10 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar.

Yüzyıllarca tapınılan kutsal deniz kızı yakından incelendiğinde inananlar için tam bir hayal kırıklığı oldu. Gizemli mumya sadece yapay bir eşyaydı.

Etini yiyen herkese ölümsüzlük vereceğine dair bir efsanenin kahramanı olan 300 yaşındaki mumyalanmış deniz kızı Asakuchi’deki Enjuin Tapınağı’nda kırk yıldır sergileniyor.

12 inçlik mumyanın 1736 ve 1741 yılları arasında Japonya’nın Shikoku adası açıklarında, Pasifik Okyanusu’nda yakalandığı iddia edildi.

Deniz kızı'nın vücudunun balık benzeri alt yarısı, garip görünümlü bir kuyruğa yol açar. Fotoğraf: Newsflash
Deniz kızı vücudunun balık benzeri alt yarısı, garip görünümlü bir kuyruğu oluşturuyor. Fotoğraf: Newsflash

Yaratığın iki eli buruşuk yüzüne doğru uzanır. Saç hala kafasında görülebilir ve ağzında keskin, sivri dişlerin kalıntıları vardır. Ancak vücudu belirgin bir şekilde balık benzeri bir kuyruğa benzer.

Başrahip Kozen Kuida, Japon gazetesi Asahi Shimbun’a verdiği demeçte, “koronavirüs pandemisini hafifletmeye” yardımcı olacağı umuduyla ibadet ettiklerini söyledi.

Geçen yıl, Kurashiki Bilim ve Sanat Üniversitesi’nden araştırmacılar, sırlarını çözmek amacıyla mumyayı testler ve BT taramaları için aldılar.

‘Deniz kızı’nı organik bir yaratık olup olmadığını belirlemek için testlere tabi tuttular. Ne yazık ki, şimdi yaratığın tamamen yapay olduğunu keşfettiler – 1800’lerin sonlarında yapıldı. Vücudu kağıt, kumaş ve pamuktan yapıldığı için iskeleti yoktur.

Radyokarbon tarihlemesi ayrıca, mumyanın 1800’lerin sonlarına kadar uzandığını ve ekibin ne zaman yapıldığına dair ilk tahminlerine uyduğunu gösterdi.

Bilim insanlarına göre, vücudun alt kısmı gerçekten de bir balığın kuyruğundandı, ancak daha sonra eklendiğini düşünüyorlardı. Başı bir memelidendi, çenesi ve dişleri de balıktan alınmıştı.

Okayama Folklor Derneği’nin yönetim kurulu üyesi Hiroshi Kinoshita, efsanevi bir ansiklopedide tuhaf yaratığın fotoğrafını gördükten sonra varlığının farkına vardı. Deniz kızı mumyasının Okaya tapınağına nasıl girdiği hala gizemini koruyor.

Banner
Related Articles

Antik Yijin Şehri, Çin’deki En İyi 10 Arkeolojik Keşif Arasında

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Hangzhou’nun Lin’an Bölgesi’nde bulunan Yijin Antik Kenti, 2020’nin Çin’deki en iyi 10 arkeolojik keşifleri arasına girdi. Yijin Antik Kenti, 2017...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Van’da Demir Çağı’na ait insan kemikleri bulundu

17 Kasım 2021

17 Kasım 2021

Van Gölü kıyısında insan kemikleri, çanak çömlek ve seramik parçaları bulundu. İlk izlenim buluntuların Demir Çağı dönemine ait olduğu yönünde…...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

Glyptotek Müzesi Türkiye’den kaçırılan Septimius Severus’un heykel başını iade etti

14 Mart 2025

14 Mart 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucu Danimarka Glyptotek Müzesi, Türkiye’den kaçırılan Roma İmparatoru Septimius Severus’un heykel başı ve 48...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]