8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da Vinci’nin Adana’ya geldiği ifade edildi.

Ünlü bilim ve sanat insanı Leonardo Da Vinci‘nin Adana’ya gelişi hakkında Araştırmacı Yazar S. Haluk Uygur’un çalışması ilginç bilgilere ulaşılmasını sağladı.

Araştırmacı Yazar S. Haluk Uygur’un incelediği belgelere göre, Leonardo Da Vinci Adana’ya sel felaketinin önlenmesi için gelmiş.

S. Haluk Uygur araştırmasında, o zamanki ismi ile Klikya’ya, Toros Dağları’ndan gelen sel afetine çare bulması için davet edilen Leonardo Da Vinci’nin Adana’yı işaretlediği bir Türkiye haritası çizdiğini belirtti.

Leonardo Da Vinci'nin Adana'yı işaretlediği bir harita çizimi
Leonardo Da Vinci’nin Adana’yı işaretlediği bir harita çizimi

Altınoran atölyelerinde anlatacağı Sanat Tarihi dersi için Da Vinci’nin sanatsal ve bilimsel gözlemlerini anlattığı defterlerinin tercümelerini karıştırırken; birçok kişinin dikkat etmediğini düşündüğü uzunca yazılmış bazı notlara, çizimlere ve üzerinde Adana’yı özellikle işaretlediği bir Türkiye haritasına rastladığını vurgulayan Uygur, “Dokuz bin sayfa olduğu söylenen defterlerinin dört sayfasını ayırdığı bölümde, Suriye Defterdarı’na hitaben yazılmış iki mektubun kopyası vardı.

Adana’nın Selden Yok Olacağı Efsanesi

Belli ki Defterdar; Toroslar’dan gelen ve tufan gibi yok edici bir sele karşı, nasıl bir önlem almaları gerektiğini Da Vinci’ye sormuştu, usta da mektubunda ona yanıt veriyordu. Mektubunda öncelikle Toroslar’dan gelen sel felaketinin tüm dünyada yaşandığından bahsederek defterdarı rahatlatmaya çalışıyor, arkasından da devam ediyordu, “(…) ülkenizin bu bölgesinde, beni görevlendirdiğiniz konuda çalışmak üzere amacımıza en uygun olan şehre, Calindra şehrine girdim. Bu şehir Toros Dağları’nın eteklerinde yer alır ve batıya doğru büyük Toros Dağları’nın zirvelerini görür” dedi.

Da Vinci’nin birinci mektubunu Toros Dağları’nın zirvelerini, bu zirvelerde güneşin nasıl doğup, nasıl battığını uzun uzadıya anlatarak bitirdiğini ifade eden Uygur şöyle devam etti:

“Serge Bramly’nin Leonardo Da Vinci’yi anlattığı kitabın Türkçe versiyonunun 391. sayfasında da, yazarın 1514 yılında sel felaketleri ve tufanla uğraştığı, özellikle Suriye’deki sel felaketinin onu etkilemesi üzerine defterine tufan resimleri çizdiğini yazdığını fark edince, Calindra diye bahsettiği ve Toros Dağları eteğinde bulunan o şehrin peşine düştüm.

Calindra ile Aydıncık Karşıma ise elli yıl önceki ismi Gilendere, eski dönemdeki ismi ise Calyndra olan, günümüzde Mersin’in bir ilçesi olarak yaşayan Aydıncık çıktı. Gerçekten de Da Vinci’nin bahsettiği yıllarda Aydıncık, Avrupalı tacirlerin sıkça uğradığı bir limanmış. Tam o yılları bilemem ama bölgenin (tabi ki bu arada Adana’nın) tarih boyunca çok sel yaşadığını, hatta aynı bölgede olan Adana’nın selden yok olacağının efsane edildiğini bilmeyen yoktur. Leonardo ikinci mektubunda ise Suriye Defterdarı’ndan özür dilemektedir; ‘Saygıdeğer Defterdar, sitemlerinizde ima ettiğiniz üzere, beni tembellikle suçlamayınız. Bana gösterdiğiniz teveccüh ve sağladığınız yararlar beni bu kadar büyük ve dehşet verici olayın sebebini itina ile ve sabırla anlatmaya yöneltti.

Leonardo Da Vinci'nin Adana gezi notları
Leonardo Da Vinci’nin Adana gezi notları

Da Vinci Bir Seyyah Gibi Notlar Tutmuş

Bunu yapabilmek için zamana ihtiyacımız vardı.’ Arkasından da hem Küçük Asya’nın (yani Anadolu) hem de Toroslar’ın jeolojik özelliklerini anlatmaya başlıyor; Leonardo Da Vinci Toroslar’ı anlatıyor ‘Haziran ayı ortalarında, güneşin geldiği belli bir noktada Toros Dağı’nın gölgesi öyle bir yükseğe ulaşır ki bu gölge 12 günlük mesafedeki Sarmatya (Kafkasya) sınırlarını; Aralık ayının ortasında ise kuzeye doğru bir aylık yol mesafesindeki Hiperborya (Sibirya) Dağlarını bulur. (…)

Toroslar’ın özellikle güneye bakan, bol ürünün alınabildiği, çok güzel su kaynaklarının ve nehirlerin bulunduğu eteklerinde, zengin bir halk yaşar (Çukurova ve halkından bahsediyor). Üç mil kadar yukarı çıkınca büyük köknar, kayın ve buna benzer ağaçların bulunduğu ormana ulaşırız. Bu ormanlardan üç mil kadar sonra ise geniş çayırlar ve otlak alanlar gelir. (…) Ormanlık alanın üstünde kalan her şey çıplak kayalıktır.”

Leonardo Da Vinci’nin haritasındaki Adana ve Taşköprü yazdıklarından Da Vinci’nin Toroslar üzerinde dolaştığını ve çokça vakit geçirdiğinin anlaşıldığını belirten S. Haluk Uygur, daha sonra şunları kaydetti:

“Ustanın bölgeye geldiğinin en önemli kanıtı ise; İskenderun Körfezi’ni, Seyhan (belki de Ceyhan çünkü kenarında ‘Chıanı’ yazıyor. Ama İtalyancada “c” harfinin “s” diye okunduğunu dikkate alırsanız Seyhan da olabilir.) Nehrini ve hatta Adana’yı açıkça gösteren bir harita çizimi de yapmış olması. Ancak bölgede Seyhan ve Ceyhan isimli iki nehir olduğunu anlayamamış, ikisini tek nehir zannetmiş. İlginçtir bu harita üzerinde tam Adana’nın bulunduğu yerde bir de köprü var.

Biraz ötede bir köprü daha görülüyor. (Taşköprü ve Misis Köprüsü olma ihtimali yüksek) Daha uzun olan köprünün kenarında köprü ‘ponte’ yazıyor. Hatta köprünün adı da yazılı ama ben okuyamadım. Bu bilgilerden yola çıkarak dünya sanat tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ustasının bölgemize, belki de Adana’ya ama tartışmasız bir şekilde Aydıncık’a geldiğini; bölgenin yöneticilerinden destek, belki de para aldığını ve bölgemizin hala sorunu olan sel felaketine çareler düşündüğünü öğreniyoruz.”

Kaynak: İHA

Banner
Related Articles

Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kanıtlar bulundu

24 Aralık 2022

24 Aralık 2022

Arkeologlar, Danimarka’da 5000 yıl önce insan kurban edildiğine dair kalıntılara ulaştılar. İnsan kurban edilmiş olabileceğini gösteren iskelet kalıntıları, Danimarka’nın Zelanda...

Facebook’ta satılık Maya arkeolojik alanı Yucatán’da ve Meksika’da tartışmalara yol açtı

31 Mart 2023

31 Mart 2023

Facebook Marketplace’te satılık 249 hektardan fazla arazi, Yucatan’da ve Meksika’da tartışmalara yol açtı. Sosyal medyada reklamı yapılan mülk, Yucatán eyaletinin...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

“Posta pullarının Mona Lisa’sı” 15 Milyon Dolara Satışa Çıkıyor

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Dünyanın en eski pulu olarak bilinen 1 sentlik posta pulu “Posta Pullarının Mona Lisa’sı” başkent Londra’daki Sotheby’s Müzayede Evi’nde gösterime...

Kraliçe Kubaba: Yaklaşık 4.500 yıl önce, bir kadın iktidara geldi ve eski Mezopotamya’daki en büyük uygarlıklardan birinde hüküm sürdü

5 Ocak 2024

5 Ocak 2024

Tarihteki ilk kraliçenin kim olduğunu söylemek mümkün mü? İnsan uygarlığının büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, belki de bunun cevabı...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Karnataka’da Bir Kuyuda Vishnumurthy’nin İdolü Bulundu

1 Mart 2021

1 Mart 2021

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde yıkılmış bir Udupi tapınağı yakınlarında bir kuyu içerisine atılmış tanrı Vishnumurthy’ a ait bir heykel bulundu. Tanrı...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

75 Bin Yıllık Ezilmiş Neandertal Kafatası Bilim İnsanlarının Elinde Yeniden Okunabilir Hale Geldi

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Irak Kürdistanı’ndaki Shanidar Mağarası’nda bulunan 75 bin yıllık Neandertal kalıntıları, bilim insanlarının sabır gerektiren koruma çalışması sayesinde yeniden incelenebilir hale...

Türk cevizinin de taşındığı çok kültürlü 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı

30 Mart 2022

30 Mart 2022

İsrail’in kuzey kıyısında bir kibbutz (servetin ortak olduğu ve elde edilen karın bölgeye verilmesi anlayışına dayalı komün yaşam) olan Ma’agan Michael’da...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]