15 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor.

Tibet platosunda bulunan 46 bin buzul, küresel ısınmadan nasibini 30 yıldan beri alıyor.

Bilim insanları, hızla artan sıcaklık nedeniyle platoda yer alan buzulların yüzde 72’sinin 2050 yılına kadar eriyeceğini düşünüyor.

Buzulların yüzeyleri yaşamdan uzak olsa da iç bölümleri, donmuş halde bakteri, virüs, alg (fotosentez yapabilen ve esas olarak su ortamında (deniz veya tatlı su) yaşayan organizmalar), mantar ve arke (tek hücreli prokaryotik mikroorganizmalar) gibi yaşam formlarını barındırıyor.

Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA
Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA

Futura Planeté de yer alan bir habere göre, Çinli bilim insanları, Tibet buzullarında bu formlar dışında yaklaşık 968 farklı şimdiye kadar görülmemiş mikrop keşfettiler.

Bu mikropların yaşam alanları zor koşulları barındırıyor. Buzullar, yüksek düzeyde güneş radyasyonuna maruz kalmakla beraber neredeyse hiç besin kaynağının olmadığı yerlerdir. Sıcaklıklara bağlı olarak donma ve çözülme özelliğine sahiptirler.

Çinli bilim insanları şu anda , araştırma ilerledikçe yeni organizmaların keşfiyle desteklenmesi gereken “ Tibet Buzulu Genomları ve Genleri Kataloğu ” (TG2G) başlıklı bir araştırma projesi yürütüyorlar.

Buzun erimesi ve dolayısıyla bu mikropların dağılımı ile ilgili sonuçları ve olası sorunları değerlendirmek için bu buzulların mikroplarını listelemenin gerekli olduğuna inanılıyor.

Çalışma ekibi, 2016 ve 2020 yılları arasında 21 buzuldan 3.241 genomu saymayı tamamladı. Genomların yaklaşık %82’si yeni türler, bu türlerin %11’i aynı buzulda ve %10’u da incelenen tüm buzullarda bulundu. Bu buzullar , koşullar uygun olduğunda hayata geri dönebilen 10.000 yıllık mikropları yakaladıkları için geçmişteki yaşamın gerçek “kaydedicileri” dir.

Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.
Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.

2021’de başka bir çalışma da ise, Tibet’teki Guliya buz sahanlığında kapana kısılmış 33 virüs (28 bilinmeyen dahil) tespit edilmişti. Keşfedilen bu virüslerin bazılarının yaşının 15.000 yıldan fazla olduğu tahmin ediliyordu.

Mikroplar, virüsler, bakteriler ve mantarlar buza nasıl kilitlenir?

Araştırmacılara göre, bu virüsler esas olarak bitkilerden ve içinde büyüdükleri topraktan geliyor. 10.000 veya 15.000 yıl önce bu topraktan gelen toz, büyük miktarlarda karbon ve metan gibi basitçe buzda tutuldu, Tibet buzunda 12 milyon ton karbon kilitli kalacaktı. Bu nedenle, küresel ısınmayla bağlantılı buzun erimesi, bu mikroorganizmaların yeniden hareketlenmesini sağlayacak gibi duruyor.

Etiketler: , , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Ortaçağ Boncuklarının Çizdiği Afrika Ticaret Yolları

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Cam boncukların kimyasal bileşimi ve morfolojik özellikleri nereden geldiklerini ortaya çıkarabilir. Cenevre Üniversitesi’nden arkeologlar, Mali ve Senegal’deki kırsal alanlarda MS...

Sporun Vazgeçilmezi Top’un Orta Asya’daki 3000 yıllık Geçmişi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Top ile oynanan bir çok oyun günümüzde de popülerliğini sürdürmekte. Özellikle futbol, basketbol gibi çok bilinen ve sevilen spor dallarının...

İznik’te mumyalanmış 3 iskelet bulundu

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İznik’te devam eden kazılarda, M. S. 2’nci yüzyıla tarihlenen iki lahit ortaya çıkarıldı. Lahitlerden mumyalanmış iskeletler çıktı. İznik Hisardere Nekropolü...

Arkeologlar, 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5.000 yıllık mezar keşfettiler

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

Kuzey Britanya’daki Orkney kazılarında arkeologlar 100 yıl önce elde edilen ipuçlarından yola çıkarak 5000 yıllık olağanüstü bir mezar alanı ortaya...

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

HS2 arkeologları nadir bulunan Roma ahşap figürün ortaya çıkardı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

İngiltere’de hızlı tren HS2 projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında erken Roma döneminden kalma nadir bir ahşap oyma figürün keşfedildi....

Konya’nın Kapadokyası Kilistra Antik Kenti

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Peribacaları, kiliseler, yer altı şehirleri denilince aklımıza ilk gelen yer Nevşehir, Aksaray arasında kalan Kapadokya olur. Eşsiz tarihi zenginliği ile...

Xianyang Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar bulundu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Shaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü’ne göre, Xi’an’daki Xianyang Uluslararası Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar dahil olmak üzere  4.600’den...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]