31 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden Türkler, bir koluyla Anadolu’ya ulaşırken, diğer kolu Rus stepleri üzerinden Avrupa’ya yöneldi.

Resmi tarihe göre, Türklerin Anadolu’yu yurt olarak benimsemesi, 1071 yılında Bizanslılarla yapılan Malazgirt Savaşı ile başladı. Ancak, bazı arkeolog ve tarihçilerin çalışmaları, Anadolu’ya yerleşimin başlangıcının çok daha eskilere dayandığını gösteriyor.

Bu zaman çizelgesini daha da geriye iten keşiflerden biri, Ordu’nun Mesudiye ilçesindeki Esatlı Kaya Yazıtları’dır. Esatlı Kaya Yazıtları, 1990’lı yıllarda Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Necati Demir tarafından yapılan yüzey araştırmaları sırasında keşfedildi.

Türk tarihini derinden etkileyecek bilgileri içeren Esatlı Kaya Yazıtları hakkında Prof. Dr. Necati Demir, Ordu Olay gazetesinden Mertcan Deniz’e şu bilgileri verdi:

Esatlı Kaya Yazıtları

“Esatlı Kaya Yazıtları, sadece Mesudiye’de bulunan önemli bir kültürel miras değil, aynı zamanda Türk tarihinin çok önemli bir parçasıdır. Bu yazıtlar, Göktürk yazıtlarından sonra en fazla Göktürk yazısı içeren alanlardan biridir. Bölge, tarihsel bağlamda çok derin izler bırakmıştır. Özellikle yazıtlardaki resimler ve yazılar, tarih öncesi Türk göçleri hakkında çok değerli bilgiler sunuyor. Bu yazıtlar, Türklerin tarihsel kökenlerinin ve kültürlerinin ne kadar eskiye dayandığını gösteriyor.

1990’lı yıllarda, bölgenin kültürel mirasını tespit etmek için Ordu’nun tüm köylerinde bir alan araştırması yapmaya başladım. Bu süreçte, Esatlı Kaya Yazıtları gibi önemli buluntulara rastladım. Yazıtlar, sadece yazılı ifadelerden değil, aynı zamanda kaya resimlerinden de oluşuyor. Kırgızistan’daki kaya yazıtlarına çok benziyorlar. Bu da yazıtların tarihi önemini artıran bir diğer faktör. Orta Asya’dan Anadolu’ya Türk göçlerinin ne kadar eski olduğunu gösteren bu yazıtlar, Anadolu’nun tarihine ışık tutuyor.

Esatlı Kaya Yazıtları

Bu alfabe Göktürk Alfabesi’dir. Ancak, Göktürk Alfabesi’nin el yazısı formudur. Buradaki yazıyı deşifre edip okudum. Göktürk alfabesiyle aynı alfabe. Ancak, el yazısı formudur… Bu yazıtlar, Trabzon Ayasofya Kilisesi’nin tavanındaki yazılara benzer bir yapıya sahip. Bu yazıtların deşifre edilmesi, sadece Türk tarihi hakkında bilgi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda dilbilimsel açıdan da önemli veriler sunuyor. Ancak, maalesef, yazıtların hasar görmesi deşifre sürecini daha da zorlaştırıyor.

Prof. Dr. Demir: Bu yazıtların korunması için acil önlemler alınması gerekiyor.

Yazıtların büyük bir kısmı zamanla hasar gördü ve silindi. Bölgenin koruma alanı ilan edilmesi için yetkililere başvurdum, ancak somut bir adım atılmadı. Kültürel mirasımızın korunması için daha fazla kaynak ayrılmalı ve ilgili yetkililer arasında koordinasyon sağlanmalı. Ayrıca, Esatlı Kaya Yazıtları sadece yerel değil, uluslararası düzeyde de korunmalı ve tanıtılmalıdır. UNESCO’nun desteği bu konuda çok önemlidir.

Esatlı Kaya Yazıtları

Esatlı Kaya Yazıtları’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için ciddi çaba göstermemiz gerekiyor. Ancak, Türkiye’de bu alanda yeterli teknolojik imkan ve bilimsel altyapı bulunmuyor. Bu yazıtların uluslararası literatürde yer alması için Almanya’da bir bilimsel dergide makale de yayınladım. Ancak, henüz somut bir adım atılmadı. Hızlı hareket etmezsek, büyük bir kayıp olur. Türk tarihi için büyük bir kayıp olur. İran gibi diğer ülkeler bu tür yazıtları sahiplenip koruyor.

Define avcıları zaten kazıp hasar vermiş. Esatlı’da kazılar yapılırsa, belki dönemsel buluntular bulunabilir. Örneğin, kemik veya hayvan kalıntıları bulunursa, bu buluntular üzerinde karbon-14 testleri yapılabilir. Karbon-14 testi artık çok gelişmiş durumda. O zaman yazıtların kesin tarihini bilmek mümkün olacaktır. Yazıtların MS 2. yüzyıla ait olduğunu düşünüyoruz. Ancak, kazılar yazıtların korunmasına zarar vermeyecek şekilde çok dikkatli yapılmalıdır.”

Banner
Related Articles

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Batı Baltık Denizi bölgesi için olağanüstü keşif: Alman Nehri’nin dibinde 400 yıllık bir batık bulundu

3 Ağustos 2022

3 Ağustos 2022

Almanya’nın kuzey kesiminde, Lübeck yakınlarındaki Trave’de rutin bir ölçüm sırasında, Kiel-Holtenau Su Yolları ve Denizcilik Kurumu (Wasserstraßen- und Schifffahrtsamt/WSA), on...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Arkeologlar, 2.000 yıllık yerleşim kazısı sırasında gladyatörlerin vücut kıllarını sökmek için kullandığı cımbızları ortaya çıkardılar

31 Mayıs 2023

31 Mayıs 2023

Roma Britanyası’nın en büyük yerleşim yerlerinden biri olan Shropshire’daki Wroxeter City’deki 2000 yıllık yerleşim yerinin kazı sırasında gladyatörlerin koltuk altı...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

El Salvador’da Dramatik İfadeler İçeren 2.400 Yıllık Kuklalar Keşfedildi

6 Mart 2025

6 Mart 2025

El Salvador’da yakın zamanda yapılan bir arkeolojik keşif, bölgenin yerli halkının ritüellerine dair büyüleyici bir bakış açısı ortaya koydu. Bulgular,...

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]