27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor.

Ayasofya’nın güneybatısında bulunan ve Bazilika Sarnıcı olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2017 yılında başlattığı restorasyon çalışmaları sona erdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, twitter hesabından, 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona erdiğini ve Yerebatan Sarnıcı’na ziyaretlerin hafta sonu başlayacağını duyurdu.

Bin 500 yıldan beri kapsamlı restorasyon çalışması yapılmayan Yerebatan Sarnıcı’nın giriş ve çıkış bölümleri düzenlendi.

Sarnıca yoğun ziyaretçi talebi olması ve giriş alanın darlığı uzun kuyrukların oluşmasına yol açıyordu. Restorasyon ile birlikte, giriş alanı cam saçak ile kapatıldı ve alana bir bekleme alanı yapıldı. Sarnıcın çıkış bölümünde de gerekli plan tadilatı yapılarak yapıya uygun ve kullanışlı alan oluşturuldu.

Yerebatan Sarnıcı hakkında kısa bilgi

Yerebatan Sarnıcı, 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde dikdörtgen biçiminde bir alanda yer alıyor. 9.800 m2 alanda yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan yapıya 52 basamaklı taş bir merdivenle iniliyor.

Sarnıcın içinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor. Sütunlar arası, 4.80 metre olup her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.

Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.
Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.

Toplanmış mermerlerden yapıldığı görülen sütunların bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor. Sütun başlıklarının 98 adedi Corint üslûbunda diğerleri Dor üslûbunda yapıldığı görülüyor.

Çoğunluğu silindir biçiminde yapılmış olan sütunların bir bölümü de köşeli veya yivli biçimde inşa edilmiştir.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4.80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçmez hale getirilmiştir.

Bizans döneminde sarayın ve çevre sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış olan sarnıç, İstanbul’un fethinden sonra bir müddet daha Topkapı Sarayı için kullanılmış ancak İslam temizlik anlayışında durgun su sağlıklı olmaz kaidesinden dolayı kullanılmamaya başlanılmıştır.

Yerebatan Sarnıcı, 1544-1550 yıllarında İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir.

Banner
Related Articles

Depremler, Hatay Arkeoloji Müzesi’nde hafif hasara yol açtı

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin etkilediği on ilde yer alan müze ve ören yerlerinin son durumu hakkında Kültür ve Turizm...

İtalyan Sanat Polisi Çalınan Roma Heykelini Ele Geçirdi

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

İtalyan sanat polisi Belçika’da arkeolojik alandan çalınan Roma heykelini ele geçirdi. İtalyan polisi, 2011 yılında Roma eteklerindeki arkeolojik kazı alanından...

Ayasofya Camii’nin tarihi su haznesi ayakkabılık oldu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Geçtiğimiz günlerde Sanat Tarihi Derneği’nin sosyal medya hesabından duyurduğu ve büyük tepki toplayan Ayasofya Camii’nin İmparatorluk Kapısı tahribatından sonra şimdide...

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

24 Mart 2022

24 Mart 2022

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor....

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Teknaf Ormanlarında Eski Bir Cami Bulundu

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Bangladeş’in Teknaf bölgesinde en az bir asırlık olduğu söylenen bir cami bulundu. Eski cami, Mathabhanga’da yoğun ormanlık alanı temizleyen gençler...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Bilim insanları Khufu Piramidi içinde yeni bir keşfe imza attılar

21 Mart 2023

21 Mart 2023

4.500 yıllık bir Mısır piramidi sırlarını dökmeye devam ediyor. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Khufu Piramidi’nin (Giza’nın Büyük Piramidi) içinde...

Araştırmacılar, Neandertallerin İnsanlarla Aynı İşitme Kapasitesine Sahip ve Konuşabildiklerini Söylüyor

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Bilim insanları, insan evrimi konusunda uzun süredir devam eden bir soruyu çözmüş olabileceklerine inanıyorlar. Neandertal kulaklarının sanal olarak yeniden yapılandırılması...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Cizre’de Yapılan Müze kompleksi 2022’de Tamamlanacak”

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kızılay Cizre Gönüllü merkezi’nin açılışı ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şırnak’a geldi. Hamidiye...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Belediye Binasının Altında Roma Dönemine Ait Dev Mozaik Keşfedildi

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

İstanbul ilinin Zeytinburnu ilçesin de eski belediye binasının altında yaklaşık 50 metre karelik dev bir mozaik bulundu. Mozaiğin Roma dönemine...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Biberon Kullanımı 3 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Bebeklerimize ek süt ve mama vermek için kullandığımız biberon günümüzden 3 bin yıl önce kullanılmış olabilir. Almanya’da açılan mezarlardan çıkarılan...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]