17 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu.

Ölü hediyeleri, bazı kültürlerde ölen kişinin diğer yaşamında ona yardımcı olması için sunulurken bazı kültürler de yeniden dünyaya geldiğinde sevdiği şeylerle uyanması yalnızlık çekmemesi için konulmaktaydı.

Ölü hediyeleri incelendiğinde ölen kişinin cinsiyetine, yaptığı işe ve de kişinin sosyal ve ekonomik durumuna göre farklılıklar göstermekteydi.

Çoğunlukla ölü hediyeleri kolye, bilezik, yüzük küpe gibi takılar, idoller, yaşarken kullandığı eşyalar, silah ve av gereçleri, az da olsa değerli maden parçalarından oluşmaktaydı.

Urartulunun mezarı ilkleri ortaya çıkardı.

Van ve çevresinde hakimiyet süren Demir Çağı medeniyetlerinden Urartular’ın izlerini taşıyan Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Urartulunun mezarında ilginç ölü hediyeleri bulundu.

Urartu dönemine ait ölü gömme ölü sunu materyalleri hakkında bilgiler veren Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında keşfedilen mezarda 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğü görüldü.

Kazı başkanlığını yapan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu AA muhabiri Mesut Varol konu ile ilgili şunları söyledi.

Çavuştepe Kalesi'nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandille karşılaşıldı. Foto AA
Çavuştepe Kalesi’nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında 4 at iskeleti le birlikte şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandil bulundu. Foto Özkan Bilgin/AA

“Burası Urartu ölü gömme geleneği hakkında hep ilkler yaşattı. Bugün de o ilklerden biriyle karşı karşıyayız. Uzman ekibimizle yürüttüğümüz çalışmalarda in-situ (ilk konulduğu şekliyle) halinde bir mezarla karşılaştık. Bir insanın 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğünü gördük. Hemen yanında seramik parçaları ele geçti. Burada şimdiye kadar hiç rastlamadığımız bir hazneli kandille karşılaştık. Aydınlatmayla ilgili de önemli ipuçları veriyor.” diye konuştu.

Yeni bulunan alanın kazı ekibini heyecanlandırdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bir insanın atlarıyla birlikte gömülmesi ve in-situ halinde bulunması ilk olarak karşılaştığımız bir durum. Çalışmalarımız devam ediyor. Soyluluğunun ne derece olduğunu ilerleyen günlerde ortaya çıkarmış olacağız. Dört atıyla gömülen insanın önemli biri olduğunu gösteriyor. Atlarla ilişkisi olan, yönetici sınıf ya da askeri üst düzey kişi olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastlanan ilk buluntu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz da “Bu sene ilginç bir buluntuyla karşılaştık. Kişinin atlarıyla gömülü olması ilginç bir durum. 4 at var. İkisinin kafatası sağlam. İkisinin de alt çeneleri var. Mezarın hemen yanında insan kafatası ve kemikler var. Onların yanında da sığır kemikleri var. Bireyin hayvanlarıyla beraber gömüldüğünü anlıyoruz. Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastladığım ilk buluntu. Bu mezar önemli bir kişiye ait. Bizi çok şaşırtan bir durum. Kemikleri laboratuvarda analiz edeceğiz.” dedi.

Mezarda kaliteli seramik parçaları bulundu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanifi Biber ise burada farklı bir ölü gömme adetiyle karşı karşıya olduklarını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Dikkatimi çeken mezarın yanındaki çömlek parçaları. Çok kaliteli. Van Müzesi’nde çok kaliteli seramikler var, bu da onlara benziyor. Çok küçük ve yonca ağızlı testi gibi görünüyor. Mezar henüz tam açılmadı, başka buluntular da gelebilir. Dolayısıyla gerek atlarıyla gerekse de seramiklerin kalitesi itibarıyla sıradan bir insan olmadığını ve yönetici olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.”

Banner
Benzer Yazılar

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

Erken Bizans Dönemi 1400 yıllık yapı restore ediliyor

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Bodrum’da yer alan en erken MS 6’ncı yüzyıla tarihlendirilen Erken Bizans Dönemi yapı Bodrum Belediyesi tarafından restore ediliyor. Bodrum’un, Çiftlik...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Kestros Çeşmesi’nden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Perge Antik Kenti’nde M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinen antik “Kestros Çeşmesi”nden restorasyon çalışmalarının ardından yeniden su akmaya...

Tarih öncesi dönemde anneler, çocuklarına ebeveynlik yapma konusunda bizimden çok daha yetenekliydi

24 Kasım 2021

24 Kasım 2021

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin (ANU) yakın tarihli bir araştırmasına göre, eski kültürlerde yeni doğan bebeklerin ölüm oranı, yetersiz sağlık bakımı, hastalık...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

11 Ocak 2021

11 Ocak 2021

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]