1 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar belirteçleri tarih öncesi topluluklarında da görülüyor.

Manchester Üniversitesi’nden arkeologlar, Cardiff Üniversitesi ve Herefordshire İlçe Konseyi ile işbirliği içinde, İngiltere’nin Herefordshire kentindeki Dorstone Hill’deki kazılar sırasında Neolitik Çağ mezar yapılarında kaya kristalleri keşfettiler.

Uzmanlar, kaya kristallerinin, kaya, taş, ağaç, dal, bitki gibi mezar belirteci olarak kullanılmış olacağı üzerinde düşünüyorlar.

Dorstone Tepesi’nde bulunan kaya kristalleri, büyük altıgen taşlarda oluşan nadir bir şeffaf kuvars türüdür. Kestirildiler ve kasıtlı olarak mezar höyüklerine bırakıldılar. Uzmanlar, kristal malzemenin potansiyel olarak 300 yıla kadar nesiller boyunca bölgeye yerleştirildiğine inanıyor.

Britanya Adaları’nda, bu kristallerin bu kadar yüksek bir saflık seviyesinde bulunduğu çok az yer var, en yakını Kuzey Galler’deki Snowdonia ve Güneybatı Galler’deki St David’s Head – bu, Dorstone Tepesi çevresinde yaşayan tarih öncesi insanların bölgeye ulaşmak için malzemeyi uzun mesafelere taşımış olmaları gerektiği anlamına geliyor.

İngiltere Neolitik Dönem insanı tarafından mezar taşı olarak kullanılan kaya kristali
Fotoğraf Manchester Üniversitesi

Kaya kristallerinin kanıtları, İngiltere’deki bir avuç tarih öncesi alanda bulunur, ancak amaçlarını veya önemlerini belirlemek için çok az araştırma yapılmıştır. Ekip, materyalin yerel kimlikleri ve Britanya Adaları çevresindeki yerlerle bağlantılarını göstermek ve mezar alanını işaretlemek için kullanıldığını tahmin ediyor.

Baş araştırmacı Dr. Nick Overton şunları söyledi: “Kristali bulmak son derece heyecan vericiydi çünkü son derece nadirdir – camdan önceki bir zamanda, bu mükemmel şeffaf katı malzeme parçaları gerçekten ayırt edici olmalıydı.”

“Kristaller, kullandıkları diğer taşlara kıyasla çok sıradışı görüneceklerdi ve vurulduklarında veya birbirine sürtündüklerinde ışık yaydıkları ve küçük gökkuşağı parçaları ürettikleri için son derece ayırt ediciydiler – kullanımlarının, bireyleri bir araya getiren, yerel kimlikleri oluşturan ve yaşayanları kalıntıları biriktirilen ölülerle ilişkilendiren unutulmaz anlar yaratacağını savunuyoruz” diye ekledi Dr. Overton.

Makaleye bu adresten ulaşabilirsiniz

https://doi.org/10.1017/S0959774322000142

Kapak Fotoğrafı Manchester Üniversitesi

Banner
Benzer Yazılar

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Malta Tas-Silġ’de Yeni Bir Neolitik Yapı Keşfedildi

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Malta, Marsaxlokk’taki Tas-Silġ’de devam eden kazılarda arkeologlar tarafından yeni bir Neolitik yapının kalıntıları keşfedildi. Tas-Silġ’de keşfedilen yapı, bu bölgede taş...

Flaman Arkeolojik Buluntularının Fransız Hazinesinden Çalındığı Ortaya Çıktı

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Belçika’nın flaman bölgesinde bulunan Limburg ilinde toprak satın alan bir Fransız vatandaşının tarlasından MÖ. 3.yy ait 14.000 adet Roma sikkesi...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

Almanya’da bir müzede 483 Kelt altın sikkeden oluşan koleksiyon çalındı

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bir müzede 483 adet Kelt altın sikkeden oluşan bir koleksiyon çalındı. Bavyera polisi, 2100 yıllık Kelt altın...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Aborjinler’in Göç Yolları Haritası Yayınlandı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Avustralya’nın kadim halkı Aborjinler’in göç yolları haritası yayınlandı. Aborjinler’in, Avustralya kıtasına nasıl geldikleri ve kıta içinde nasıl hareket ettiklerine dair...

Büklükale’de Hitit döneminde yaşanan depremin izlerine ulaşıldı

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Anadolu tarihini değiştirecek bulgulara ulaşılan Büklükale kazılarında Hitit döneminde yaşanan depremin yarattığı tahribatın izlerine ulaşıldı. Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale mevkisinde...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]