9 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

18.000 Yıllık Müzik Aletinin Sesi Kayda Alındı

Tarihin en eski müzik aleti olarak kabul edilen deniz salyangozu kabuğu bize 18.000 yıl önceki sesi duymamızı sağladı. 1931 yılında bulunan deniz salyangozu kabuğunun sesi, Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) araştırmacılar; Toulouse Müzesi; Toulouse Üniversitesi – Jean Jaurès; ve Musée du quai Branly – Jacques-Chirac, tarafından kayda alındı.

1931’de Pyrenees sıradağlarındaki Marsoulas Mağarası’nda bulunduğunda pek fazla dikkate alınmayan deniz salyangozunun (Charonia lampas) kabuğunun ucu kırılarak 1.4 inç çapında bir açıklık oluşturduğu gözlemlenince, araştırmacılar kabuğu tekrar incelemeye aldılar.

Yapılan araştırma sonrası basın açıklaması yapan araştırmacılar, tekrar inceledikleri kabuğun, Marsoulas Mağarası’nı meşhur kılan mağara resimlerinde kullanılan kırmızı bir pigment olan hematit kullanılarak yapılan kesme, delme ve bezeme kanıtlarını içerdiğini söylediler.

Kabuğun ses üretmek için kullanıldığı hipotezlerini doğrulamak için bir müzisyenden yardım alındı. Müzisyen, kabuktan C, C-keskin ve D notalarına yakın sesler çıkarmayı başardı.
Açıklığın düzensiz olması ve organik bir kaplama ile kaplı olması, araştırmacıları orijinal olarak bir ağızlık takılmış olabileceğini düşünmeye yöneltti.

Çalışmanın ortak yazarı ve Toulouse Üniversitesi’nden arkeolog Gilles Tosello, dünyanın dört bir yanından diğer deniz kabukları üzerinde ağızlıkların varlığının bu yoruma ağırlık kattığını söyledi.

Araştırmacılara göre, kabuklu deniz hayvanı kömürü ve aynı arkeolojik tabakadan alınan kemik üzerinde yapılan karbon tarihlemesi, nesnelerin 18.000 yıl öncesine ait olduğunu gösteriyor. Bu, kabuğu türünün en eski nefesli çalgısı yapar.

Tosello, CNN’e verdiği demeçte, bunu yapanların müzik olarak düşündüğümüz şeyi yapmak için mutlaka kabuğu kullanmadığını söyledi. Mağara içindeki sanatla bağlantılı ritüellerde kullanılmış olabileceğini açıklayarak “Bir iletişim aracı olarak da kullanılmış olabilir” dedi.

Tosello, araştırmacıların ayrıca kuzey İspanya’daki Atlantik kıyısındaki mağaralarda bulunan malzemelerle benzerlikler bulduklarını ve bu insanların Atlantik kıyısı ile Pireneler arasında hareket eden göçebe avcı toplayıcılar olduğu fikrine ağırlık verdiğini söyledi.

Bir yerde çok uzun süre kalırlarsa avlanacak hayvanları kalmayacağı için etrafta dolaşmak zorunda kalacaklarını açıkladı. Tosello, ayrıca, araştırmacıların gövdesindeki 0,4 inç çapındaki küçük bir delik hakkında daha fazla bilgi edinmek için kabuğun doğru bir 3D kopyası üzerinde çalışacaklarını söyledi. Kabuk tarafından üretilen sesin ne kadar uzağa gidebileceğini de araştıracaklar.

Çalışma Bilim Avansları dergisinde yayınlanmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Bilim insanları, Mayaların esrarengiz 819 günlük sayımını çözdü

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Mayalar, gök cisimlerinin hareketlerini yakından gözlemleyen ve tutulmaları ve diğer astronomik olayları tahmin etmek için karmaşık yöntemler geliştiren yetenekli astronomlardı....

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Enigma Bulundu

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Alman WWF dalgıçlar, Baltık Denizi‘nin derinliklerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Enigma Şifreleme Makinesi buldular. Baltık’ta balık ağlarını toplamak için dalan...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Arkeologlar, Ayanis Kalesi’nde Haldi’ye Adanmış Kraliyet Tapınağı’nda Çarpıcı Bulgulara Ulaşıyor

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle yürütülen kazı çalışmaları, Urartu Krallığı’nın en görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam ediyor. Urartuların...

Suudi Arabistan’ın “Cehennem Kapıları” ve Gizemli Yapıları

31 Mart 2024

31 Mart 2024

Suudi Arabistan’ın “Cehennem Kapıları” olarak adlandırılan gizemli neolitik yapıların bulunduğu bölgesinde, 9.000 yıl öncesine ait 400 civarında yapı bulunuyor. Geniş...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]