18 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında Urartu medeniyete ait ünik eserler ortaya çıkarıldı.

4 kültür tabakası Bizans, Geç Tunç Çağı, Urartu ve Erken Tunç Çağı dönemlerine rastlanan Bingöl ili Solhan ilçesinde bulunan Murat Höyük kurtarma kazılarında bu dönemlere ait seramik, çini, alçı kabartma, ok ucu, hayvan figürleri, çeşitli dokuma, tarım, mutfak ve ev eşyası, kemik eşyalar, tıbbi alet, sikke gibi tarihi eserlerin parçalarından oluşan binlerce obje bulundu.

Murat Tepe kazılarında ele geçen Urartu dönemine bir iskeletin yer aldığı mezar buluntusundan çıkarılan yılan başlı bilezik ve bitkisel motifli kemer parçası, çocuklara süt vermek için kullanıldığı tahmin edilen emzik heyecan yaratmanın yanında bölgenin tarihini 4500 yıl geriye götürdü.

Murat Höyük ve Murat Tepe kurtarma kazılarını 158 kişilik bir ekip ile yürüten kazı başkanı Elazığ Müze Müdürü Ziya Kılınç, AA muhabirine, Kalehan-2 Barajı havzasında HES projesi kapsamında tescilli kültür varlığı bulunmasından dolayı 2018’de Murat Tepe’de kurtarma kazısı başlattıklarını anımsattı. Kazıda, gözetleme amaçlı kullanılan Urartu dönemi askeri bir karargah olduğunu belirlediklerini ifade eden Kılınç, “7 aylık bir çalışma sonucunda gözetleme kulesinin duvarları, yapısı, avlusu ve avludan odalara açılan bölümler tamamen gün yüzüne çıkarıldı. Burada yaptığımız çalışmalar sonucunda asıl yerleşim yerinin bu askeri karargahın 200 metre güney kısmında yer alan Murat Höyük olduğunu belirledik” dedi.

Murat Tepe’de ünik eserler ortaya çıkarıldı

Ziya Kılınç, kazıda 4 farklı kültür katmanı tespit ettiklerini, en üst katmanda Bizans, 2. katmanda Geç Demir Çağı, 3. katmanda Urartu dönemi ve en alt katmanda ise MÖ 2500’e kadar uzanan Erken Tunç Çağı’na ait izlere rastladıklarını söyledi.

Eser yoğunluğunun daha çok Urartu dönemine ait olduğunu ve eserlerin yaklaşık 4 bin 500 bin yıllık tarihe ışık tuttuğunu aktaran Kılınç, şöyle devam etti:

“Murat Tepe’de mezar buluntusuyla karşılaştık ve bu Urartu dönemine ait bir mezardı. Çünkü gerek yılan başlı kol bileziği gerekse bir kemer parçasındaki motifler Urartu dönemine aitti. Bunlar ünik sayabileceğimiz eserler, Murat Höyük’deki kazıda ise emzik olabileceğini düşündüğümüz çocuklara süt vermek için kullanılan minyatür kaplara rastladık. Bir seramik parçası içerisinde kömürleşmiş buğday tanelerine rastladık. Bunları analiz için TÜBİTAK’a gönderdik, MÖ 9. yüzyıla tarihlendirildi, biz de genel bir görüşle Urartu dönemine tarihlendirdik.”

Bingöl Murat Höyük ve Murat Tepe kazılarında çıkarılan çanak çömlek

236 envanterlik eser su altında kalmaktan kurtarıldı

Kazılarda yoğunlukta metal, kemik, cam, ahşap ve pişmiş topraktan yapılmış eşyaların parçalarından oluşan binlerce obje bulduklarını anlatan Kılınç, bu eşyaların zaman içerisinde tahrip olmasından dolayı tüm halde çok az sayıda eser bulabildiklerini dile getirdi. Kılınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kazıda, toplam 236 envanterlik eser yani tümlenmiş, ne olduğu bilinen eser su altında kalmaktan kurtarıldı. Bunlar emaneten Elazığ Müzesi’nde duruyor. İleride Tunceli Müzesi gibi Bingöl’de de müze açıldığı zaman nasıl Tunceli’nin eserlerini iade ettiysek bunları da ait olduğu topraklara Bingöl’e göndereceğiz. Bazılarının restorasyonu tamamladık.”

Eserler 2 kitapta toplandı

Murat Tepe ve Murat Höyük’te yapılan çalışmanın Bingöl’ün tarihindeki ilk kapsamlı arkeolojik kazı olduğunu ifade eden Kılınç, büyük özveriyle yapılan bu çalışmayı ölümsüzleştirmek için Murat Höyük ve Murat Tepe adını verdikleri iki kitap hazırladıklarını bildirdi. Kılınç, şunları kaydetti:

“Yaptığımız çalışmaları tek tek resmederek bulduğumuz buluntular ayrıca kitaba işlendi, mimari yapının çizimleri yapıldı. Yetkili firma ve müze uzmanlarının yaptığı çalışmalar doğrultusunda Fırat Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Özdemir’in de gözetiminde kitap haline dönüştürdük ve yaptığımız çalışmanın ölümsüzleştirilmesi projesi gerçekleşti.”

Banner
Benzer Yazılar

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Satala Antik Kenti’nde Urartu İzleri

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarında yer alan Satala Antik Kenti’nde Geç Tunç Çağı medeniyetlerinden Urartulara dair izler ortaya çıkarıldı....

Tehdit oluşturan 360 tonluk kaya sabitlendi. Sümela Manastırı ziyarete açılıyor.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Sümela Manastırı, giriş kapısının üzerinde tehlike arz eden 360 tonluk kayanın sabitlenmesi ile yarın 1 Mayıs 2022 tarihinde yeniden ziyarete...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Sezar’ın ünlü sözlerini kaleme aldığı Zile Kalesi’nde çevre düzenlemesi yapılıyor

15 Ocak 2022

15 Ocak 2022

Roma İmparatorluğu’nun en etkili askeri ve politik liderlerinden biri olan Jul Sezar’ın unutulmaz sözü “veni, vidi, vici” yi kaleme aldığı...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Zeugma Antik Kenti Metaverse de gezilebilecek

6 Mart 2022

6 Mart 2022

Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos Nikator’un MÖ 300 yıllarında kurduğu ve muhteşem mozaikleri ile dikkatleri çeken Zeugma Antik Kenti metaverse...

Yaramazlık Yapan Çocukları Cezalandıran Krampus Gecesi Şeytanı

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Avrupa’nın bazı yörelerinde Hristiyanların 6 Aralık tarihinde kutladıkları Aziz Nicholas Günü‘nde,  yaramazlık yapan çocukları cezalandırdığına  inandıkları bir şeytan varmış. Bu...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]