10 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin bilinen ilk Trak yerleşimini gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan ve M.Ö. 3 binli yıllara kadar uzanan bu antik yerleşim alanı, Trak kültürüne ışık tutacak değerli buluntular sunuyor.

Kazı çalışmaları sırasında, Trakların önemli tanrıçalarından Hera’ya ait büyük bir tapınak ve Trak kültürüne özgü çeşitli arkeolojik eserler ortaya çıkarıldı. Trakların izlerini süren bu alanda, ilerleyen dönemlerde turizm yatırımlarının da artması bekleniyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Neşe Atik, Traklar hakkında önemli bilgiler paylaşarak, “Traklar, günümüzdeki bilgilere göre M.Ö. 2. Binde Romanya’nın güneyinden Bulgaristan’a ve oradan da bu topraklara gelmişler. Bu erken bir dönem olmakla birlikte, daha öncesinde Hazar’ın kuzeyinden Romanya’ya göç etmiş olmaları da muhtemeldir. M.Ö. 1200’lerde Türkiye Trakya’sına geldiklerini bildiğimiz Traklar, M.S. 7. yüzyıla kadar burada varlıklarını sürdürmüşlerdir. Roma ordularında paralı asker olarak görev almaları sayesinde varlıkları bilinmektedir. Kendilerine özgü isimleri sayesinde bu bilgilere ulaşılmıştır. Traklar, ölümden ve şehit olmaktan hiç korkmuyorlardı. Ölüm sonrası ölümsüzlüğe kavuşacaklarına olan inançları, onları Roma ordusunda çok aranan savaşçılar yapmıştır. Herkesin bildiği Spartaküs de bir Trak kahramanıdır ve onun gibi pek çok kahramanları vardır” dedi.

Prof. Dr. Atik, Trakların fiziksel özelliklerine de değinerek, “Antik yazarlar, Trakların beyaz tenli, sarışın ve mavi gözlü bir halk olduğunu belirtiyorlar. Hatta bazılarının kızıl saçlı olduğu da söyleniyor. Bu halkın M.S. 7. yüzyıla kadar varlığını sürdürdüğünü biliyoruz. Ancak zamanla farklı topluluklarla karışarak saf ırk özelliklerini kaybetmişlerdir. Bölgenin Makedon kralı tarafından fethedilmesiyle Makedonlarla, Roma döneminde Romalılarla ve Bizans dönemine kadar da farklı kültürlerle etkileşimleri olmuştur. Bu nedenle ırk saflığı kalmamış olsa da, genetik kalıntıları mutlaka mevcuttur. Bu durum, Tekirdağ’da beyaz tenli, mavi gözlü ve sarışın insanların sayısının oldukça fazla olmasının bir nedeni olabilir. Günümüzde yapılacak gen analizleri, bölge halkının ne kadarının Trak kökenli olduğunu ortaya çıkarabilir” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: İHA

Kazı alanındaki önemli keşiflere de değinen Prof. Dr. Atik, “Şu anda bulunduğumuz alan, büyük bir tapınağa ait. Hatta inanışa göre tanrıça, şehre ismini vermiştir. Bu tapınak bir yangın sonucu yıkıldıktan sonra onarılmamış ve tanrıçanın oğlu olan sağlık tanrısının kutsal alanı biraz daha batıya taşınmıştır. Sağlık tanrısı olduğu için rahipler aynı zamanda doktordu. Kazılarda tıp aletleri, ilaç yapım havuzları ve fırınları bulundu. Bu da kutsal alanın batıya doğru kaydığını göstermektedir. Bu tepede, biri ana tanrıçaya, diğeri ise oğlunun tapınağına ait olmak üzere iki kutsal alan bulunmaktadır” şeklinde konuştu ve Trakların ölülerini genellikle yatırarak gömdüklerini belirtti.

Fotoğraf: İHA

Son olarak kazı alanının coğrafi konumuna dikkat çeken Prof. Dr. Atik, “İstanbul-Tekirdağ yolu bu alanı ikiye bölmüş durumda. Bu yıl ilk kez denize bakan tarafında kazı yapacağız. Marmara Denizi’nin hemen kıyısında yer alıyor. Orada zengin evlerini bulmayı umuyoruz. Yamaç evleri bulma ihtimalimiz oldukça yüksek” diyerek gelecekteki kazı çalışmalarına dair beklentilerini dile getirdi.

Banner
Benzer Yazılar

HS2 arkeologları nadir bulunan Roma ahşap figürün ortaya çıkardı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

İngiltere’de hızlı tren HS2 projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında erken Roma döneminden kalma nadir bir ahşap oyma figürün keşfedildi....

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

Nadir Bulunan Kemik Alet Eski Avustralya Hakkında Bilgi Veriyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Australian Archaeology dergisinde yayınlanan yeni bir makaleye göre, Güney Avustralya’daki Ngarrindjeri ülkesinde ortaya çıkarılan bir kemik ucunun analizi, First Nations Avustralyalıların davranış ve...

Caesarea’da Şaşırtıcı Bir Keşif: Dionysos ve Herkül’ün Şarap Yarışı İlk Kez Bir Lahitte Ortaya Çıktı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

İsrail’in antik liman kenti Caesarea’da yürütülen kazılarda, bugüne kadar bölgede eşi benzeri görülmemiş bir Roma dönemi mermer lahit keşfedildi. İsrail...

Denizci bir halk olmayan Hititler Doğu Akdeniz ticaretini nasıl elinde tuttu

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Anadolu, Tunç Çağı’nda önemli kara ticaret yollarına sahipti. Asurlu tüccarların kurduğu karumlar MÖ 2 binli yıllarda ticaretin ana damarlarını oluşturdu....

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

İsrail’de 350.000 Yıllık Taş, Dünyanın En Eski Taş Bileme Aleti Olabilir!

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

İsrail’deki arkeologlar, Homo sapiens’in ortaya çıkmasından en az 50.000 yıl önce muhtemelen yiyecek ve diğer malzemeleri öğütmek için kullanılan 350.000...

Rusya’da 2.100 yıllık Afrodit madalyonu ortaya çıkarıldı

29 Ekim 2022

29 Ekim 2022

Karadeniz ile Azak Denizi arasında kalan Taman yarımadasında devam eden kazılarda Tanrıça Afrodit rahibesi olduğu düşünülen bir genç kıza ait...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]