10 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu.

Ölü hediyeleri, bazı kültürlerde ölen kişinin diğer yaşamında ona yardımcı olması için sunulurken bazı kültürler de yeniden dünyaya geldiğinde sevdiği şeylerle uyanması yalnızlık çekmemesi için konulmaktaydı.

Ölü hediyeleri incelendiğinde ölen kişinin cinsiyetine, yaptığı işe ve de kişinin sosyal ve ekonomik durumuna göre farklılıklar göstermekteydi.

Çoğunlukla ölü hediyeleri kolye, bilezik, yüzük küpe gibi takılar, idoller, yaşarken kullandığı eşyalar, silah ve av gereçleri, az da olsa değerli maden parçalarından oluşmaktaydı.

Urartulunun mezarı ilkleri ortaya çıkardı.

Van ve çevresinde hakimiyet süren Demir Çağı medeniyetlerinden Urartular’ın izlerini taşıyan Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Urartulunun mezarında ilginç ölü hediyeleri bulundu.

Urartu dönemine ait ölü gömme ölü sunu materyalleri hakkında bilgiler veren Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında keşfedilen mezarda 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğü görüldü.

Kazı başkanlığını yapan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu AA muhabiri Mesut Varol konu ile ilgili şunları söyledi.

Çavuştepe Kalesi'nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandille karşılaşıldı. Foto AA
Çavuştepe Kalesi’nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında 4 at iskeleti le birlikte şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandil bulundu. Foto Özkan Bilgin/AA

“Burası Urartu ölü gömme geleneği hakkında hep ilkler yaşattı. Bugün de o ilklerden biriyle karşı karşıyayız. Uzman ekibimizle yürüttüğümüz çalışmalarda in-situ (ilk konulduğu şekliyle) halinde bir mezarla karşılaştık. Bir insanın 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğünü gördük. Hemen yanında seramik parçaları ele geçti. Burada şimdiye kadar hiç rastlamadığımız bir hazneli kandille karşılaştık. Aydınlatmayla ilgili de önemli ipuçları veriyor.” diye konuştu.

Yeni bulunan alanın kazı ekibini heyecanlandırdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bir insanın atlarıyla birlikte gömülmesi ve in-situ halinde bulunması ilk olarak karşılaştığımız bir durum. Çalışmalarımız devam ediyor. Soyluluğunun ne derece olduğunu ilerleyen günlerde ortaya çıkarmış olacağız. Dört atıyla gömülen insanın önemli biri olduğunu gösteriyor. Atlarla ilişkisi olan, yönetici sınıf ya da askeri üst düzey kişi olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastlanan ilk buluntu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz da “Bu sene ilginç bir buluntuyla karşılaştık. Kişinin atlarıyla gömülü olması ilginç bir durum. 4 at var. İkisinin kafatası sağlam. İkisinin de alt çeneleri var. Mezarın hemen yanında insan kafatası ve kemikler var. Onların yanında da sığır kemikleri var. Bireyin hayvanlarıyla beraber gömüldüğünü anlıyoruz. Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastladığım ilk buluntu. Bu mezar önemli bir kişiye ait. Bizi çok şaşırtan bir durum. Kemikleri laboratuvarda analiz edeceğiz.” dedi.

Mezarda kaliteli seramik parçaları bulundu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanifi Biber ise burada farklı bir ölü gömme adetiyle karşı karşıya olduklarını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Dikkatimi çeken mezarın yanındaki çömlek parçaları. Çok kaliteli. Van Müzesi’nde çok kaliteli seramikler var, bu da onlara benziyor. Çok küçük ve yonca ağızlı testi gibi görünüyor. Mezar henüz tam açılmadı, başka buluntular da gelebilir. Dolayısıyla gerek atlarıyla gerekse de seramiklerin kalitesi itibarıyla sıradan bir insan olmadığını ve yönetici olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.”

Banner
Benzer Yazılar

Diyarbakır Surları’nın iki burcunun restorasyonu tamamlandı

19 Ocak 2023

19 Ocak 2023

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından “Surlar’da Diriliş” mottosuyla başlatılan çalışmalarda Dağkapı 1 ve 2 nolu burçların restorasyonu tamamlandı. UNESCO Dünya Kültür...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Sezar’ın ünlü sözlerini kaleme aldığı Zile Kalesi’nde çevre düzenlemesi yapılıyor

15 Ocak 2022

15 Ocak 2022

Roma İmparatorluğu’nun en etkili askeri ve politik liderlerinden biri olan Jul Sezar’ın unutulmaz sözü “veni, vidi, vici” yi kaleme aldığı...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Kırgızistan’da 1.75 metre yüksekliğinde eski bir büyük kil kap “hum” ortaya çıkarıldı

9 Mart 2024

9 Mart 2024

Kırgızistan’ın Oş vilayetindeki Uzgen kasabasında yapılan son arkeolojik kazılarda, “hum” olarak bilinen 1,75 metre yüksekliğinde bir kil kap ortaya çıkarıldı....

Orman Yangınları 800 Yıllık Tarihi Mezarlara da Zarar Verdi

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Ülkemizin gözbebeği ormanlarımız bir haftadır yanıyor. Yangına müdahale ederken yaşamlarını yitiren yurttaşlarımız bizleri derin acılara boğarken, yüzlerce yurttaşımızda evlerini, mallarını...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]