9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu araştırmacıları şaşırttı. Araştırmacılar 4000 yıl önce El Algar elit kadınların yönettiğine inanıyor.

El Algar İspanya’da Erken Tunç çağı döneminden itibaren diğer Akdeniz toplulukları ile ticaret yaptıkları düşünülen bir kültür bölgesidir.

Avrupa bölgesinde bulunan en gösterişli mezarlığa sahip olan El Algar, bu mezarlıkta bulunan bir kadın mezarı ile ilgili çeşitli teorilerin eşiğinde. Bu mezarda bir erkekle birlikte gömülü olmasına rağmen pahalı mezar eşyalarının çoğu ona aitti, bu da kadının çok daha yüksek sosyal statüye sahip olduğunu gösteriyor.

İspanya‘daki Barselona Özerk Üniversitesi’nden arkeolog Vicente Lull liderliğindeki araştırmacılar, mezarını diğer El Argar kadınlarıyla karşılaştırarak, bu kültürdeki kadınların daha önce bildiğimizden daha önemli bir siyasi rol oynayabilecekleri sonucuna vardılar.

Büyük seramik bir çömlek içinde bulunan mezar, İspanya’nın İber Yarımadası’ndaki La Almoloya arkeolojik kazı alanında 2014 yılında keşfedildi. Mezar içeriklerinin zenginliği ile desteklenen bir yorumla, bir sarayda banklarla dolu yönetim salonu gibi görünen bir yerin tabanının altında bulundu.

El Algar mezar 38 de bulunan mallar
Arqueoecologia Social Mediterrània Araştırma Grubu, Universitat Autònoma de Barcelona

Araştırmacılar makalelerinde, “[Salon] H9’un zeminindeki genel eser eksikliği, bankların yapısal önemi ile birleştiğinde, bu büyük odada 50 kişiye kadar sosyal toplantıların yapılabileceğini gösteriyor. Bu tür toplantıların tartışma ve ortak karar alma sürecine katılım için mi yoksa daha ziyade hiyerarşik bir emir komuta zinciri içinde emirlerin iletilmesi için mi tasarlandığını tahmin edebiliriz. Mezar 38’in mezar tekliflerinin diğer çağdaşlardan çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. La Almoloya’daki ve diğer birçok sitedeki mezar, ikinci seçeneği öneriyor” diye yazdılar.

Çömlek içerisindeki mezarda bulunan erkek 35-40 yaşları aralığındayken kadının yaşı 25-30 arasındaydı. Mö.1730 civarına tarihlenen bu mezarın ilerisinde yine bu mezarlıkla ilgisi olduğu düşünülen başka mezar kalıntıları keşfedildi.

Adamın kemikleri, uzun süreli fiziksel aktivite, belki de ata binme ve başının ön tarafında iyileşmiş travmatik bir yaralanmayla tutarlı aşınma ve yırtılma belirtileri gösteriyordu.

Kadının kemikleri, eksik bir kaburga, sadece altı servikal omur ve kaynaşmış sakral omur dahil olmak üzere doğuştan anormallik belirtileri gösterdi. Kaburgalarındaki izler, öldüğünde akciğer enfeksiyonundan kaynaklanmış olabilir.

El Algar diademi
Arqueoecologia Social Mediterrània Araştırma Grubu, Universitat Autònoma de Barcelona

Bu durumda bile her ikiside zengin görünüyordu. Çift, çoğu gümüşten oluşan 29 parça eşya ile birlikte gömüldü.Kolyeler, kollarında bilezikler, gümüş kaplamalı bir tığ ve gümüş kaplı seramik kaplar. Özellikle son ikisi gümüş işçiliğinde büyük bir beceri gerektirecekti.

Adam tamamen eşyasız değildi. Onunda kolunda bakır bilezikleri vardı ve boncuktan bir kolye takıyordu. Yan tarafına gümüşten bir hançer yerleştirilmişti.

Ancak araştırma ekibini gerçekten heyecanlandıran kadının kafasına taktığı şeydi: alnına veya burnunun köprüsüne kadar uzanan gümüş bir diskle yerleştirilmiş gümüş bir daire veya taç. 19. yüzyılda zengin bir şekilde döşenmiş kadın mezarlarında bulunan diğer dört diademle benzerdi.

İspanya’daki Barselona Özerk Üniversitesi’nden arkeolog Cristina Rihuete-Herrada , “Bu diademlerin tekilliği olağanüstü. Bunlar, bu kadınlar için yapılmış sembolik nesnelerdi, bu yüzden onları egemen yönetici sınıfın sembolik konularına dönüştürüyorlar. Her parça benzersizdir, Brittany, Wessex ve Unetice gibi diğer bölgelerin yönetici sınıfına veya Mezar 38’imiz için çağdaş olan MÖ 17. yüzyılın doğu Akdeniz’ine ait cenaze nesneleri ile karşılaştırılabilir” dedi .

Mezar eşyalarındaki gümüşün toplam ağırlığı yaklaşık 230 gramdı (8 ons). Bu, gömülmesi gereken inanılmaz bir servettir: O zamanlar Babil’de bir işçinin günlük ücreti 0.23 ila 0.26 gram gümüştü. Bu iki kişi 938 günlük Babil maaşıyla gömüldü.

Önceki analizler, bu kadar zengin mezarlara gömülen kadınların ya hükümdarlar ya da hükümdarların eşleri olduğunu öne sürmüştü. Kesin olarak söylemek imkansız olsa da, araştırma ekibi kanıtların öncekine yani kadınların hükümdarlığına işaret ettiğine inanıyor.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

Shigir İdolü, Stonehenge’den Yaşlı Çıktı

24 Mart 2021

24 Mart 2021

1890’da Rusya’da bir turba bataklığında keşfedilen ahşap bir heykelin düşünülenden tam 12.100 yıllık olduğunu öner sürüyorlar. Bu tarihe göre ahşap...

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

Pakistan’daki Swat Butkara Bölgesinde Madeni Paralar ve Kharosthi Yazıtları da Dahil 2.000 Yıllık Eserler Bulundu

15 Şubat 2025

15 Şubat 2025

Pakistan’ın Swat kentindeki Mingora yakınlarında bulunan Butkara Stupası’nda yapılan kazılarda, iki bin yıllık sikkeler, çanak çömlekler ve Kharosthi yazısıyla yazılmış...

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı. Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus,...

Almanya’da bir müzede 483 Kelt altın sikkeden oluşan koleksiyon çalındı

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bir müzede 483 adet Kelt altın sikkeden oluşan bir koleksiyon çalındı. Bavyera polisi, 2100 yıllık Kelt altın...

Sular Çekilince Şok Edici Görüntüler Ortaya Çıktı

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

Barajların suları çekilince, sular altında kalan yerleşim yerlerinin kalıntıları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Kurak geçen yıllarda barajların suları azalınca...

Çin’de 9.000 yıllık pirinç birası tarifi ortaya çıktı

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Arkeologlar, Çin’in güneyinde bulunan bir mezarlıkta 9.000 yıllık pirinç birası tarifi ortaya çıkardılar. Eski çağlarda bira ve şarap tanrılara libasyon...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]