7 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet taşımayan bir kelimedir. Yani imparator denildiğinde ilk aklımıza gelen erkekler olsa da erken dönem Japonyasında bu kelime her iki cins içinde kullanılan bir kelimedir.

İmparator Köken, Aristokrat Fujiwara klanında doğan bu olağanüstü kadın, ilk önce İmparatoriçe Kōken olarak tahta çıktı ve Japonya’nın 46. hükümdarı (MS 749-758) oldu. İmparator Shōmu ve Fujiwara no Asukabehime’nin kızıydı.

Babası onu veliaht prens seçerek yanında yetiştirir evet yanlış okumadınız bir prens olarak yetiştirir. Üstelik kızı için tahtından feragat eder ve tahtı kızına bırakır. MS. 740’da babasının yerini almak için bütün ritüelleri gerçekleştirir ve tahta çıkar. Ancak rakipleri yüzünden babasının veliaht prenslik sözü 1 yıl içinde saray içindeki entrikalar nedeniyle bozuldu. Sarayda söz sahibi olan Fujiwara no Nakamurö tarafından ikna edilince İmparator Junnin’in tahta çıkmasına izin verdi.

Tahttan çekilmeden önce ağır hasta olduğu iddia edilir, zamanın tıbbi bir otoritesi olan Budist Rahip Dökyö ile karşılaşır ve onun sayesinde iyileştiği söylenir. Dökyö daha sonra onun tarafından terfi ettirilir.

Sağlığına kavuşan Köken, 48. İmparator olarak tekrar tahta dönerek, adını İmparatoriçe Shōtoku olarak değiştirir ve MS 764-770 yılları arasında hüküm sürer.

İmparator Shomu.
İmparator Shomu. Wikipedia

Tabii bu tahta çıkışı da o kadar kolay olmamıştır. Nakamurö’nün yönetime karışmasından rahatsız olan Köken, mahkemeye giderek yasal haklarını geri ister. İmparator Junnin hakkında şikayette bulunur. Kendini tehdit altında hisseden Nakarumö hanedanlık mührünü çalar ve tahta başkasını çıkarmak için hazırlıklara başlar.

Köken ise babasının yanında yetişmiştir ve hazırlanan bu komployu fark eder. Nakarumö’yü yakalatıp sürgüne gönderir. Daha sonra tahtı İmparatoriçe Shōtoku olarak geri almak için Junnin’i görevden alır.

Tahta geri döndüğünde, Dökyö’yü terfi ettirir ve yükseltir, hatta onu tahta geçmeye hazırlamak ister.

Bir Budist olduğunu ilan eden bir ferman bile yayınlar ama atalarının tanrılarına Şinto rahibesi olarak hediyeler sunmaktan da geri durmaz.

Onu iyileştiren Dökyö’nün hakkında ise Nara mahkemesinde görevli olduğu dışında çok fazla şey bilinmez. Ama İmparator için çok önemli olduğu kesindi. Ona unvanlar ve atamalar yağdırdı ve onun Budist yazılarına duyusal, tınılı bir sesle serenat yaptığı söylendi. Hem dini hem de laik konularda onun tavsiyesini istedi, ancak bariz adam kayırmacılığı silahlı iç çekişmeyle sonuçlandı. İmparator öldüğünde (770) Dökyö, şimdi Tochigi Eyaleti olan bölgeye sürgün edildi.

İmparator Köken
İmparator Köken

İmparatoriçe Shtoku ve Dökyö’nün hikayesi, güçlü kadınların ve Rasputin benzeri dini şahsiyetlerin tarihinde sıkça rastlanan bir hikayedir: Bir kadın hükümdar veya aristokrat, daha genç, daha çekici ve yetenekli bir erkeğe aşık olur ve onların ilişkisi imparatorluğun düşmesine yol açar.

Bununla birlikte, bu bir politika, güç ve romantizm hikayesidir: iddiaya göre nedimelerine erkek imparatorların neden bu kadar çok eş alabildiğini soran büyüleyici bir tennō’dür. İmparatoriçelerin ise nasıl evlenemediklerine dair şikayet eder.

Kadın ve erkek arasında hiçbir ayrım görmeyen eski toplumların yerini tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi Japonya’da yerini erkek eğemenliğine bırakır. Hatta bunu kendi yasalarıyla da yapmazlar!

Kadınlar, 1889’da İmparatorluk Hanedanı Yasası’nın ( Kōshitsu tenpan皇室典範 ) ilk kez Japonya’nın ilk anayasası olan Meiji Anayasası ( Meiji kenpō明治憲法 ) ile birlikte yürürlüğe girdiğinde tahta çıkma hakkını kaybeder. 1880’lerin başında, oligarşi, Japonya’yı Batılı yabancı güçlerle mücadele edebilecek “modern” bir ulusa dönüştürmekle görevlendirildi, Japonya’nın modern öncesi hükümetini Prusya-Alman anayasal monarşi modelini izleyerek yeniden yapılandırdı. Prusya anayasası kadınların tahta geçmesini yasakladı; Japonya da imparator olmanın ne anlama geldiği konusunda daha katı bir tanım benimsedi.

Kaynaklar

Aoki, Michiko Y. 1991. “Jitō Tennō”, in Chieko Irie Mulhern, ed. 1991. Heroic with GraceLegendary Women of Japan. New York and London: East Gate: 40–76.

Tsurumi, P. (1981) “Early Female Emperors” Historical Reflections Vol.8 No.1 pp.41-49.

İlk Resim: Wikipedia

Banner
Benzer Yazılar

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Bu Çiviler Hz. İsa’yı Çarmıha Germek İçin mi Kullanıldı?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Roma döneminden kalma iki demir çivinin Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinde kullanılan çiviler olduğu iddası araştırmacıları ikiye böldü. Roma döneminden kalma...

Gazimağusa Limanı’nda Hellenistik Döneme Ait Antik Kaya Mezar Gün Yüzüne Çıkarıldı

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Kuzey Kıbrıs’ın tarihi derinliklerinden yeni bir keşif daha! Gazimağusa Limanı’nda yapılan arkeolojik incelemeler sonucunda, Hellenistik Döneme tarihlenen kaya oyma bir...

Dünyanın En Büyük Piramidi Meksika’daki Bir Tepenin İçinde Gizlidir

2 Kasım 2022

2 Kasım 2022

Dünyanın en büyük ve en yüksek piramitleri inanılmaz tasarım, mühendislik ve inşaat yetenekleridir. Giza’nın Büyük Piramidi, piramitler hakkında konuşurken genellikle...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

Arkeologlar, Litvanya’da Yıkılan Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat Sandığı’nı Ortaya Çıkardılar

30 Ağustos 2021

30 Ağustos 2021

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan kazılarda, Holokost sırasında Naziler tarafından tahrip edilen ve daha sonra Sovyetler tarafından tekrar yerle bir edilen Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

Glyptotek Müzesi Türkiye’den kaçırılan Septimius Severus’un heykel başını iade etti

14 Mart 2025

14 Mart 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucu Danimarka Glyptotek Müzesi, Türkiye’den kaçırılan Roma İmparatoru Septimius Severus’un heykel başı ve 48...

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]