2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor.

Ayasofya’nın güneybatısında bulunan ve Bazilika Sarnıcı olarak da bilinen Yerebatan Sarnıcı’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2017 yılında başlattığı restorasyon çalışmaları sona erdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, twitter hesabından, 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona erdiğini ve Yerebatan Sarnıcı’na ziyaretlerin hafta sonu başlayacağını duyurdu.

Bin 500 yıldan beri kapsamlı restorasyon çalışması yapılmayan Yerebatan Sarnıcı’nın giriş ve çıkış bölümleri düzenlendi.

Sarnıca yoğun ziyaretçi talebi olması ve giriş alanın darlığı uzun kuyrukların oluşmasına yol açıyordu. Restorasyon ile birlikte, giriş alanı cam saçak ile kapatıldı ve alana bir bekleme alanı yapıldı. Sarnıcın çıkış bölümünde de gerekli plan tadilatı yapılarak yapıya uygun ve kullanışlı alan oluşturuldu.

Yerebatan Sarnıcı hakkında kısa bilgi

Yerebatan Sarnıcı, 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde dikdörtgen biçiminde bir alanda yer alıyor. 9.800 m2 alanda yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahip olan yapıya 52 basamaklı taş bir merdivenle iniliyor.

Sarnıcın içinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor. Sütunlar arası, 4.80 metre olup her biri 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.

Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.
Yerebatan Sarnıcı restorasyon çalışması 4 yıl sürdü.

Toplanmış mermerlerden yapıldığı görülen sütunların bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor. Sütun başlıklarının 98 adedi Corint üslûbunda diğerleri Dor üslûbunda yapıldığı görülüyor.

Çoğunluğu silindir biçiminde yapılmış olan sütunların bir bölümü de köşeli veya yivli biçimde inşa edilmiştir.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4.80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçmez hale getirilmiştir.

Bizans döneminde sarayın ve çevre sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmış olan sarnıç, İstanbul’un fethinden sonra bir müddet daha Topkapı Sarayı için kullanılmış ancak İslam temizlik anlayışında durgun su sağlıklı olmaz kaidesinden dolayı kullanılmamaya başlanılmıştır.

Yerebatan Sarnıcı, 1544-1550 yıllarında İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir.

Banner
Benzer Yazılar

Sibirya’da 2.000 Yıllık Dans Eden Adam Heykelciği Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Rusya’nın en büyük üçüncü bölgesi olan Novosibirsk’teki Ob Nehri üzerinde yeni bir köprü için yapılan kazılarda, on santimetre yüksekliğinde bir...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Güney Afrika’da dünyanın bilinen en eski mezar alanı keşfedildi; Homo naledi mezarlığı

6 Haziran 2023

6 Haziran 2023

Güney Afrikalı paleontologlar, Johannesburg yakınlarındaki Rising Star Cave’de soyu tükenmiş hominin türü Homo naledi’ye ait mezar alanı keşfettiler. Paleoantropolog Lee...

Araştırmacılar, imparatorun mezarında bulunan 2.000 yıllık bronz bir kabın kopyasından damıtılmış şarap ürettiler

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Çin’de arkeologlar, bir imparatorun mezarından çıkarılan 2.000 yıllık bir bronz kabın replikasında damıtılmış şarap ürettiler ve bu, damıtılmış içki tekniğinin...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

Tataristan’da Bulgar-Altın Orda Dönemine Ait Arkeolojik Kompleks Gün Yüzüne Çıkarıldı

19 Mart 2025

19 Mart 2025

Tataristan’ın Alekseevski bölgesinde, otoyol yenileme çalışmaları sırasında, Orta Çağ’a ışık tutacak önemli bir arkeolojik keşif yapıldı. Bulgar-Altın Orda dönemine ait...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul...

Persler Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Pers kültürü, 1000 yıldan daha fazla bir süre Yakın Doğu ve Dünya’nın geri kalanını etkiledi. Kültürleri, bir çok yönüyle uzun...

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]