28 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet taşımayan bir kelimedir. Yani imparator denildiğinde ilk aklımıza gelen erkekler olsa da erken dönem Japonyasında bu kelime her iki cins içinde kullanılan bir kelimedir.

İmparator Köken, Aristokrat Fujiwara klanında doğan bu olağanüstü kadın, ilk önce İmparatoriçe Kōken olarak tahta çıktı ve Japonya’nın 46. hükümdarı (MS 749-758) oldu. İmparator Shōmu ve Fujiwara no Asukabehime’nin kızıydı.

Babası onu veliaht prens seçerek yanında yetiştirir evet yanlış okumadınız bir prens olarak yetiştirir. Üstelik kızı için tahtından feragat eder ve tahtı kızına bırakır. MS. 740’da babasının yerini almak için bütün ritüelleri gerçekleştirir ve tahta çıkar. Ancak rakipleri yüzünden babasının veliaht prenslik sözü 1 yıl içinde saray içindeki entrikalar nedeniyle bozuldu. Sarayda söz sahibi olan Fujiwara no Nakamurö tarafından ikna edilince İmparator Junnin’in tahta çıkmasına izin verdi.

Tahttan çekilmeden önce ağır hasta olduğu iddia edilir, zamanın tıbbi bir otoritesi olan Budist Rahip Dökyö ile karşılaşır ve onun sayesinde iyileştiği söylenir. Dökyö daha sonra onun tarafından terfi ettirilir.

Sağlığına kavuşan Köken, 48. İmparator olarak tekrar tahta dönerek, adını İmparatoriçe Shōtoku olarak değiştirir ve MS 764-770 yılları arasında hüküm sürer.

İmparator Shomu.
İmparator Shomu. Wikipedia

Tabii bu tahta çıkışı da o kadar kolay olmamıştır. Nakamurö’nün yönetime karışmasından rahatsız olan Köken, mahkemeye giderek yasal haklarını geri ister. İmparator Junnin hakkında şikayette bulunur. Kendini tehdit altında hisseden Nakarumö hanedanlık mührünü çalar ve tahta başkasını çıkarmak için hazırlıklara başlar.

Köken ise babasının yanında yetişmiştir ve hazırlanan bu komployu fark eder. Nakarumö’yü yakalatıp sürgüne gönderir. Daha sonra tahtı İmparatoriçe Shōtoku olarak geri almak için Junnin’i görevden alır.

Tahta geri döndüğünde, Dökyö’yü terfi ettirir ve yükseltir, hatta onu tahta geçmeye hazırlamak ister.

Bir Budist olduğunu ilan eden bir ferman bile yayınlar ama atalarının tanrılarına Şinto rahibesi olarak hediyeler sunmaktan da geri durmaz.

Onu iyileştiren Dökyö’nün hakkında ise Nara mahkemesinde görevli olduğu dışında çok fazla şey bilinmez. Ama İmparator için çok önemli olduğu kesindi. Ona unvanlar ve atamalar yağdırdı ve onun Budist yazılarına duyusal, tınılı bir sesle serenat yaptığı söylendi. Hem dini hem de laik konularda onun tavsiyesini istedi, ancak bariz adam kayırmacılığı silahlı iç çekişmeyle sonuçlandı. İmparator öldüğünde (770) Dökyö, şimdi Tochigi Eyaleti olan bölgeye sürgün edildi.

İmparator Köken
İmparator Köken

İmparatoriçe Shtoku ve Dökyö’nün hikayesi, güçlü kadınların ve Rasputin benzeri dini şahsiyetlerin tarihinde sıkça rastlanan bir hikayedir: Bir kadın hükümdar veya aristokrat, daha genç, daha çekici ve yetenekli bir erkeğe aşık olur ve onların ilişkisi imparatorluğun düşmesine yol açar.

Bununla birlikte, bu bir politika, güç ve romantizm hikayesidir: iddiaya göre nedimelerine erkek imparatorların neden bu kadar çok eş alabildiğini soran büyüleyici bir tennō’dür. İmparatoriçelerin ise nasıl evlenemediklerine dair şikayet eder.

Kadın ve erkek arasında hiçbir ayrım görmeyen eski toplumların yerini tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi Japonya’da yerini erkek eğemenliğine bırakır. Hatta bunu kendi yasalarıyla da yapmazlar!

Kadınlar, 1889’da İmparatorluk Hanedanı Yasası’nın ( Kōshitsu tenpan皇室典範 ) ilk kez Japonya’nın ilk anayasası olan Meiji Anayasası ( Meiji kenpō明治憲法 ) ile birlikte yürürlüğe girdiğinde tahta çıkma hakkını kaybeder. 1880’lerin başında, oligarşi, Japonya’yı Batılı yabancı güçlerle mücadele edebilecek “modern” bir ulusa dönüştürmekle görevlendirildi, Japonya’nın modern öncesi hükümetini Prusya-Alman anayasal monarşi modelini izleyerek yeniden yapılandırdı. Prusya anayasası kadınların tahta geçmesini yasakladı; Japonya da imparator olmanın ne anlama geldiği konusunda daha katı bir tanım benimsedi.

Kaynaklar

Aoki, Michiko Y. 1991. “Jitō Tennō”, in Chieko Irie Mulhern, ed. 1991. Heroic with GraceLegendary Women of Japan. New York and London: East Gate: 40–76.

Tsurumi, P. (1981) “Early Female Emperors” Historical Reflections Vol.8 No.1 pp.41-49.

İlk Resim: Wikipedia

Banner
Benzer Yazılar

Van’da Demir Çağı’na ait insan kemikleri bulundu

17 Kasım 2021

17 Kasım 2021

Van Gölü kıyısında insan kemikleri, çanak çömlek ve seramik parçaları bulundu. İlk izlenim buluntuların Demir Çağı dönemine ait olduğu yönünde…...

Amida Höyük’te Halaf Dönemi Ev Planı Görüldü

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Diyarbakır merkez Sur ilçesinde bulunan Amida Höyük’te Halaf dönemi ev planı görüldü. Höyük’te ayrıca, 3 tabakada yanık izleri ile karşılaşıldı....

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Arkeologlar, İspanya’da bir mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Arkeologlar, İspanya’nın Cantabria eyaletindeki Ribamontán al Monte belediyesinde bulunan La Garma mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler. La...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

İtalyan arkeologlar, çamurun içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel çıkardılar

10 Kasım 2022

10 Kasım 2022

İtalya’nın başkenti Roma’nın kuzeyinde bir eski hamamın çamur kalıntıları içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel keşfedildi. Keşfi gerçekleştiren İtalyan...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

7 Ekim 2020

7 Ekim 2020

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların)...

Hıdırlık Kulesi arkeolojik kazı çalışmalarında sona gelindi

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Antalya Kaleiçi bölgesinde M. S. Birinci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Hıdırlık Kulesi ve çevresinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan arkeolojik...

Tarihte “Suda Doğum” ilk olarak Ani Örenyeri’nde uygulanmış olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Dünya da son 30 yıldan bu yana büyük ilgi gören “suda doğum” uygulaması bebeğin dünya ile adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Uygulama...

İsviçre’de yol çalışmasında 8.500 yıllık mezarlar bulundu

30 Ekim 2021

30 Ekim 2021

İsviçre’nin Pully kasabasında devam eden yol çalışmaları sırasında yaklaşık M. Ö. 6500 ila M. Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilen sekiz mezar...

İnsanlık Tarihinin Başlangıcı Berlin’de: Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi Açılıyor

8 Şubat 2026

8 Şubat 2026

İnsanlığın en eski yerleşik topluluklarına dair hikâye, bu kez Avrupa’nın kalbinde anlatılacak. 10 Şubat’ta Berlin’de açılacak kapsamlı bir sergi, Göbeklitepe...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]