19 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu.

Ölü hediyeleri, bazı kültürlerde ölen kişinin diğer yaşamında ona yardımcı olması için sunulurken bazı kültürler de yeniden dünyaya geldiğinde sevdiği şeylerle uyanması yalnızlık çekmemesi için konulmaktaydı.

Ölü hediyeleri incelendiğinde ölen kişinin cinsiyetine, yaptığı işe ve de kişinin sosyal ve ekonomik durumuna göre farklılıklar göstermekteydi.

Çoğunlukla ölü hediyeleri kolye, bilezik, yüzük küpe gibi takılar, idoller, yaşarken kullandığı eşyalar, silah ve av gereçleri, az da olsa değerli maden parçalarından oluşmaktaydı.

Urartulunun mezarı ilkleri ortaya çıkardı.

Van ve çevresinde hakimiyet süren Demir Çağı medeniyetlerinden Urartular’ın izlerini taşıyan Van’ın Gürpınar ilçesindeki Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Urartulunun mezarında ilginç ölü hediyeleri bulundu.

Urartu dönemine ait ölü gömme ölü sunu materyalleri hakkında bilgiler veren Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında keşfedilen mezarda 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğü görüldü.

Kazı başkanlığını yapan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu AA muhabiri Mesut Varol konu ile ilgili şunları söyledi.

Çavuştepe Kalesi'nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandille karşılaşıldı. Foto AA
Çavuştepe Kalesi’nde ortaya çıkarılan Urartulu mezarında 4 at iskeleti le birlikte şimdiye kadar rastlanılmamış bir hazneli kandil bulundu. Foto Özkan Bilgin/AA

“Burası Urartu ölü gömme geleneği hakkında hep ilkler yaşattı. Bugün de o ilklerden biriyle karşı karşıyayız. Uzman ekibimizle yürüttüğümüz çalışmalarda in-situ (ilk konulduğu şekliyle) halinde bir mezarla karşılaştık. Bir insanın 4 at, sığır ve küçükbaş hayvanıyla gömüldüğünü gördük. Hemen yanında seramik parçaları ele geçti. Burada şimdiye kadar hiç rastlamadığımız bir hazneli kandille karşılaştık. Aydınlatmayla ilgili de önemli ipuçları veriyor.” diye konuştu.

Yeni bulunan alanın kazı ekibini heyecanlandırdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bir insanın atlarıyla birlikte gömülmesi ve in-situ halinde bulunması ilk olarak karşılaştığımız bir durum. Çalışmalarımız devam ediyor. Soyluluğunun ne derece olduğunu ilerleyen günlerde ortaya çıkarmış olacağız. Dört atıyla gömülen insanın önemli biri olduğunu gösteriyor. Atlarla ilişkisi olan, yönetici sınıf ya da askeri üst düzey kişi olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastlanan ilk buluntu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz da “Bu sene ilginç bir buluntuyla karşılaştık. Kişinin atlarıyla gömülü olması ilginç bir durum. 4 at var. İkisinin kafatası sağlam. İkisinin de alt çeneleri var. Mezarın hemen yanında insan kafatası ve kemikler var. Onların yanında da sığır kemikleri var. Bireyin hayvanlarıyla beraber gömüldüğünü anlıyoruz. Urartu ölü gömme geleneğinde şimdiye kadar rastladığım ilk buluntu. Bu mezar önemli bir kişiye ait. Bizi çok şaşırtan bir durum. Kemikleri laboratuvarda analiz edeceğiz.” dedi.

Mezarda kaliteli seramik parçaları bulundu

Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hanifi Biber ise burada farklı bir ölü gömme adetiyle karşı karşıya olduklarını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Dikkatimi çeken mezarın yanındaki çömlek parçaları. Çok kaliteli. Van Müzesi’nde çok kaliteli seramikler var, bu da onlara benziyor. Çok küçük ve yonca ağızlı testi gibi görünüyor. Mezar henüz tam açılmadı, başka buluntular da gelebilir. Dolayısıyla gerek atlarıyla gerekse de seramiklerin kalitesi itibarıyla sıradan bir insan olmadığını ve yönetici olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.”

Banner
Related Articles

Depremde Anadolu’nun ilk camilerinden biri olan Habib-i Neccar Camisi yıkıldı

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olan Antakya Habib-i Neccar Camisi, Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki depremin ardından yıkıldı. 14 asırlık...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

Güney Hindistan’daki Antik Mezar Yatağında Katlanmış Altın Diadem Keşfedildi

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Hindistan Arkeolojik Yüzey Araştırması Başkan Yardımcısı Yathees Kumar liderliğindeki arkeologlar, güney Hindistan’daki Adichanallur arkeolojik alanındaki bir mezar yatağında katlanmış altın...

Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor

7 Mart 2023

7 Mart 2023

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim...

Urartularda Ölü Gömme Gelenekleri: Urne Mezarları

13 Eylül 2021

13 Eylül 2021

Birçok Anadolu medeniyetinde olduğu gibi Urartularda ölümden sonra yaşama inanan bir toplumdu. Ölüm sonrası inancın ağır bastığı Urartu toplumunda değişik...

Satala Antik Kenti’nde Mısır Tanrıçası İsis’in Bronz Büstü Bulundu

25 Ekim 2025

25 Ekim 2025

Roma lejyonlarının dini çeşitliliğine ışık tutan bronz İsis büstü, Karadeniz’in dağlarında doğu inançlarının izlerini gün yüzüne çıkardı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

Dünyanın En Büyük Piramidi Meksika’daki Bir Tepenin İçinde Gizlidir

2 Kasım 2022

2 Kasım 2022

Dünyanın en büyük ve en yüksek piramitleri inanılmaz tasarım, mühendislik ve inşaat yetenekleridir. Giza’nın Büyük Piramidi, piramitler hakkında konuşurken genellikle...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

İsrail’in Rahat kenti yakınlarında 1200 yıllık cami bulundu

23 Haziran 2022

23 Haziran 2022

Arkeologlar, İsrail’in Rahat kenti yakınlarındaki Negev çölünde 1200 yıllık bir cami keşfettiler. Israel Antiques Authority (IAA) arkeologları tarafından yapılan kazılarda...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Bronz Çağı Taş Levha Avrupa’nın Bilinen En Eski Haritası Çıktı

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Fransa’da 1900 yılında bulunan ve yüzyılı aşkın süredir unutulmuş olan süslü bir Bronz Çağı’ndan kalma taş levha, Avrupa’nın bilinen en...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]