29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Girnavaz Höyüğün Cinleri

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan gelen yolun hemen üzerindedir.

Bilim dünyasına tanıtılması ise A.T. Olmstead tarafından olmuştur. Höyük bir Yeni Asur dönemi yerleşmesi olup okunan tabletlerden ve verilerden adının Nabula yada Nawala isimli şehirlerden biri olabileceği sonucu Prof. Dr. Hayal Erkanal tarafından çıkarılmıştır. Höyüğün kazı çalışmaları 1982 yılından 1991 yılında kazı ekibinin terör saldırısına uğramasına dek devam etmiştir. Saldırı sonucu iki arkeolog yaşamını yitirmiştir.

Güneydoğu bölgesinin arkeolojik değeri bakımından oldukça önemli bir yerleşimdir. Buluntular oldukça uzun bir süre yaşam alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Uruk döneminden Yeni Asur dönemine kadar kesintisiz yerleşim görülür.

Höyüğün temel bilgilerini verdikten sonra asıl konumuza geçelim isterseniz. Cinlerin insan yaşamında varoluşlarının kökeni Eski Mezopotamya’dan çok tanrılı pagan dinlere oradanda  tek tanrı inancıyla birlikte Tevrat’a geçiş yapmıştır. Nusaybin’in cinlerle anılması ise bunlardan daha geç döneme MS. 7 yy. tarihlenir.

Girnavaz Tepesi

Kuranı Kerim’de Hz. Süleyman’ın cinlerle konuşabildiği anlatılır. Neml suresinin 17.ci ayetinde “Bir zaman cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları Süleyman’ın emrinde toplanmış, birlikte sevk ve idare ediliyordu” diye bildirilmiştir. 17’den 30 ayete kadar Hz. Süleyman’dan bahsedilir. Yine “Enam” süresinde cinlerin nasıl yaratıldıkları anlatılmaktadır. Bir çok ayette cinlerle ilgili bilgiler okunmaktadır.

Nusaybinin cinlerle anılmasının sebebi ise Ahkaf suresinde geçen 7 cin İslam alimleri tarafından 3’u Harranlı 4 ise Nusaybinli olarak kabul edilmesidir. Bu cinlerin Hz. Muhammed’den Kuranı Kerim dinleyip Müslüman oldukları söylenmektedir.

Bu Nusaybinli cinlerin miri ise Girnavaz’da bulunan Mir Osman’dır. Onun mezarının bulunduğu yer Nusaybin halkı ve civar halkların burayı bir şifa merkezi olarak kabul etmesine sebep olmuştur.

İnsanlar burayı ziyaret ettiklerinde kendilerine musallat olan cinlerin onun sayesinde kovulacağına inanmışlardır. İlk cümleden de anlaşılacağı üzere insanlar buraya ruhsal hastalıklardan şifa bulmak amacıyla gelmişlerdir. Bu yatıra gelen insanlar genel olarak perşembe yada cuma günü yapılan Türbe ziyaretleri yerine çarşamba günü buraya ziyarete gelmekteler. Bununla birlikte bu yatırın ziyaretçisi sadece Müslüman halk değil Ezidi ve Hristiyan Süryani halklarda burayı sıklıkla ziyaret etmekteler. Dinsel açıdan bakıldığı zaman Ezidiler’in çarşambayı kutsal gün olarak kabul etmelerinin buradaki çarşambanın ziyaret günü olarak seçilmesi anlaşılır gelmektedir.

Mardin de yaşayan farklı dini inançlara sahip insanların ortak sahiplenilen alanlardan biridir. Bütün türbe ziyaretlerinin gelenekselliği benzerliğinde ağaçlara kumaş bağlama ve 7 taşı üst üste dizmek gibi bilinen ritüellere de ev sahipliği yapmaktadır.

Umarız Girnavaz höyükteki yarım kalmış kazılar tekrardan başlar ve Güneydoğu Anadolu’nun eşsiz tarihi zenginliklerini ziyaret etmekte ülkemize nasip olur. Kazılara ara verilmesi Güneydoğu Anadolu arkeolojisi için önemli bir kayıptır.

 

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Haltern’deki Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı keşfettiler

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yer alan Haltern bölgesinde eski Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı temel kalıntıları...

Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz Projesi

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Suudi Arabistan batı kıyısında yer alan 28.000 kilometrekarelik ve 90’dan fazla adayı kapsayacak olan dev bir turizm projesi hazırlığında. İlk...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Stratonikeia Antik Kentinin Mitolojik Maskeleri

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

3.000 yıllık Stratonikeia antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, 2.200 yıl öncesine tarihlendirilen taş blokları süsleyen 10 maske daha ortaya çıktı....

Yeni Çalışma, Neandertallerin Dışarıdan Gelen Kadınları Ritüel Amaçlı Olarak Hedef Aldığını Ortaya Koydu

23 Kasım 2025

23 Kasım 2025

Belçika’daki Goyet Mağarası, Neandertaller Arası Şiddet ve Seçici Yamyamlıkla İlgili Yeni Kanıtlar Sunuyor Belçika’daki Troisième caverne de Goyet’de bulunan 41.000–45.000...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

4.000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlamasıyla gömülen Tunç Çağı köyü Afragola

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlaması, yaklaşık 4.000 yıl önce – Roma kenti Pompeii’yi gömmeden 2.000 yıl önce – güney İtalya’nın Campania...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

İznik’te mumyalanmış 3 iskelet bulundu

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İznik’te devam eden kazılarda, M. S. 2’nci yüzyıla tarihlenen iki lahit ortaya çıkarıldı. Lahitlerden mumyalanmış iskeletler çıktı. İznik Hisardere Nekropolü...

Çin’in Sanxingdui harabelerinde bir metre boyunda bronz heykel bulundu

17 Haziran 2022

17 Haziran 2022

Çinli arkeologlar, Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki antik Sanxingdui harabeleri alanında bir metre boyunda bronz heykel keşfettiler. Sichuan Eyaleti Kültürel Kalıntıları...

Sırbistan’da büyülü Roma fallus rüzgar çanı ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2023

15 Kasım 2023

Arkeologlar, Sırbistan’ın doğusundaki Kostolac bölgesindeki Viminacium antik kentinde yapılan kazılar sırasında tintinnabulum olarak bilinen bir Roma fallus rüzgar çanı ortaya...

Brakisefalik, düz yüzlü köpeklerin ilk sahipleri Romalılar olabilir

15 Nisan 2023

15 Nisan 2023

Brakisefalik, basık bir burun ve düz yüze sahip soluk alıp verirken hırıltılar çıkaran köpek ırkına verilen addır. Sevimli görüntüleri ile...

Fethiye Kaymakamı Alper Balcı,”7 yıldan bu yana kapalı olan Telmessos Antik Tiyatrosu’nu açmakta kararlıyız”

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

Muğla’nın Fethiye ilçesinde Likya döneminde M.Ö. 2. yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Telmessos Antik Kenti’nin Antik Tiyatrosu 7 yıl aradan sonra...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]