14 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar.

Yüzyıllarca tapınılan kutsal deniz kızı yakından incelendiğinde inananlar için tam bir hayal kırıklığı oldu. Gizemli mumya sadece yapay bir eşyaydı.

Etini yiyen herkese ölümsüzlük vereceğine dair bir efsanenin kahramanı olan 300 yaşındaki mumyalanmış deniz kızı Asakuchi’deki Enjuin Tapınağı’nda kırk yıldır sergileniyor.

12 inçlik mumyanın 1736 ve 1741 yılları arasında Japonya’nın Shikoku adası açıklarında, Pasifik Okyanusu’nda yakalandığı iddia edildi.

Deniz kızı'nın vücudunun balık benzeri alt yarısı, garip görünümlü bir kuyruğa yol açar. Fotoğraf: Newsflash
Deniz kızı vücudunun balık benzeri alt yarısı, garip görünümlü bir kuyruğu oluşturuyor. Fotoğraf: Newsflash

Yaratığın iki eli buruşuk yüzüne doğru uzanır. Saç hala kafasında görülebilir ve ağzında keskin, sivri dişlerin kalıntıları vardır. Ancak vücudu belirgin bir şekilde balık benzeri bir kuyruğa benzer.

Başrahip Kozen Kuida, Japon gazetesi Asahi Shimbun’a verdiği demeçte, “koronavirüs pandemisini hafifletmeye” yardımcı olacağı umuduyla ibadet ettiklerini söyledi.

Geçen yıl, Kurashiki Bilim ve Sanat Üniversitesi’nden araştırmacılar, sırlarını çözmek amacıyla mumyayı testler ve BT taramaları için aldılar.

‘Deniz kızı’nı organik bir yaratık olup olmadığını belirlemek için testlere tabi tuttular. Ne yazık ki, şimdi yaratığın tamamen yapay olduğunu keşfettiler – 1800’lerin sonlarında yapıldı. Vücudu kağıt, kumaş ve pamuktan yapıldığı için iskeleti yoktur.

Radyokarbon tarihlemesi ayrıca, mumyanın 1800’lerin sonlarına kadar uzandığını ve ekibin ne zaman yapıldığına dair ilk tahminlerine uyduğunu gösterdi.

Bilim insanlarına göre, vücudun alt kısmı gerçekten de bir balığın kuyruğundandı, ancak daha sonra eklendiğini düşünüyorlardı. Başı bir memelidendi, çenesi ve dişleri de balıktan alınmıştı.

Okayama Folklor Derneği’nin yönetim kurulu üyesi Hiroshi Kinoshita, efsanevi bir ansiklopedide tuhaf yaratığın fotoğrafını gördükten sonra varlığının farkına vardı. Deniz kızı mumyasının Okaya tapınağına nasıl girdiği hala gizemini koruyor.

Banner
Related Articles

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

Yakutya’da Soyu Tükenmiş Yünlü Gergedan Kalıntıları Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

İklim değişikliğinin dünyanın en eski donmuş topraklarının çoğunu eritmesiyle birlikte, arkeologlar geçmiş bin yıldan kalma hayvan kalıntılarını keşfetmeye devam ediyor. Rusya’da...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

1800 yıllık kurşun tabutun içinde mücevherlerle süslenmiş Romalı kız

9 Nisan 2023

9 Nisan 2023

Scopus Dağı arkeolojik kazılarında kurşun bir tabut bulundu. Tabut açıldığında mücevherleri ile birlikte gömülmüş bir Romalı kız görüldü. Romalı kız,...

Meksika’da nadir Maya Işık Tanrısı K’awiil heykeli bulundu

1 Mayıs 2023

1 Mayıs 2023

INAH arkeologları, çalışmaları devam eden Maya tren projesinin 7. Arkeolojik kurtarma kazılarında nadir bulunan Maya Işık Tanrısı K’awiil heykelini çıkardılar....

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Persepolis Antik Mirasına Yeniden Hayat Veriliyor: Tarihi Yapılar Restore Ediliyor

8 Nisan 2025

8 Nisan 2025

İran’ın güneyindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Persepolis’te, Nevruz tatili sonrasında önemli restorasyon çalışmaları yeniden başladı. Pers İmparatorluğu’nun (MÖ...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Arkeologları şaşırtan keşif; Kırım’da Romalı zenginlerin sofrasını süsleyen yılan süslemeli kadeh

27 Mart 2022

27 Mart 2022

Romalı zenginlerin sofrasını süsleyen nadir yılan süslemeli cam kadehin Kırım’da bir mezarda bulunması arkeologlar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Alexei Sviridov liderliğindeki...

Amazon nehrindeki kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı

24 Ekim 2023

24 Ekim 2023

Dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Amazon nehrinde yaşanan kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı. Brezilya...

Hitit Dönemine Ait Alacahöyük Barajı İlgi Bekliyor

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Hititler için su çok önemli bir kaynaktı. Öyle ki, içme ve sulama için barajlar inşa etmişlerdi. İnşa ettikleri barajlardan Alacahöyük’te...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]