26 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında Urartu medeniyete ait ünik eserler ortaya çıkarıldı.

4 kültür tabakası Bizans, Geç Tunç Çağı, Urartu ve Erken Tunç Çağı dönemlerine rastlanan Bingöl ili Solhan ilçesinde bulunan Murat Höyük kurtarma kazılarında bu dönemlere ait seramik, çini, alçı kabartma, ok ucu, hayvan figürleri, çeşitli dokuma, tarım, mutfak ve ev eşyası, kemik eşyalar, tıbbi alet, sikke gibi tarihi eserlerin parçalarından oluşan binlerce obje bulundu.

Murat Tepe kazılarında ele geçen Urartu dönemine bir iskeletin yer aldığı mezar buluntusundan çıkarılan yılan başlı bilezik ve bitkisel motifli kemer parçası, çocuklara süt vermek için kullanıldığı tahmin edilen emzik heyecan yaratmanın yanında bölgenin tarihini 4500 yıl geriye götürdü.

Murat Höyük ve Murat Tepe kurtarma kazılarını 158 kişilik bir ekip ile yürüten kazı başkanı Elazığ Müze Müdürü Ziya Kılınç, AA muhabirine, Kalehan-2 Barajı havzasında HES projesi kapsamında tescilli kültür varlığı bulunmasından dolayı 2018’de Murat Tepe’de kurtarma kazısı başlattıklarını anımsattı. Kazıda, gözetleme amaçlı kullanılan Urartu dönemi askeri bir karargah olduğunu belirlediklerini ifade eden Kılınç, “7 aylık bir çalışma sonucunda gözetleme kulesinin duvarları, yapısı, avlusu ve avludan odalara açılan bölümler tamamen gün yüzüne çıkarıldı. Burada yaptığımız çalışmalar sonucunda asıl yerleşim yerinin bu askeri karargahın 200 metre güney kısmında yer alan Murat Höyük olduğunu belirledik” dedi.

Murat Tepe’de ünik eserler ortaya çıkarıldı

Ziya Kılınç, kazıda 4 farklı kültür katmanı tespit ettiklerini, en üst katmanda Bizans, 2. katmanda Geç Demir Çağı, 3. katmanda Urartu dönemi ve en alt katmanda ise MÖ 2500’e kadar uzanan Erken Tunç Çağı’na ait izlere rastladıklarını söyledi.

Eser yoğunluğunun daha çok Urartu dönemine ait olduğunu ve eserlerin yaklaşık 4 bin 500 bin yıllık tarihe ışık tuttuğunu aktaran Kılınç, şöyle devam etti:

“Murat Tepe’de mezar buluntusuyla karşılaştık ve bu Urartu dönemine ait bir mezardı. Çünkü gerek yılan başlı kol bileziği gerekse bir kemer parçasındaki motifler Urartu dönemine aitti. Bunlar ünik sayabileceğimiz eserler, Murat Höyük’deki kazıda ise emzik olabileceğini düşündüğümüz çocuklara süt vermek için kullanılan minyatür kaplara rastladık. Bir seramik parçası içerisinde kömürleşmiş buğday tanelerine rastladık. Bunları analiz için TÜBİTAK’a gönderdik, MÖ 9. yüzyıla tarihlendirildi, biz de genel bir görüşle Urartu dönemine tarihlendirdik.”

Bingöl Murat Höyük ve Murat Tepe kazılarında çıkarılan çanak çömlek

236 envanterlik eser su altında kalmaktan kurtarıldı

Kazılarda yoğunlukta metal, kemik, cam, ahşap ve pişmiş topraktan yapılmış eşyaların parçalarından oluşan binlerce obje bulduklarını anlatan Kılınç, bu eşyaların zaman içerisinde tahrip olmasından dolayı tüm halde çok az sayıda eser bulabildiklerini dile getirdi. Kılınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kazıda, toplam 236 envanterlik eser yani tümlenmiş, ne olduğu bilinen eser su altında kalmaktan kurtarıldı. Bunlar emaneten Elazığ Müzesi’nde duruyor. İleride Tunceli Müzesi gibi Bingöl’de de müze açıldığı zaman nasıl Tunceli’nin eserlerini iade ettiysek bunları da ait olduğu topraklara Bingöl’e göndereceğiz. Bazılarının restorasyonu tamamladık.”

Eserler 2 kitapta toplandı

Murat Tepe ve Murat Höyük’te yapılan çalışmanın Bingöl’ün tarihindeki ilk kapsamlı arkeolojik kazı olduğunu ifade eden Kılınç, büyük özveriyle yapılan bu çalışmayı ölümsüzleştirmek için Murat Höyük ve Murat Tepe adını verdikleri iki kitap hazırladıklarını bildirdi. Kılınç, şunları kaydetti:

“Yaptığımız çalışmaları tek tek resmederek bulduğumuz buluntular ayrıca kitaba işlendi, mimari yapının çizimleri yapıldı. Yetkili firma ve müze uzmanlarının yaptığı çalışmalar doğrultusunda Fırat Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Özdemir’in de gözetiminde kitap haline dönüştürdük ve yaptığımız çalışmanın ölümsüzleştirilmesi projesi gerçekleşti.”

Banner
Benzer Yazılar

Maya takviminin en eski kanıtı keşfedildi

14 Nisan 2022

14 Nisan 2022

Dünya’nın sonunun 2012 yılında geleceğine dair kehanet ile uzun yıllar gündemden düşmeyen Maya takviminin en eski kanıtı Guetamala’da keşfedildi. Guatemala’daki...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Arkeologlar “Son Derece Sıradışı Bir Mezar”

21 Nisan 2021

21 Nisan 2021

Arkeologların “Son Derece Sıradışı” olarak niteledikleri mezar (kama mezar) İrlanda’nın Dingle yarımadasında keşfedildi. Keşfedilen mezarın korunması için tam yer bildirimi...

Mısır’da 59 Antik Tabut Bulundu

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Mısır‘daki arkeologlar, 2500 yıldan daha uzun bir süre önce gömülmüş 59 adet iyi korunmuş ve mühürlenmiş ahşap tabutun keşfini duyurdu....

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

Dünya’nın En Eski Tekne Yapım Alanı Bouldnor Cliff

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

İngiltere’nin Wight Adası’ndaki Yarmouth’un 1 km doğusunda bulunan Bouldnor Cliff denizin 11 m. aşağısında bulunmuştur. Batıdan doğuya doğru uzanmakta olan...

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da Yeni Eserler Bulundu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da, daha önce keşfedilen büyük nekropolün içinde, mumyaların altın içeren bir karton tabakayla kaplandığı ve geri kalanının da...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]