24 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar belirteçleri tarih öncesi topluluklarında da görülüyor.

Manchester Üniversitesi’nden arkeologlar, Cardiff Üniversitesi ve Herefordshire İlçe Konseyi ile işbirliği içinde, İngiltere’nin Herefordshire kentindeki Dorstone Hill’deki kazılar sırasında Neolitik Çağ mezar yapılarında kaya kristalleri keşfettiler.

Uzmanlar, kaya kristallerinin, kaya, taş, ağaç, dal, bitki gibi mezar belirteci olarak kullanılmış olacağı üzerinde düşünüyorlar.

Dorstone Tepesi’nde bulunan kaya kristalleri, büyük altıgen taşlarda oluşan nadir bir şeffaf kuvars türüdür. Kestirildiler ve kasıtlı olarak mezar höyüklerine bırakıldılar. Uzmanlar, kristal malzemenin potansiyel olarak 300 yıla kadar nesiller boyunca bölgeye yerleştirildiğine inanıyor.

Britanya Adaları’nda, bu kristallerin bu kadar yüksek bir saflık seviyesinde bulunduğu çok az yer var, en yakını Kuzey Galler’deki Snowdonia ve Güneybatı Galler’deki St David’s Head – bu, Dorstone Tepesi çevresinde yaşayan tarih öncesi insanların bölgeye ulaşmak için malzemeyi uzun mesafelere taşımış olmaları gerektiği anlamına geliyor.

İngiltere Neolitik Dönem insanı tarafından mezar taşı olarak kullanılan kaya kristali
Fotoğraf Manchester Üniversitesi

Kaya kristallerinin kanıtları, İngiltere’deki bir avuç tarih öncesi alanda bulunur, ancak amaçlarını veya önemlerini belirlemek için çok az araştırma yapılmıştır. Ekip, materyalin yerel kimlikleri ve Britanya Adaları çevresindeki yerlerle bağlantılarını göstermek ve mezar alanını işaretlemek için kullanıldığını tahmin ediyor.

Baş araştırmacı Dr. Nick Overton şunları söyledi: “Kristali bulmak son derece heyecan vericiydi çünkü son derece nadirdir – camdan önceki bir zamanda, bu mükemmel şeffaf katı malzeme parçaları gerçekten ayırt edici olmalıydı.”

“Kristaller, kullandıkları diğer taşlara kıyasla çok sıradışı görüneceklerdi ve vurulduklarında veya birbirine sürtündüklerinde ışık yaydıkları ve küçük gökkuşağı parçaları ürettikleri için son derece ayırt ediciydiler – kullanımlarının, bireyleri bir araya getiren, yerel kimlikleri oluşturan ve yaşayanları kalıntıları biriktirilen ölülerle ilişkilendiren unutulmaz anlar yaratacağını savunuyoruz” diye ekledi Dr. Overton.

Makaleye bu adresten ulaşabilirsiniz

https://doi.org/10.1017/S0959774322000142

Kapak Fotoğrafı Manchester Üniversitesi

Banner
Related Articles

Arkeologlar, gizliliği kaldırılmış casus uydu görüntülerini kullanarak ünlü bir erken İslam savaşının yerini belirlediler

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Durham Üniversitesi ve El-Kadisiye Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD casus uydularından gelen gizliliği kaldırılmış görüntülerle tarihi kayıtları karşılaştırarak, Irak topraklarında gerçekleşen tarihi...

Antik Dünya’nın en büyük lahdi Sidamara yıllar sonra Eros’una kavuştu

1 Temmuz 2022

1 Temmuz 2022

Karaman’ın Ambar Köyü’nde 140 yıl önce ortaya çıkartılan Antik Dünya’nın en büyük lahdi olarak kabul edilen Sidamara lahdinin eksik parçası...

Neandertallerin güçlü parmakları varken, insanlar daha iyi kontrole sahipti…

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Yeni bir araştırmaya göre, Neandertal parmaklarının saplı aletleri tutmaya daha iyi adapte olduğu bulundu. Neandertallere ait baş parmağın hareketinden sorumlu...

Blaundos Antik Kenti’nde Tanrıça Demeter’in sunak alanı bulundu

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Uşak’ın Ulubey ilçesinde yer alan Blaundos Antik Kenti kazı çalışmalarında Bereket Tanrıçası Demeter’in sunak alanı ortaya çıkarıldı. Uşak Üniversitesi Arkeoloji...

İrlanda’nın Newgrange’ı Mısır piramitlerinden ve Stonehenge’den daha eski

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Newgrange, İrlanda’nın Eski Doğusundaki Boyne Vadisi’nde bulunan 5.200 yıllık antik bir mezardır. Arkeologlar Newgrange’ı bir geçit mezarı olarak sınıflandırdılar, ancak Newgrange...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Meksika’da nadir Maya Işık Tanrısı K’awiil heykeli bulundu

1 Mayıs 2023

1 Mayıs 2023

INAH arkeologları, çalışmaları devam eden Maya tren projesinin 7. Arkeolojik kurtarma kazılarında nadir bulunan Maya Işık Tanrısı K’awiil heykelini çıkardılar....

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Antik Selinus Kenti’nde Arkeolojik Yüzey Araştırması Başlıyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), Selinus Antik Kenti ve çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması başlatıyor. Bu önemli proje, Anadolu’nun...

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]