31 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları kadar güçlü, tehlikeli ve en az onlar kadar ölümcüldüler.

Kadın samuraylar Onna-bugeisha olarak biliniyorlardı. Kendilerini savunma ve saldırı manevralarında erkeklerle aynı şekilde eğitim almaktaydılar. Kadınlar için özel olarak tasarlanmış bir kılıcı kullanmak üzere eğitildiler. Erkeklerden daha kısa boyları göz önüne alındığından daha iyi denge sağlamaları için Naginata adı verilen kılıçlar kullandılar.

Yıllarca erkek samuraylarla birlikte savaştılar, aynı standartlara tabi tutuldular ve aynı görevleri yerine getirmeleri bekleniyordu.

İlk kadın samuray savaşçılarından biri İmparatoriçe Jingu’dur.

İmparatoriçe Jingu ve tebaası.

Kraliçe Jingu, MS 200 yılında Kore’ye bir savaş düzenledi ve yönetti. Kadınların erkeklerden sonra geldiği ve onlara boyun eğmeleri, evde kalma ve çocuk bakıcısı rolünü oynaması gerektiği şeklindeki yaygın geleneksel fikre rağmen, Jingu gibi kadınlar için istisnalara izin verildi. Güçlü ve bağımsız kabul edilen bu kadınlar, erkek samuraylarla birlikte savaşmaya teşvik edildiler.

İmparatoriçe Jingu yolu açtıktan sonra, bir başka Onna-bugeisha adı yükseldi.

1180 ile 1185 arasında, iki yönetici Japon klanı arasında bir savaş çıktı. Genpei Savaşı, birbirini yönetmeleri gerektiğine inanan Minamoto ve Tiara klanlarını içeriyordu. Sonunda, Minamoto öne çıktı, ancak Tomoe Gozen olmasaydı, onlarda olmayabilirdi.

Savaşmaya başladıklarında İmparatoriçe Jingu 10, Tomoe Gozen 11 yaşındaydı.

Savaş alanında inanılmaz bir yeteneğe ve son derece yüksek bir zekaya sahip olarak tanımlandılar. Savaşta okçuluk ve ata binme becerisinin yanı sıra uzun, geleneksel bir samuray kılıcı olan katana kullanma ustalığını da gösterdiler.

Tomoe Gozen, naginata’yı iyi kullandığı gibi yakın dövüşte Kaiken hançerini de oldukça iyi kullanıyordu. (Kaiken hançeri 10 inç uzunluğa sahip çift kenarlı bir bıçaktır.)

Tomoe Gozen, Savaş alanı dışında da aynı derecede korkutucuydu. Birlikleri içgüdülerine güvenerek onun emirlerini dinledi. Siyasetle uğraştı ve yetkinliğinin haberi hızla Japonya’ya yayıldı. Çok geçmeden Minamoto klanının efendisi Tomoe Gozen’i Japonya’nın ilk kadın generali olarak onurlandırdı.

Tomoe Gozen.

Tomoe Gozen ise onu hiç hayal kırıklığına uğratmadı. 1184’te, 300 samurayı 2.000 Tiara klan savaşçısına karşı savaşa götürdü ve hayatta kalan beş kişiden biriydi. Aynı yıl Awazu Savaşı sırasında Musashi klanının en önemli savaşçısı Honda no Moroshige’yi yendi, başını kesip kafasını askerlerinin önüne attı.

Tomoe Gozen’in savaştan sonraki kaderi hakkında çok az şey biliniyor. Bazıları onun kaldığını ve ölümüne cesurca savaştığını söylüyor. Diğerleri onun Morosige’nin kafasınıda alarak at sırtında gittiğini iddia ediyor. Savaştan sonra hiçbir belge ortaya çıkmamış olsa da, onun bir samuray arkadaşıyla evlendiği ve ölümünden önce bir rahibe olduğunuda söylentiler arasındadır.

Tomoe Gozen’in saltanatından sonraki yüzyıllar boyunca Onna-bugeisha gelişti. Kadın savaşçılar, samurayların büyük bir bölümünü oluşturdu, köyleri korudu ve genç kadınları savaş sanatı ve naginata kullanımı konusunda eğitmek için Japon İmparatorluğu çevresinde bir çok okul açtılar. Japonya’nın her yerine yayılmış birçok farklı klan olmasına rağmen, hepsinde samuray savaşçıları vardı ve hepsi Onna-bugeisha’ya açıktı.

Sonunda, iktidardaki Tokugawa klanı ile İmparatorluk sarayı arasında 1868’de yaşanan huzursuzluk döneminde, Nakano Takeko adlı 21 yaşındaki Onna-bugeisha tarafından yönetilen Joshitai olarak bilinen bir grup özel kadın savaşçı birliği kuruldu.

Wikimedia Commons
Takeko’nun muhtemelen Joshitai’nin lideri olarak atanmasından önce çekilmiş bir fotoğrafı.

Takeko, geleneksel silahın daha kısa ve daha hafif versiyonu olan naginata’yı kullanmak için iyi eğitilmişti. Buna ek olarak, dövüş sanatları eğitimi almış ve babası İmparatorluk sarayında yüksek rütbeli bir memur olduğu için hayatı boyunca en iyi eğitimleri almıştı.

Onun komutası altında, Joshitai erkek samurayları takip ederek Aizu Savaşı’na girdi. Erkek savaşçıların yanında cesurca savaştılar, yakın dövüşte bir çok erkek savaşçıyı öldürdüler. Ne yazık ki, en yetenekli Onna-bugeisha bile bu savaşta hayatta kalamadı. Takeko savaşta yere düşünce vücudunun düşman ödülü olarak alınmaması için kız kardeşinden kafasını kesmesini istedi. Kız kardeşi, başını Aizo Bangemachi tapınağındaki bir çam ağacının köklerine gömerek onun son dileğini yerine getirdi. Daha sonra onuruna bir anıt inşa edildi.

Nakano Takeko anıtı Fukishima- Japonya

Takeko, son büyük kadın samuray savaşçısı olarak kabul edilir. Aizu Savaşıda, Onna-bugeisha’nın son savaşı olarak kabul edilir. Kısa bir süre sonra, feodal Japon askeri hükümeti Shogunate düştü ve liderliği devralmak üzere İmparatorluk sarayını terketti.

19. yüzyıldan Takeko’nun bir fotoğrafının yeniden yapılandırılması. Wikimedia Commons

Onna-bugeisha devri sona erse de, Takeko’dan sonra kadın savaşçılar yine var oldular. 1800’lü yıllarda kadınlar geleneksel cinsiyet rollerine meydan okumaya devam ettiler ve savaşlara katıldılar.

Bu arada dünyanın geri kalanı, samuray savaşçılarının büyük, güçlü erkekler olduğuna inanmayı seçti. İnanmak istedikleri gibi, kadınların itaatkar olduğuna ve Onna-bugeisha’nın efsanevi mirasını tarih sayfalarına etkili bir şekilde gömdükleri fikrini benimsediler.

Banner
Benzer Yazılar

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

Ankara’dan Diyarbakır’a uzanan turistik Mezopotamya Ekspresi yolculuğuna başlıyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Ankara’dan hareket ederek İç Anadolu ve Doğu Anadolu’dan geçip Diyarbakır’da duracak turistik Mezopotamya Ekspresi, 19 Nisan’da seferlerine başlayacak. TCDD, 19...

Orkney Adası’na yapılan Tunç Çağı göçlerinin liderleri kadınlardı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

Kuzey İskoçya’nın Orkney Adası’na, Avrupa’dan Tunç Çağı’nda başlayan göçlerin liderliğini kadınların yaptığına dair yeni kanıtlara ulaşıldı. İskoçya’nın kuzey kıyısında yer...

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

İspanya’nın güneyinde “Benzeri görülmemiş” Fenike nekropolü keşfedildi.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Güney İspanya’daki Osuna bölgesinde M. Ö. 4. veya 5. yüzyıldan kalma bir Fenike nekropolü bulundu. İber yarımadasında yaşayan Fenikelilerin ölülerini...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Etrüsk Resimlerinde Gizli Sahneler Bulundu

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

Yeni bir teknikle Etrüks resimlerini inceleyen bilim insanları bir zamanlar renkli olan resimlerdeki görülmeyen gizli ayrıntıları keşfettiler. Roma’nın tüm İtalya...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

Antik Şehir Pompei’nin Laneti

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Kanadalı bir kadın, Pompeii’den çaldığı eserleri 15 yıl sonra ait oldukları yere geri gönderdi. Direktör Prof. Massimo Osanna Pompeii Arkeoloji...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları başladı

26 Mayıs 2022

26 Mayıs 2022

Adana Yüreğir ilçesi sınırlarında yer alan Misis Antik Kenti 2022 yılı kazı çalışmalarına başlandı. Tarihi İpek Yolu üzerinde önemli bir...

Mezolitik Taş Devri’nde bir çocuk kuş tüyleri, bitki lifleri, kürkü ve köpeği ile gömülmüş

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Finlandiya’nın doğusunda Outokumpu belediyesi sınırları içinde kalan Majoonsuo’da gerçekleştirilen kazılarda Mezolitik Taş Devri’ne ait bir mezar alanı keşfedildi. Mezar alanında...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]