9 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Girnavaz Höyüğün Cinleri

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan gelen yolun hemen üzerindedir.

Bilim dünyasına tanıtılması ise A.T. Olmstead tarafından olmuştur. Höyük bir Yeni Asur dönemi yerleşmesi olup okunan tabletlerden ve verilerden adının Nabula yada Nawala isimli şehirlerden biri olabileceği sonucu Prof. Dr. Hayal Erkanal tarafından çıkarılmıştır. Höyüğün kazı çalışmaları 1982 yılından 1991 yılında kazı ekibinin terör saldırısına uğramasına dek devam etmiştir. Saldırı sonucu iki arkeolog yaşamını yitirmiştir.

Güneydoğu bölgesinin arkeolojik değeri bakımından oldukça önemli bir yerleşimdir. Buluntular oldukça uzun bir süre yaşam alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Uruk döneminden Yeni Asur dönemine kadar kesintisiz yerleşim görülür.

Höyüğün temel bilgilerini verdikten sonra asıl konumuza geçelim isterseniz. Cinlerin insan yaşamında varoluşlarının kökeni Eski Mezopotamya’dan çok tanrılı pagan dinlere oradanda  tek tanrı inancıyla birlikte Tevrat’a geçiş yapmıştır. Nusaybin’in cinlerle anılması ise bunlardan daha geç döneme MS. 7 yy. tarihlenir.

Girnavaz Tepesi

Kuranı Kerim’de Hz. Süleyman’ın cinlerle konuşabildiği anlatılır. Neml suresinin 17.ci ayetinde “Bir zaman cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları Süleyman’ın emrinde toplanmış, birlikte sevk ve idare ediliyordu” diye bildirilmiştir. 17’den 30 ayete kadar Hz. Süleyman’dan bahsedilir. Yine “Enam” süresinde cinlerin nasıl yaratıldıkları anlatılmaktadır. Bir çok ayette cinlerle ilgili bilgiler okunmaktadır.

Nusaybinin cinlerle anılmasının sebebi ise Ahkaf suresinde geçen 7 cin İslam alimleri tarafından 3’u Harranlı 4 ise Nusaybinli olarak kabul edilmesidir. Bu cinlerin Hz. Muhammed’den Kuranı Kerim dinleyip Müslüman oldukları söylenmektedir.

Bu Nusaybinli cinlerin miri ise Girnavaz’da bulunan Mir Osman’dır. Onun mezarının bulunduğu yer Nusaybin halkı ve civar halkların burayı bir şifa merkezi olarak kabul etmesine sebep olmuştur.

İnsanlar burayı ziyaret ettiklerinde kendilerine musallat olan cinlerin onun sayesinde kovulacağına inanmışlardır. İlk cümleden de anlaşılacağı üzere insanlar buraya ruhsal hastalıklardan şifa bulmak amacıyla gelmişlerdir. Bu yatıra gelen insanlar genel olarak perşembe yada cuma günü yapılan Türbe ziyaretleri yerine çarşamba günü buraya ziyarete gelmekteler. Bununla birlikte bu yatırın ziyaretçisi sadece Müslüman halk değil Ezidi ve Hristiyan Süryani halklarda burayı sıklıkla ziyaret etmekteler. Dinsel açıdan bakıldığı zaman Ezidiler’in çarşambayı kutsal gün olarak kabul etmelerinin buradaki çarşambanın ziyaret günü olarak seçilmesi anlaşılır gelmektedir.

Mardin de yaşayan farklı dini inançlara sahip insanların ortak sahiplenilen alanlardan biridir. Bütün türbe ziyaretlerinin gelenekselliği benzerliğinde ağaçlara kumaş bağlama ve 7 taşı üst üste dizmek gibi bilinen ritüellere de ev sahipliği yapmaktadır.

Umarız Girnavaz höyükteki yarım kalmış kazılar tekrardan başlar ve Güneydoğu Anadolu’nun eşsiz tarihi zenginliklerini ziyaret etmekte ülkemize nasip olur. Kazılara ara verilmesi Güneydoğu Anadolu arkeolojisi için önemli bir kayıptır.

 

Banner
Benzer Yazılar

Mısır’da Kölelerin Yaşamı Düşündüğümüz Kadar Zor Değildi!

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

Mısır Bilimci Dr. Andrzej Ćwiek Mısır’daki kölelerin hayatının düşündüğümüz kadar zor olmadığını anlatıyor. Popüler düşüncenin aksine Piramitlerin yapımında kölelerin çalışmadığını...

Kleopatra’nın Mezarı Bulundu mu?

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Kadim medeniyetlerde az da olsa güçlü kadın yöneticiler olmuştur. Bu güçlü yönetici kadınlardan birisi de, Mısır’ın son Kraliçesi Kleopatra‘dır. Mısır’ın...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Kuzeydoğu İtalya’da keşfedilen amacı bilinmeyen antik yapı

26 Mart 2023

26 Mart 2023

Kuzeydoğu İtalya’daki Friuli Venezia Giulia bölgesinde amacı bilinmeyen antik yapı ortaya çıkarıldı. Keşif, Udine yakınlarındaki Torreano kasabasındaki fiber optik kurulum...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Arkeologlar Ermenistan’daki kazılar sırasında altın kolye dolu mezar ortaya çıkardılar

27 Mart 2023

27 Mart 2023

Polonyalı ve Ermeni bilim insanlarından oluşan bir arkeolog ekibi, Ermenistan’ın Metsamor kentinde içinde iki iskelet bulunan altın kolye dolu bir...

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

Kazılar, Samikon’daki Poseidon Tapınağı’nın daha önce tahmin edilenden daha anıtsal olduğunu gösteriyor – Yeni Keşifler

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Avusturya Bilimler Akademisi ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’ndan arkeologların Batı Mora’daki Kleidi-Samikon’da yürüttüğü yeni kazılar, 2022 yılında keşfedilen tapınağın daha önce...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]