13 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Trakya’nın Bilinen En Eski Trak Yerleşimi Tekirdağ’da Kazılıyor

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi’nin kıyısında önemli bir arkeolojik kazı çalışması yürütülüyor. Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki kazılar, Trakya bölgesinin bilinen ilk Trak yerleşimini gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan ve M.Ö. 3 binli yıllara kadar uzanan bu antik yerleşim alanı, Trak kültürüne ışık tutacak değerli buluntular sunuyor.

Kazı çalışmaları sırasında, Trakların önemli tanrıçalarından Hera’ya ait büyük bir tapınak ve Trak kültürüne özgü çeşitli arkeolojik eserler ortaya çıkarıldı. Trakların izlerini süren bu alanda, ilerleyen dönemlerde turizm yatırımlarının da artması bekleniyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Neşe Atik, Traklar hakkında önemli bilgiler paylaşarak, “Traklar, günümüzdeki bilgilere göre M.Ö. 2. Binde Romanya’nın güneyinden Bulgaristan’a ve oradan da bu topraklara gelmişler. Bu erken bir dönem olmakla birlikte, daha öncesinde Hazar’ın kuzeyinden Romanya’ya göç etmiş olmaları da muhtemeldir. M.Ö. 1200’lerde Türkiye Trakya’sına geldiklerini bildiğimiz Traklar, M.S. 7. yüzyıla kadar burada varlıklarını sürdürmüşlerdir. Roma ordularında paralı asker olarak görev almaları sayesinde varlıkları bilinmektedir. Kendilerine özgü isimleri sayesinde bu bilgilere ulaşılmıştır. Traklar, ölümden ve şehit olmaktan hiç korkmuyorlardı. Ölüm sonrası ölümsüzlüğe kavuşacaklarına olan inançları, onları Roma ordusunda çok aranan savaşçılar yapmıştır. Herkesin bildiği Spartaküs de bir Trak kahramanıdır ve onun gibi pek çok kahramanları vardır” dedi.

Prof. Dr. Atik, Trakların fiziksel özelliklerine de değinerek, “Antik yazarlar, Trakların beyaz tenli, sarışın ve mavi gözlü bir halk olduğunu belirtiyorlar. Hatta bazılarının kızıl saçlı olduğu da söyleniyor. Bu halkın M.S. 7. yüzyıla kadar varlığını sürdürdüğünü biliyoruz. Ancak zamanla farklı topluluklarla karışarak saf ırk özelliklerini kaybetmişlerdir. Bölgenin Makedon kralı tarafından fethedilmesiyle Makedonlarla, Roma döneminde Romalılarla ve Bizans dönemine kadar da farklı kültürlerle etkileşimleri olmuştur. Bu nedenle ırk saflığı kalmamış olsa da, genetik kalıntıları mutlaka mevcuttur. Bu durum, Tekirdağ’da beyaz tenli, mavi gözlü ve sarışın insanların sayısının oldukça fazla olmasının bir nedeni olabilir. Günümüzde yapılacak gen analizleri, bölge halkının ne kadarının Trak kökenli olduğunu ortaya çıkarabilir” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: İHA

Kazı alanındaki önemli keşiflere de değinen Prof. Dr. Atik, “Şu anda bulunduğumuz alan, büyük bir tapınağa ait. Hatta inanışa göre tanrıça, şehre ismini vermiştir. Bu tapınak bir yangın sonucu yıkıldıktan sonra onarılmamış ve tanrıçanın oğlu olan sağlık tanrısının kutsal alanı biraz daha batıya taşınmıştır. Sağlık tanrısı olduğu için rahipler aynı zamanda doktordu. Kazılarda tıp aletleri, ilaç yapım havuzları ve fırınları bulundu. Bu da kutsal alanın batıya doğru kaydığını göstermektedir. Bu tepede, biri ana tanrıçaya, diğeri ise oğlunun tapınağına ait olmak üzere iki kutsal alan bulunmaktadır” şeklinde konuştu ve Trakların ölülerini genellikle yatırarak gömdüklerini belirtti.

Fotoğraf: İHA

Son olarak kazı alanının coğrafi konumuna dikkat çeken Prof. Dr. Atik, “İstanbul-Tekirdağ yolu bu alanı ikiye bölmüş durumda. Bu yıl ilk kez denize bakan tarafında kazı yapacağız. Marmara Denizi’nin hemen kıyısında yer alıyor. Orada zengin evlerini bulmayı umuyoruz. Yamaç evleri bulma ihtimalimiz oldukça yüksek” diyerek gelecekteki kazı çalışmalarına dair beklentilerini dile getirdi.

Banner
Benzer Yazılar

Amasya’da Kayıp Tapınak Ortaya Çıktı: Antik Kaynaklarda Bile Geçmiyor

22 Eylül 2025

22 Eylül 2025

Amasya’daki Oluz Höyük kazılarında, antik tarihçilerin kayıtlarında dahi adı geçmeyen 2 bin 600 yıllık kayıp bir tapınak gün yüzüne çıkarıldı....

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

Bahreyn’de arkeologlar 1200 yıllık insan yapımı ada ortaya çıkardı

13 Şubat 2022

13 Şubat 2022

Bahreyn, Muharrak’taki tarihi Al Sayah Adası’nda kazılar ve arkeolojik araştırmalar yapan bir ekip, adanın “insan yapımı” olduğunu ve en az...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Roma Dönemi Hispania’sında Keşfedilen Bilinen En Eski Taş Kalıp, Sikke Üretimine Işık Tutuyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

İspanya’nın Porcuna kentinde, antik Obulco yerleşiminde yapılan kazılar, Roma Hispania’sında madeni para üretiminin en eski kanıtını gün yüzüne çıkardı. Jaén...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Klazomenai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erkan Ersoy “kazı amacıyla iş makinelerinin kullanımı söz konusu değil”

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Klazomenai Antik Kenti nekropol alanında iş makineleri ile kazı yapıldığına yönelik çıkan haberler üzerine Klazomenia Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Terracotta Savaşçıları’nın bulunmasında rol oynayan Çinli arkeolog Shi Xingbang, 99 yaşında öldü. Çin’in duayen arkeoloğu Shi Xingbang, 1953 yılında Çin’in...

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl...

Diyarbakır Surları’nın iki burcunun restorasyonu tamamlandı

19 Ocak 2023

19 Ocak 2023

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından “Surlar’da Diriliş” mottosuyla başlatılan çalışmalarda Dağkapı 1 ve 2 nolu burçların restorasyonu tamamlandı. UNESCO Dünya Kültür...

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında...

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Korsika adasında bulunan 6.000 yıllık yerleşim yeri

5 Mayıs 2023

5 Mayıs 2023

Fransa’nın Sotta kasabasında sosyal konut yapılacak alanda çalışan arkeologlar Punta Campana’nın (Korsika adası) yamaçlarını kazdılar ve geniş bir Neolitik alan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]