8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor.

Ayasofya’nın güneybatısında bulunan ve Bazilika Sarnıcı olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2017 yılında başlattığı restorasyon çalışmaları sona erdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, twitter hesabından, 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona erdiğini ve Yerebatan Sarnıcı’na ziyaretlerin hafta sonu başlayacağını duyurdu.

Bin 500 yıldan beri kapsamlı restorasyon çalışması yapılmayan Yerebatan Sarnıcı’nın giriş ve çıkış bölümleri düzenlendi.

Sarnıca yoğun ziyaretçi talebi olması ve giriş alanın darlığı uzun kuyrukların oluşmasına yol açıyordu. Restorasyon ile birlikte, giriş alanı cam saçak ile kapatıldı ve alana bir bekleme alanı yapıldı. Sarnıcın çıkış bölümünde de gerekli plan tadilatı yapılarak yapıya uygun ve kullanışlı alan oluşturuldu.

Yerebatan Sarnıcı hakkında kısa bilgi

Yerebatan Sarnıcı, 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde dikdörtgen biçiminde bir alanda yer alıyor. 9.800 m2 alanda yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan yapıya 52 basamaklı taş bir merdivenle iniliyor.

Sarnıcın içinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor. Sütunlar arası, 4.80 metre olup her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.

Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.
Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.

Toplanmış mermerlerden yapıldığı görülen sütunların bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor. Sütun başlıklarının 98 adedi Corint üslûbunda diğerleri Dor üslûbunda yapıldığı görülüyor.

Çoğunluğu silindir biçiminde yapılmış olan sütunların bir bölümü de köşeli veya yivli biçimde inşa edilmiştir.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4.80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçmez hale getirilmiştir.

Bizans döneminde sarayın ve çevre sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış olan sarnıç, İstanbul’un fethinden sonra bir müddet daha Topkapı Sarayı için kullanılmış ancak İslam temizlik anlayışında durgun su sağlıklı olmaz kaidesinden dolayı kullanılmamaya başlanılmıştır.

Yerebatan Sarnıcı, 1544-1550 yıllarında İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir.

Banner
Related Articles

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Kene ısırması sonucu vefat eden Arkeolog Murat Kurt son yolculuğuna uğurlandı

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Erzurum Şenkaya ilçesi Akşar Mahallesi’nde devam eden arkeolojik çalışmaya katılan Arkeolog Murat Kurt, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Arkeolog Murat...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Arkeologlar Tikal’de Teotihuacan Mimarisine Benzeyen Yeni Bir Piramit Keşfetti

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Araştırmacılar, Guatemala’daki Tikal’de yeni bir piramit kompleksi keşfettiler. Guatemala’nın Petén bölgesindeki El Mirador’un yaklaşık 65 km güneyinde, Maya uygarlığının önemli bir bölgesi olan...

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve...

İsveç’te arkeologlar Viking Demir Bilezik ve Altın Boyun Halkası Keşfetti

23 Mart 2025

23 Mart 2025

İsveç’te arkeologlar Öland adasındaki Löt yakınlarında bir bataklıkta bulunan nadir bir Viking demiri bilezik ve Trollhättan’da 2.000 yıllık altın boyun...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü;...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

İngiltere’de boyalı köpek penisi kemiği bulundu

9 Ocak 2025

9 Ocak 2025

İngiltere’nin Surrey kentindeki bir Roma taş ocağında arkeologlar, Roma-Britanya döneminden bugüne kadar bulunmuş en sıra dışı insan ve hayvan kalıntılarından...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

İran’da Tarih Yeniden Yazılıyor: Ghamari Mağarası’nda 80.000 Yıla Uzanan Neandertal İzleri Bulundu

13 Mart 2025

13 Mart 2025

İran’ın Luristan Eyaleti’nde, Hürremabad yakınlarındaki Ghamari Mağarası’nda yapılan son arkeolojik kazılar, bölgenin tarih öncesi geçmişine ışık tutan bulgular ortaya çıkardı....

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Ege’de Küçük Bir Kayalıkta Bulunan Antik Kent Şaşırtmaya Devam Ediyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Tesalya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden arkeologlar, bir zamanlar erken Bizans döneminde önemli bir şehre ev sahipliği yapan Yunan adası Kythnos yakınlarındaki...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]