12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu.

1800 yıllık mil taşının, uzun yıllar cami cemaati ve vatandaşlar tarafından oturma yeri olarak kullanıldığı belirlendi.

Olay, Fatsa Cahit Zarifoğlu Lisesi edebiyat öğretmeni Aydın Bal’ın ihbarı sonucu ortaya çıktı.

Fatsa Belediyesi Kültür Müdürü Cevat Erbil ve Ordu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçkin Evcim, taşın Roma dönemine ait bir mil taşı olduğunu tespit etti.

Ordu'da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı
Fotoğraf: DHA

Taş üzerindeki yazıt, Marmara Üniversitesi’nden epigrafi ve dilbilim uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Sami Öztürk tarafından çevirisi yapıldı . Taş yazıtta, imparatorun adının onurlandırıldığı ve bu yolun imparator tarafından yeniden inşa edildiği görülmüştür.

Doç. Dr. Seçkin Evcim, taşın Roma döneminde Bolaman-Yalıköy arasında doğal liman yolu yapımı için dikildiğini düşündüklerini belirterek, “Bu yolun ikinci milinde bulunan taş, Bolaman-Yalıköy arasında doğal liman yolu yapımı için dikilmiş. Maalesef taş orijinal yerinde değilmiş; 1970’li yıllarda caminin temeli atılırken bulunmuş ve daha sonra yana yatırılarak oturma yeri olarak kullanılmış.” dedi.

Ordu'da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı
Fotoğraf: DHA

Antik Dünyanın Önemli Taşları: Roma Mil Taşları

“Milliarium” olarak bilinen Roma mil taşları, Roma İmparatorluğu’nun geniş yol ağı boyunca önemli işaretler olarak hizmet ediyordu. Bu taş işaretler, en yakın kasabaya veya şehre olan mesafeyi gösteriyordu ve gezginlerin geniş ve karmaşık Roma yolları sisteminde yollarını bulmalarına yardımcı oluyordu.

Genellikle bir Roma mili (yaklaşık 1.480 metre veya 4.850 fit) aralıklarla yerleştirilen bu kilometre taşlarına, bir sonraki varış noktasına olan mesafe, yolun adı ve bazen de imparatorun veya yolu inşa ettiren yetkilinin adı gibi bilgiler yazılırdı.

İstanbul’daki Sultan Ahmet meydanındaki Roma mil taşı. Fotoğraf: Wikipedia

Mil taşları yalnızca seyahat ve ticareti kolaylaştırmakla kalmadı, aynı zamanda vergilendirme ve askeri lojistik için mesafeleri ölçmenin bir yolu olarak imparatorluğun yönetiminde de rol oynadı. Bu mil taşlarının çoğu günümüze ulaşmış olup antik Roma’nın mühendisliği, kültürü ve tarihi hakkında değerli içgörüler sunmaktadır.

Genel olarak Roma dönüm noktaları, Roma altyapısının gelişmişliğinin ve antik dünyanın bağlantısı üzerindeki etkisinin bir kanıtıdır.

Mil Taşlarının Özellikleri

Genellikle dayanıklı ve işlenebilir olması nedeniyle mermerden yapılırlardı.

Üzerlerine Roma’ya olan yolun uzaklığı, imparatorun adı, yolun yapım veya onarım tarihi gibi bilgiler kazınmıştı.

Bazı mil taşlarının üzerinde imparatorun portresi veya yol tanrısı sayılan Merkür’ün heykeli gibi semboller yer alıyordu.

Dikdörtgen veya silindirik olabilirler.

Banner
Benzer Yazılar

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili alışılmadık derecede iyi korunmuş cinsel organlara sahip

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili bulundu. Bulunan fosilleşmiş böceğin genital organının oldukça iyi korunduğu görüldü. Günümüz Colorado’daki Green River...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

Kültür Bakanlığı’ndan Pergamon Müzesi’ne çağrı: “Zeus Tapınağı memleketine dönmeli”

18 Ekim 2023

18 Ekim 2023

Türkiye’den götürülen ve en çok ziyaret edilen eserlerden biri olan Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan Almanya’daki Pergamon (Bergama) Müzesi, dört...

Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’nde

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

7 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapmış Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi. Malatya’nın 7 km kuzeydoğusunda bulunan...

Gılgamış Rüya Tableti Irak’a Geri Döndü

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Dünyanın bilinen en eski yazılı edebi ve dini içerikli çivi yazılı Gılgamış Rüya tableti koleksiyonunun kaçırılan parçası Salı günü (07...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Magnesia kazılarında Zeus Tapınağı’nın Giriş Kapısı Ortaya Çıkarılıyor

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

Efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuş olan Magnesia Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın giriş kapısı ortaya çıkarılmaya başlandı. Aydın ilinin...

Bulunan İskelet Vezüv’den Kaçanları Kurtarmaya Çalışan Subaya Ait Olabilir

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

2.000 yıl önce patlayan Vezüv Yanardağı birçok insanın ölümüne yol açmıştı. Patlamanın şiddeti ve Vezüv’ün çıkardığı lav ve küf bulutu...

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu...

Çin çölünde teknelere gömülmüş gizemli mumyaların kökenleri belirlendi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

1990 yılında, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir çöl bölgesinde teknelere gömülü yüzlerce mumyalanmış ceset bulundu. Tarım Havzası mumyaları...

Ulucak Höyüğü’nde 7 bin 700 yıllık kostüm giymiş insan figürleri bulundu

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak Höyüğü’nde yapılan kazı çalışmalarında, 7 bin 700 yıllık ikisi aynı kostümü giymiş üç insan figürü bulundu....

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

Bir araştırmaya göre, 27.000 yıl önce Moğolistan’da yaşayan dev develerin neslinin tükenmesine iklim ve Arkaik insanlar neden oldu.

3 Nisan 2022

3 Nisan 2022

Devasa iki hörgüçlü bir deve türü olan Camelus knoblochi, yaklaşık 27.000 yıl öncesine kadar Moğolistan’da modern insanlarla ve belki de...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]