28 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2 Bin Yıllık Ankara Roma Tiyatrosu Restore Ediliyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Ankara Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi” kapsamında 2 Bin Yıllık Roma tiyatrosunu orijinal dokusunu koruyarak restore ediyor.

1982 yılında inşaat temel kazısında görülen arkeolojik bulgulardan sonra 4 yıl boyunca Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinin bilimsel danışmanlığında Anadolu Medeniyetler Müzesi uzmanlarının gerçekleştirdiği kazılar sonrasında ortaya çıkarılan Roma tiyatrosu orijinal dokusu korunarak restore ediliyor.

Ankara’mızın köklü geçmişini koruyoruz

Kazılarda gün yüzüne çıkarılan seyirci oturma yerleri (cavea)  “Ankara Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi” kapsamında restore edilmeye başlandı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından restore çalışmaları hakkında “Ankara’mızın köklü geçmişini koruyor, kültürel mirasına sahip çıkıyoruz. 2 bin yıllık Ankara Roma Tiyatrosu’nu orijinal dokusunu koruyarak restore edecek ve Cumhuriyetimizin 100. yılında başkent turizmine kazandıracağız” açıklamasını yaptı.

Tarihi ve Orijinal dokuyu korumak için kullanılan malzemeler özenle seçildi

“Ankara Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi” kapsamında sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi veren Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş, Venedik tüzüğü ilkelerine önem verdiklerini ve tarihi dokuyu aslına uygun olarak korumaya çalıştıklarını söyledi. Restorasyon çalışmalarında kullanılan mermer ve malzemelerin geçmişteki orijinal dokuya uygun olduğunu ifade eden Ödemiş, titizlikle yürütülen çalışmalarda sahnenin zedelenmemesi için de zemini ahşapla döşeyerek koruyucu önlemler aldıklarını vurguladı.

Bin 500 kişilik olacak tiyatroda yılda 4 konser verilebilecek

ANKA’da yer alan haberde; Yaklaşık 59 metre çapında bir alanı kapsayan Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesinin bir tarih canlandırma sahnesi olduğuna dikkat çeken Ödemiş, projeyi 2023 yılında Cumhuriyet’in 100. yılına yetiştirmeyi planladıklarını belirterek şöyle konuştu:

Ankara Roma Tiyatrosu
Ankara Roma Tiyatrosu

“Bölgeyi Ankara’nın turizmi ve geleceğinde önemli bir miras olarak görüyoruz. Şu an 1. cavea (oturma grupları) döşeniyor. Burası 2 bin yıllık bir eser. Orijinal dokuyu koruyacak önlemler de alıyoruz. Tiyatronun tamamı 5 bin kişilik ancak maalesef şu an elimizde kalan oturma alanlarını düzenlediğimizde yaklaşık bin 500 kişilik tiyatromuz olacak. Sahnemiz doğal dokusuyla platformumuz olacak. Sahnede sağlamlaştırma çalışması da yapacağız. Tiyatronun ihalesinde ve buranın bilimsel kazılarında görev yapmış Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Öğretim Üyesi Prof. Musa Kadıoğlu da sözleşme gereği tüm yapım çalışmalarında en önemli bilimsel danışmanımız. Tüm malzeme seçimimiz ve inşaat aşamasında da Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulundaki hocalarımızla ve Musa Kadıoğlu ile birlikte kararları üretiyoruz. Çünkü kullandığımız mermerlerin ve malzemelerin mutlaka geçmişteki dokusuna uyması şart. Kültür Bakanlığı ile yaptığımız protokol kapsamında burada senede 4 kez konser verilecek.”

Restorasyon çalışmaları 24 saat kayıt altına alınıyor

Müze Restorasyon Anonim Şirketi Proje Müdürü Sanem Yalım, Roma Tiyatrosu alanında 2 yıl boyunca yapılan tüm işlerin, getirilen ve çıkarılan malzemeler ile yapılan tüm imalatların ilerleme şeklinin 24 saat kamerayla kayıt altına alınarak depolandığını söyledi.

Kayıtların 2 yılın sonunda 30 dakikalık animasyon haline getirileceğini ve tüm sürecin uluslararası düzeyde dijital bir ortamda kamuoyu ile paylaşılacağını belirten Yalım, “Ankara Roma Tiyatrosu Ankara’nın en önemli tarihi mirası. Bizim misyonumuz 2 bin sene önceden gelen uluslararası kültür mirasını gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarmak. En yetkin ekibimizle bu işi yapmaya gayret ediyoruz. Bütün Ankara bize destek oldu. Burada çalışan teknik ekip uluslararası düzeyde bir teknik ekip. Hem Türkiye’de hem uluslararası projelerde imzaları olan bir teknik ekip” diye konuştu.

Banner
Benzer Yazılar

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Polonya’da Viking kökenli nadir Langsax dövüş bıçağı keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Polonya’nın Kujawsko-Pomorskie Voyvodalığındaki Wdecki Peyzaj Parkı’nda çalışan arkeologlar, potansiyel Viking köklerine sahip nadir bir langsax dövüş bıçağı keşfettiler. Araştırmacılar, Polonya...

Hititli Matiya Hitit Tarihine Işık Tutacak

7 Eylül 2021

7 Eylül 2021

Günümüz Türkiye ve Suriye sınırları içerisinde yer alan Karkamış Antik Kenti, Asur, Hitit, Mitanni ve Mısır için stratejik konuma sahip...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Mezolitik Dönemde Kullanılan Dikenli Uçların Malzeme Seçimi Şaşırttı

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Bir zamanlar İngiltere Avrupa kıtasına bağlıydı. Zaman içinde bu bağlantı koptu ve aradaki bölge sular altında kaldı. Modern insanlar şimdi...

Çin’in Büyük Kanal Sergisi Pekin’de Açılıyor

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Çin’in Kuzeyinde Pekin’den güneyinde Zhejiang Eyaletine kadar uzanan Büyük Kanal, insan eliyle yapılmış dünyadaki en uzun ve en eski yapay...

Sudan’da Ortaçağ İslam mezarlarının düzenlenmesinde bulunan gizli desenler

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Doğu Sudan ‘ın Kassala bölgesinde araştırma yapan arkeologlar burada bulunan mezarların kozmolojik bir düzenle gömüldüklerini tespit ettiler. Mezarları kozmoloji için tasarlanmış bir...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Bulgaristan’da Keşfedilen Garip Maskenin Uzaylı Kafası Tartışmaların Göbeğinde

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Bulgaristan’ın Provadiya kasabasının Solnitsata höyüğünde oldukça ilginç özellikleri olan bir kil maske bulundu. Maskenin uzaylıya benzetilen üçgen yüzü farklı yorumlara...

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Antik Yunan’da düzenlenen partiler “Kaos, anarşi, seks ve aşırı içki” içeriyordu

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Bilim insanlarına göre Antik Yunan felsefeyi ve demokrasinin gelişmesini sağladı. Kurdukları şehir devletleri modern devlet ve toplum anlayışının temellerini oluşturdu....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]