24 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Venüs Figürleri Gerçekte Neyi Anlatıyor?

Venüs figürleri dünyanın en eski sanat eserlerinden biridir. 30.000 yıllık bir geçmişe sahip bu eserler araştırmacıların iki yüzyıldır ilgisini çekmiştir. Bu eserleri uzun yıllar boyunca bereket ve güzelliğin sembolü olduğu düşünülmüştür.

Colorado Üniversitesinde görevli bir araştırmacı MD Richard Johnson’a göre bu figürlerin bambaşka bir niteliği var.

Obesity dergisinde yayınlanan çalışmanın baş yazarı MD Richard Johnson heykelleri anlamanın anahtarı iklim değişikliği ve diyette yattığına inanıyor.

Colorado Üniversitesi’nde profesör olan Johnson, “Dünyadaki en eski sanat eserlerinden bazıları, Avrupa Buz Devri’ndeki avcı toplayıcıların zamanından kalma bu gizemli kilolu kadın figürleridir, burada obezite görmeyi hiç beklemeyeceksiniz! Bu heykelciklerin aşırı beslenme stresinin zamanlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyoruz.” dedi.

Erken dönemim modern insanları yaklaşık 48.000 bin yıl önce Avrupa’ya girdi. Aurignacians olarak bilinen, kemik uçlu mızraklarla ren geyiği, at ve mamut avladılar. Yazın meyveler, balıklar, kuruyemişler ve bitkiler üzerinde yemek yediler. Ancak o zaman, şimdi olduğu gibi, iklim durağan kalmadı.

Sıcaklıklar -10/-15 santigrad dereceye kadar düştü. Bazı avcı toplayıcılar öldü, bazıları güneye kaçtı, kimileri de ormanlara saklandı.

Willendorf figürü

Obez figürler bu çaresiz zamanlarda ortaya çıktı. Boyları 6 ila 16 santimetre arasında değişiyordu ve taş, fildişi, boynuz veya bazen de kilden yapılmışlardı. Bazıları tılsım olarak takıldı ve taşındı.

Johnson ve ortak yazarları, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Amerikan Üniversitesi’nden Antropoloji Profesörü John Fox, Ph.D. ve Tıp Doçenti Miguel Lanaspa-Garcia, Ph.D. CU Tıp Fakültesi heykellerin bel-kalça ve bel-omuz oranlarını ölçtü. Buzullara en yakın bulunanların, daha uzakta bulunanlara kıyasla en obez olduğunu keşfettiler. Figürlerin bu zor yaşam koşulları için ideal bir vücut tipini temsil ettiğine inanıyorlar.

Doktor olmanın yanı sıra antropoloji alanında lisans derecesine sahip olan Johnson, “Genç kadınlar ve özellikle buzulların yakınında yaşayanlar için vücut büyüklüğü ideallerini ilettiklerini öneriyoruz” dedi. “Buzullar ilerlerken vücut büyüklüğü oranlarının en yüksek olduğunu, iklim ısındığında ve buzullar çekildiğinde obezitenin azaldığını bulduk.”

Araştırmacılara göre obezite, istenen bir durum haline geldi. Kıtlık dönemlerinde obez bir kadın, yetersiz beslenmeden muzdarip olan bir çocuğu gebelik boyunca taşıyabilir. Dolayısıyla figürlere manevi bir anlam yüklenmiş olabilir. Bir kadını hamilelik, doğum ve emzirme yoluyla koruyabilecek bir fetiş ya da sihirli bir cazibe türü olarak görülmüş olabilir.

Figürlerin çoğu, anneden kıza nesilden nesile aktarılan yadigarlar olduğu düşünülmüş çünkü hepsi uzun zaman kullanılmış yada saklanmış olduklarını gösterecek kadar çok yıpranmış. Ergenliğe giren veya hamileliğin erken aşamalarında olan kadınlara, başarılı bir doğum sağlamak için istenen vücut kütlesini anlatabilme umuduyla verilmiş olabilir.
Yazarlar, “Artan yağ, bebeğin sütten kesilmesi yoluyla gebelik sırasında bir enerji kaynağı ve çok ihtiyaç duyulan yalıtım sağlayacaktır” dedi.

Johnson, obeziteyi teşvik etmenin, grubun bu en tehlikeli iklim koşullarında bir başka neslin daha devam etmesini sağladığını söyledi .

Johnson, “Figürler, anne ve yenidoğanların doğurganlığını ve hayatta kalmasını iyileştirmeye yardımcı olacak ideolojik bir araç olarak ortaya çıktı” dedi. “Sanat estetiği, böylece, giderek sertleşen iklim koşullarına uyum sağlamak için sağlığı ve hayatta kalmayı vurgulamada önemli bir işleve sahipti.”

Dr. Johnson teorisini desteklemek için modern tıp bilgisi ve arkeolojik verilere dayanarak antrolopolojideki davranışsal modelleme tekniklerini birleştirmiştir.

Makaleyi daha detaylı okumak isterseniz: https://phys.org/journals/obesity/

 

Banner
Benzer Yazılar

Palmira Antik Kenti Zafer Takı’nın Restorasyon Çalışmaları Başlıyor

22 Mart 2022

22 Mart 2022

Terör örgütü DEAŞ tarafından 2015 yılında yıkılan Palmira Antik Kenti Zafer Takı’nın restorasyon çalışmaları başlıyor. Proje, Rus ve Suriyeli arkeolog...

Gürcistan’da 1.8 milyon yıllık insan dişi bulundu

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’in yaklaşık 100 km güneybatısında Orozamni köyü yakınlarında 1.8 milyon yıllık insan dişi bulundu. Gürcü arkeologlar tarafından bulunan...

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı Adeta Can Çekişiyor

1 Ekim 2021

1 Ekim 2021

Hitit İmparatorluğu’nun en önemli kült merkezlerinden birisi olan Beyşehir Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, son görüntüsü ile içleri sızlatıyor. MÖ 13’üncü...

İtalyan Hükümeti Kolezyum’a Açılır Kapanır Zemin İnşa Edecek

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

MS.80’de tamamlanan Kolezyum, İtalya’nın en önemli yapılarından biridir. İtalyan Hükümeti, sanat performanslarının ünlü arenada yapılabilmesi için Kolezyuma (Colosseum) amfi tiyatrosuna geri...

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Belediye Binasının Altında Roma Dönemine Ait Dev Mozaik Keşfedildi

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

İstanbul ilinin Zeytinburnu ilçesin de eski belediye binasının altında yaklaşık 50 metre karelik dev bir mozaik bulundu. Mozaiğin Roma dönemine...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Chichén Itzá’da yılan miğferi takan yontulmuş antik savaşçı yüz heykeli bulundu

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Meksika’daki Chichén Itzá’da Casa Colorada arkeolojik kompleksinde, yılan başlıklı antropomorfik bir yüz heykeli bulundu. 9 Kasım Perşembe günü, Meksika Ulusal...

İzmir polisi kaçak kazı yapılan evde 2700 yıllık mozaik ele geçirdi

16 Kasım 2021

16 Kasım 2021

İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Kaçakçılığı Büro Amirliği ekipleri, kaçak kazı yapıldığına dair alınan...

Süryanice yazılmış en eski İncil el yazması çeviri keşfedildi

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden bir araştırmacı, MS 3. yüzyılda Süryanice yazılmış ve MS 6. yüzyılda kopyalanmış İncil’e ait küçük bir el...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Boncuklu Tarla’da 12.000 yıllık anıtsal bir stel keşfedildi

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’nde bulunan Boncuklu Tarla’da yapılan kazılarda, 12 bin yıllık, 2 metre 20 santim uzunluğunda oyma...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]