26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam ediyor. Uzun yıllar, bu büyük kavanozların ne için kullanıldığı, nasıl bu bölgeye geldiği tartışmalı sorun olmuştur.

Laos’luların Laos’un Kavanoz Ovası olarak adlandırdığı bu yerde rastgele dağılmış, yükseklikleri 3 ila 10 fit arasında değişen ağırlıkları ise 14 tona kadar çıkabilen kavanozlar üzerinde son yapılan çalışmalar, alanla ilgili gizem kapısını aralamaya başladı.

Kavanoz Ovası’nı incelemeye alan bir grup araştırmacı, Mart ayında PLOS One’da yayınladıkları bir araştırmada; bu kavanozların mezarlık alanı olarak kullanıldığını belirttiler.

Yayınlanan makale de dikkat çeken en önemli nokta kavanozların yapılış tarihleri 3.000 yıldan daha eski olabilirken, insan kalıntılarının analizi, insanların bu kavanozların yanına 700 veya 800 yıl kadar yakın bir zamanda gömüldüğünü göstermesi oldu.

Laos kavonazlarının sırrı çözülmeye başladı.

Kavanozlar ve insan kalıntıları analiz edildi

Kavanoz Ovası’nı incelemek için bir araya gelen arkeologlar, Laos dağ eteklerindeki dört kavanoz alanına birkaç kazı gezisi düzenlediler. Şubat 2020’deki son seyahatlerinde, daha fazla insan mezar alanını ortaya çıkardılar ve daha sonra analiz için örnekler topladılar.

Avustralya’daki ekip üyeleri, radyokarbon tarihleme de dahil olmak üzere çeşitli teknikleri kullanarak, Kavanozlar Ovası’ndaki gemilerin oraya M. Ö. 2. binyılın sonlarında yerleştirildiği sonucuna vardılar. İnsan kalıntıları ise dokuzuncu ve 13. yüzyıllar arasında tarihlendirildi. Bu ortaya çıkan tarih aralığı kafaları karıştırdı. Bölgedeki kavanozların bu nedenle her zaman gömülmek için kullanılmış olduğuna dair teori netleşmemiş oldu.

Bilim insanları, sonraki kazı ve araştırmalarda ya daha eski insan kalıntılarına ulaşılacağını ya da başka elde edilecek kalıntılarla teorinin çeşitleneceğini söylediler.

Gömü dışında kavanozlar hakkında bir başka düşünce ise; bu kavanozların kutlama pirinç şarabı veya viski demlemek için olduğu yönünde…  Bu şekilde kullanılıp birkaç nesilden sonra, kapları cenaze törenleri için yeniden tasarlamış olabilirler.

Bu yeni araştırma aydınlatıcı olsa da, çalışma yazarları Laos’ta hala incelenmemiş çok sayıda kavanoz bölgesi olduğunu belirtiyorlar. Bu el değmemiş kavanozlar, potansiyel olarak tarihin daha fazlasını ortaya çıkarabilecek yeni bilgiler taşıyabilir ve sonunda bu kavanozların gizemleri tam olarak çözülebilir.

Laos Kavanozlar Düzlüğü her ne kadar aydınlatılmamış olsa da 2019’da UNESCO Dünya Mirası listesine girmiştir.

Banner
Related Articles

Horus Yolu’nun Muhafızları: Sina Çölünde Yeni Krallık Dönemi’ne Ait Dev Kale Bulundu

12 Ekim 2025

12 Ekim 2025

Kuzey Sina’da, antik Horus Askerî Yolu üzerinde yürütülen kazılarda Mısır’ın Yeni Krallık Dönemi’ne (MÖ 16.–11. yy) tarihlenen dev bir kale...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Almanya’da yol yapım işçileri asırlık tahta kaldırım keşfettiler

25 Aralık 2023

25 Aralık 2023

Kasım 2023’teki inşaat çalışmaları sırasında Fürth’teki yol yapım işçileri asırlık bir tahta kaldırım keşfettiler. Erken modern dönemin Franklarının bir zamanlar...

Sibirya’da Denisova insanına ait en eski fosiller bulundu

29 Kasım 2021

29 Kasım 2021

Neanterdaller gibi soyları tükenen Denisovalı insanına dair yeni bulgulara ulaşılmaya devam ediyor., Sibirya’da Denisova mağarasında araştırmacılar, Denisovalı insanına ait 200.000...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]