20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir. Bu eserleri uzun yıllar boyunca bereket ve güzelliğin sembolü olduğu düşünülmüştür.

Colorado Üniversitesinde görevli bir araştırmacı MD Richard Johnson’a göre bu figürlerin bambaşka bir niteliği var.

Obesity dergisinde yayınlanan çalışmanın baş yazarı MD Richard Johnson heykelleri anlamanın anahtarı iklim değişikliği ve diyette yattığına inanıyor.

Colorado Üniversitesi’nde profesör olan Johnson, “Dünyadaki en eski sanat eserlerinden bazıları, Avrupa Buz Devri’ndeki avcı toplayıcıların zamanından kalma bu gizemli kilolu kadın figürleridir, burada obezite görmeyi hiç beklemeyeceksiniz! Bu heykelciklerin aşırı beslenme stresinin zamanlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyoruz.” dedi.

Erken dönemim modern insanları yaklaşık 48.000 bin yıl önce Avrupa’ya girdi. Aurignacians olarak bilinen, kemik uçlu mızraklarla ren geyiği, at ve mamut avladılar. Yazın meyveler, balıklar, kuruyemişler ve bitkiler üzerinde yemek yediler. Ancak o zaman, şimdi olduğu gibi, iklim durağan kalmadı.

Sıcaklıklar -10/-15 santigrad dereceye kadar düştü. Bazı avcı toplayıcılar öldü, bazıları güneye kaçtı, kimileri de ormanlara saklandı.

Willendorf figürü

Obez figürler bu çaresiz zamanlarda ortaya çıktı. Boyları 6 ila 16 santimetre arasında değişiyordu ve taş, fildişi, boynuz veya bazen de kilden yapılmışlardı. Bazıları tılsım olarak takıldı ve taşındı.

Johnson ve ortak yazarları, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Amerikan Üniversitesi’nden Antropoloji Profesörü John Fox, Ph.D. ve Tıp Doçenti Miguel Lanaspa-Garcia, Ph.D. CU Tıp Fakültesi heykellerin bel-kalça ve bel-omuz oranlarını ölçtü. Buzullara en yakın bulunanların, daha uzakta bulunanlara kıyasla en obez olduğunu keşfettiler. Figürlerin bu zor yaşam koşulları için ideal bir vücut tipini temsil ettiğine inanıyorlar.

Doktor olmanın yanı sıra antropoloji alanında lisans derecesine sahip olan Johnson, “Genç kadınlar ve özellikle buzulların yakınında yaşayanlar için vücut büyüklüğü ideallerini ilettiklerini öneriyoruz” dedi. “Buzullar ilerlerken vücut büyüklüğü oranlarının en yüksek olduğunu, iklim ısındığında ve buzullar çekildiğinde obezitenin azaldığını bulduk.”

Araştırmacılara göre obezite, istenen bir durum haline geldi. Kıtlık dönemlerinde obez bir kadın, yetersiz beslenmeden muzdarip olan bir çocuğu gebelik boyunca taşıyabilir. Dolayısıyla figürlere manevi bir anlam yüklenmiş olabilir. Bir kadını hamilelik, doğum ve emzirme yoluyla koruyabilecek bir fetiş ya da sihirli bir cazibe türü olarak görülmüş olabilir.

Figürlerin çoğu, anneden kıza nesilden nesile aktarılan yadigarlar olduğu düşünülmüş çünkü hepsi uzun zaman kullanılmış yada saklanmış olduklarını gösterecek kadar çok yıpranmış. Ergenliğe giren veya hamileliğin erken aşamalarında olan kadınlara, başarılı bir doğum sağlamak için istenen vücut kütlesini anlatabilme umuduyla verilmiş olabilir.
Yazarlar, “Artan yağ, bebeğin sütten kesilmesi yoluyla gebelik sırasında bir enerji kaynağı ve çok ihtiyaç duyulan yalıtım sağlayacaktır” dedi.

Johnson, obeziteyi teşvik etmenin, grubun bu en tehlikeli iklim koşullarında bir başka neslin daha devam etmesini sağladığını söyledi .

Johnson, “Figürler, anne ve yenidoğanların doğurganlığını ve hayatta kalmasını iyileştirmeye yardımcı olacak ideolojik bir araç olarak ortaya çıktı” dedi. “Sanat estetiği, böylece, giderek sertleşen iklim koşullarına uyum sağlamak için sağlığı ve hayatta kalmayı vurgulamada önemli bir işleve sahipti.”

Dr. Johnson teorisini desteklemek için modern tıp bilgisi ve arkeolojik verilere dayanarak antrolopolojideki davranışsal modelleme tekniklerini birleştirmiştir.

Makaleyi daha detaylı okumak isterseniz: https://phys.org/journals/obesity/

 

Banner
Related Articles

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Ankara’dan Diyarbakır’a uzanan turistik Mezopotamya Ekspresi yolculuğuna başlıyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Ankara’dan hareket ederek İç Anadolu ve Doğu Anadolu’dan geçip Diyarbakır’da duracak turistik Mezopotamya Ekspresi, 19 Nisan’da seferlerine başlayacak. TCDD, 19...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Arkeologlar, Litvanya’da Yıkılan Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat Sandığı’nı Ortaya Çıkardılar

30 Ağustos 2021

30 Ağustos 2021

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan kazılarda, Holokost sırasında Naziler tarafından tahrip edilen ve daha sonra Sovyetler tarafından tekrar yerle bir edilen Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da...

Klazomenai Antik Kenti’nin 2 bin 600 yıllık sunu kapları

16 Ekim 2021

16 Ekim 2021

İzmir Körfezi’nin güney sahil şeridi üzerinde, Urla ilçesinin sınırları içerisinde bulunan Klazomenai Antik Kenti kazılarında ortaya çıkarılan 2 bin 600...

Galler’de nadir, erken bir Orta Çağ mezarlığı ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Arkeologlar, 6. veya 7. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen erken Orta Çağ mezarlığı buldular. Mezarlarda iyi korunmuş halde çıkarılan iskeletlerin...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Berenike Antik Kenti Volkanik Bir Patlama Sonucu Terkedilmiş

30 Mart 2021

30 Mart 2021

Mısır’ın antik dönemlerdeki en önemli limanlarından olan Berenike antik şehrinin kaynağı bilinmeyen bir volkanik patlama sonucu şehrin terkedildiği öne sürülüyor....

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Batı Anadolu’da Bulunan 3.500 Yıllık Hitit Mührü Tunç Çağı’nın Siyasi Haritasını Yeniden Çizebilir

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Denizli’deki Aşağıseyit Höyük’te ortaya çıkarılan küçük bir Hitit mührü, Batı Anadolu ile Hitit dünyası arasındaki ilişkiler hakkında önemli bir tartışmayı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]