22 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir.

Bu çalışma, Prenses Margaret Kıdemli Bilim Adamı Dr. De Carvalho’nun viral taklit olarak bilinen önceki çığır açan keşfine dayanıyor; kanser hücrelerinin enfekte olmuş gibi davranmasına neden olma yeteneği, bağışıklık sistemini bir enfeksiyon gibi kanserle savaşmak için harekete geçirir.

Kelime anlamı olarak viral virüs yayılması anlamına gelmektedir. Viral taklit ise kanser hücerelerinin basit bir virüs gibi davranmasıdır.
Dr. Daniel De Carvalho ve ekibi, genomumuzda gömülü olan sessiz antik DNA öğelerini belirlediler ve “yeniden aktive edildiğinde” bu bağışıklık tepkisini başlatabilir. Daha da önemlisi, kanser hücreleri tarafından hayatta kalmak için bunun olmasını önlemek için kullanılan anahtar bir enzimi keşfettiler.

Bu enzim Enzim ADAR1 olarak bilinir ve kanser hücrelerinin bağışıklık sistemine sinyal göndermesini engelleme görevi görür. Toronto Üniversitesi Tıbbi Biyofizik Doçenti Dr. De Carvalho, bu enzimi inhibe ederek, kanser hücrelerinin viral taklidi tetikleyen yeni ilaç tedavilerine daha duyarlı olduklarını keşfetti.

Dr. De Carvalho yaptığı açıklamada:

“İnsanlar, milyonlarca yıllık evrim boyunca DNA’mızda bir dizi ‘sessiz’ tekrar eden unsurlar edindiler, ancak bunların neden veya hangi amaca hizmet ettikleri belirsizdi. ‘Genom arkeologları’ olarak, bu ‘DNA kalıntılarının’ işlevini belirlemek için yola çıktık ve doğru koşullar altında yeniden etkinleştirilebileceklerini ve bağışıklık sistemimizi uyarabileceklerini bulduk. ” dedi.

Dr. De Carvalho, “Bu bulgular yeni bir kanser tedavileri alanı açıyor” diyor. “Bu bize, kanserle savaşmak için bu eski tekrarlayan DNA unsurlarından yararlanma fırsatı veriyor.”

Dr. De Carvalho’nun ilk keşfinde, epigenetik ilaçların bu tekrarlayan DNA elementlerini yeniden aktive ettiği ve viral enfeksiyon sonrasında da gözlemlenen moleküler bir model olan çift sarmallı RNA üretimine yol açtığı gösterilmiştir.

Bu “viral taklit”, spesifik olarak kanser hücrelerine yönelik antiviral bir tepkiye yol açar. Bu son araştırmada, Dr. De Carvalho’nun laboratuvarı, belirli antik tekrarlayan DNA unsurlarını SINE’ler (Kısa Serpiştirilmiş Nükleer Elementler) olarak tanımladı. Bu SINE’ler genellikle genomumuzda sessizce uzanır ve konakçı üzerinde çok az etkiye sahiptir.

Bununla birlikte, yeni epigenetik ilaçlarla aktive edilirse, bu SINES çift sarmallı RNA (enfeksiyon belirteci) üretir ve sonuçta hücreler tarafından doğuştan gelen bir bağışıklık tepkisini tetiklemek için kullanılabilir.

Dr. De Carvalho bu yanıtı “kansere karşı kullanılabilecek eski bir hançere” benzetiyor.

Kanser hücreleri yıllarca uykuda kalabilir

Ancak kanser hücreleri kurnazdır ve eski DNA dizilerinin aktive olduğu koşullar altında bile bağışıklık sistemi tarafından tespit edilmekten kaçınmak için evrimleşmiştir.

Dr. De Carvalho, antik DNA tarafından üretilen çift sarmallı RNA’yı bozma işlevi gören ADAR1 enziminden daha fazlasını yaparak kanser hücrelerinin geri döndüğünü keşfetti. Bu şekilde ADAR1, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemini harekete geçirmesini engeller.

Dr. Carvalho ve ekibi, ADAR1’in kanser hücrelerinden silinmesinin, onları antiviral yanıtı indükleyen epigenetik ilaçlara karşı oldukça savunmasız hale getirdiğini göstermeye devam etti.

Dr. De Carvalho, “ADAR1 aktivitesi enzimatik olduğu için, çalışmalarımız genomumuzdaki bu ‘eski silahlardan’ yararlanabilen tamamen yeni bir ilaç sınıfı için ilaç geliştirme çabaları için heyecan verici yeni bir hedef sağlıyor,” diye açıklıyor.

https://www.news-medical.net/news/20201022/Ancient-elements-in-human-DNA-can-activate-powerful-immune-response-to-kill-cancer-cells.aspx sitesinden çeviri yapılmıştır.

 

Banner
Benzer Yazılar

Dünya’nın En Eski Müşteri Şikayeti 3800 Yaşında

17 Ocak 2021

17 Ocak 2021

Aldığımız üründen memnun kalmadığımız zaman hemen hemen hepimizin yaptığı şey ürün hakkında şikayetçi olmaktır. Bunu bazen müşteri hizmetlerini arayarak bazen...

Sanat tarihi ve arkeoloji mezunlarının turist rehberi olmalarını kolaylaştıracak kanun teklifi hazırlanıyor

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

AK Parti grubu, sanat tarihi ve arkeoloji mezunlarının turist rehberi olmalarını kolaylaştıracak kanun teklifi verecek. AK Parti Grup Başkanı Abdullah...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Sanxingdui Harabeleri’ndeki yeni keşifler, antik Çin’in yaratıcı yeteneğini gösteriyor.

9 Eylül 2021

9 Eylül 2021

Çinli arkeologlar Perşembe günü Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki Sanxingdui Harabeleri bölgesinde 3, 4, 7 ve 8 numaralı çukurlardan yeni önemli...

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

Athena Tapınağı’nın 2 bin 600 yıllık koruyucuları İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılıyor

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İzmir’in Foça ilçesindeki Phokaia Antik Kenti’nde yer alan 2 bin 600 yıllık Athena Tapınağı’nın 2 at ve 2 griffon büstünden...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Buzul Çağı mağara resimleri yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Buzul Çağı avcılarının mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde yer alan noktalamalar ve diğer semboller yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir. Buzul Çağı...

İstanbul Modern’den “Sizin Perşembeniz” Günleri

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

İstanbul Modern her Perşembe günü, ücretsiz olarak* kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.(*”Sizin Perşembeniz” uygulaması Türkiye’de ikamet eden ziyaretçiler için geçerlidir.) Yetişkinler...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

15 Ağustos 2022

15 Ağustos 2022

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]