27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları kadar güçlü, tehlikeli ve en az onlar kadar ölümcüldüler.

Kadın samuraylar Onna-bugeisha olarak biliniyorlardı. Kendilerini savunma ve saldırı manevralarında erkeklerle aynı şekilde eğitim almaktaydılar. Kadınlar için özel olarak tasarlanmış bir kılıcı kullanmak üzere eğitildiler. Erkeklerden daha kısa boyları göz önüne alındığından daha iyi denge sağlamaları için Naginata adı verilen kılıçlar kullandılar.

Yıllarca erkek samuraylarla birlikte savaştılar, aynı standartlara tabi tutuldular ve aynı görevleri yerine getirmeleri bekleniyordu.

İlk kadın samuray savaşçılarından biri İmparatoriçe Jingu’dur.

İmparatoriçe Jingu ve tebaası.

Kraliçe Jingu, MS 200 yılında Kore’ye bir savaş düzenledi ve yönetti. Kadınların erkeklerden sonra geldiği ve onlara boyun eğmeleri, evde kalma ve çocuk bakıcısı rolünü oynaması gerektiği şeklindeki yaygın geleneksel fikre rağmen, Jingu gibi kadınlar için istisnalara izin verildi. Güçlü ve bağımsız kabul edilen bu kadınlar, erkek samuraylarla birlikte savaşmaya teşvik edildiler.

İmparatoriçe Jingu yolu açtıktan sonra, bir başka Onna-bugeisha adı yükseldi.

1180 ile 1185 arasında, iki yönetici Japon klanı arasında bir savaş çıktı. Genpei Savaşı, birbirini yönetmeleri gerektiğine inanan Minamoto ve Tiara klanlarını içeriyordu. Sonunda, Minamoto öne çıktı, ancak Tomoe Gozen olmasaydı, onlarda olmayabilirdi.

Savaşmaya başladıklarında İmparatoriçe Jingu 10, Tomoe Gozen 11 yaşındaydı.

Savaş alanında inanılmaz bir yeteneğe ve son derece yüksek bir zekaya sahip olarak tanımlandılar. Savaşta okçuluk ve ata binme becerisinin yanı sıra uzun, geleneksel bir samuray kılıcı olan katana kullanma ustalığını da gösterdiler.

Tomoe Gozen, naginata’yı iyi kullandığı gibi yakın dövüşte Kaiken hançerini de oldukça iyi kullanıyordu. (Kaiken hançeri 10 inç uzunluğa sahip çift kenarlı bir bıçaktır.)

Tomoe Gozen, Savaş alanı dışında da aynı derecede korkutucuydu. Birlikleri içgüdülerine güvenerek onun emirlerini dinledi. Siyasetle uğraştı ve yetkinliğinin haberi hızla Japonya’ya yayıldı. Çok geçmeden Minamoto klanının efendisi Tomoe Gozen’i Japonya’nın ilk kadın generali olarak onurlandırdı.

Tomoe Gozen.

Tomoe Gozen ise onu hiç hayal kırıklığına uğratmadı. 1184’te, 300 samurayı 2.000 Tiara klan savaşçısına karşı savaşa götürdü ve hayatta kalan beş kişiden biriydi. Aynı yıl Awazu Savaşı sırasında Musashi klanının en önemli savaşçısı Honda no Moroshige’yi yendi, başını kesip kafasını askerlerinin önüne attı.

Tomoe Gozen’in savaştan sonraki kaderi hakkında çok az şey biliniyor. Bazıları onun kaldığını ve ölümüne cesurca savaştığını söylüyor. Diğerleri onun Morosige’nin kafasınıda alarak at sırtında gittiğini iddia ediyor. Savaştan sonra hiçbir belge ortaya çıkmamış olsa da, onun bir samuray arkadaşıyla evlendiği ve ölümünden önce bir rahibe olduğunuda söylentiler arasındadır.

Tomoe Gozen’in saltanatından sonraki yüzyıllar boyunca Onna-bugeisha gelişti. Kadın savaşçılar, samurayların büyük bir bölümünü oluşturdu, köyleri korudu ve genç kadınları savaş sanatı ve naginata kullanımı konusunda eğitmek için Japon İmparatorluğu çevresinde bir çok okul açtılar. Japonya’nın her yerine yayılmış birçok farklı klan olmasına rağmen, hepsinde samuray savaşçıları vardı ve hepsi Onna-bugeisha’ya açıktı.

Sonunda, iktidardaki Tokugawa klanı ile İmparatorluk sarayı arasında 1868’de yaşanan huzursuzluk döneminde, Nakano Takeko adlı 21 yaşındaki Onna-bugeisha tarafından yönetilen Joshitai olarak bilinen bir grup özel kadın savaşçı birliği kuruldu.

Wikimedia Commons
Takeko’nun muhtemelen Joshitai’nin lideri olarak atanmasından önce çekilmiş bir fotoğrafı.

Takeko, geleneksel silahın daha kısa ve daha hafif versiyonu olan naginata’yı kullanmak için iyi eğitilmişti. Buna ek olarak, dövüş sanatları eğitimi almış ve babası İmparatorluk sarayında yüksek rütbeli bir memur olduğu için hayatı boyunca en iyi eğitimleri almıştı.

Onun komutası altında, Joshitai erkek samurayları takip ederek Aizu Savaşı’na girdi. Erkek savaşçıların yanında cesurca savaştılar, yakın dövüşte bir çok erkek savaşçıyı öldürdüler. Ne yazık ki, en yetenekli Onna-bugeisha bile bu savaşta hayatta kalamadı. Takeko savaşta yere düşünce vücudunun düşman ödülü olarak alınmaması için kız kardeşinden kafasını kesmesini istedi. Kız kardeşi, başını Aizo Bangemachi tapınağındaki bir çam ağacının köklerine gömerek onun son dileğini yerine getirdi. Daha sonra onuruna bir anıt inşa edildi.

Nakano Takeko anıtı Fukishima- Japonya

Takeko, son büyük kadın samuray savaşçısı olarak kabul edilir. Aizu Savaşıda, Onna-bugeisha’nın son savaşı olarak kabul edilir. Kısa bir süre sonra, feodal Japon askeri hükümeti Shogunate düştü ve liderliği devralmak üzere İmparatorluk sarayını terketti.

19. yüzyıldan Takeko’nun bir fotoğrafının yeniden yapılandırılması. Wikimedia Commons

Onna-bugeisha devri sona erse de, Takeko’dan sonra kadın savaşçılar yine var oldular. 1800’lü yıllarda kadınlar geleneksel cinsiyet rollerine meydan okumaya devam ettiler ve savaşlara katıldılar.

Bu arada dünyanın geri kalanı, samuray savaşçılarının büyük, güçlü erkekler olduğuna inanmayı seçti. İnanmak istedikleri gibi, kadınların itaatkar olduğuna ve Onna-bugeisha’nın efsanevi mirasını tarih sayfalarına etkili bir şekilde gömdükleri fikrini benimsediler.

Banner
Benzer Yazılar

Yeni Arkeogenetik Araştırma Orta Çağ’da Kıta Avrupası’ndan İngiltere’ye Yaşanan Büyük Göç Dalgasını Gösteriyor

21 Eylül 2022

21 Eylül 2022

Roma İmparatorluğu’nun İngiltere topraklarını terk etmesi sonrası bölgeye Kıta Avrupası’ndan özellikle Hollanda, Almanya ve Danimarka da dahil olmak üzere Kuzey...

3000 yıl önce hayvan kemiklerinden yapılmış buz pateni keşfedildi

9 Mart 2023

9 Mart 2023

Çinli arkeologlar, kuzeybatı Çin’deki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Gaotai Harabeleri’nde hayvan kemiklerinden yapılmış buz patenleri keşfettiler. Düzenlenen basın toplantısında inanılmaz...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Blaundos antik kentindeki Roma su kemerlerinin restorasyonu devam ediyor

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Blaundos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda ortaya çıkarılan Roma su kemerlerinin restorasyon çalışmaları sürüyor. Blaundos, Uşak ilinin Ulubey ilçesinde yer...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kybele İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor

4 Mart 2022

4 Mart 2022

Anadolu’da uzun zaman bolluk ve bereketin dağıtıcısı olarak kabul edilen Ana Tanrıça Kybele’nin Ege Bölgesi kazılarında bulunan 2 bin 300...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

Sibirya’da Denisova insanına ait en eski fosiller bulundu

29 Kasım 2021

29 Kasım 2021

Neanterdaller gibi soyları tükenen Denisovalı insanına dair yeni bulgulara ulaşılmaya devam ediyor., Sibirya’da Denisova mağarasında araştırmacılar, Denisovalı insanına ait 200.000...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]