29 November 2025 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor.

Tibet platosunda bulunan 46 bin buzul, küresel ısınmadan nasibini 30 yıldan beri alıyor.

Bilim insanları, hızla artan sıcaklık nedeniyle platoda yer alan buzulların yüzde 72’sinin 2050 yılına kadar eriyeceğini düşünüyor.

Buzulların yüzeyleri yaşamdan uzak olsa da iç bölümleri, donmuş halde bakteri, virüs, alg (fotosentez yapabilen ve esas olarak su ortamında (deniz veya tatlı su) yaşayan organizmalar), mantar ve arke (tek hücreli prokaryotik mikroorganizmalar) gibi yaşam formlarını barındırıyor.

Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA
Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA

Futura Planeté de yer alan bir habere göre, Çinli bilim insanları, Tibet buzullarında bu formlar dışında yaklaşık 968 farklı şimdiye kadar görülmemiş mikrop keşfettiler.

Bu mikropların yaşam alanları zor koşulları barındırıyor. Buzullar, yüksek düzeyde güneş radyasyonuna maruz kalmakla beraber neredeyse hiç besin kaynağının olmadığı yerlerdir. Sıcaklıklara bağlı olarak donma ve çözülme özelliğine sahiptirler.

Çinli bilim insanları şu anda , araştırma ilerledikçe yeni organizmaların keşfiyle desteklenmesi gereken “ Tibet Buzulu Genomları ve Genleri Kataloğu ” (TG2G) başlıklı bir araştırma projesi yürütüyorlar.

Buzun erimesi ve dolayısıyla bu mikropların dağılımı ile ilgili sonuçları ve olası sorunları değerlendirmek için bu buzulların mikroplarını listelemenin gerekli olduğuna inanılıyor.

Çalışma ekibi, 2016 ve 2020 yılları arasında 21 buzuldan 3.241 genomu saymayı tamamladı. Genomların yaklaşık %82’si yeni türler, bu türlerin %11’i aynı buzulda ve %10’u da incelenen tüm buzullarda bulundu. Bu buzullar , koşullar uygun olduğunda hayata geri dönebilen 10.000 yıllık mikropları yakaladıkları için geçmişteki yaşamın gerçek “kaydedicileri” dir.

Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.
Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.

2021’de başka bir çalışma da ise, Tibet’teki Guliya buz sahanlığında kapana kısılmış 33 virüs (28 bilinmeyen dahil) tespit edilmişti. Keşfedilen bu virüslerin bazılarının yaşının 15.000 yıldan fazla olduğu tahmin ediliyordu.

Mikroplar, virüsler, bakteriler ve mantarlar buza nasıl kilitlenir?

Araştırmacılara göre, bu virüsler esas olarak bitkilerden ve içinde büyüdükleri topraktan geliyor. 10.000 veya 15.000 yıl önce bu topraktan gelen toz, büyük miktarlarda karbon ve metan gibi basitçe buzda tutuldu, Tibet buzunda 12 milyon ton karbon kilitli kalacaktı. Bu nedenle, küresel ısınmayla bağlantılı buzun erimesi, bu mikroorganizmaların yeniden hareketlenmesini sağlayacak gibi duruyor.

Etiketler: , , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Araştırmacılar, antik Çin’de uygulanan beş cezadan biri olan Yue’nin (Amputasyon) 3.000 yıllık kanıtını bulmuş olabilir.

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

South China Morning Post’a göre, Çin’li araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir mezarda bulunan iskeletin, suçlulara uygulanan ilk ayak amputasyon (Yue) ceza...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

Polonya’daki Soldau toplama kampının yakınındaki iki toplu mezarda 8.000 kurbanın külleri bulundu.

15 Temmuz 2022

15 Temmuz 2022

Polonyalı yetkililer, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen en az 8.000 Polonyalının küllerini içeren eski Nazi toplama kampı Soldau...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Nüfus Dinamikleri ve İç Asya’da İmparatorlukların Yükselişi

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Geç Bronz Çağı’ndan Orta Çağ’a kadar, doğu Avrasya Bozkırları bir dizi organize ve son derece etkili göçebe imparatorluklara ev sahipliği...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]