15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu araştırmacıları şaşırttı. Araştırmacılar 4000 yıl önce El Algar elit kadınların yönettiğine inanıyor.

El Algar İspanya’da Erken Tunç çağı döneminden itibaren diğer Akdeniz toplulukları ile ticaret yaptıkları düşünülen bir kültür bölgesidir.

Avrupa bölgesinde bulunan en gösterişli mezarlığa sahip olan El Algar, bu mezarlıkta bulunan bir kadın mezarı ile ilgili çeşitli teorilerin eşiğinde. Bu mezarda bir erkekle birlikte gömülü olmasına rağmen pahalı mezar eşyalarının çoğu ona aitti, bu da kadının çok daha yüksek sosyal statüye sahip olduğunu gösteriyor.

İspanya‘daki Barselona Özerk Üniversitesi’nden arkeolog Vicente Lull liderliğindeki araştırmacılar, mezarını diğer El Argar kadınlarıyla karşılaştırarak, bu kültürdeki kadınların daha önce bildiğimizden daha önemli bir siyasi rol oynayabilecekleri sonucuna vardılar.

Büyük seramik bir çömlek içinde bulunan mezar, İspanya’nın İber Yarımadası’ndaki La Almoloya arkeolojik kazı alanında 2014 yılında keşfedildi. Mezar içeriklerinin zenginliği ile desteklenen bir yorumla, bir sarayda banklarla dolu yönetim salonu gibi görünen bir yerin tabanının altında bulundu.

El Algar mezar 38 de bulunan mallar
Arqueoecologia Social Mediterrània Araştırma Grubu, Universitat Autònoma de Barcelona

Araştırmacılar makalelerinde, “[Salon] H9’un zeminindeki genel eser eksikliği, bankların yapısal önemi ile birleştiğinde, bu büyük odada 50 kişiye kadar sosyal toplantıların yapılabileceğini gösteriyor. Bu tür toplantıların tartışma ve ortak karar alma sürecine katılım için mi yoksa daha ziyade hiyerarşik bir emir komuta zinciri içinde emirlerin iletilmesi için mi tasarlandığını tahmin edebiliriz. Mezar 38’in mezar tekliflerinin diğer çağdaşlardan çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. La Almoloya’daki ve diğer birçok sitedeki mezar, ikinci seçeneği öneriyor” diye yazdılar.

Çömlek içerisindeki mezarda bulunan erkek 35-40 yaşları aralığındayken kadının yaşı 25-30 arasındaydı. Mö.1730 civarına tarihlenen bu mezarın ilerisinde yine bu mezarlıkla ilgisi olduğu düşünülen başka mezar kalıntıları keşfedildi.

Adamın kemikleri, uzun süreli fiziksel aktivite, belki de ata binme ve başının ön tarafında iyileşmiş travmatik bir yaralanmayla tutarlı aşınma ve yırtılma belirtileri gösteriyordu.

Kadının kemikleri, eksik bir kaburga, sadece altı servikal omur ve kaynaşmış sakral omur dahil olmak üzere doğuştan anormallik belirtileri gösterdi. Kaburgalarındaki izler, öldüğünde akciğer enfeksiyonundan kaynaklanmış olabilir.

El Algar diademi
Arqueoecologia Social Mediterrània Araştırma Grubu, Universitat Autònoma de Barcelona

Bu durumda bile her ikiside zengin görünüyordu. Çift, çoğu gümüşten oluşan 29 parça eşya ile birlikte gömüldü.Kolyeler, kollarında bilezikler, gümüş kaplamalı bir tığ ve gümüş kaplı seramik kaplar. Özellikle son ikisi gümüş işçiliğinde büyük bir beceri gerektirecekti.

Adam tamamen eşyasız değildi. Onunda kolunda bakır bilezikleri vardı ve boncuktan bir kolye takıyordu. Yan tarafına gümüşten bir hançer yerleştirilmişti.

Ancak araştırma ekibini gerçekten heyecanlandıran kadının kafasına taktığı şeydi: alnına veya burnunun köprüsüne kadar uzanan gümüş bir diskle yerleştirilmiş gümüş bir daire veya taç. 19. yüzyılda zengin bir şekilde döşenmiş kadın mezarlarında bulunan diğer dört diademle benzerdi.

İspanya’daki Barselona Özerk Üniversitesi’nden arkeolog Cristina Rihuete-Herrada , “Bu diademlerin tekilliği olağanüstü. Bunlar, bu kadınlar için yapılmış sembolik nesnelerdi, bu yüzden onları egemen yönetici sınıfın sembolik konularına dönüştürüyorlar. Her parça benzersizdir, Brittany, Wessex ve Unetice gibi diğer bölgelerin yönetici sınıfına veya Mezar 38’imiz için çağdaş olan MÖ 17. yüzyılın doğu Akdeniz’ine ait cenaze nesneleri ile karşılaştırılabilir” dedi .

Mezar eşyalarındaki gümüşün toplam ağırlığı yaklaşık 230 gramdı (8 ons). Bu, gömülmesi gereken inanılmaz bir servettir: O zamanlar Babil’de bir işçinin günlük ücreti 0.23 ila 0.26 gram gümüştü. Bu iki kişi 938 günlük Babil maaşıyla gömüldü.

Önceki analizler, bu kadar zengin mezarlara gömülen kadınların ya hükümdarlar ya da hükümdarların eşleri olduğunu öne sürmüştü. Kesin olarak söylemek imkansız olsa da, araştırma ekibi kanıtların öncekine yani kadınların hükümdarlığına işaret ettiğine inanıyor.

Banner
Related Articles

Mısırlı Arkeolog Hawass, Luksor’da Bulunan Şehrin Önceden Keşfedildiğini Yalanladı

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

Mısırlı Arkeolog Zahi Hawass Luksor eyaletinde bulunan 3000 yıllık şehrin önceden bulunduğuna dair sosyal medyada dolaşan paylaşımları reddetti. Arkeolog Zahi...

Çin’in kuzeyinde antik mezar odası keşfedildi

3 Ocak 2022

3 Ocak 2022

Çin Halk Cumhuriyeti yerel yetkilileri, arkeologların kuzey Çin’in Shanxi Eyaletinde Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen taş dış tabutlu bir antik...

Dendera Tapınağının İkinci Restorasyon Aşaması Tamamlandı

10 Mart 2021

10 Mart 2021

Tanrıça Hathor’a adanmış olan Dendera Tapınağı kompleksi uzun bir süredir restorasyon görmekteydi. Yukarı Mısır’da bulunan Dendera tapınağı, tanrıça Hathor’a adanmış...

Meksika’da Çiftçiler Nadir Bulunan Bir Kadın Heykeli Buldu

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Meksikalı çiftçiler narenciye bahçesini kazarken nadir bulunan bir heykel keşfettiler. Meksika’nın Veracruz eyaletinde, Hidalgo Amajac’ta bulunan bu kadın figürü yetkililerde...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Dünyanın En Küçük Stegosaurus İzi Bulundu

14 Mart 2021

14 Mart 2021

155 Milyon önce yaşamış dünyanın en küçük stegosaurus izi bulundu. Otçul bir dinozor olan stegosaurus, büyük ve yavaş olması ile...

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

Uzmanlar daha önce bilinmeyen Vincent van Gogh otoportresini ortaya çıkardılar

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Edinburgh sanat tarihçisi tarafından yapılan araştırma sonucunda Hollandalı Post-Empresyonist ressam Vincent Willem van Gogh’a (Mart 1853 – 29 Temmuz 1890)...

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

İsrail’de 10.000 Yıl Öncesine Ait Tsunami İzleri

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Arkeologlar, birçok eski sel olayını Tufan hikayesi ile ilgili olabileceğini teorileştirdiler. Ancak bu sel olaylarının çok azı kuzey İsrail’deki Tel...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]