19 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Girnavaz Höyüğün Cinleri

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan gelen yolun hemen üzerindedir.

Bilim dünyasına tanıtılması ise A.T. Olmstead tarafından olmuştur. Höyük bir Yeni Asur dönemi yerleşmesi olup okunan tabletlerden ve verilerden adının Nabula yada Nawala isimli şehirlerden biri olabileceği sonucu Prof. Dr. Hayal Erkanal tarafından çıkarılmıştır. Höyüğün kazı çalışmaları 1982 yılından 1991 yılında kazı ekibinin terör saldırısına uğramasına dek devam etmiştir. Saldırı sonucu iki arkeolog yaşamını yitirmiştir.

Güneydoğu bölgesinin arkeolojik değeri bakımından oldukça önemli bir yerleşimdir. Buluntular oldukça uzun bir süre yaşam alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Uruk döneminden Yeni Asur dönemine kadar kesintisiz yerleşim görülür.

Höyüğün temel bilgilerini verdikten sonra asıl konumuza geçelim isterseniz. Cinlerin insan yaşamında varoluşlarının kökeni Eski Mezopotamya’dan çok tanrılı pagan dinlere oradanda  tek tanrı inancıyla birlikte Tevrat’a geçiş yapmıştır. Nusaybin’in cinlerle anılması ise bunlardan daha geç döneme MS. 7 yy. tarihlenir.

Girnavaz Tepesi

Kuranı Kerim’de Hz. Süleyman’ın cinlerle konuşabildiği anlatılır. Neml suresinin 17.ci ayetinde “Bir zaman cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları Süleyman’ın emrinde toplanmış, birlikte sevk ve idare ediliyordu” diye bildirilmiştir. 17’den 30 ayete kadar Hz. Süleyman’dan bahsedilir. Yine “Enam” süresinde cinlerin nasıl yaratıldıkları anlatılmaktadır. Bir çok ayette cinlerle ilgili bilgiler okunmaktadır.

Nusaybinin cinlerle anılmasının sebebi ise Ahkaf suresinde geçen 7 cin İslam alimleri tarafından 3’u Harranlı 4 ise Nusaybinli olarak kabul edilmesidir. Bu cinlerin Hz. Muhammed’den Kuranı Kerim dinleyip Müslüman oldukları söylenmektedir.

Bu Nusaybinli cinlerin miri ise Girnavaz’da bulunan Mir Osman’dır. Onun mezarının bulunduğu yer Nusaybin halkı ve civar halkların burayı bir şifa merkezi olarak kabul etmesine sebep olmuştur.

İnsanlar burayı ziyaret ettiklerinde kendilerine musallat olan cinlerin onun sayesinde kovulacağına inanmışlardır. İlk cümleden de anlaşılacağı üzere insanlar buraya ruhsal hastalıklardan şifa bulmak amacıyla gelmişlerdir. Bu yatıra gelen insanlar genel olarak perşembe yada cuma günü yapılan Türbe ziyaretleri yerine çarşamba günü buraya ziyarete gelmekteler. Bununla birlikte bu yatırın ziyaretçisi sadece Müslüman halk değil Ezidi ve Hristiyan Süryani halklarda burayı sıklıkla ziyaret etmekteler. Dinsel açıdan bakıldığı zaman Ezidiler’in çarşambayı kutsal gün olarak kabul etmelerinin buradaki çarşambanın ziyaret günü olarak seçilmesi anlaşılır gelmektedir.

Mardin de yaşayan farklı dini inançlara sahip insanların ortak sahiplenilen alanlardan biridir. Bütün türbe ziyaretlerinin gelenekselliği benzerliğinde ağaçlara kumaş bağlama ve 7 taşı üst üste dizmek gibi bilinen ritüellere de ev sahipliği yapmaktadır.

Umarız Girnavaz höyükteki yarım kalmış kazılar tekrardan başlar ve Güneydoğu Anadolu’nun eşsiz tarihi zenginliklerini ziyaret etmekte ülkemize nasip olur. Kazılara ara verilmesi Güneydoğu Anadolu arkeolojisi için önemli bir kayıptır.

 

Banner
Benzer Yazılar

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Türkiye’de Arkeoloji Eğitimi Veren Üniversiteler

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Kazı bilimi olarak da tanımlanan arkeoloji, “arkhaios” yani eski ve “logos” bilim kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiştir. Eskinin bilimi olarak da...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

Lincoln Katedrali’ndeki 10 Nadir Eser Çevrimiçi Yayında

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Lincoln Katedrali’nde  bulunan nadir eserler artık çevrimiçi olarak halkın erişimine açıldı. Çevrimiçi halka açılan Lincoln Katedrali’nin ilk koleksiyonu gümüş koleksiyon...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Yeni kanıtlar, Vikinglerin Kolomb’dan önce Kuzey Amerika’ya geldiğini gösteriyor

23 Mayıs 2023

23 Mayıs 2023

Kuzey Amerika’nın keşfi Kristof Kolomb ile eş anlamlı olsa da, yeni kanıtlar Viking denizcilerinin Kolomb’dan yaklaşık 700 yıl önce Kuzey...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]