7 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

18.000 Yıllık Müzik Aletinin Sesi Kayda Alındı

Tarihin en eski müzik aleti olarak kabul edilen deniz salyangozu kabuğu bize 18.000 yıl önceki sesi duymamızı sağladı. 1931 yılında bulunan deniz salyangozu kabuğunun sesi, Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) araştırmacılar; Toulouse Müzesi; Toulouse Üniversitesi – Jean Jaurès; ve Musée du quai Branly – Jacques-Chirac, tarafından kayda alındı.

1931’de Pyrenees sıradağlarındaki Marsoulas Mağarası’nda bulunduğunda pek fazla dikkate alınmayan deniz salyangozunun (Charonia lampas) kabuğunun ucu kırılarak 1.4 inç çapında bir açıklık oluşturduğu gözlemlenince, araştırmacılar kabuğu tekrar incelemeye aldılar.

Yapılan araştırma sonrası basın açıklaması yapan araştırmacılar, tekrar inceledikleri kabuğun, Marsoulas Mağarası’nı meşhur kılan mağara resimlerinde kullanılan kırmızı bir pigment olan hematit kullanılarak yapılan kesme, delme ve bezeme kanıtlarını içerdiğini söylediler.

Kabuğun ses üretmek için kullanıldığı hipotezlerini doğrulamak için bir müzisyenden yardım alındı. Müzisyen, kabuktan C, C-keskin ve D notalarına yakın sesler çıkarmayı başardı.
Açıklığın düzensiz olması ve organik bir kaplama ile kaplı olması, araştırmacıları orijinal olarak bir ağızlık takılmış olabileceğini düşünmeye yöneltti.

Çalışmanın ortak yazarı ve Toulouse Üniversitesi’nden arkeolog Gilles Tosello, dünyanın dört bir yanından diğer deniz kabukları üzerinde ağızlıkların varlığının bu yoruma ağırlık kattığını söyledi.

Araştırmacılara göre, kabuklu deniz hayvanı kömürü ve aynı arkeolojik tabakadan alınan kemik üzerinde yapılan karbon tarihlemesi, nesnelerin 18.000 yıl öncesine ait olduğunu gösteriyor. Bu, kabuğu türünün en eski nefesli çalgısı yapar.

Tosello, CNN’e verdiği demeçte, bunu yapanların müzik olarak düşündüğümüz şeyi yapmak için mutlaka kabuğu kullanmadığını söyledi. Mağara içindeki sanatla bağlantılı ritüellerde kullanılmış olabileceğini açıklayarak “Bir iletişim aracı olarak da kullanılmış olabilir” dedi.

Tosello, araştırmacıların ayrıca kuzey İspanya’daki Atlantik kıyısındaki mağaralarda bulunan malzemelerle benzerlikler bulduklarını ve bu insanların Atlantik kıyısı ile Pireneler arasında hareket eden göçebe avcı toplayıcılar olduğu fikrine ağırlık verdiğini söyledi.

Bir yerde çok uzun süre kalırlarsa avlanacak hayvanları kalmayacağı için etrafta dolaşmak zorunda kalacaklarını açıkladı. Tosello, ayrıca, araştırmacıların gövdesindeki 0,4 inç çapındaki küçük bir delik hakkında daha fazla bilgi edinmek için kabuğun doğru bir 3D kopyası üzerinde çalışacaklarını söyledi. Kabuk tarafından üretilen sesin ne kadar uzağa gidebileceğini de araştıracaklar.

Çalışma Bilim Avansları dergisinde yayınlanmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Schachner, “Hitit Mahallesi tamamen çıkarılmaya çalışılacak”

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Anadolu tunç çağı döneminin ilk merkezi devleti olan Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’da kazı çalışmaları devam ediyor. Hitit Mahallesi, bu yıl...

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; “Ayasofya Paylaşımı Gerçeği Yansıtmıyor”

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Ayasofya Camii’nin Osmanlı dönemi tarihi su haznesinin kapağı kırılarak ayakkabı konulduğuna dair yapılan haberler üzerine İstanbul İl Kültür ve Turizm...

Buzul Çağı mağara resimleri yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Buzul Çağı avcılarının mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde yer alan noktalamalar ve diğer semboller yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir. Buzul Çağı...

Milyon Taşı’nın Yanındaki Tarihi Bina Satılıyor

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan ve  dünyanın sıfır noktası olarak kabul gören Milyon Taşı‘nı duymayan kalmamıştır. Ama bu Milyon Taşı‘nın yanında...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

Yeni AI Aracı ‘Fragmentarium’ Eski Babil Metinlerini Bir Araya Getiriyor

14 Şubat 2023

14 Şubat 2023

Almanya’daki Ludwig Maximilian Üniversitesi Asuroloji Enstitüsü’ndeki dilbilimciler tarafından, eski Babil metinlerinin okunaksız parçalarını bir araya getirmeye ve deşifre etmeye yardımcı...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Kuzey İsrail’de “Meryem’den Doğan İsa” Yazan Yunanca Bir Yazıt Ortaya Çıkarıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

The Jerusalem Post’un haberine göre, İsrail Eski Eserler Dairesi bugün yaptığı açıklamada, “Meryem’den doğan İsa ” adını taşıyan 1.500 yıllık...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Adıyaman’da Nadir Keşif: 1.800 Yıllık Kubbeli Roma Mezarı Ortaya Çıkarıldı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Adıyaman’da gün yüzüne çıkarılan yeni bir arkeolojik yapı, Roma döneminde elit gömü geleneklerine dair önemli ipuçları verecek. Besni kırsalında tespit...

Dünyanın En Büyük Piramidi Meksika’daki Bir Tepenin İçinde Gizlidir

2 Kasım 2022

2 Kasım 2022

Dünyanın en büyük ve en yüksek piramitleri inanılmaz tasarım, mühendislik ve inşaat yetenekleridir. Giza’nın Büyük Piramidi, piramitler hakkında konuşurken genellikle...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Taşa oyulmuş 2000 yıllık Antik Yunan ‘okul yıllığı’ bulundu

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Tarihçiler , İskoçya Ulusal Müzeleri koleksiyonundaki bir mermer levha üzerindeki eski bir Yunanca yazıtın nadir bulunan bir “Antik Yunan okul yıllığı”...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]