitesi’nden araştırmacılar, sırlarını çözmek amacıyla mumyayı testler ve BT taramaları için aldılar.

‘Deniz kızı’nı organik bir yaratık olup olmadığını belirlemek için testlere tabi tuttular. Ne yazık ki, şimdi yaratığın tamamen yapay olduğunu keşfettiler – 1800’lerin sonlarında yapıldı. Vücudu kağıt, kumaş ve pamuktan yapıldığı için iskeleti yoktur.

Radyokarbon tarihlemesi ayrıca, mumyanın 1800’lerin sonlarına kadar uzandığını ve ekibin ne zaman yapıldığına dair ilk tahminlerine uyduğunu gösterdi.

Bilim insanlarına göre, vücudun alt kısmı gerçekten de bir balığın kuyruğundandı, ancak daha sonra eklendiğini düşünüyorlardı. Başı bir memelidendi, çenesi ve dişleri de balıktan alınmıştı.

Okayama Folklor Derneği’nin yönetim kurulu üyesi Hiroshi Kinoshita, efsanevi bir ansiklopedide tuhaf yaratığın fotoğrafını gördükten sonra varlığının farkına vardı. Deniz kızı mumyasının Okaya tapınağına nasıl girdiği hala gizemini koruyor.

Banner
Benzer Yazılar

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu...

Hocalı Soykırım Müzesi Kuruluyor

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

İnsanlığın ortak tarihin de acı bir sahnedir Azerbaycan Hocalı‘da yaşanan soykırım… Ermeni silahlı güçlerin 26 Kasım gecesinde masum savunmasız sivillere...

Knossos Sarayı Görkemli Günlerinde Nasıl Görünüyordu

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Knossos Sarayı, Minos Uygarlığı’na başkentlik yapan antik Knossos’un, ünlü bir mimari yapısıdır. Girit’in kuzeyinde, Kandiye şehri yakınlarında yer alan Knossos’un...

Kudüs de Erken İslam Dönemine Ait 4 altın sikke bulundu.

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Kudüs Golan Bölge Konseyi tarafından Hispin’de yeni bir mahalle inşası yapımı planı dahilinde İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından yapılan arkeolojik...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili alışılmadık derecede iyi korunmuş cinsel organlara sahip

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili bulundu. Bulunan fosilleşmiş böceğin genital organının oldukça iyi korunduğu görüldü. Günümüz Colorado’daki Green River...

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

Kırgız destanı ‘Manas’ el yazmaları UNESCO Dünya Hafızası’na dahil edildi

10 Haziran 2023

10 Haziran 2023

Anlatıcı Sagymbay Orozbakov’un Kırgız destanı “Manas” ın el yazmaları UNESCO Dünya Uluslararası Sicili Hafızası’na yazılmıştır. Bu, Kırgızistan’ın Dünya Hafızası programındaki...

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

Vampir olduğunu düşündükleri kadının tekrar dirilmemesi için orakla sabitlemişler

2 Eylül 2022

2 Eylül 2022

Korku filmi denilince akla çoğunlukla Vampir Drakula gelir. Romanya’da yaşadığı düşünülen Vampir Drakula’nın birçok sinema filmi çekilmiştir. Vampir, yaşadığı şatoda...

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi....

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]