7 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da aramıştır.

Tarihin en acımasız milleti olarak bilinen Assurluların pabucunu dama attıracak işlemler Ortaçağ sakinlerinin gündelik hayatına dahil olmuştu.

İşkencenin adı bile yeterince korkunçken birde bunları okumak bir çoğumuzun isteyeceği bir şey olmayabilir. Ancak insanlığın acımasızlığının düzeyini görmek içinde kuşkusuz bir yol gösterici olabilir.

Okumanın bile acı verdiği listemize başlayalım.

İşkence Rafı

Londra Kulesi’nde David Bjorgen tarafından fotoğraflanan bir işkence rafı.

 

Muhtemelen Orta Çağ’dan en çok bilinen işkence aleti olan raf, her iki ucunda da makaralar bulunan ahşap bir platformdu. Kurbanın elleri ve ayakları her iki uca bağlanır ve makaralar döndürülerek kurbanın vücudu gerilerek uygulanırdı.

Rafta çok fazla gerilmiş bir kişinin kıkırdakları, bağ ve kemiklerinin kırılma sesleri patlama şeklinde olurdu. Bu işlem sonucunda en hafif sonuç olarak el ve ayak bilek kemiklerinin yerinden çıkması ile sonuçlanırdı.

Testere

Testere denildiği zaman hepimizin aklına ilk gelen normal olarak tahta ve kalın malzemeleri kesmek için kullandığımız sıradan bir alettir.

Ne yazık ki testere bildiğimiz özellik dışında Orta çağda işkence ile insanları öldürebilmek için kullanılıyordu.

Kurban baş aşağı tutulacak, kanın kafasına gelmesine izin verilecek ve ardından işkenceci onları bacaklarının arasından yavaşça kesmeye başlayacaktı.

Kurban bu kesme işlemi sürecinde çoğu zaman bilinçli kalmaktadır. Genellikle sadece testere orta bölümlere çarptığında kurban bayılır ve ölür.

Göğüs Yırtıcı veya Örümcek

Zinadan suçlanan veya kürtaj olmuş kadınlara uygulanan bir işkence aletiydi.

Adından da anlaşılacağı gibi, sivri uçlarla biten pençe benzeri bir cihaz ısıtılır ardından bir kadının göğüslerini parçalamak için kullanılırdı.

Suçlanan kadınların çoğu suçları tespit edilemeyen kişilerden oluşurdu. Suçlarının kesinleşmemesi onların ceza almayacağı anlamına gelmiyordu.

Bu tür suçlamaların çoğu Engizisyon mahkemeleri tarafından onaylanırdı.

Diz Ayırıcı

İspanyol Engizisyonu sırasında sıkça kullanılan diz ayırıcı, doğal olarak, bir kurbanın dizini ayırmak için kullanıldı.

Cihaz, arkada bir vida bulunan iki çivili ahşap bloktan yapılmıştır ve dizin ön ve arka tarafına kelepçelenmiştir. Vidanın bir dönüşü ile bir diz kolayca ve acı verici bir şekilde sakat kalırdı.

Vücudun diğer bölgelerinde de kullanıldı.

Baş Kırıcı

İsimler konusunda son derece yaratıcı olan kafa kırıcı (göğüs sökücü ve diz ayırıcıya çok benzer) tam olarak adlandırıldığı şeyi yaptı.

Tekerlek

Orta Çağ boyunca Almanya’da en yaygın olarak kullanılan tekerlek, en sevilen infaz biçimiydi. Kurban yerde tekerleğe bağlanmış ve her bir ana eklemin (bilek, ayak bilekleri, kalçalar, omuzlar, dizler) altına tahta çapraz parçalar yerleştirilmiştir.

İşkenceci, ağır demirle güçlendirilmiş bir tekerlekle çapraz parçaları çekiçlemeye başlardı. Suçlunun bütün kemikleri kırılana kadar çekiçle dövülmeye devam edilirdi. Kurban ölünceye kadar halka sergilenirdi.

Bu cezalandırma şekli Roma İmparatorluğunda oldukça bilinen ve uygulanan bir ceza şekliydi.

Tahta At (İspanyol eşeği)

Tahta at, tahta midilli veya İspanyol eşeği, tarih boyunca, özellikle Amerikan sömürge döneminde ve Ortaçağ da kullanılan son derece acı verici bir işkence cihazına verilen isimdir. Cihazın üç çeşidi vardır, ancak prensip ve tasarım aynıdır.

Ahşap alet üçgen şeklinde ve açılıdır, genellikle üstte keskinleştirilmiştir. Kurban, düşmelerini önlemek için ayak bileklerine ilave ağırlıklar eklenerek, tüm vücut ağırlığını vulvasına koyarak üçgen ‘at’ın üzerine binmeye zorlanırdı.

Söylemeye gerek yok, ek ağırlıklar kurbanın tüm vücudunu aşağı çekerek kasıklarına ciddi şekilde zarar verir ve hatta bazen ikiye bölerdi.

Judas Beşiği

Tahta ata benzer şekilde, Yahuda beşiği piramit şeklinde ve keskinleştirilmiş bir cihazdı ve üzerine bir kurbanın iplerle indirildiği. Kurban alçaltıldığında cihaz anüsünü, vulvasını veya skrotumunu yavaşça yırtıyordu.

Cihaz genellikle İspanyol Engizisyonu’na atfedilse de, bu zamandan önce karnaval gösterilerinin bir parçası olarak var olduğuna dair kanıtlarda vardır.

Engizisyon Sandalyesi

Sandalyenin neredeyse tamamı sivri çivilerle donatılmıştı. Sandalyeye oturacak kişi çivilerin vücuduna tamamen işlemesi için vida ile sandalyeye sabitlenirdi. Bu korkunç aletin kullanım süresi ise daha korkunç çünkü 19 yy. sonlarına kadar neredeyse tüm Avrupa da kullanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

Aizanoi’de “Afrodit” ve “Dionysos” un heykel başları bulundu

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde yer alan 5 bin yıllık geçmişe sahip Aizanoi Antik Kenti kazılarında aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in ve...

Saqqara nekropolünde 4.000 yıllık beş mezar keşfedildi

19 Mart 2022

19 Mart 2022

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, Kahire’nin güneybatısındaki Saqqara nekropolünde 4 bin yıllık beş antik mezarın keşfedildiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında...

Türk cevizinin de taşındığı çok kültürlü 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı

30 Mart 2022

30 Mart 2022

İsrail’in kuzey kıyısında bir kibbutz (servetin ortak olduğu ve elde edilen karın bölgeye verilmesi anlayışına dayalı komün yaşam) olan Ma’agan Michael’da...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Göbeklitepe’de 12 Bin Yıllık İnsan Heykeli Ortaya Çıkarıldı

19 Eylül 2025

19 Eylül 2025

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de yürütülen kazılarda, duvar içine yatay olarak yerleştirilmiş bir insan heykelinin gün...

Nadir Bronz Kılıç, Sardinya’nın 3.200 Yıllık Kulelerinin Nasıl Kutsal Alanlara Dönüştüğünü Ortaya Koydu

12 Mayıs 2026

12 Mayıs 2026

Sardinya’da 3.200 yıllık taş bir kulenin içinde arkeologlar mühürlenmiş bir kuyu, parçalanmış törensel kaplar ve savaş için üretilmemiş bir bronz...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Orta Çağ’da milyonlarca insanın ölümüne neden olan kara veba Orta Asya’dan yayılmış olabilir

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Covid-19 pandemisi yaklaşık 2 yıl boyunca Dünya’yı kapattı. Az da olsa etkisini hala devam ettiren Covid-19 salgını tarih boyunca Dünya’da...

Doğu Çin’de 8 bin 200 yıllık lake eşya bulundu

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Doğu Çin’in Zhejiang Eyaletindeki arkeologlar, Çin’de şimdiye kadar bulunan en eski olan, 8.200 yaşında olan iki cilalı eşya tespit ettiler....

Kazakistan’da antik Türk dönemine ait 1300 yıllık taş baba heykeli bulundu

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Kazakistan’ın güneyinde, Türkistan’dan yaklaşık 250 kilometre (155 mil) uzaklıkta, erken Türk dönemine ait 1300 yıllık bir taş baba heykeli keşfedildi....

Blaundos’ta 2 bin yıllık Roma dönemine ait ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Garnizon kenti olarak bilinen Blaundos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Erken Roma dönemine ait 2 bin yıllık ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]