3 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet taşımayan bir kelimedir. Yani imparator denildiğinde ilk aklımıza gelen erkekler olsa da erken dönem Japonyasında bu kelime her iki cins içinde kullanılan bir kelimedir.

İmparator Köken, Aristokrat Fujiwara klanında doğan bu olağanüstü kadın, ilk önce İmparatoriçe Kōken olarak tahta çıktı ve Japonya’nın 46. hükümdarı (MS 749-758) oldu. İmparator Shōmu ve Fujiwara no Asukabehime’nin kızıydı.

Babası onu veliaht prens seçerek yanında yetiştirir evet yanlış okumadınız bir prens olarak yetiştirir. Üstelik kızı için tahtından feragat eder ve tahtı kızına bırakır. MS. 740’da babasının yerini almak için bütün ritüelleri gerçekleştirir ve tahta çıkar. Ancak rakipleri yüzünden babasının veliaht prenslik sözü 1 yıl içinde saray içindeki entrikalar nedeniyle bozuldu. Sarayda söz sahibi olan Fujiwara no Nakamurö tarafından ikna edilince İmparator Junnin’in tahta çıkmasına izin verdi.

Tahttan çekilmeden önce ağır hasta olduğu iddia edilir, zamanın tıbbi bir otoritesi olan Budist Rahip Dökyö ile karşılaşır ve onun sayesinde iyileştiği söylenir. Dökyö daha sonra onun tarafından terfi ettirilir.

Sağlığına kavuşan Köken, 48. İmparator olarak tekrar tahta dönerek, adını İmparatoriçe Shōtoku olarak değiştirir ve MS 764-770 yılları arasında hüküm sürer.

İmparator Shomu.
İmparator Shomu. Wikipedia

Tabii bu tahta çıkışı da o kadar kolay olmamıştır. Nakamurö’nün yönetime karışmasından rahatsız olan Köken, mahkemeye giderek yasal haklarını geri ister. İmparator Junnin hakkında şikayette bulunur. Kendini tehdit altında hisseden Nakarumö hanedanlık mührünü çalar ve tahta başkasını çıkarmak için hazırlıklara başlar.

Köken ise babasının yanında yetişmiştir ve hazırlanan bu komployu fark eder. Nakarumö’yü yakalatıp sürgüne gönderir. Daha sonra tahtı İmparatoriçe Shōtoku olarak geri almak için Junnin’i görevden alır.

Tahta geri döndüğünde, Dökyö’yü terfi ettirir ve yükseltir, hatta onu tahta geçmeye hazırlamak ister.

Bir Budist olduğunu ilan eden bir ferman bile yayınlar ama atalarının tanrılarına Şinto rahibesi olarak hediyeler sunmaktan da geri durmaz.

Onu iyileştiren Dökyö’nün hakkında ise Nara mahkemesinde görevli olduğu dışında çok fazla şey bilinmez. Ama İmparator için çok önemli olduğu kesindi. Ona unvanlar ve atamalar yağdırdı ve onun Budist yazılarına duyusal, tınılı bir sesle serenat yaptığı söylendi. Hem dini hem de laik konularda onun tavsiyesini istedi, ancak bariz adam kayırmacılığı silahlı iç çekişmeyle sonuçlandı. İmparator öldüğünde (770) Dökyö, şimdi Tochigi Eyaleti olan bölgeye sürgün edildi.

İmparator Köken
İmparator Köken

İmparatoriçe Shtoku ve Dökyö’nün hikayesi, güçlü kadınların ve Rasputin benzeri dini şahsiyetlerin tarihinde sıkça rastlanan bir hikayedir: Bir kadın hükümdar veya aristokrat, daha genç, daha çekici ve yetenekli bir erkeğe aşık olur ve onların ilişkisi imparatorluğun düşmesine yol açar.

Bununla birlikte, bu bir politika, güç ve romantizm hikayesidir: iddiaya göre nedimelerine erkek imparatorların neden bu kadar çok eş alabildiğini soran büyüleyici bir tennō’dür. İmparatoriçelerin ise nasıl evlenemediklerine dair şikayet eder.

Kadın ve erkek arasında hiçbir ayrım görmeyen eski toplumların yerini tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi Japonya’da yerini erkek eğemenliğine bırakır. Hatta bunu kendi yasalarıyla da yapmazlar!

Kadınlar, 1889’da İmparatorluk Hanedanı Yasası’nın ( Kōshitsu tenpan皇室典範 ) ilk kez Japonya’nın ilk anayasası olan Meiji Anayasası ( Meiji kenpō明治憲法 ) ile birlikte yürürlüğe girdiğinde tahta çıkma hakkını kaybeder. 1880’lerin başında, oligarşi, Japonya’yı Batılı yabancı güçlerle mücadele edebilecek “modern” bir ulusa dönüştürmekle görevlendirildi, Japonya’nın modern öncesi hükümetini Prusya-Alman anayasal monarşi modelini izleyerek yeniden yapılandırdı. Prusya anayasası kadınların tahta geçmesini yasakladı; Japonya da imparator olmanın ne anlama geldiği konusunda daha katı bir tanım benimsedi.

Kaynaklar

Aoki, Michiko Y. 1991. “Jitō Tennō”, in Chieko Irie Mulhern, ed. 1991. Heroic with GraceLegendary Women of Japan. New York and London: East Gate: 40–76.

Tsurumi, P. (1981) “Early Female Emperors” Historical Reflections Vol.8 No.1 pp.41-49.

İlk Resim: Wikipedia

Banner
Related Articles

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Regensburg’ta Ortaya Çıkan Roma Dönemi Mithras Tapınağı, Bavyera’daki En Eski Kült Alanı Olarak Tanımlandı

6 Şubat 2026

6 Şubat 2026

Almanya’nın güneydoğusunda, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Regensburg’un tarihi merkezinde sıradan bir inşaat denetimi yürütülüyordu. Beklenen; Roma katmanları, Orta...

Maltaş Tapınağı Adım Adım Ortaya Çıkıyor

26 Haziran 2021

26 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Frig Vadisi destinasyon çalışmaları sırasında bulunan Maltaş Tapınağı adım adım ortaya çıkarılıyor. Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesi Kayıhan...

5500 Yıllık Mezarda Bulunan Çubukların En Eski Bira İçme Kamışları Olduğu Belirlendi

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Rus arkeologlar, Kuzey Kafkasya’da erken tunç çağına ait bir mezarda ortaya çıkarılan çubukların bilinen en eski bira içminde kullanılan kamışlar...

En eski Budist tapınaklarından biri ortaya çıkarıldı

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Budizm’in kurucusu Siddhartha Gautama’nın ölümünden birkaç yüzyıl sonra inşa edildiği düşünülen en eski Budist tapınaklarından birisi Pakistan’da ortaya çıkarıldı. MÖ...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Şanlıurfa’da 10.000 yıllık yerleşim yeri keşfedildi

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç Mahallesi’nde bir evin bahçesinde neolitik döneme ait yerleşim yeri keşfedildi. Göbeklitepe gibi önemli bir arkeolojik...

2.000 yıllık antik bir “aynalık” Çin’deki aristokrat yaşama ışık tutuyor

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

Pekin’deki arkeologlar, Han Hanedanlığı döneminde yüksek soylular tarafından sevilen 2.000 yıllık bir aynalık başarıyla yeniden oluşturdular. Aynalık, öğrencileriyle etkileşime giren...

Yeni Stadyum İnşaatı Öncesi 3000 Yıllık Tunç Çağı Yerleşimi Ortaya Çıkarıldı

30 Temmuz 2025

30 Temmuz 2025

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde, Wolmirstedt kasabasında yapılması planlanan milyonlarca euroluk yeni spor stadyumu inşaatı öncesinde arkeologlar, Geç Tunç Çağı’na ait geniş...

İsrail’de 350.000 Yıllık Taş, Dünyanın En Eski Taş Bileme Aleti Olabilir!

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

İsrail’deki arkeologlar, Homo sapiens’in ortaya çıkmasından en az 50.000 yıl önce muhtemelen yiyecek ve diğer malzemeleri öğütmek için kullanılan 350.000...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]