11 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu.

Ölü hediyeleri, bazı kültürlerde ölen kişinin diğer yaşamında ona yardımcı olması için sunulurken bazı kültürler de yeniden dünyaya geldiğinde sevdiği şeylerle uyanması yalnızlık çekmemesi için konulmaktaydı.

Ölü hediyeleri incelendiğinde ölen kişinin cinsiyetine, yaptığı işe ve de kişinin sosyal ve ekonomik durumuna göre farklılıklar göstermekteydi.

Çoğunlukla ölü hediyeleri kolye, bilezik, yüzük küpe gibi takılar, idoller, yaşarken kullandığı eşyalar, silah ve av gereçleri, az da olsa değerli maden parçalarından oluşmaktaydı.

Urartulunun mezarı ilkleri ortaya çıkardı.

Van ve çevresinde hakimiyet süren Demir Çağı medeniyetlerinden Urartular’ın izlerini taşıyan Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Urartulunun mezarında ilginç ölü hediyeleri bulundu.

Urartu dönemine ait ölü gömme ölü sunu materyalleri hakkında bilgiler veren Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında keşfedilen mezarda 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğü görüldü.

Kazı başkanlığını yapan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu AA muhabiri Mesut Varol konu ile ilgili şunları söyledi.

Çavuştepe Kalesi'nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandille karşılaşıldı. Foto AA
Çavuştepe Kalesi’nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında 4 at iskeleti le birlikte şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandil bulundu. Foto Özkan Bilgin/AA

“Burası Urartu ölü gömme geleneği hakkında hep ilkler yaşattı. Bugün de o ilklerden biriyle karşı karşıyayız. Uzman ekibimizle yürüttüğümüz çalışmalarda in-situ (ilk konulduğu şekliyle) halinde bir mezarla karşılaştık. Bir insanın 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğünü gördük. Hemen yanında seramik parçaları ele geçti. Burada şimdiye kadar hiç rastlamadığımız bir hazneli kandille karşılaştık. Aydınlatmayla ilgili de önemli ipuçları veriyor.” diye konuştu.

Yeni bulunan alanın kazı ekibini heyecanlandırdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bir insanın atlarıyla birlikte gömülmesi ve in-situ halinde bulunması ilk olarak karşılaştığımız bir durum. Çalışmalarımız devam ediyor. Soyluluğunun ne derece olduğunu ilerleyen günlerde ortaya çıkarmış olacağız. Dört atıyla gömülen insanın önemli biri olduğunu gösteriyor. Atlarla ilişkisi olan, yönetici sınıf ya da askeri üst düzey kişi olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastlanan ilk buluntu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz da “Bu sene ilginç bir buluntuyla karşılaştık. Kişinin atlarıyla gömülü olması ilginç bir durum. 4 at var. İkisinin kafatası sağlam. İkisinin de alt çeneleri var. Mezarın hemen yanında insan kafatası ve kemikler var. Onların yanında da sığır kemikleri var. Bireyin hayvanlarıyla beraber gömüldüğünü anlıyoruz. Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastladığım ilk buluntu. Bu mezar önemli bir kişiye ait. Bizi çok şaşırtan bir durum. Kemikleri laboratuvarda analiz edeceğiz.” dedi.

Mezarda kaliteli seramik parçaları bulundu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanifi Biber ise burada farklı bir ölü gömme adetiyle karşı karşıya olduklarını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Dikkatimi çeken mezarın yanındaki çömlek parçaları. Çok kaliteli. Van Müzesi’nde çok kaliteli seramikler var, bu da onlara benziyor. Çok küçük ve yonca ağızlı testi gibi görünüyor. Mezar henüz tam açılmadı, başka buluntular da gelebilir. Dolayısıyla gerek atlarıyla gerekse de seramiklerin kalitesi itibarıyla sıradan bir insan olmadığını ve yönetici olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.”

Banner
Benzer Yazılar

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Tarihte kaybolmayan dünyanın en eski yazı sistemi “Kehanet Kemik Yazıtları”

5 Haziran 2023

5 Haziran 2023

“Jiaguwen” veya kehanet kemik yazıtları, insanların bugün kullandıkları Çince karakterlerin kaynağının yanı sıra en eski tam gelişmiş yazı karakterlerini taşıdığı...

Batman Müzesi’nde Altın Sikkeler Kayboldu İddiası

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde tarihi eser kaçakçıların elinden 2017 yılında kurtarılan  20’ye yakın Roma ve İslam dönemine ait altın sikkenin kaybolduğu iddia...

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisi denize inmeye hazır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisinin inşası tamamlandı. Modern teknolojiler ile donatılmış su altı arkeoloji gemisi denize indirilmek...

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

Olympos Antik Kenti’nde Aristokrat Bir Kadına Ait Anıtsal Mezar Bulundu

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma döneminde yaşamış aristokrat bir kadına ait olduğu değerlendirilen anıtsal mezar ortaya...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Shakespeare’in Evinde Günlük Yaşamdan Kalıntılar Sanal Sergide Görülebilecek

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Shakespeare Birthplace Trust vakfı ile işbirliği içinde Staffordshire Üniversitesi Arkeoloji Merkezi tarafından küratörlüğünü yapılan eserler Shakespeare Searching Bard’ın aile evi New...

Stonehenge yakınlarındaki kazılar Tunç Çağı Yuvarlak Mezarlığı’nı ortaya çıkardı

4 Haziran 2023

4 Haziran 2023

İngiltere’nin Salisbury kenti yakınlarındaki planlı bir konut geliştirme alanında kazı yapan Cotswold Archaeology ekibi, 3.500 ila 4.000 yıl arasında olabilecek...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]