3 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor.

Tibet platosunda bulunan 46 bin buzul, küresel ısınmadan nasibini 30 yıldan beri alıyor.

Bilim insanları, hızla artan sıcaklık nedeniyle platoda yer alan buzulların yüzde 72’sinin 2050 yılına kadar eriyeceğini düşünüyor.

Buzulların yüzeyleri yaşamdan uzak olsa da iç bölümleri, donmuş halde bakteri, virüs, alg (fotosentez yapabilen ve esas olarak su ortamında (deniz veya tatlı su) yaşayan organizmalar), mantar ve arke (tek hücreli prokaryotik mikroorganizmalar) gibi yaşam formlarını barındırıyor.

Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA
Tibet platosu buzullarının uydu görüntüsü© NASA

Futura Planeté de yer alan bir habere göre, Çinli bilim insanları, Tibet buzullarında bu formlar dışında yaklaşık 968 farklı şimdiye kadar görülmemiş mikrop keşfettiler.

Bu mikropların yaşam alanları zor koşulları barındırıyor. Buzullar, yüksek düzeyde güneş radyasyonuna maruz kalmakla beraber neredeyse hiç besin kaynağının olmadığı yerlerdir. Sıcaklıklara bağlı olarak donma ve çözülme özelliğine sahiptirler.

Çinli bilim insanları şu anda , araştırma ilerledikçe yeni organizmaların keşfiyle desteklenmesi gereken “ Tibet Buzulu Genomları ve Genleri Kataloğu ” (TG2G) başlıklı bir araştırma projesi yürütüyorlar.

Buzun erimesi ve dolayısıyla bu mikropların dağılımı ile ilgili sonuçları ve olası sorunları değerlendirmek için bu buzulların mikroplarını listelemenin gerekli olduğuna inanılıyor.

Çalışma ekibi, 2016 ve 2020 yılları arasında 21 buzuldan 3.241 genomu saymayı tamamladı. Genomların yaklaşık %82’si yeni türler, bu türlerin %11’i aynı buzulda ve %10’u da incelenen tüm buzullarda bulundu. Bu buzullar , koşullar uygun olduğunda hayata geri dönebilen 10.000 yıllık mikropları yakaladıkları için geçmişteki yaşamın gerçek “kaydedicileri” dir.

Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.
Küresel ısınma ile eriyen buzulların içinde yer alan mikroplar Tibet topraklarında yeniden can bulabilir.

2021’de başka bir çalışma da ise, Tibet’teki Guliya buz sahanlığında kapana kısılmış 33 virüs (28 bilinmeyen dahil) tespit edilmişti. Keşfedilen bu virüslerin bazılarının yaşının 15.000 yıldan fazla olduğu tahmin ediliyordu.

Mikroplar, virüsler, bakteriler ve mantarlar buza nasıl kilitlenir?

Araştırmacılara göre, bu virüsler esas olarak bitkilerden ve içinde büyüdükleri topraktan geliyor. 10.000 veya 15.000 yıl önce bu topraktan gelen toz, büyük miktarlarda karbon ve metan gibi basitçe buzda tutuldu, Tibet buzunda 12 milyon ton karbon kilitli kalacaktı. Bu nedenle, küresel ısınmayla bağlantılı buzun erimesi, bu mikroorganizmaların yeniden hareketlenmesini sağlayacak gibi duruyor.

Etiketler: , , in HABER
Banner
Benzer Yazılar

Antik Heykeller Harika Koksaydı Ne Olurdu? Greko-Romen Heykellerinin Şaşırtıcı Sırları

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Oxford Arkeoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırma, antik Yunan ve Roma sanatının sıklıkla göz ardı edilen bir yönüne ışık tuttu:...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Fas’ta 1 milyon 300 bin yıllık balta üretim tesisi bulundu

30 Temmuz 2021

30 Temmuz 2021

Çok uluslu bir arkeolog ekibi, Fas’ta 1.3 milyon yıl öncesine dayanan en eski Taş Devri el baltası üretim tesisinin keşfini...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

İlteriş Kutluk Kağan’ın Yazıtı’nda okunan ilk sözcükler paylaşıldı

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Uluslararası Türk Akademisi ve Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü’nün Nomgon Vadisi’ndeki ortak bilimsel arkeolojik keşif gezisi kapsamında tespit edilen İlteriş Kutluk Kağan...

Orkney Çömleği Üzerinde 5.000 Yıllık Parmak İzi

23 Nisan 2021

23 Nisan 2021

Avrupa kıtasının en eski tarihi yerleşimlerine sahip İskoçya’nın kuzey bölgesinde yer alan Orkney takımadalarında  5.000 yıl öncesine dayanan bir çömlek...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Hindistan’ın İndus Vadisi bölgesindeki Rakhi Garhi’de 5000 yıllık Kuyumcu Atölyesi bulundu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Hindistan Arkeoloji Araştırmaları (ASI), İndus Vadisi’nin en eski bölgelerinden biri olan Haryana’nın Rakhigarhi köyünde 5000 yıllık bir kuyumcu atölyesinin kalıntılarını...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

2. Dünya Savaşı kalıntılarını arayan amatörler 2.000 yıllık Roma kılıcı keşfetti

17 Şubat 2025

17 Şubat 2025

Polonyalı metal dedektörü meraklılarından oluşan INVENTUM Derneği üyeleri, Polonya’nın Kraków-Częstochowa Yaylası’nda 2. Dünya Savaşı kalıntıları ararken 2.000 yıllık bir Roma...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

25 Kasım 2022

25 Kasım 2022

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]