26 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor.

Tibet platosunda bulunan 46 bin buzul, küresel ısınmadan nasibini 30 yıldan beri alıyor.

Bilim insanları, hızla artan sıcaklık nedeniyle platoda yer alan buzulların yüzde 72’sinin 2050 yılına kadar eriyeceğini düşünüyor.

Buzulların yüzeyleri yaşamdan uzak olsa da iç bölümleri, donmuş halde bakteri, virüs, alg (fotosentez yapabilen ve esas olarak su ortamında (deniz veya tatlı su) yaşayan organizmalar), mantar ve arke (tek hücreli prokaryotik mikroorganizmalar) gibi yaşam formlarını barındırıyor.

Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA
Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA

Futura Planeté de yer alan bir habere göre, Çinli bilim insanları, Tibet buzullarında bu formlar dışında yaklaşık 968 farklı şimdiye kadar görülmemiş mikrop keşfettiler.

Bu mikropların yaşam alanları zor koşulları barındırıyor. Buzullar, yüksek düzeyde güneş radyasyonuna maruz kalmakla beraber neredeyse hiç besin kaynağının olmadığı yerlerdir. Sıcaklıklara bağlı olarak donma ve çözülme özelliğine sahiptirler.

Çinli bilim insanları şu anda , araştırma ilerledikçe yeni organizmaların keşfiyle desteklenmesi gereken “ Tibet Buzulu Genomları ve Genleri Kataloğu ” (TG2G) başlıklı bir araştırma projesi yürütüyorlar.

Buzun erimesi ve dolayısıyla bu mikropların dağılımı ile ilgili sonuçları ve olası sorunları değerlendirmek için bu buzulların mikroplarını listelemenin gerekli olduğuna inanılıyor.

Çalışma ekibi, 2016 ve 2020 yılları arasında 21 buzuldan 3.241 genomu saymayı tamamladı. Genomların yaklaşık %82’si yeni türler, bu türlerin %11’i aynı buzulda ve %10’u da incelenen tüm buzullarda bulundu. Bu buzullar , koşullar uygun olduğunda hayata geri dönebilen 10.000 yıllık mikropları yakaladıkları için geçmişteki yaşamın gerçek “kaydedicileri” dir.

Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.
Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.

2021’de başka bir çalışma da ise, Tibet’teki Guliya buz sahanlığında kapana kısılmış 33 virüs (28 bilinmeyen dahil) tespit edilmişti. Keşfedilen bu virüslerin bazılarının yaşının 15.000 yıldan fazla olduğu tahmin ediliyordu.

Mikroplar, virüsler, bakteriler ve mantarlar buza nasıl kilitlenir?

Araştırmacılara göre, bu virüsler esas olarak bitkilerden ve içinde büyüdükleri topraktan geliyor. 10.000 veya 15.000 yıl önce bu topraktan gelen toz, büyük miktarlarda karbon ve metan gibi basitçe buzda tutuldu, Tibet buzunda 12 milyon ton karbon kilitli kalacaktı. Bu nedenle, küresel ısınmayla bağlantılı buzun erimesi, bu mikroorganizmaların yeniden hareketlenmesini sağlayacak gibi duruyor.

Etiketler: , , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Frigya topraklarını rehber eşliğinde sanal turla gezebileceksiniz

18 Nisan 2023

18 Nisan 2023

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Dağlık Frigya toprakları sanal platforma taşındı. Proje, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Elemanı...

Pompeii’de şimdiye kadar görülmemiş köle odası keşfedildi

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Vezüv Yanardağı’nın yerle bir ettiği, gösterişli, zengin Roma kenti Pompeii Antik Kenti kazılarında heyecan yaratacak yeni bulgular ortaya çıkarılmaya devam...

Prostat Kanseri ve Şeker Hastalığı Neandertal Atalarımızın Mirası mı?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Çağımızın iki büyük sağlık sorunu prostat kanseri ve şeker hastalığı Neandertal atalarımızdan bizlere genlerle gelen bir miras mı? Tartu Üniversitesi‘nden bir...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Orta Don’da benzersiz bir keşif: Gümüş bir plakada İskit tanrıları

20 Kasım 2021

20 Kasım 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Voronej bölgesinin Ostrogozhsky Bölgesi’ndeki Devitsa V mezarlığındaki kazıları sırasında, griffinlerle çevrili kanatlı İskit tanrıları...

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Pompeii kurbanlarının DNA analizi şaşırtıcı sonuçlar verdi

28 Mayıs 2022

28 Mayıs 2022

M. S. 79 yılında Vezüv yanardağının şiddetli patlaması ile yerle bir olan Pompeii’nin küller arasında kalan iki kurbanın DNA analizi...

Uygur, “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” Türkiye’ye Getirilmeli

6 Ekim 2021

6 Ekim 2021

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, Adana’da 1882 yılında bir binanın inşaat kazısı sırasında bulunan ve bir iddiaya...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Hindistan’ın Goa kentinde ortaya çıkarılan Portekiz döneminden kalma nadir 832 bakır sikke

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Hindistan’ın batı kıyısındaki Goa eyaletindeki Sattari, Nanoda’da bir kaju çiftliğinde 16. yüzyıl veya 17. yüzyıl Portekiz dönemine ait olduğuna inanılan...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi. Golan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]