23 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi sizinle paylaşmıştık.

Tapınakta ki eski resimler renklerine kavuşurken farklı bir gizeminde tozlar altında kaldığı görüldü. Kurum katmanlarının altında kelimenin tam anlamıyla koca bir evren gizliydi.

Büyük Kepçe (Mesekhtiu) ve Orion (Sah) gibi bilinen takımyıldızların ortaya çıkan görüntülerinin yanında RA nün kazları gibi diğer görseller Mısırbilimcileri şaşkına çevirdi. (Ra’nın sembolü kazdır)

Tapınakta bazıları henüz isimlendirilmemiş takımyıldızları ve gizemli görüntüler bulunmuştur. Bunları resmeden sanatçıların bildiklerini muhtemelen biz henüz bilemiyoruz.

Projeyi yöneten Mısırbilimci Christian Leitz, “Kabartma olarak oyulmuş ve hali hazırda bilinen birçok takımyıldız temsili var bu, bunların hangi yıldızlar olduğunu kimsenin bildiği anlamına gelmez. Kurumun altında bulduğumuz şey, bu takımyıldızların önceden bilinmeyen Mısır isimleriydi.” dedi.

Büyük Kepçe’yi (yukarıda) sembolize eden şeyin ne olduğunu asla anlayamazsınız. Genellikle bir su aygırı olarak görünen tanrıça Tawaret tarafından tutulan bir boğanın ayağı olarak görünür. Eski Mısırlılar, Büyük Kepçe’yi kardeşi Osiris’i öldüren ve vücudunun parçalarını yeryüzüne dağıtan tanrı Seth’i bir tezahürü olarak gördü . Asla tamamen diriltilmedi, bu yüzden ölülerin tanrısı olarak hüküm sürdü. Bundan sonra Seth yeraltı dünyasında Osiris’e ulaşmasına asla izin verilmedi. Tawaret onu (bir boğa bacağı şeklinde) geri tutarken görülüyor ve bu kelimenin tam anlamıyla yıldızlara yazılmış gibi görünüyor, çünkü Büyük Kepçe asla ufkun altına batmıyor.

Esna Tapınağı

Belki de tapınak, gizemli takımyıldızlardan birinde bir yıldız veya yıldızlarla aynı hizaya gelecek şekilde inşa edilmiştir. Bunun kanıtı ortaya çıksaydı, ölümlü dünyanın ilahi olanla ilk bağlantısı bu olmayacaktı.

Leitz “Şimdiye kadar bu bilinmiyor! Karnak gibi bazı tapınaklar kesinlikle astronomik bir hizalamaya sahiptir (bu durumda kış gündönümü ile), ancak mevcut tapınakların çoğu için bunu söylemek o kadar kolay değildir. Sadece ana tapınakla bir bağlantınız varsa inanılırdır. Tanrı, yıldız veya takımyıldız, normalde kanıtlaması oldukça zor olan konulardır.” Dedi.

Çünkü eski Mısırlılar , Osiris’in yönettiği yeraltı Duat’ın tanrıların yaşadığı yer olduğuna inanıyorlardı . Kutsal bir manzara yaratarak onu Dünya’da kopyaladıkları düşünülüyor. Duat, Orion ve Sirius takımyıldızlarının güneşe yakın bir yerde yükseldiği yaz gündönümü doğmadan hemen önce yer aldığından, Giza vadisindeki üç piramidi Orion’un kuşağındaki üç yıldızla hizaladılar. Aslan başlı Sfenks, Aslan takımyıldızının yeryüzündeki eşdeğeriydi ve Nil’in Samanyolu’nu temsil etmesi gerekiyordu.

Peki Ra Kazları ne olabilir? Eski Mısırlıların kuğu takımyıldızı Cygnus’u görmüş olma ihtimali var mı? Bilinen 88 takımyıldızı düşünüldüğünde görünen o ki bu yıldızlardan biri Ra’ya en yakın akraba olan ama şimdilik bir sır olarak kaldı. Belki tapınak üzerinde yapılacak daha fazla çalışma nihayet bu sırrıda aydınlatacaktır.

https://www.syfy.com/syfywire/unknown-constellations-ancient-egypt sitesinden çeviri yapılmıştır.

Bu haberede bir göz atmak isteyebilirsiniz!

Banner
Benzer Yazılar

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

Arkeologlar Tunus kıyılarında biri 2.000 yıllık üç gemi enkazı keşfettiler

12 Haziran 2023

12 Haziran 2023

Akdeniz’e kıyısı olan Tunus, Hırvatistan, Mısır, Fransa, İtalya, Fas, İspanya ve Cezayir olmak üzere sekiz ülkenin arkeologlarından oluşan bir ekip,...

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Fatih Belediyesi Hitit Çivi Yazısı Atölyesi Düzenliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Fatih Belediyesi, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlerin kullandığı çivi yazısının uygulamasını öğrenmek isteyenler için Hitit Çivi Yazısı atölyesi düzenliyor. Hititlerin özellikle...

İsrail Tabor Doğa Koruma Alanı’nda nadir görülen 2.800 yıllık Assur bok böceği mühür bulundu

14 Şubat 2024

14 Şubat 2024

Bir doğa gezgini, Kuzey İsrail’deki Aşağı Celile’de yer alan Tabor Doğa Koruma Alanı’nda Birinci Tapınak döneminden kalma nadir görülen bir...

Laos’ta bir mağarada 130 bin yıllık Denisova insanı dişi keşfedildi

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

İnsan tarihi ile ilgili karanlık noktalar yeni buluntularla aydınlanmaya devam ediyor. Güneydoğu Asya ülkesi Laos’ta bir mağarada 130 bin yıllık...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

Polonya’da Viking kökenli nadir Langsax dövüş bıçağı keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Polonya’nın Kujawsko-Pomorskie Voyvodalığındaki Wdecki Peyzaj Parkı’nda çalışan arkeologlar, potansiyel Viking köklerine sahip nadir bir langsax dövüş bıçağı keşfettiler. Araştırmacılar, Polonya...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Blaundos’ta 2 bin yıllık Roma dönemine ait ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Garnizon kenti olarak bilinen Blaundos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Erken Roma dönemine ait 2 bin yıllık ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı....

Berlin’de Bilim İnsanları 3D Teknolojiyle Antik Budist Dua Parşömenini Sanal Olarak Açtı

16 Ağustos 2025

16 Ağustos 2025

Almanya’nın başkenti Berlin’de araştırmacılar, neredeyse bin yıl boyunca kapalı kalmış bir Budist dua parşömenini modern teknoloji sayesinde ilk kez “sanal”...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]