2 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden Türkler, bir koluyla Anadolu’ya ulaşırken, diğer kolu Rus stepleri üzerinden Avrupa’ya yöneldi.

Resmi tarihe göre, Türklerin Anadolu’yu yurt olarak benimsemesi, 1071 yılında Bizanslılarla yapılan Malazgirt Savaşı ile başladı. Ancak, bazı arkeolog ve tarihçilerin çalışmaları, Anadolu’ya yerleşimin başlangıcının çok daha eskilere dayandığını gösteriyor.

Bu zaman çizelgesini daha da geriye iten keşiflerden biri, Ordu’nun Mesudiye ilçesindeki Esatlı Kaya Yazıtları’dır. Esatlı Kaya Yazıtları, 1990’lı yıllarda Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Demir tarafından yapılan yüzey araştırmaları sırasında keşfedildi.

Türk tarihini derinden etkileyecek bilgileri içeren Esatlı Kaya Yazıtları hakkında Prof. Dr. Necati Demir, Ordu Olay gazetesinden Mertcan Deniz’e şu bilgileri verdi:

Esatlı Kaya Yazıtları

“Esatlı Kaya Yazıtları, sadece Mesudiye’de bulunan önemli bir kültürel miras değil, aynı zamanda Türk tarihinin çok önemli bir parçasıdır. Bu yazıtlar, Göktürk yazıtlarından sonra en fazla Göktürk yazısı içeren alanlardan biridir. Bölge, tarihsel bağlamda çok derin izler bırakmıştır. Özellikle yazıtlardaki resimler ve yazılar, tarih öncesi Türk göçleri hakkında çok değerli bilgiler sunuyor. Bu yazıtlar, Türklerin tarihsel kökenlerinin ve kültürlerinin ne kadar eskiye dayandığını gösteriyor.

1990’lı yıllarda, bölgenin kültürel mirasını tespit etmek için Ordu’nun tüm köylerinde bir alan araştırması yapmaya başladım. Bu süreçte, Esatlı Kaya Yazıtları gibi önemli buluntulara rastladım. Yazıtlar, sadece yazılı ifadelerden değil, aynı zamanda kaya resimlerinden de oluşuyor. Kırgızistan’daki kaya yazıtlarına çok benziyorlar. Bu da yazıtların tarihi önemini artıran bir diğer faktör. Orta Asya’dan Anadolu’ya Türk göçlerinin ne kadar eski olduğunu gösteren bu yazıtlar, Anadolu’nun tarihine ışık tutuyor.

Esatlı Kaya Yazıtları

Bu alfabe Göktürk Alfabesi’dir. Ancak, Göktürk Alfabesi’nin el yazısı formudur. Buradaki yazıyı deşifre edip okudum. Göktürk alfabesiyle aynı alfabe. Ancak, el yazısı formudur… Bu yazıtlar, Trabzon Ayasofya Kilisesi’nin tavanındaki yazılara benzer bir yapıya sahip. Bu yazıtların deşifre edilmesi, sadece Türk tarihi hakkında bilgi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda dilbilimsel açıdan da önemli veriler sunuyor. Ancak, maalesef, yazıtların hasar görmesi deşifre sürecini daha da zorlaştırıyor.

Prof. Dr. Demir: Bu yazıtların korunması için acil önlemler alınması gerekiyor.

Yazıtların büyük bir kısmı zamanla hasar gördü ve silindi. Bölgenin koruma alanı ilan edilmesi için yetkililere başvurdum, ancak somut bir adım atılmadı. Kültürel mirasımızın korunması için daha fazla kaynak ayrılmalı ve ilgili yetkililer arasında koordinasyon sağlanmalı. Ayrıca, Esatlı Kaya Yazıtları sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de korunmalı ve tanıtılmalıdır. UNESCO’nun desteği bu konuda çok önemlidir.

Esatlı Kaya Yazıtları

Esatlı Kaya Yazıtları’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için ciddi çaba göstermemiz gerekiyor. Ancak, Türkiye’de bu alanda yeterli teknolojik imkan ve bilimsel altyapı bulunmuyor. Bu yazıtların uluslararası literatürde yer alması için Almanya’da bir bilimsel dergide makale de yayınladım. Ancak, henüz somut bir adım atılmadı. Hızlı hareket etmezsek, büyük bir kayıp olur. Türk tarihi için büyük bir kayıp olur. İran gibi diğer ülkeler bu tür yazıtları sahiplenip koruyor.

Define avcıları zaten kazıp hasar vermiş. Esatlı’da kazılar yapılırsa, belki dönemsel buluntular bulunabilir. Örneğin, kemik veya hayvan kalıntıları bulunursa, bu buluntular üzerinde karbon-14 testleri yapılabilir. Karbon-14 testi artık çok gelişmiş durumda. O zaman yazıtların kesin tarihini bilmek mümkün olacaktır. Yazıtların MS 2. yüzyıla ait olduğunu düşünüyoruz. Ancak, kazılar yazıtların korunmasına zarar vermeyecek şekilde çok dikkatli yapılmalıdır.”

Banner
Benzer Yazılar

İskandinavya’nın Trøndelag’daki en eski gemi mezarı “Tarihi Yeniden Yazıyor”

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Norveç’in Trøndelag ilçesindeki bir belediye olan Leka’da arkeologlar, İskandinavya’nın MS 700 yıllarına kadar uzanan en eski gemi mezarını ortaya çıkardılar....

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Adıyaman’da T Biçimli Taşlar Ortaya Çıktı: Taş Tepeler Kültürü Fırat Havzasına mı Yayılıyor?

27 Ocak 2026

27 Ocak 2026

Adıyaman’da baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan T biçimli taş yapılar, Göbeklitepe ile tanımlanan Neolitik dünyanın sanılandan daha geniş bir coğrafyaya...

İtalya’da Sırtlanların Kurbanı Neandertaller Bulundu

8 Mayıs 2021

8 Mayıs 2021

İtalyan arkeologlar, Roma’nın güneydoğusunda bulunan Guattari Mağarası içinde dokuz Neandertal insanına ait fosilleşmiş kalıntılar buldular. Neandertallerin sırtlanların kurbanı oldukları düşünülüyor....

Taliban 2600 yıllık Mes Aynak Budist alanını koruma projesine destek veriyor

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

Mes Aynak, Afganistan’ın başkenti Kabil’in 40 km güneydoğusunda bulunan antik bir arkeolojik alan ve maden yatağıdır. Yaklaşık 2.600 yıllık geçmişe...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

23 Mart 2021

23 Mart 2021

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler...

Glyptotek Müzesi Türkiye’den kaçırılan Septimius Severus’un heykel başını iade etti

14 Mart 2025

14 Mart 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucu Danimarka Glyptotek Müzesi, Türkiye’den kaçırılan Roma İmparatoru Septimius Severus’un heykel başı ve 48...

Hititlerde Bira Tutkusu

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

Biranın keşfi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Mezopotamya kültürlerinden başlayarak hemen hemen bir çok uygarlıkta biranın karşılığına denk gelen kelimelerin...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]