5 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor.

Tibet platosunda bulunan 46 bin buzul, küresel ısınmadan nasibini 30 yıldan beri alıyor.

Bilim insanları, hızla artan sıcaklık nedeniyle platoda yer alan buzulların yüzde 72’sinin 2050 yılına kadar eriyeceğini düşünüyor.

Buzulların yüzeyleri yaşamdan uzak olsa da iç bölümleri, donmuş halde bakteri, virüs, alg (fotosentez yapabilen ve esas olarak su ortamında (deniz veya tatlı su) yaşayan organizmalar), mantar ve arke (tek hücreli prokaryotik mikroorganizmalar) gibi yaşam formlarını barındırıyor.

Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA
Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA

Futura Planeté de yer alan bir habere göre, Çinli bilim insanları, Tibet buzullarında bu formlar dışında yaklaşık 968 farklı şimdiye kadar görülmemiş mikrop keşfettiler.

Bu mikropların yaşam alanları zor koşulları barındırıyor. Buzullar, yüksek düzeyde güneş radyasyonuna maruz kalmakla beraber neredeyse hiç besin kaynağının olmadığı yerlerdir. Sıcaklıklara bağlı olarak donma ve çözülme özelliğine sahiptirler.

Çinli bilim insanları şu anda , araştırma ilerledikçe yeni organizmaların keşfiyle desteklenmesi gereken “ Tibet Buzulu Genomları ve Genleri Kataloğu ” (TG2G) başlıklı bir araştırma projesi yürütüyorlar.

Buzun erimesi ve dolayısıyla bu mikropların dağılımı ile ilgili sonuçları ve olası sorunları değerlendirmek için bu buzulların mikroplarını listelemenin gerekli olduğuna inanılıyor.

Çalışma ekibi, 2016 ve 2020 yılları arasında 21 buzuldan 3.241 genomu saymayı tamamladı. Genomların yaklaşık %82’si yeni türler, bu türlerin %11’i aynı buzulda ve %10’u da incelenen tüm buzullarda bulundu. Bu buzullar , koşullar uygun olduğunda hayata geri dönebilen 10.000 yıllık mikropları yakaladıkları için geçmişteki yaşamın gerçek “kaydedicileri” dir.

Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.
Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.

2021’de başka bir çalışma da ise, Tibet’teki Guliya buz sahanlığında kapana kısılmış 33 virüs (28 bilinmeyen dahil) tespit edilmişti. Keşfedilen bu virüslerin bazılarının yaşının 15.000 yıldan fazla olduğu tahmin ediliyordu.

Mikroplar, virüsler, bakteriler ve mantarlar buza nasıl kilitlenir?

Araştırmacılara göre, bu virüsler esas olarak bitkilerden ve içinde büyüdükleri topraktan geliyor. 10.000 veya 15.000 yıl önce bu topraktan gelen toz, büyük miktarlarda karbon ve metan gibi basitçe buzda tutuldu, Tibet buzunda 12 milyon ton karbon kilitli kalacaktı. Bu nedenle, küresel ısınmayla bağlantılı buzun erimesi, bu mikroorganizmaların yeniden hareketlenmesini sağlayacak gibi duruyor.

Etiketler: , , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Ege Bölgesi’nin ilk çiftçilerine ev sahipliği yapan Ulucak Höyük’te bereket sembolü kadın figürlü heykelcik bulundu

8 Ağustos 2022

8 Ağustos 2022

8 bin 850 yıl önce Ege Bölgesi’ne yerleşen ilk çiftçilere ev sahipliği yapan Ulucak Höyük kazılarında bu yıl bereket ve...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]