21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir. Bu eserleri uzun yıllar boyunca bereket ve güzelliğin sembolü olduğu düşünülmüştür.

Colorado Üniversitesinde görevli bir araştırmacı MD Richard Johnson’a göre bu figürlerin bambaşka bir niteliği var.

Obesity dergisinde yayınlanan çalışmanın baş yazarı MD Richard Johnson heykelleri anlamanın anahtarı iklim değişikliği ve diyette yattığına inanıyor.

Colorado Üniversitesi’nde profesör olan Johnson, “Dünyadaki en eski sanat eserlerinden bazıları, Avrupa Buz Devri’ndeki avcı toplayıcıların zamanından kalma bu gizemli kilolu kadın figürleridir, burada obezite görmeyi hiç beklemeyeceksiniz! Bu heykelciklerin aşırı beslenme stresinin zamanlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyoruz.” dedi.

Erken dönemim modern insanları yaklaşık 48.000 bin yıl önce Avrupa’ya girdi. Aurignacians olarak bilinen, kemik uçlu mızraklarla ren geyiği, at ve mamut avladılar. Yazın meyveler, balıklar, kuruyemişler ve bitkiler üzerinde yemek yediler. Ancak o zaman, şimdi olduğu gibi, iklim durağan kalmadı.

Sıcaklıklar -10/-15 santigrad dereceye kadar düştü. Bazı avcı toplayıcılar öldü, bazıları güneye kaçtı, kimileri de ormanlara saklandı.

Willendorf figürü

Obez figürler bu çaresiz zamanlarda ortaya çıktı. Boyları 6 ila 16 santimetre arasında değişiyordu ve taş, fildişi, boynuz veya bazen de kilden yapılmışlardı. Bazıları tılsım olarak takıldı ve taşındı.

Johnson ve ortak yazarları, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Amerikan Üniversitesi’nden Antropoloji Profesörü John Fox, Ph.D. ve Tıp Doçenti Miguel Lanaspa-Garcia, Ph.D. CU Tıp Fakültesi heykellerin bel-kalça ve bel-omuz oranlarını ölçtü. Buzullara en yakın bulunanların, daha uzakta bulunanlara kıyasla en obez olduğunu keşfettiler. Figürlerin bu zor yaşam koşulları için ideal bir vücut tipini temsil ettiğine inanıyorlar.

Doktor olmanın yanı sıra antropoloji alanında lisans derecesine sahip olan Johnson, “Genç kadınlar ve özellikle buzulların yakınında yaşayanlar için vücut büyüklüğü ideallerini ilettiklerini öneriyoruz” dedi. “Buzullar ilerlerken vücut büyüklüğü oranlarının en yüksek olduğunu, iklim ısındığında ve buzullar çekildiğinde obezitenin azaldığını bulduk.”

Araştırmacılara göre obezite, istenen bir durum haline geldi. Kıtlık dönemlerinde obez bir kadın, yetersiz beslenmeden muzdarip olan bir çocuğu gebelik boyunca taşıyabilir. Dolayısıyla figürlere manevi bir anlam yüklenmiş olabilir. Bir kadını hamilelik, doğum ve emzirme yoluyla koruyabilecek bir fetiş ya da sihirli bir cazibe türü olarak görülmüş olabilir.

Figürlerin çoğu, anneden kıza nesilden nesile aktarılan yadigarlar olduğu düşünülmüş çünkü hepsi uzun zaman kullanılmış yada saklanmış olduklarını gösterecek kadar çok yıpranmış. Ergenliğe giren veya hamileliğin erken aşamalarında olan kadınlara, başarılı bir doğum sağlamak için istenen vücut kütlesini anlatabilme umuduyla verilmiş olabilir.
Yazarlar, “Artan yağ, bebeğin sütten kesilmesi yoluyla gebelik sırasında bir enerji kaynağı ve çok ihtiyaç duyulan yalıtım sağlayacaktır” dedi.

Johnson, obeziteyi teşvik etmenin, grubun bu en tehlikeli iklim koşullarında bir başka neslin daha devam etmesini sağladığını söyledi .

Johnson, “Figürler, anne ve yenidoğanların doğurganlığını ve hayatta kalmasını iyileştirmeye yardımcı olacak ideolojik bir araç olarak ortaya çıktı” dedi. “Sanat estetiği, böylece, giderek sertleşen iklim koşullarına uyum sağlamak için sağlığı ve hayatta kalmayı vurgulamada önemli bir işleve sahipti.”

Dr. Johnson teorisini desteklemek için modern tıp bilgisi ve arkeolojik verilere dayanarak antrolopolojideki davranışsal modelleme tekniklerini birleştirmiştir.

Makaleyi daha detaylı okumak isterseniz: https://phys.org/journals/obesity/

 

Banner
Related Articles

Osmanlı Mezar Taşları Mezarlık Duvarında Kullanılmış

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Osmanlı mezar taşları mezarlık duvarı yapımında kullanılmış. İstanbul’un Şile ilçesi’nde Osmanlı dönemi 16 ve 17. yüzyıllarına ait kitabeli mezar taşları...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Çin’in Büyük Kanal Sergisi Pekin’de Açılıyor

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Çin’in Kuzeyinde Pekin’den güneyinde Zhejiang Eyaletine kadar uzanan Büyük Kanal, insan eliyle yapılmış dünyadaki en uzun ve en eski yapay...

Binlerce Arkeolog atama bekliyor

4 Haziran 2022

4 Haziran 2022

Türkiye genelinde eğitim veren onlarca arkeoloji ve sanat tarihi bölümleri yılda yüzlerce arkeolog ve sanat tarihi mezunu veriyor. Kültür ve...

İtalyan Hükümeti Kolezyum’a Açılır Kapanır Zemin İnşa Edecek

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

MS.80’de tamamlanan Kolezyum, İtalya’nın en önemli yapılarından biridir. İtalyan Hükümeti, sanat performanslarının ünlü arenada yapılabilmesi için Kolezyuma (Colosseum) amfi tiyatrosuna geri...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

İlteriş Kutluk Kağan’ın Yazıtı’nda okunan ilk sözcükler paylaşıldı

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Uluslararası Türk Akademisi ve Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü’nün Nomgon Vadisi’ndeki ortak bilimsel arkeolojik keşif gezisi kapsamında tespit edilen İlteriş Kutluk Kağan...

Yunan Tanrısı Apollon’u Tasvir Eden 2000 Yıllık Mühür Kudüs’te Bulundu

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Yunan tanrı panteonunda müziğin, sanatların, Güneş’in, ateşin ve şiirin tanrısı, Apollon‘un tasvir edildiği 2000 yıllık mühür Kudüs’te bulundu. Olympos Dağı’nın...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]