11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki katlı evin temelinde ortaya çıkarıldı.

Kireçtaşı ana kayaya oyulmuş ve evin altında 30 metre uzunluğunda yer alan kaya resminin bulunduğu bölümün daha fazla tahribata uğramaması için 2018 yılında kurtarma kazıları başlatıldı.

Yapılan ilk incelemelerde eserin M. Ö. 9. yüzyılda Mezopotamya’da başlayan ve o zamanın en büyük süper gücü haline gelen Neo-Asur İmparatorluğu dönemine ait olduğu belirlendi.

Kurtarma kazılarının ilk sonuçlarını antiquity dergisinde yayınlayan kazı ekibi üyesi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı, “Asur İmparatorluğu Güneydoğu Anadolu’da siyasi güç kullandığında, Asurlu valiler güçlerini Asur saray tarzında sanat yoluyla ifade ettiler” dedi.

Çalışmada, bu tarzın bir örneğinin oyulmuş anıtsal kaya kabartmaları olduğu, ancak Neo-Asur örneklerinin nadir olduğu belirtildi.

Yeraltı odasına giden merdiven Fotoğraf  C. Uludağ
Yeraltı odasına giden merdiven Fotoğraf C. Uludağ

Kaya resmi Asur ve Arami kültürlerinin sentezini gösteriyor

Sanat eseri, doğrudan fetih yerine kültürlerin entegrasyonunu yansıtıyor. Tanrıların isimleri yerel Aramice dilinde yazılmıştır. Görüntüler, Suriye ve Anadolu’dan dini temaları tasvir ediyor ve Asur tarzında yaratıldı.

Adalı, “Bu, bölgenin Neo-Asur kontrolünün erken evresinde, bir bölgede Asurlular ve Aramilerin yerel bir birlikte yaşama ve simbiyozunun nasıl olduğunu gösteriyor. Başbük paneli, imparatorlukların doğasını inceleyen akademisyenlere, anıtsal sanat yoluyla ifade edilen emperyal gücün uygulanmasında bölgesel geleneklerin nasıl sesli ve canlı kalabileceğinin çarpıcı bir örneğini veriyor” dedi.

Resim, hepsi bitmemiş sekiz tanrıyı gösteriyor. En büyüğü 3,6 fit (1,1 metre) yüksekliğindedir. Eserdeki yerel tanrılar arasında ay tanrısı Sîn, fırtına tanrısı Hadad ve tanrıça Atargatis yer alıyor. Arkalarında, araştırmacılar bir güneş tanrısı ve diğer tanrıları tanımlayabilirler.

Adalı, tasvirlerin Suriye-Anadolu dini öneme sahip sembolleri Asur temsilinin unsurlarıyla birleştirdiğini söyledi.

Adalı, “Suriye-Anadolu dini temalarının dahil edilmesi, Yeni Assur unsurlarının daha önceki buluntulardan beklenmeyen şekillerde uyarlandığını göstermektedir. Yerel unsurların daha fazla vurgulandığı bölgedeki Asur varlığının daha erken bir aşamasını yansıtıyorlar” diye konuştu.

Harran Üniversitesi’nden arkeoloji profesörü olan çalışma yazarı Mehmet Önal, bu eseri keşfettikten sonra, “Lambanın loş ışığı tanrıları ortaya çıkarırken, fırtına tanrısı Hadad’ın görkemli yüzü ve çok etkileyici gözlerle karşı karşıya olduğumu fark ettiğimde korkudan titredim” diye heyecanını paylaştı.

Fırtına tanrısı Hadad ve kuzey Suriye'nin başlıca tanrıçası Atargatis'i gösteren kaya resmi Fotoğraf Mehmet Önal
Fırtına tanrısı Hadad ve kuzey Suriye’nin başlıca tanrıçası Atargatis’i gösteren kaya resmi Fotoğraf Mehmet Önal

Aramice tanrı isimleri okunuyor

Kaya resimlerinin fotoğraflarını inceleyen ekibin epigrafisi Adalı, 2019 yılında Aramice yazıtları okuyup çevirdi.

Adalı, “Bu tür sanat eserlerinde Aramice yazıtları görünce şok oldum ve tanrıların isimlerini okurken büyük bir heyecan duydum” dedi.

Ay tanrısı Sin Aramice yazılışı
Ay tanrısı Sin Aramice yazılışı Fotoğraf M. Önal, C. Uludağ, Y. Koyuncu

“Panel, Yeni Asur sanatını taşra bağlamında uyarlayan Asur makamlarına hizmet eden yerel sanatçılar tarafından yapıldı. Bölüm, yerel yöneticiler tarafından denetlenen ritüelleri gerçekleştirmek için kullanılıyordu. Yerel yöneticilerin ve uygulamalarının değişmesi veya ortaya çıkan bir siyasi-asker çatışması nedeniyle terk edilmiş olabilir”

M. Ö. 783 ile 811 yılları arasında III. Adad-nirari döneminde görev yapan Yeni Asurlu bir memur olan Mukīn-abūa’nın adını gösterebilecek bir yazıt tespit etti. Arkeologlar, o sırada bu bölgeye atandığından ve kompleksi yerel halkın cazibesini kazanmanın bir yolu olarak kullandığından şüpheleniyorlar.

Kaynak CNN

Banner
Related Articles

Peru’da arkeologlar 800 yıllık iplerle bağlanmış bir mumya keşfettiler

29 Kasım 2021

29 Kasım 2021

Arkeologlar Peru’nun merkez sahilinde en az 800 yaşında olduğu tahmin edilen bir mumya keşfettiler. Mumyanın cesedi iplerle bağlanmıştı ve eller...

Klazomenai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erkan Ersoy “kazı amacıyla iş makinelerinin kullanımı söz konusu değil”

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Klazomenai Antik Kenti nekropol alanında iş makineleri ile kazı yapıldığına yönelik çıkan haberler üzerine Klazomenia Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; “Ayasofya Paylaşımı Gerçeği Yansıtmıyor”

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Ayasofya Camii’nin Osmanlı dönemi tarihi su haznesinin kapağı kırılarak ayakkabı konulduğuna dair yapılan haberler üzerine İstanbul İl Kültür ve Turizm...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

Araştırmacılar, Vezüv patlamasında yanan Herculaneum parşömenlerini okumak için yapay zekayı kullanıyor

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Araştırmacılar, MS 79’daki Vezüv patlamasında yanan antik Roma kenti Herculaneum’daki kömürleşmiş bir parşömendeki ilk metinlerden birinden ilk kelimeyi çıkarmak için...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

İstinat Duvarı Çalışmasına Bakarken Roma Döneminden Kalma Stel Keşfetti

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Erdoğan Tunaboylu, Bursa iline bağlı Nilüfer ilçesinde ki Evinin karşısında yapılan istinat duvarının yapımını izlerken Roma döneminden kalma steli keşfetti....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]