8 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor.

Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla devam eden kazı çalışmalarını Sabancı Vakfı’da destekliyor. Metropolis “Ana Tanrıça Kenti” anlamına gelmektedir.

Metropolis kentinde ilk araştırma çalışmaları 1970 yılında Prof. Dr. Recep Meriç tarafından yapılmış. 1989 yılından kazı çalışmalarına başlanmış olup 2007 yılında bu yana kazılara Prof. Dr. Serdar Aybek tarafından devam edilmektedir.

Bu yıl ki kazı döneminde toprağın 7 metre altında daha önce bilinmeyen ve birbiri ile bağlantılı 4 adet sarnıç keşfedildi.

Geç Roma dönemine tarihlenen bu sarnıçların şehrin su ihtiyacını karşılarken aynı zamanda neredeyse tamamen korunmuş durumda bulunması dönemin yaşam şekline yeni bir bakış açısı da getiriyor.

Yapılan kazı çalışmalarında Metropolis halkının aşağıdaki su kaynaklarına alternatif olarak kentin en yüksek yeri olan akropolise yapılma nedeninin temelinde savunma ve kentin herhangi bir kuşatma altında su ihtiyacını karşılamak için yapıldığı tahmin ediliyor.

Metropolis antik kentinin buluntuları.

Bu sarnıçların büyük bir saldırı anında kentin savunması için ne denli önemli olduğunun altı çizildi. Bu sarnıçların 600 ton civarında su kapasitesine sahip olabileceği düşünülmekte.

MS. 12 ve MS. 13 yy. ise kent sakinlerinin bu sarnıçları çöplük olarak kullandığı görülmekte. Burada bulunan yemek artığı, hayvan kemiği ve keramik parçaları bu görüşü doğrular nitelikte. bulunan kemikler büyükbaş ve küçükbaş hayvanların tüketimin oldukça yoğun olduğunu göstermektedir. Bu alandaki en yoğun buluntuların bitkisel ve hayvansal bezemelere sahip sırlı seramikler olduğu kaydedildi.

Yeni asır gazetesin de yer alan habere göre: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Aybek, bundan 1500 yıl önce yaşayan insanların hayatına yeni bir kapı açmış olmanın heyecanını taşıdıklarını ifade ederek, “Yaklaşık üç katlı bir bina yüksekliğine sahip olan yapılar Metropolis’teki en iyi korunmuş anıtlar” dedi.

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan da, bu kazı çalışmalarıyla her yıl antik kent insanının yaşamına ve bilgeliğine ayna tuttuklarını kaydetti.

Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarında bugüne kadar Helenistik Döneme ait tiyatro, meclis binası, stoa (sütunlu galeri) ile Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen iki hamam, palaestra (spor alanı) kompleksi, mozaikli salon, peristil ev, dükkanlar, genel tuvalet gibi antik kent dokusunu oluşturan yapılar ve mekanlar bulundu. Ayrıca seramik, sikke, cam, mimari parçalar, figürler, heykeller, kemik ve fildişi eserler ile birçok maden buluntudan oluşan 11 binin üzerinde tarihi eser çıkartıldı.

Banner
Related Articles

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Dünya’nın En Eski Hayvan Tasviri Bulundu

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Eski insanların sadece hayatta kalabilmekle ilgilendiklerini düşünmek kolaydır. Ama onlar hayatta kalabilmek için aletler icat ettiler değişen iklime uyum sağlabilmek...

Eski Bir İnsan Grubu olan Denisovalılar Hakkında Yeni Gelişmeler

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Şu anda Tibet Budist tapınağı olarak kullanılan dağın kenarındaki Baishiya Karst Mağarası, onlarca bin yıldır Denisovalılar olarak bilinen tarih öncesi...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Denizci bir halk olmayan Hititler Doğu Akdeniz ticaretini nasıl elinde tuttu

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Anadolu, Tunç Çağı’nda önemli kara ticaret yollarına sahipti. Asurlu tüccarların kurduğu karumlar MÖ 2 binli yıllarda ticaretin ana damarlarını oluşturdu....

Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemi çözüldü

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Arkeologlar, 3400 yıl önce keşfedilen Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemini çözdüler. 1922’de firavunun mezarında bulunan hançer üzerinde yeni bir kimyasal çalışma...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

“Posta pullarının Mona Lisa’sı” 15 Milyon Dolara Satışa Çıkıyor

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Dünyanın en eski pulu olarak bilinen 1 sentlik posta pulu “Posta Pullarının Mona Lisa’sı” başkent Londra’daki Sotheby’s Müzayede Evi’nde gösterime...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Bergama Antik Kenti’nde 2500 yıllık yeni sur duvarları keşfedildi

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Bergama Antik Kenti’nde MÖ 500 yıllarına tarihlendirilen yeni sur duvarları keşfedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Bergama Antik Kenti’ni...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]