8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında Urartu medeniyete ait ünik eserler ortaya çıkarıldı.

4 kültür tabakası Bizans, Geç Tunç Çağı, Urartu ve Erken Tunç Çağı dönemlerine rastlanan Bingöl ili Solhan ilçesinde bulunan Murat Höyük kurtarma kazılarında bu dönemlere ait seramik, çini, alçı kabartma, ok ucu, hayvan figürleri, çeşitli dokuma, tarım, mutfak ve ev eşyası, kemik eşyalar, tıbbi alet, sikke gibi tarihi eserlerin parçalarından oluşan binlerce obje bulundu.

Murat Tepe kazılarında ele geçen Urartu dönemine bir iskeletin yer aldığı mezar buluntusundan çıkarılan yılan başlı bilezik ve bitkisel motifli kemer parçası, çocuklara süt vermek için kullanıldığı tahmin edilen emzik heyecan yaratmanın yanında bölgenin tarihini 4500 yıl geriye götürdü.

Murat Höyük ve Murat Tepe kurtarma kazılarını 158 kişilik bir ekip ile yürüten kazı başkanı Elazığ Müze Müdürü Ziya Kılınç, AA muhabirine, Kalehan-2 Barajı havzasında HES projesi kapsamında tescilli kültür varlığı bulunmasından dolayı 2018’de Murat Tepe’de kurtarma kazısı başlattıklarını anımsattı. Kazıda, gözetleme amaçlı kullanılan Urartu dönemi askeri bir karargah olduğunu belirlediklerini ifade eden Kılınç, “7 aylık bir çalışma sonucunda gözetleme kulesinin duvarları, yapısı, avlusu ve avludan odalara açılan bölümler tamamen gün yüzüne çıkarıldı. Burada yaptığımız çalışmalar sonucunda asıl yerleşim yerinin bu askeri karargahın 200 metre güney kısmında yer alan Murat Höyük olduğunu belirledik” dedi.

Murat Tepe’de ünik eserler ortaya çıkarıldı

Ziya Kılınç, kazıda 4 farklı kültür katmanı tespit ettiklerini, en üst katmanda Bizans, 2. katmanda Geç Demir Çağı, 3. katmanda Urartu dönemi ve en alt katmanda ise MÖ 2500’e kadar uzanan Erken Tunç Çağı’na ait izlere rastladıklarını söyledi.

Eser yoğunluğunun daha çok Urartu dönemine ait olduğunu ve eserlerin yaklaşık 4 bin 500 bin yıllık tarihe ışık tuttuğunu aktaran Kılınç, şöyle devam etti:

“Murat Tepe’de mezar buluntusuyla karşılaştık ve bu Urartu dönemine ait bir mezardı. Çünkü gerek yılan başlı kol bileziği gerekse bir kemer parçasındaki motifler Urartu dönemine aitti. Bunlar ünik sayabileceğimiz eserler, Murat Höyük’deki kazıda ise emzik olabileceğini düşündüğümüz çocuklara süt vermek için kullanılan minyatür kaplara rastladık. Bir seramik parçası içerisinde kömürleşmiş buğday tanelerine rastladık. Bunları analiz için TÜBİTAK’a gönderdik, MÖ 9. yüzyıla tarihlendirildi, biz de genel bir görüşle Urartu dönemine tarihlendirdik.”

Bingöl Murat Höyük ve Murat Tepe kazılarında çıkarılan çanak çömlek

236 envanterlik eser su altında kalmaktan kurtarıldı

Kazılarda yoğunlukta metal, kemik, cam, ahşap ve pişmiş topraktan yapılmış eşyaların parçalarından oluşan binlerce obje bulduklarını anlatan Kılınç, bu eşyaların zaman içerisinde tahrip olmasından dolayı tüm halde çok az sayıda eser bulabildiklerini dile getirdi. Kılınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kazıda, toplam 236 envanterlik eser yani tümlenmiş, ne olduğu bilinen eser su altında kalmaktan kurtarıldı. Bunlar emaneten Elazığ Müzesi’nde duruyor. İleride Tunceli Müzesi gibi Bingöl’de de müze açıldığı zaman nasıl Tunceli’nin eserlerini iade ettiysek bunları da ait olduğu topraklara Bingöl’e göndereceğiz. Bazılarının restorasyonu tamamladık.”

Eserler 2 kitapta toplandı

Murat Tepe ve Murat Höyük’te yapılan çalışmanın Bingöl’ün tarihindeki ilk kapsamlı arkeolojik kazı olduğunu ifade eden Kılınç, büyük özveriyle yapılan bu çalışmayı ölümsüzleştirmek için Murat Höyük ve Murat Tepe adını verdikleri iki kitap hazırladıklarını bildirdi. Kılınç, şunları kaydetti:

“Yaptığımız çalışmaları tek tek resmederek bulduğumuz buluntular ayrıca kitaba işlendi, mimari yapının çizimleri yapıldı. Yetkili firma ve müze uzmanlarının yaptığı çalışmalar doğrultusunda Fırat Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Özdemir’in de gözetiminde kitap haline dönüştürdük ve yaptığımız çalışmanın ölümsüzleştirilmesi projesi gerçekleşti.”

Banner
Related Articles

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Bursa’daki Apollonia Antik Kenti’nin Surlarında Antik Strateji Oyunu Tablası Bulundu

29 Mayıs 2026

29 Mayıs 2026

Bursa’nın Gölyazı Mahallesi’nde yer alan Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti’nde, sur duvarına yapı taşı olarak yerleştirilmiş mermer bir blok üzerinde...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Perre Antik Kenti’nde depremde yıkılmış yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Kommagane Krallığı’nın 5 büyük kentinden biri olan günümüzde Pirin olarak bilinen Perre Antik Kenti kazı çalışmaları devam ediyor. M. Ö....

“Gılgamış Rüya Tableti”ait olduğu topraklara dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

3 bin 500 yıllık Akadça dilinde yazılmış “Gılgamış Rüya Tableti” olarak bilinen çivi yazılı tablet Amerika Birleşik Devletleri’nden asıl ait...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

3 Aralık 2022

3 Aralık 2022

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar. Tarım için olmazsa olmaz...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]