10 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki katlı evin temelinde ortaya çıkarıldı.

Kireçtaşı ana kayaya oyulmuş ve evin altında 30 metre uzunluğunda yer alan kaya resminin bulunduğu bölümün daha fazla tahribata uğramaması için 2018 yılında kurtarma kazıları başlatıldı.

Yapılan ilk incelemelerde eserin M. Ö. 9. yüzyılda Mezopotamya’da başlayan ve o zamanın en büyük süper gücü haline gelen Neo-Asur İmparatorluğu dönemine ait olduğu belirlendi.

Kurtarma kazılarının ilk sonuçlarını antiquity dergisinde yayınlayan kazı ekibi üyesi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı, “Asur İmparatorluğu Güneydoğu Anadolu’da siyasi güç kullandığında, Asurlu valiler güçlerini Asur saray tarzında sanat yoluyla ifade ettiler” dedi.

Çalışmada, bu tarzın bir örneğinin oyulmuş anıtsal kaya kabartmaları olduğu, ancak Neo-Asur örneklerinin nadir olduğu belirtildi.

Yeraltı odasına giden merdiven Fotoğraf  C. Uludağ
Yeraltı odasına giden merdiven Fotoğraf C. Uludağ

Kaya resmi Asur ve Arami kültürlerinin sentezini gösteriyor

Sanat eseri, doğrudan fetih yerine kültürlerin entegrasyonunu yansıtıyor. Tanrıların isimleri yerel Aramice dilinde yazılmıştır. Görüntüler, Suriye ve Anadolu’dan dini temaları tasvir ediyor ve Asur tarzında yaratıldı.

Adalı, “Bu, bölgenin Neo-Asur kontrolünün erken evresinde, bir bölgede Asurlular ve Aramilerin yerel bir birlikte yaşama ve simbiyozunun nasıl olduğunu gösteriyor. Başbük paneli, imparatorlukların doğasını inceleyen akademisyenlere, anıtsal sanat yoluyla ifade edilen emperyal gücün uygulanmasında bölgesel geleneklerin nasıl sesli ve canlı kalabileceğinin çarpıcı bir örneğini veriyor” dedi.

Resim, hepsi bitmemiş sekiz tanrıyı gösteriyor. En büyüğü 3,6 fit (1,1 metre) yüksekliğindedir. Eserdeki yerel tanrılar arasında ay tanrısı Sîn, fırtına tanrısı Hadad ve tanrıça Atargatis yer alıyor. Arkalarında, araştırmacılar bir güneş tanrısı ve diğer tanrıları tanımlayabilirler.

Adalı, tasvirlerin Suriye-Anadolu dini öneme sahip sembolleri Asur temsilinin unsurlarıyla birleştirdiğini söyledi.

Adalı, “Suriye-Anadolu dini temalarının dahil edilmesi, Yeni Assur unsurlarının daha önceki buluntulardan beklenmeyen şekillerde uyarlandığını göstermektedir. Yerel unsurların daha fazla vurgulandığı bölgedeki Asur varlığının daha erken bir aşamasını yansıtıyorlar” diye konuştu.

Harran Üniversitesi’nden arkeoloji profesörü olan çalışma yazarı Mehmet Önal, bu eseri keşfettikten sonra, “Lambanın loş ışığı tanrıları ortaya çıkarırken, fırtına tanrısı Hadad’ın görkemli yüzü ve çok etkileyici gözlerle karşı karşıya olduğumu fark ettiğimde korkudan titredim” diye heyecanını paylaştı.

Fırtına tanrısı Hadad ve kuzey Suriye'nin başlıca tanrıçası Atargatis'i gösteren kaya resmi Fotoğraf Mehmet Önal
Fırtına tanrısı Hadad ve kuzey Suriye’nin başlıca tanrıçası Atargatis’i gösteren kaya resmi Fotoğraf Mehmet Önal

Aramice tanrı isimleri okunuyor

Kaya resimlerinin fotoğraflarını inceleyen ekibin epigrafisi Adalı, 2019 yılında Aramice yazıtları okuyup çevirdi.

Adalı, “Bu tür sanat eserlerinde Aramice yazıtları görünce şok oldum ve tanrıların isimlerini okurken büyük bir heyecan duydum” dedi.

Ay tanrısı Sin Aramice yazılışı
Ay tanrısı Sin Aramice yazılışı Fotoğraf M. Önal, C. Uludağ, Y. Koyuncu

“Panel, Yeni Asur sanatını taşra bağlamında uyarlayan Asur makamlarına hizmet eden yerel sanatçılar tarafından yapıldı. Bölüm, yerel yöneticiler tarafından denetlenen ritüelleri gerçekleştirmek için kullanılıyordu. Yerel yöneticilerin ve uygulamalarının değişmesi veya ortaya çıkan bir siyasi-asker çatışması nedeniyle terk edilmiş olabilir”

M. Ö. 783 ile 811 yılları arasında III. Adad-nirari döneminde görev yapan Yeni Asurlu bir memur olan Mukīn-abūa’nın adını gösterebilecek bir yazıt tespit etti. Arkeologlar, o sırada bu bölgeye atandığından ve kompleksi yerel halkın cazibesini kazanmanın bir yolu olarak kullandığından şüpheleniyorlar.

Kaynak CNN

Banner
Benzer Yazılar

Nüfus Dinamikleri ve İç Asya’da İmparatorlukların Yükselişi

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Geç Bronz Çağı’ndan Orta Çağ’a kadar, doğu Avrasya Bozkırları bir dizi organize ve son derece etkili göçebe imparatorluklara ev sahipliği...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Süpermarket inşaat alanında Roma taban mozaiği bulundu

18 Mart 2023

18 Mart 2023

Oxford Arkeolojisi arkeologlarından oluşan bir ekip, İngiltere’nin Buckinghamshire kentindeki Olney kasabasında kurulacak süpermarketin inşaat alanında Roma taban mozaiği keşfetti. Bir...

Van Gölü’nün suyu çekilince Çarpanak Adası’na giden Urartu yolu ortaya çıktı

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Yağışların azalması ve artan buharlaşma ile birlikte Van Gölü’nün su seviyesi düşünce Çarpanak Adası’nı kıyıya bağlayan bir kilometrelik Urartu yolu...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Viking Ailesi Yeni DNA Teknolojisi Kullanılarak Tanımlandı

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Araştırmacılar, yeni DNA teknolojisi sayesinde Danimarka ve İngiltere’de keşfedilen iki Viking kalıntısı arasındaki bağlantıyı doğrulayabildiler. Araştırmacılar, biri 2005 yılında Otterup,...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

İtalya’da 16 Milyon Yıllık Yarasa Bulundu

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

Araştırmacılar, elde ettikleri şaşırtıcı buluntular ile bizleri heyecanlandırmaya devam ediyorlar. Bu heyecanlandırıcı buluntuların birisi de  16 Milyon yıllık yarasa oldu....

Frigya topraklarını rehber eşliğinde sanal turla gezebileceksiniz

18 Nisan 2023

18 Nisan 2023

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Dağlık Frigya toprakları sanal platforma taşındı. Proje, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Elemanı...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]