12 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor.

Ayasofya’nın güneybatısında bulunan ve Bazilika Sarnıcı olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2017 yılında başlattığı restorasyon çalışmaları sona erdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, twitter hesabından, 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona erdiğini ve Yerebatan Sarnıcı’na ziyaretlerin hafta sonu başlayacağını duyurdu.

Bin 500 yıldan beri kapsamlı restorasyon çalışması yapılmayan Yerebatan Sarnıcı’nın giriş ve çıkış bölümleri düzenlendi.

Sarnıca yoğun ziyaretçi talebi olması ve giriş alanın darlığı uzun kuyrukların oluşmasına yol açıyordu. Restorasyon ile birlikte, giriş alanı cam saçak ile kapatıldı ve alana bir bekleme alanı yapıldı. Sarnıcın çıkış bölümünde de gerekli plan tadilatı yapılarak yapıya uygun ve kullanışlı alan oluşturuldu.

Yerebatan Sarnıcı hakkında kısa bilgi

Yerebatan Sarnıcı, 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde dikdörtgen biçiminde bir alanda yer alıyor. 9.800 m2 alanda yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan yapıya 52 basamaklı taş bir merdivenle iniliyor.

Sarnıcın içinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor. Sütunlar arası, 4.80 metre olup her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.

Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.
Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.

Toplanmış mermerlerden yapıldığı görülen sütunların bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor. Sütun başlıklarının 98 adedi Corint üslûbunda diğerleri Dor üslûbunda yapıldığı görülüyor.

Çoğunluğu silindir biçiminde yapılmış olan sütunların bir bölümü de köşeli veya yivli biçimde inşa edilmiştir.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4.80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçmez hale getirilmiştir.

Bizans döneminde sarayın ve çevre sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış olan sarnıç, İstanbul’un fethinden sonra bir müddet daha Topkapı Sarayı için kullanılmış ancak İslam temizlik anlayışında durgun su sağlıklı olmaz kaidesinden dolayı kullanılmamaya başlanılmıştır.

Yerebatan Sarnıcı, 1544-1550 yıllarında İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir.

Banner
Related Articles

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

İngiltere’de en büyük Anglo-Sakson mezarlığı keşfedildi

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

İngiltere’de yapımı devam eden hızlı tren ray döşeme çalışmalarından önce arkeolojik kazı çalışmalarına devam HS2 arkeologları İngiltere’de şimdiye kadar görülen...

Batı Anadolu’da 4.500 Yıllık İdoller: Tavşanlı Höyük’te Erken Tunç Çağı Ritüel Hazinesi

16 Eylül 2025

16 Eylül 2025

Kütahya’daki Tavşanlı Höyük’te yürütülen kazılarda, 4.500 yıl öncesine ait insan biçimli idoller gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Stratonikeia Antik Kentinin Mitolojik Maskeleri

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

3.000 yıllık Stratonikeia antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, 2.200 yıl öncesine tarihlendirilen taş blokları süsleyen 10 maske daha ortaya çıktı....

Tanrıça Kybele Anavatanına Dönüyor

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

Bu toprakların hazineleri yıllarca yasadışı yollarla kaçırılmıştı. Bu hazinelerin birisi de bolluk ve bereket tanrısı Kybele Tanrıçası‘ydı. 60 yıl önce...

Taliban Ünlü Baktriya Hazinesini Arıyor

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, ülkenin en önemli kültürel varlığı paha biçilemeyen Baktriya hazinesini arıyor. Yunan-Rus arkeolog Viktor Sarianidi liderliğindeki...

Ukrayna’nın merkezinde keşfedilen hiyeroglifler ve Varangian sembolleri içeren bir mağara kompleksi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

Eski Kiev Rus Devleti Kyivan döneminden kalma olduğu düşünülen hiyeroglifler ve Varangian sembolleri içeren antik bir mağara kompleksi, Kiev’in merkezinde...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Asırlık çınar Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hayata veda etti

17 Kasım 2024

17 Kasım 2024

Sümer ve Asur uygarlıkları üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarla dünya çapında tanınan Muazzez İlmiye Çığ bugün hayata veda etti. Mersin’in Mezitli...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]