24 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların, 4.500 ila 3.000 yıl önce meydana gelen iki iklim değişikliği döneminde uyum sağladığını ve geliştiğini gösteriyor.

Bu hafta PLOS One dergisinde yayınlanan bulgulara göre , iklim değişikliğine insanların tepkilerinin şaşırtıcı derecede değişken olduğunu gösteriyor. İklim değişikliğinin getirdiği zorluklar toplumları kırılma noktasının ötesinde strese sokabilir, ancak aynı zamanda dayanıklılık ve yaratıcılık için fırsatlar da sağlayabilir. Çalışma için araştırmacılar, Kuzey Levant’ın Tell Tayinat olarak bilinen kesiminde yerel, ince ölçekli arkeolojik verileri topladı ve analiz etti.

Çalışma, Tayinat’taki Erken Bronz Çağı’nin sona ermesinin, 4,200 yıl önce bir mega-kuraklığın başlangıcına denk geliyor gibi görünse de, aslında çok daha erken başlayan süreçlerin doruk noktası olduğunu gösteriyor.

Toronto Üniversitesi’nde arkeoloji profesörü Harrison, “Arkeolojik kanıtlar iklim olayının önemli yerel etkilerine işaret etmiyor, çünkü mahsullerde kuraklık olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmuyor,” dedi. Bunun yerine, araştırmacılar yerel siyasi ve mekansal yapılanmanın arkeolojik kanıtlarını buldular.

Araştırmacılar, radyokarbon tarihleme yöntemini kullanarak, Tunç Çağı’nın başlarında ve sonlarında Doğu Akdeniz’in kuzey kesiminde ince ölçekli bir toplumsal etkinlik zaman çizelgesi oluşturdular. Fotoğraf Tayinat Arkeolojik Projesi

En eski şehirlerden ve devlet düzeyindeki toplumlardan bazıları, Orta Doğu ve çevresindeki Orta Doğu’da, MÖ 3000 ila 2000 yılları arasında ve MÖ 1600 ila 1200 arasında kuruldu.

Bu yeni sosyal ve politik örgütlenme sistemlerinin istikrarsız olduğu kanıtlandı ve her iki dönem de çöküşle sonuçlandı. Kesin, ince ölçekli arkeolojik kanıtlar olmadan araştırmacılar, toplumsal faaliyetteki ayrıntılı değişiklikleri ortaya çıkaramadılar. Sonuç olarak, arkeologlar erken ve geç Bronz Çağı’nın sonlarını belirleyen toplumsal çöküşleri açıklamak için iklim değişikliğine yöneldi.

Araştırmacılar, radyokarbon tarihleme yöntemini kullanarak Tayinat’ta iki iklim değişikliği döneminde daha ince ölçekli bir toplumsal etkinlik zaman çizelgesi oluşturdu. Baş çalışma yazarı Sturt Manning, “Bu dönemlerin mutlak tarihlendirilmesi, yıllardır önemli bir tartışma konusu olmuştur ve bu çalışma, birçok sorunun yanıtlanmasına yardımcı olan önemli bir yeni veri setine katkıda bulunmaktadır,” dedi.

Profesör Manning, “Bu çalışmada elde edilen ayrıntılı kronolojik çözünürlük, önerilen iklim değişikliğine yerel ve bölgesel tepkiler açısından arkeolojik kanıtların daha sağlam bir yorumlanmasına olanak tanıyor ve insanların çevresel stres ve değişkenliğe nasıl tepki verdiğine ışık tutuyor” dedi. Manning tarafından üretilen daha sağlam arkeolojik zaman çizelgeleri, artan bir kuraklık dönemine rağmen, yaklaşık 3.200 yıl önce bir yeniden yerleşim dönemini ve artan toplumsal aktiviteyi ortaya çıkardı.

İklim değişikliği tehdidinin ortasında, yerleşim gelişti. Yeni veriler, yerleşim yerinin yeniden yapılandırılmasının bir çöküş belirtisi olmadığını, direnç ve adaptasyonun kanıtı olduğunu gösterdi.

Harrison, “Tayinat’ın yerleşimi, ekilebilir araziye erişimi en üst düzeye çıkarmak için yapılmış olabilir ve mahsul kanıtı, çok sayıda su talep eden mahsulün sürekli olarak ekildiğini ortaya koyuyor ve kuraklıktan muzdarip bir bölgenin resmine karşı çıkan bir yanıtı ortaya koyuyor,” dedi. Tayinat’taki Demir Çağı, iklimsel değişikliği yaşandığı bir dönemde önemli bir toplumsal dayanıklılığı temsil ediyor.

https://www.upi.com/Science_News/2020/10/30/Humans-in-ancient-Turkey-adapted-to-climate-change-thrived/5171604060051/?ur3=1 sitesinden çeviri yapılmıştır..

Banner
Benzer Yazılar

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Güney Amerikalı Jivaro kabilesine ait 4 kafatası İzmir’de ele geçirildi

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Ticaret Bakanlığı İzmir Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri gelen bir ihbar üzerine düzenledikleri operasyonda Güney Amerikalı Jivaro kabilesine...

Bilecik’teki Aya Yorgi Kilisesi Restore Edilmeyi Bekliyor

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Bilecik’teki 200 yıllık Aya Yorgi Kilisesi harabe durumda… Acilen kilisenin restore edilmesi gerekiyor. Bilecik‘in Osmaneli ilçesinde yer alan 1800’lü yılların...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Antik Yunan’da düzenlenen partiler “Kaos, anarşi, seks ve aşırı içki” içeriyordu

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Bilim insanlarına göre Antik Yunan felsefeyi ve demokrasinin gelişmesini sağladı. Kurdukları şehir devletleri modern devlet ve toplum anlayışının temellerini oluşturdu....

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

3 Ekim 2021

3 Ekim 2021

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır. Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek...

Mısır’ın Luksor kentinde yeni taş koç başları ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

Mısır Eski Eserler Yüksek Kurulu (SCA) Genel Sekreteri Mustafa el-Waziri, geçtiğimiz günlerde Sfenks Bulvarı ‘nda (el-Kebash Yolu olarak da bilinir)...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Dülük Antik Kenti’ndeki son kazılar farklı dinlerin tarihine ışık tutacak

11 Ekim 2021

11 Ekim 2021

Dünyanın en eski 25 yerleşim yerinden biri olan Dülük Antik Kenti, farklı dinlerin tarihine ışık tutacağı düşünülüyor. Gaziantep merkezden 10...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]