27 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet taşımayan bir kelimedir. Yani imparator denildiğinde ilk aklımıza gelen erkekler olsa da erken dönem Japonyasında bu kelime her iki cins içinde kullanılan bir kelimedir.

İmparator Köken, Aristokrat Fujiwara klanında doğan bu olağanüstü kadın, ilk önce İmparatoriçe Kōken olarak tahta çıktı ve Japonya’nın 46. hükümdarı (MS 749-758) oldu. İmparator Shōmu ve Fujiwara no Asukabehime’nin kızıydı.

Babası onu veliaht prens seçerek yanında yetiştirir evet yanlış okumadınız bir prens olarak yetiştirir. Üstelik kızı için tahtından feragat eder ve tahtı kızına bırakır. MS. 740’da babasının yerini almak için bütün ritüelleri gerçekleştirir ve tahta çıkar. Ancak rakipleri yüzünden babasının veliaht prenslik sözü 1 yıl içinde saray içindeki entrikalar nedeniyle bozuldu. Sarayda söz sahibi olan Fujiwara no Nakamurö tarafından ikna edilince İmparator Junnin’in tahta çıkmasına izin verdi.

Tahttan çekilmeden önce ağır hasta olduğu iddia edilir, zamanın tıbbi bir otoritesi olan Budist Rahip Dökyö ile karşılaşır ve onun sayesinde iyileştiği söylenir. Dökyö daha sonra onun tarafından terfi ettirilir.

Sağlığına kavuşan Köken, 48. İmparator olarak tekrar tahta dönerek, adını İmparatoriçe Shōtoku olarak değiştirir ve MS 764-770 yılları arasında hüküm sürer.

İmparator Shomu.
İmparator Shomu. Wikipedia

Tabii bu tahta çıkışı da o kadar kolay olmamıştır. Nakamurö’nün yönetime karışmasından rahatsız olan Köken, mahkemeye giderek yasal haklarını geri ister. İmparator Junnin hakkında şikayette bulunur. Kendini tehdit altında hisseden Nakarumö hanedanlık mührünü çalar ve tahta başkasını çıkarmak için hazırlıklara başlar.

Köken ise babasının yanında yetişmiştir ve hazırlanan bu komployu fark eder. Nakarumö’yü yakalatıp sürgüne gönderir. Daha sonra tahtı İmparatoriçe Shōtoku olarak geri almak için Junnin’i görevden alır.

Tahta geri döndüğünde, Dökyö’yü terfi ettirir ve yükseltir, hatta onu tahta geçmeye hazırlamak ister.

Bir Budist olduğunu ilan eden bir ferman bile yayınlar ama atalarının tanrılarına Şinto rahibesi olarak hediyeler sunmaktan da geri durmaz.

Onu iyileştiren Dökyö’nün hakkında ise Nara mahkemesinde görevli olduğu dışında çok fazla şey bilinmez. Ama İmparator için çok önemli olduğu kesindi. Ona unvanlar ve atamalar yağdırdı ve onun Budist yazılarına duyusal, tınılı bir sesle serenat yaptığı söylendi. Hem dini hem de laik konularda onun tavsiyesini istedi, ancak bariz adam kayırmacılığı silahlı iç çekişmeyle sonuçlandı. İmparator öldüğünde (770) Dökyö, şimdi Tochigi Eyaleti olan bölgeye sürgün edildi.

İmparator Köken
İmparator Köken

İmparatoriçe Shtoku ve Dökyö’nün hikayesi, güçlü kadınların ve Rasputin benzeri dini şahsiyetlerin tarihinde sıkça rastlanan bir hikayedir: Bir kadın hükümdar veya aristokrat, daha genç, daha çekici ve yetenekli bir erkeğe aşık olur ve onların ilişkisi imparatorluğun düşmesine yol açar.

Bununla birlikte, bu bir politika, güç ve romantizm hikayesidir: iddiaya göre nedimelerine erkek imparatorların neden bu kadar çok eş alabildiğini soran büyüleyici bir tennō’dür. İmparatoriçelerin ise nasıl evlenemediklerine dair şikayet eder.

Kadın ve erkek arasında hiçbir ayrım görmeyen eski toplumların yerini tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi Japonya’da yerini erkek eğemenliğine bırakır. Hatta bunu kendi yasalarıyla da yapmazlar!

Kadınlar, 1889’da İmparatorluk Hanedanı Yasası’nın ( Kōshitsu tenpan皇室典範 ) ilk kez Japonya’nın ilk anayasası olan Meiji Anayasası ( Meiji kenpō明治憲法 ) ile birlikte yürürlüğe girdiğinde tahta çıkma hakkını kaybeder. 1880’lerin başında, oligarşi, Japonya’yı Batılı yabancı güçlerle mücadele edebilecek “modern” bir ulusa dönüştürmekle görevlendirildi, Japonya’nın modern öncesi hükümetini Prusya-Alman anayasal monarşi modelini izleyerek yeniden yapılandırdı. Prusya anayasası kadınların tahta geçmesini yasakladı; Japonya da imparator olmanın ne anlama geldiği konusunda daha katı bir tanım benimsedi.

Kaynaklar

Aoki, Michiko Y. 1991. “Jitō Tennō”, in Chieko Irie Mulhern, ed. 1991. Heroic with GraceLegendary Women of Japan. New York and London: East Gate: 40–76.

Tsurumi, P. (1981) “Early Female Emperors” Historical Reflections Vol.8 No.1 pp.41-49.

İlk Resim: Wikipedia

Banner
Related Articles

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Milas Euromos 2021 Kazılarında İki Arkaik Heykeli Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Milas Euromos 2021 arkeoloji kazı çalışmaları devam ediyor. Milas Euromos 2021 kazı çalışmalarında arkeologlar, 110 cm boyutlarında yaklaşık 2500 yıllık,...

3 Bin 300 Yıllık Hitit Yazıtı Kapı Yapımında Kullanılmış

10 Mayıs 2021

10 Mayıs 2021

Kültürel varlıklarımız, birer birer bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oluyor. Tarihin karanlıklarını aydınlatacak eserler, amacı dışında kullanılmaya devam ediyor. 3 Bin...

Karadeniz’in Antik kenti Tios’a İnşaat Yolu Açılıyor

7 Temmuz 2021

7 Temmuz 2021

Karadeniz’in önemli antik kenti Tios, 1. derece sit alanından 3. derece sit alanına düşürülerek; Tios Antik Kenti’ne inşaat yapılmasının önü...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Diyarbakır Surları’nda 1500 yıllık kandil bulundu

1 Eylül 2022

1 Eylül 2022

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Surlarda Diriliş’ temasıyla...

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Buzul arkeologları eriyen buzda 1500 yıllık demir uçlu ok buldular

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Buzul Arkeolojisi Programı’nda (Glacier Archaeology Program) çalışan buzul arkeologları Norveç Jotunheimen sıradağlarında, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte eriyen buzul alanında...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]