25 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet taşımayan bir kelimedir. Yani imparator denildiğinde ilk aklımıza gelen erkekler olsa da erken dönem Japonyasında bu kelime her iki cins içinde kullanılan bir kelimedir.

İmparator Köken, Aristokrat Fujiwara klanında doğan bu olağanüstü kadın, ilk önce İmparatoriçe Kōken olarak tahta çıktı ve Japonya’nın 46. hükümdarı (MS 749-758) oldu. İmparator Shōmu ve Fujiwara no Asukabehime’nin kızıydı.

Babası onu veliaht prens seçerek yanında yetiştirir evet yanlış okumadınız bir prens olarak yetiştirir. Üstelik kızı için tahtından feragat eder ve tahtı kızına bırakır. MS. 740’da babasının yerini almak için bütün ritüelleri gerçekleştirir ve tahta çıkar. Ancak rakipleri yüzünden babasının veliaht prenslik sözü 1 yıl içinde saray içindeki entrikalar nedeniyle bozuldu. Sarayda söz sahibi olan Fujiwara no Nakamurö tarafından ikna edilince İmparator Junnin’in tahta çıkmasına izin verdi.

Tahttan çekilmeden önce ağır hasta olduğu iddia edilir, zamanın tıbbi bir otoritesi olan Budist Rahip Dökyö ile karşılaşır ve onun sayesinde iyileştiği söylenir. Dökyö daha sonra onun tarafından terfi ettirilir.

Sağlığına kavuşan Köken, 48. İmparator olarak tekrar tahta dönerek, adını İmparatoriçe Shōtoku olarak değiştirir ve MS 764-770 yılları arasında hüküm sürer.

İmparator Shomu.
İmparator Shomu. Wikipedia

Tabii bu tahta çıkışı da o kadar kolay olmamıştır. Nakamurö’nün yönetime karışmasından rahatsız olan Köken, mahkemeye giderek yasal haklarını geri ister. İmparator Junnin hakkında şikayette bulunur. Kendini tehdit altında hisseden Nakarumö hanedanlık mührünü çalar ve tahta başkasını çıkarmak için hazırlıklara başlar.

Köken ise babasının yanında yetişmiştir ve hazırlanan bu komployu fark eder. Nakarumö’yü yakalatıp sürgüne gönderir. Daha sonra tahtı İmparatoriçe Shōtoku olarak geri almak için Junnin’i görevden alır.

Tahta geri döndüğünde, Dökyö’yü terfi ettirir ve yükseltir, hatta onu tahta geçmeye hazırlamak ister.

Bir Budist olduğunu ilan eden bir ferman bile yayınlar ama atalarının tanrılarına Şinto rahibesi olarak hediyeler sunmaktan da geri durmaz.

Onu iyileştiren Dökyö’nün hakkında ise Nara mahkemesinde görevli olduğu dışında çok fazla şey bilinmez. Ama İmparator için çok önemli olduğu kesindi. Ona unvanlar ve atamalar yağdırdı ve onun Budist yazılarına duyusal, tınılı bir sesle serenat yaptığı söylendi. Hem dini hem de laik konularda onun tavsiyesini istedi, ancak bariz adam kayırmacılığı silahlı iç çekişmeyle sonuçlandı. İmparator öldüğünde (770) Dökyö, şimdi Tochigi Eyaleti olan bölgeye sürgün edildi.

İmparator Köken
İmparator Köken

İmparatoriçe Shtoku ve Dökyö’nün hikayesi, güçlü kadınların ve Rasputin benzeri dini şahsiyetlerin tarihinde sıkça rastlanan bir hikayedir: Bir kadın hükümdar veya aristokrat, daha genç, daha çekici ve yetenekli bir erkeğe aşık olur ve onların ilişkisi imparatorluğun düşmesine yol açar.

Bununla birlikte, bu bir politika, güç ve romantizm hikayesidir: iddiaya göre nedimelerine erkek imparatorların neden bu kadar çok eş alabildiğini soran büyüleyici bir tennō’dür. İmparatoriçelerin ise nasıl evlenemediklerine dair şikayet eder.

Kadın ve erkek arasında hiçbir ayrım görmeyen eski toplumların yerini tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi Japonya’da yerini erkek eğemenliğine bırakır. Hatta bunu kendi yasalarıyla da yapmazlar!

Kadınlar, 1889’da İmparatorluk Hanedanı Yasası’nın ( Kōshitsu tenpan皇室典範 ) ilk kez Japonya’nın ilk anayasası olan Meiji Anayasası ( Meiji kenpō明治憲法 ) ile birlikte yürürlüğe girdiğinde tahta çıkma hakkını kaybeder. 1880’lerin başında, oligarşi, Japonya’yı Batılı yabancı güçlerle mücadele edebilecek “modern” bir ulusa dönüştürmekle görevlendirildi, Japonya’nın modern öncesi hükümetini Prusya-Alman anayasal monarşi modelini izleyerek yeniden yapılandırdı. Prusya anayasası kadınların tahta geçmesini yasakladı; Japonya da imparator olmanın ne anlama geldiği konusunda daha katı bir tanım benimsedi.

Kaynaklar

Aoki, Michiko Y. 1991. “Jitō Tennō”, in Chieko Irie Mulhern, ed. 1991. Heroic with GraceLegendary Women of Japan. New York and London: East Gate: 40–76.

Tsurumi, P. (1981) “Early Female Emperors” Historical Reflections Vol.8 No.1 pp.41-49.

İlk Resim: Wikipedia

Banner
Benzer Yazılar

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Cizre’de Yapılan Müze kompleksi 2022’de Tamamlanacak”

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kızılay Cizre Gönüllü merkezi’nin açılışı ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şırnak’a geldi. Hamidiye...

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni keşifler: Karahantepe’de gerçekçi yüz ifadesine sahip insan heykeli bulundu

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni buluntular keşfedildi. Göbekli Tepe, yaklaşık 12.000 yıllık tarihiyle dünyanın en eski megalitik alanıdır ve Karahantepe adında bir...

Hititlerin sonunu kuraklık getirdi

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Hititlerin Anadolu’ya nereden geldikleri hala bilinmemekle beraber tarih sahnesinden bir anda çekilmeleri de bir bilinmezlik taşımaya devam ediyor. Bazı uzmanlara...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Büyük İskender’in Kaybolan Mezarı Venedik’de mi?

16 Mart 2021

16 Mart 2021

Makedonyalı III. Aleksandros namı değer Büyük İskender’in kaybolan mezarının Venedik’de olabileceği teorisi konuşulmakta. Büyük İskender’in kaybolan mezarı Venedik’te olabileceğine dair...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

HS2 arkeologları nadir bulunan Roma ahşap figürün ortaya çıkardı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

İngiltere’de hızlı tren HS2 projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında erken Roma döneminden kalma nadir bir ahşap oyma figürün keşfedildi....

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

North Yorkshire’da bir evin mutfak zemininin altında bir fincan içerisinde bulunan altın sikkeler açık artırma ile satılıyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Kuzey Yorkshire’daki bir çift, mutfaklarının döşeme tahtalarının altına gömülü 18. yüzyılın başlarından kalma altın sikkeler buldu. Sikkeler, nesiller boyunca Kuzey...

Sudan’ın başkenti Hartum’da Hristiyan figürel sahnelerle kaplı gizemli bir oda kompleksi keşfedildi

8 Nisan 2023

8 Nisan 2023

Sudan’ın başkenti Hartum’da iç kısımları Hıristiyan sanatına özgü figürel sahnelerle kaplı, güneşte kurutulmuş tuğladan yapılmış gizemli bir oda kompleksi keşfedildi....

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Ortaya Çıkan Taş Devri Mimari Harikası: Avrupa’nın bilinen en büyük Taş Devri yapılarından biri olabilir

13 Şubat 2024

13 Şubat 2024

Baltık Denizi’nin derinliklerinde saklanan Taş Devri’nin mimari harikası, araştırmacılar tarafından keşfedildi. Almanya’nın Mecklenburg Körfezi’nde deniz yüzeyinin 21 metre (69 fit)...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]