4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Girnavaz Höyüğün Cinleri

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan gelen yolun hemen üzerindedir.

Bilim dünyasına tanıtılması ise A.T. Olmstead tarafından olmuştur. Höyük bir Yeni Asur dönemi yerleşmesi olup okunan tabletlerden ve verilerden adının Nabula yada Nawala isimli şehirlerden biri olabileceği sonucu Prof. Dr. Hayal Erkanal tarafından çıkarılmıştır. Höyüğün kazı çalışmaları 1982 yılından 1991 yılında kazı ekibinin terör saldırısına uğramasına dek devam etmiştir. Saldırı sonucu iki arkeolog yaşamını yitirmiştir.

Güneydoğu bölgesinin arkeolojik değeri bakımından oldukça önemli bir yerleşimdir. Buluntular oldukça uzun bir süre yaşam alanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Uruk döneminden Yeni Asur dönemine kadar kesintisiz yerleşim görülür.

Höyüğün temel bilgilerini verdikten sonra asıl konumuza geçelim isterseniz. Cinlerin insan yaşamında varoluşlarının kökeni Eski Mezopotamya’dan çok tanrılı pagan dinlere oradanda  tek tanrı inancıyla birlikte Tevrat’a geçiş yapmıştır. Nusaybin’in cinlerle anılması ise bunlardan daha geç döneme MS. 7 yy. tarihlenir.

Girnavaz Tepesi

Kuranı Kerim’de Hz. Süleyman’ın cinlerle konuşabildiği anlatılır. Neml suresinin 17.ci ayetinde “Bir zaman cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan orduları Süleyman’ın emrinde toplanmış, birlikte sevk ve idare ediliyordu” diye bildirilmiştir. 17’den 30 ayete kadar Hz. Süleyman’dan bahsedilir. Yine “Enam” süresinde cinlerin nasıl yaratıldıkları anlatılmaktadır. Bir çok ayette cinlerle ilgili bilgiler okunmaktadır.

Nusaybinin cinlerle anılmasının sebebi ise Ahkaf suresinde geçen 7 cin İslam alimleri tarafından 3’u Harranlı 4 ise Nusaybinli olarak kabul edilmesidir. Bu cinlerin Hz. Muhammed’den Kuranı Kerim dinleyip Müslüman oldukları söylenmektedir.

Bu Nusaybinli cinlerin miri ise Girnavaz’da bulunan Mir Osman’dır. Onun mezarının bulunduğu yer Nusaybin halkı ve civar halkların burayı bir şifa merkezi olarak kabul etmesine sebep olmuştur.

İnsanlar burayı ziyaret ettiklerinde kendilerine musallat olan cinlerin onun sayesinde kovulacağına inanmışlardır. İlk cümleden de anlaşılacağı üzere insanlar buraya ruhsal hastalıklardan şifa bulmak amacıyla gelmişlerdir. Bu yatıra gelen insanlar genel olarak perşembe yada cuma günü yapılan Türbe ziyaretleri yerine çarşamba günü buraya ziyarete gelmekteler. Bununla birlikte bu yatırın ziyaretçisi sadece Müslüman halk değil Ezidi ve Hristiyan Süryani halklarda burayı sıklıkla ziyaret etmekteler. Dinsel açıdan bakıldığı zaman Ezidiler’in çarşambayı kutsal gün olarak kabul etmelerinin buradaki çarşambanın ziyaret günü olarak seçilmesi anlaşılır gelmektedir.

Mardin de yaşayan farklı dini inançlara sahip insanların ortak sahiplenilen alanlardan biridir. Bütün türbe ziyaretlerinin gelenekselliği benzerliğinde ağaçlara kumaş bağlama ve 7 taşı üst üste dizmek gibi bilinen ritüellere de ev sahipliği yapmaktadır.

Umarız Girnavaz höyükteki yarım kalmış kazılar tekrardan başlar ve Güneydoğu Anadolu’nun eşsiz tarihi zenginliklerini ziyaret etmekte ülkemize nasip olur. Kazılara ara verilmesi Güneydoğu Anadolu arkeolojisi için önemli bir kayıptır.

 

Banner
Related Articles

Arkeologlar, acımasız Publius Vedius Pollio’nun oturma odasının antik mozaiğini ortaya çıkardılar

13 Aralık 2022

13 Aralık 2022

Napoli Üniversitesi’nden “L’Orientale” arkeologları Pausilypon Arkeoloji Parkı’nda Publius Vedius Pollio’nun villasına ait bir mozaik ortaya çıkardılar. Park, Roma döneminde günümüz...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Yaramazlık Yapan Çocukları Cezalandıran Krampus Gecesi Şeytanı

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Avrupa’nın bazı yörelerinde Hristiyanların 6 Aralık tarihinde kutladıkları Aziz Nicholas Günü‘nde,  yaramazlık yapan çocukları cezalandırdığına  inandıkları bir şeytan varmış. Bu...

Mahkeme, Kıbrıs Vadisi için verilen statü değişikliği kararını iptal etti

24 Nisan 2022

24 Nisan 2022

Ankara’nın doğa harikası Kıbrıs Vadisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği statü değişiklik kararını mahkeme iptal etti. Mimarlar...

Zonguldak İnönü Mağarası’nda 5 Bin Yıllık Kömürle Tedavi ve Antibiyotik Direncine Dair Kanıtlar Bulundu

12 Eylül 2025

12 Eylül 2025

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) öncülüğünde yürütülen disiplinlerarası bir proje, Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki tarih öncesi topluluklara dair çarpıcı bulgular ortaya...

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

Avusturya’daki Erken Orta Çağ Mezar Alanlarından Şaşırtıcı Genetik Bulgular

23 Ocak 2025

23 Ocak 2025

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, uluslararası bir ekiple iş birliği yaparak Erken Orta Çağ’a ait 700’den fazla bireyin kalıntılarını...

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden...

Nysa’da Bilgiye Açılan Yol Yeniden Ortaya Çıktı: Roma Dönemi Kütüphanesine Ulaşan 1.800 Yıllık Basamaklar Gün Yüzünde

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yer alan Nysa Antik Kenti, Roma döneminde bilginin kent yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı bir...

İnsanlar, Avrupa’da “daha önce düşünülenden 1.000 yıl önce” büyük ölçekli savaşlara girdiler

5 Kasım 2023

5 Kasım 2023

Yeni bir araştırmaya göre, bir mezar alanından çıkarılan yüzlerce insan kalıntısı, Avrupa’da güçlü devletlerin oluşumundan çok önce Taş Devri insanları...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi...

Nadir Bronz Kılıç, Sardinya’nın 3.200 Yıllık Kulelerinin Nasıl Kutsal Alanlara Dönüştüğünü Ortaya Koydu

12 Mayıs 2026

12 Mayıs 2026

Sardinya’da 3.200 yıllık taş bir kulenin içinde arkeologlar mühürlenmiş bir kuyu, parçalanmış törensel kaplar ve savaş için üretilmemiş bir bronz...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]