5 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor.

Ayasofya’nın güneybatısında bulunan ve Bazilika Sarnıcı olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2017 yılında başlattığı restorasyon çalışmaları sona erdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, twitter hesabından, 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona erdiğini ve Yerebatan Sarnıcı’na ziyaretlerin hafta sonu başlayacağını duyurdu.

Bin 500 yıldan beri kapsamlı restorasyon çalışması yapılmayan Yerebatan Sarnıcı’nın giriş ve çıkış bölümleri düzenlendi.

Sarnıca yoğun ziyaretçi talebi olması ve giriş alanın darlığı uzun kuyrukların oluşmasına yol açıyordu. Restorasyon ile birlikte, giriş alanı cam saçak ile kapatıldı ve alana bir bekleme alanı yapıldı. Sarnıcın çıkış bölümünde de gerekli plan tadilatı yapılarak yapıya uygun ve kullanışlı alan oluşturuldu.

Yerebatan Sarnıcı hakkında kısa bilgi

Yerebatan Sarnıcı, 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde dikdörtgen biçiminde bir alanda yer alıyor. 9.800 m2 alanda yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan yapıya 52 basamaklı taş bir merdivenle iniliyor.

Sarnıcın içinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor. Sütunlar arası, 4.80 metre olup her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.

Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.
Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.

Toplanmış mermerlerden yapıldığı görülen sütunların bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor. Sütun başlıklarının 98 adedi Corint üslûbunda diğerleri Dor üslûbunda yapıldığı görülüyor.

Çoğunluğu silindir biçiminde yapılmış olan sütunların bir bölümü de köşeli veya yivli biçimde inşa edilmiştir.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4.80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçmez hale getirilmiştir.

Bizans döneminde sarayın ve çevre sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış olan sarnıç, İstanbul’un fethinden sonra bir müddet daha Topkapı Sarayı için kullanılmış ancak İslam temizlik anlayışında durgun su sağlıklı olmaz kaidesinden dolayı kullanılmamaya başlanılmıştır.

Yerebatan Sarnıcı, 1544-1550 yıllarında İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir.

Banner
Benzer Yazılar

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin...

Stonehenge, Waun Mawn Anıtı’nın Parçalarından mı Yapıldı?

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Stonehenge bir çok gizemi barındıran ve hala gizemini koruyan bir anıt. Şimdi birde bu gizemlere yaklaşık 280 kilometre öteden taşınmış...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Batman Müzesi’nde Altın Sikkeler Kayboldu İddiası

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde tarihi eser kaçakçıların elinden 2017 yılında kurtarılan  20’ye yakın Roma ve İslam dönemine ait altın sikkenin kaybolduğu iddia...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile ücretsiz gezilebiliyor

20 Haziran 2023

20 Haziran 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile gezilebiliyor. Türkiye’de bir kültürel miras alanı için hazırlanan...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Kültür Bakanlığı’ndan Pergamon Müzesi’ne çağrı: “Zeus Tapınağı memleketine dönmeli”

18 Ekim 2023

18 Ekim 2023

Türkiye’den götürülen ve en çok ziyaret edilen eserlerden biri olan Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan Almanya’daki Pergamon (Bergama) Müzesi, dört...

Vikinglerde Kan Kartalı İşkencesi

14 Haziran 2021

14 Haziran 2021

Vikingler hakkında anlatılan bir çok hikaye var ve bu hikayeleri gerçekte olanlarla aslında hiç olmamış olanları birbirinden ayırt etmek bazen...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]