22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden Türkler, bir koluyla Anadolu’ya ulaşırken, diğer kolu Rus stepleri üzerinden Avrupa’ya yöneldi.

Resmi tarihe göre, Türklerin Anadolu’yu yurt olarak benimsemesi, 1071 yılında Bizanslılarla yapılan Malazgirt Savaşı ile başladı. Ancak, bazı arkeolog ve tarihçilerin çalışmaları, Anadolu’ya yerleşimin başlangıcının çok daha eskilere dayandığını gösteriyor.

Bu zaman çizelgesini daha da geriye iten keşiflerden biri, Ordu’nun Mesudiye ilçesindeki Esatlı Kaya Yazıtları’dır. Esatlı Kaya Yazıtları, 1990’lı yıllarda Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Demir tarafından yapılan yüzey araştırmaları sırasında keşfedildi.

Türk tarihini derinden etkileyecek bilgileri içeren Esatlı Kaya Yazıtları hakkında Prof. Dr. Necati Demir, Ordu Olay gazetesinden Mertcan Deniz’e şu bilgileri verdi:

Esatlı Kaya Yazıtları

“Esatlı Kaya Yazıtları, sadece Mesudiye’de bulunan önemli bir kültürel miras değil, aynı zamanda Türk tarihinin çok önemli bir parçasıdır. Bu yazıtlar, Göktürk yazıtlarından sonra en fazla Göktürk yazısı içeren alanlardan biridir. Bölge, tarihsel bağlamda çok derin izler bırakmıştır. Özellikle yazıtlardaki resimler ve yazılar, tarih öncesi Türk göçleri hakkında çok değerli bilgiler sunuyor. Bu yazıtlar, Türklerin tarihsel kökenlerinin ve kültürlerinin ne kadar eskiye dayandığını gösteriyor.

1990’lı yıllarda, bölgenin kültürel mirasını tespit etmek için Ordu’nun tüm köylerinde bir alan araştırması yapmaya başladım. Bu süreçte, Esatlı Kaya Yazıtları gibi önemli buluntulara rastladım. Yazıtlar, sadece yazılı ifadelerden değil, aynı zamanda kaya resimlerinden de oluşuyor. Kırgızistan’daki kaya yazıtlarına çok benziyorlar. Bu da yazıtların tarihi önemini artıran bir diğer faktör. Orta Asya’dan Anadolu’ya Türk göçlerinin ne kadar eski olduğunu gösteren bu yazıtlar, Anadolu’nun tarihine ışık tutuyor.

Esatlı Kaya Yazıtları

Bu alfabe Göktürk Alfabesi’dir. Ancak, Göktürk Alfabesi’nin el yazısı formudur. Buradaki yazıyı deşifre edip okudum. Göktürk alfabesiyle aynı alfabe. Ancak, el yazısı formudur… Bu yazıtlar, Trabzon Ayasofya Kilisesi’nin tavanındaki yazılara benzer bir yapıya sahip. Bu yazıtların deşifre edilmesi, sadece Türk tarihi hakkında bilgi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda dilbilimsel açıdan da önemli veriler sunuyor. Ancak, maalesef, yazıtların hasar görmesi deşifre sürecini daha da zorlaştırıyor.

Prof. Dr. Demir: Bu yazıtların korunması için acil önlemler alınması gerekiyor.

Yazıtların büyük bir kısmı zamanla hasar gördü ve silindi. Bölgenin koruma alanı ilan edilmesi için yetkililere başvurdum, ancak somut bir adım atılmadı. Kültürel mirasımızın korunması için daha fazla kaynak ayrılmalı ve ilgili yetkililer arasında koordinasyon sağlanmalı. Ayrıca, Esatlı Kaya Yazıtları sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de korunmalı ve tanıtılmalıdır. UNESCO’nun desteği bu konuda çok önemlidir.

Esatlı Kaya Yazıtları

Esatlı Kaya Yazıtları’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için ciddi çaba göstermemiz gerekiyor. Ancak, Türkiye’de bu alanda yeterli teknolojik imkan ve bilimsel altyapı bulunmuyor. Bu yazıtların uluslararası literatürde yer alması için Almanya’da bir bilimsel dergide makale de yayınladım. Ancak, henüz somut bir adım atılmadı. Hızlı hareket etmezsek, büyük bir kayıp olur. Türk tarihi için büyük bir kayıp olur. İran gibi diğer ülkeler bu tür yazıtları sahiplenip koruyor.

Define avcıları zaten kazıp hasar vermiş. Esatlı’da kazılar yapılırsa, belki dönemsel buluntular bulunabilir. Örneğin, kemik veya hayvan kalıntıları bulunursa, bu buluntular üzerinde karbon-14 testleri yapılabilir. Karbon-14 testi artık çok gelişmiş durumda. O zaman yazıtların kesin tarihini bilmek mümkün olacaktır. Yazıtların MS 2. yüzyıla ait olduğunu düşünüyoruz. Ancak, kazılar yazıtların korunmasına zarar vermeyecek şekilde çok dikkatli yapılmalıdır.”

Banner
Benzer Yazılar

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Bilecik’te 8.500 Yıllık Müzik Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Bilecik’te bir apartmanın altında 2 yıldır sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında 8.500 yıllık 3 delikli müzik aleti ortaya çıkarıldı. Çalışmalarda ayrıca,11...

Pandemi Süreci Antik Kent Petra’da ki Eşekleri Aç Bıraktı

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Covid 19 bütün ülke ekonomilerini zor durumda bırakmaya devam ederken salgından en çok etkilenen sektör kuşkusuz turizm oldu. Ürdün’ün Meşhur...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Sayı Saymayı Ne Zaman Öğrendik!

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Neandertal insanı sayı saymayı ne zaman öğrendi. Yazının bulunuşundan binlerce yıl önce Neandertal insanının sayı saymayı öğrendiği ve sayıları kullandığına...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

“Hititler” Sergisi Güney Kore’de

8 Mart 2025

8 Mart 2025

Türkiye’den götürülen 212 eserin yer aldığı “Hititler” sergisi, Güney Kore’nin başkenti Seul’deki Baekje Müzesi’nde açıldı. Sergide, Hitit medeniyetine ait önemli...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]