23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin bilinen ilk Trak yerleşimini gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan ve M.Ö. 3 binli yıllara kadar uzanan bu antik yerleşim alanı, Trak kültürüne ışık tutacak değerli buluntular sunuyor.

Kazı çalışmaları sırasında, Trakların önemli tanrıçalarından Hera’ya ait büyük bir tapınak ve Trak kültürüne özgü çeşitli arkeolojik eserler ortaya çıkarıldı. Trakların izlerini süren bu alanda, ilerleyen dönemlerde turizm yatırımlarının da artması bekleniyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Neşe Atik, Traklar hakkında önemli bilgiler paylaşarak, “Traklar, günümüzdeki bilgilere göre M.Ö. 2. Binde Romanya’nın güneyinden Bulgaristan’a ve oradan da bu topraklara gelmişler. Bu erken bir dönem olmakla birlikte, daha öncesinde Hazar’ın kuzeyinden Romanya’ya göç etmiş olmaları da muhtemeldir. M.Ö. 1200’lerde Türkiye Trakya’sına geldiklerini bildiğimiz Traklar, M.S. 7. yüzyıla kadar burada varlıklarını sürdürmüşlerdir. Roma ordularında paralı asker olarak görev almaları sayesinde varlıkları bilinmektedir. Kendilerine özgü isimleri sayesinde bu bilgilere ulaşılmıştır. Traklar, ölümden ve şehit olmaktan hiç korkmuyorlardı. Ölüm sonrası ölümsüzlüğe kavuşacaklarına olan inançları, onları Roma ordusunda çok aranan savaşçılar yapmıştır. Herkesin bildiği Spartaküs de bir Trak kahramanıdır ve onun gibi pek çok kahramanları vardır” dedi.

Prof. Dr. Atik, Trakların fiziksel özelliklerine de değinerek, “Antik yazarlar, Trakların beyaz tenli, sarışın ve mavi gözlü bir halk olduğunu belirtiyorlar. Hatta bazılarının kızıl saçlı olduğu da söyleniyor. Bu halkın M.S. 7. yüzyıla kadar varlığını sürdürdüğünü biliyoruz. Ancak zamanla farklı topluluklarla karışarak saf ırk özelliklerini kaybetmişlerdir. Bölgenin Makedon kralı tarafından fethedilmesiyle Makedonlarla, Roma döneminde Romalılarla ve Bizans dönemine kadar da farklı kültürlerle etkileşimleri olmuştur. Bu nedenle ırk saflığı kalmamış olsa da, genetik kalıntıları mutlaka mevcuttur. Bu durum, Tekirdağ’da beyaz tenli, mavi gözlü ve sarışın insanların sayısının oldukça fazla olmasının bir nedeni olabilir. Günümüzde yapılacak gen analizleri, bölge halkının ne kadarının Trak kökenli olduğunu ortaya çıkarabilir” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: İHA

Kazı alanındaki önemli keşiflere de değinen Prof. Dr. Atik, “Şu anda bulunduğumuz alan, büyük bir tapınağa ait. Hatta inanışa göre tanrıça, şehre ismini vermiştir. Bu tapınak bir yangın sonucu yıkıldıktan sonra onarılmamış ve tanrıçanın oğlu olan sağlık tanrısının kutsal alanı biraz daha batıya taşınmıştır. Sağlık tanrısı olduğu için rahipler aynı zamanda doktordu. Kazılarda tıp aletleri, ilaç yapım havuzları ve fırınları bulundu. Bu da kutsal alanın batıya doğru kaydığını göstermektedir. Bu tepede, biri ana tanrıçaya, diğeri ise oğlunun tapınağına ait olmak üzere iki kutsal alan bulunmaktadır” şeklinde konuştu ve Trakların ölülerini genellikle yatırarak gömdüklerini belirtti.

Fotoğraf: İHA

Son olarak kazı alanının coğrafi konumuna dikkat çeken Prof. Dr. Atik, “İstanbul-Tekirdağ yolu bu alanı ikiye bölmüş durumda. Bu yıl ilk kez denize bakan tarafında kazı yapacağız. Marmara Denizi’nin hemen kıyısında yer alıyor. Orada zengin evlerini bulmayı umuyoruz. Yamaç evleri bulma ihtimalimiz oldukça yüksek” diyerek gelecekteki kazı çalışmalarına dair beklentilerini dile getirdi.

Banner
Related Articles

Yeni kanıtlar Endonezya’daki Gunung Padang’ın Göbeklitepe’den bile daha eski olduğunu öne sürüyor

25 Kasım 2023

25 Kasım 2023

Endonezya’nın Batı Java kentinin yemyeşil manzaralarında yer alan devasa bir megalitik yapı olan Gunung Padang, dünyanın en eski piramidi olabilir....

İtalya’da 2.700 Yıllık Dokunulmamış Etrüsk Mezarı Açıldı: İçinde İki Kişi ve Zengin Mezar Hediyeleri Bulundu

15 Haziran 2026

15 Haziran 2026

İtalya’nın Lazio bölgesinde, yaklaşık 2.700 yıl önce kapatılmış ve bugüne kadar dokunulmamış bir Etrüsk mezarı açıldı. Barbarano Romano yakınlarındaki San...

İsrailli araştırmacılar 780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da balık pişirmenin kanıtlarını buldular.

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da yaşayan homininler, balıkları pişirerek yemeyi seviyorlardı. İsrailli araştırmacılar Pazartesi günü, ateşin yemek pişirmek için...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Finlandiya’da Bir Tarlada Bulunan Küçük Rozet, Orta Çağ’ın En Nadir Hacı Buluntularından Biri Çıktı

25 Haziran 2026

25 Haziran 2026

Finlandiya’nın güneybatısında bir tarlada bulunan küçük ve kırık bir metal parça, Orta Çağ Baltık dünyasının en nadir hacı rozetlerinden biri...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

500 yaşındaki İnka mumyası, sanki derin bir uykuda “La Doncella”

24 Ağustos 2021

24 Ağustos 2021

1999’da Arjantin’deki yüksek Volcán Llullaillaco zirvesinin yakınında bulunan üç İnka mumyası tüm bilim adamlarını hayrete düşürdü. Bulunan 3 İnka o...

Munigua’da Bulunan 2 Bin Yıllık Roma Makyaj Kutusu, Güzellik ve Ölüm Sonrası Hafızayı Birleştiriyor

11 Haziran 2026

11 Haziran 2026

Sevilla yakınlarındaki antik Munigua kentinde ortaya çıkarılan küçük bir bronz makyaj kutusu, Roma döneminde kişisel bakımın mezar gelenekleriyle nasıl iç...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]