6 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu.

1800 yıllık mil taşının, uzun yıllar cami cemaati ve vatandaşlar tarafından oturma yeri olarak kullanıldığı belirlendi.

Olay, Fatsa Cahit Zarifoğlu Lisesi edebiyat öğretmeni Aydın Bal’ın ihbarı sonucu ortaya çıktı.

Fatsa Belediyesi Kültür Müdürü Cevat Erbil ve Ordu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçkin Evcim, taşın Roma dönemine ait bir mil taşı olduğunu tespit etti.

Ordu'da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı
Fotoğraf: DHA

Taş üzerindeki yazıt, Marmara Üniversitesi’nden epigrafi ve dilbilim uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Sami Öztürk tarafından çevirisi yapıldı . Taş yazıtta, imparatorun adının onurlandırıldığı ve bu yolun imparator tarafından yeniden inşa edildiği görülmüştür.

Doç. Dr. Seçkin Evcim, taşın Roma döneminde Bolaman-Yalıköy arasında doğal liman yolu yapımı için dikildiğini düşündüklerini belirterek, “Bu yolun ikinci milinde bulunan taş, Bolaman-Yalıköy arasında doğal liman yolu yapımı için dikilmiş. Maalesef taş orijinal yerinde değilmiş; 1970’li yıllarda caminin temeli atılırken bulunmuş ve daha sonra yana yatırılarak oturma yeri olarak kullanılmış.” dedi.

Ordu'da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı
Fotoğraf: DHA

Antik Dünyanın Önemli Taşları: Roma Mil Taşları

“Milliarium” olarak bilinen Roma mil taşları, Roma İmparatorluğu’nun geniş yol ağı boyunca önemli işaretler olarak hizmet ediyordu. Bu taş işaretler, en yakın kasabaya veya şehre olan mesafeyi gösteriyordu ve gezginlerin geniş ve karmaşık Roma yolları sisteminde yollarını bulmalarına yardımcı oluyordu.

Genellikle bir Roma mili (yaklaşık 1.480 metre veya 4.850 fit) aralıklarla yerleştirilen bu kilometre taşlarına, bir sonraki varış noktasına olan mesafe, yolun adı ve bazen de imparatorun veya yolu inşa ettiren yetkilinin adı gibi bilgiler yazılırdı.

İstanbul’daki Sultan Ahmet meydanındaki Roma mil taşı. Fotoğraf: Wikipedia

Mil taşları yalnızca seyahat ve ticareti kolaylaştırmakla kalmadı, aynı zamanda vergilendirme ve askeri lojistik için mesafeleri ölçmenin bir yolu olarak imparatorluğun yönetiminde de rol oynadı. Bu mil taşlarının çoğu günümüze ulaşmış olup antik Roma’nın mühendisliği, kültürü ve tarihi hakkında değerli içgörüler sunmaktadır.

Genel olarak Roma dönüm noktaları, Roma altyapısının gelişmişliğinin ve antik dünyanın bağlantısı üzerindeki etkisinin bir kanıtıdır.

Mil Taşlarının Özellikleri

Genellikle dayanıklı ve işlenebilir olması nedeniyle mermerden yapılırlardı.

Üzerlerine Roma’ya olan yolun uzaklığı, imparatorun adı, yolun yapım veya onarım tarihi gibi bilgiler kazınmıştı.

Bazı mil taşlarının üzerinde imparatorun portresi veya yol tanrısı sayılan Merkür’ün heykeli gibi semboller yer alıyordu.

Dikdörtgen veya silindirik olabilirler.

Banner
Benzer Yazılar

II. Murşili’nin Veba Duası “Konuşan Tabletler Sergisinde” Sergilenecek

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Milyonlarca insanın etkilendiği ve binlerce insanın ölümüne yol açan Covid-19 salgını, dünya tarihinde bilinen etkili salgınlar içinde yer aldı. Hala...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Facebook’ta satılık Maya arkeolojik alanı Yucatán’da ve Meksika’da tartışmalara yol açtı

31 Mart 2023

31 Mart 2023

Facebook Marketplace’te satılık 249 hektardan fazla arazi, Yucatan’da ve Meksika’da tartışmalara yol açtı. Sosyal medyada reklamı yapılan mülk, Yucatán eyaletinin...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Hatay’da elektrik kablosu yenileme çalışmaları sırasında lahit bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Geçen yıl Şubat ayında meydana gelen iki büyük depremle yıkılan Hatay’da, enerji şirketinin başlattığı elektrik kablolarının yenileme çalışmaları sırasında bir...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]