25 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün 400 m kuzeybatısındaki yüksek bir falez üzerinde yer almaktadır.

Mağaranın bulunduğu kaya ile üzerinde çakıl bulunan aşağı zemin arasında tırmanması zor olan 100-150 m. bir eğim vardır. Bu yamacın üst kısmındaki dik ve sarp kayalıklara oyulmuş çok sayıda oda, sığınak, türbe, tapınak, kilise, mağara ve saklanma yerleri vardır.

Antik çağda kayanın üzerine inşa edilmiş mağara odaları; dış saldırılara, istilalara ve saldırılara karşı savunmak için yapılmıştır. Mezarların ve evlerin bulunduğu toprak yapısı ve kayalar oldukça yumuşaktır. Bu nedenle kazıma ve işleme çok kolaydır. Kayalara oyulmuş sığınaklar, tapınaklar, ibadethaneler, odalar ve mağaraların hepsi çok ilginç özelliklere sahiptir. Barınaklar ve ibadethaneler de farklı inançların izlerini takip etmek mümkündür.

Bazı odaların önünde balkonu olmakla birlikte bu mağara odaları ulaşılması güç kayalıklara yapıldığından dolayı savunmasını kolaylaştırmıştır. Mağaraya çıkış yolunun üzerinde önceleri çeşitli hayvan heykellerine, mitolojik yapılara ve süsleme eserlerine rastlanmasına rağmen günümüzde onlardan çok az eser kalmıştır.

Meya Antik Kenti
Bu eserlerden ayakta kalan kalıntılar arasında büyük kaya parçasına oyulmuş bir mihrap, haç işlenmiş taşlar, Müslüman ve yezidi mezarları ile Hz. Ali’nin atının ayak izlerinin olduğu söylenen taşlar bulunmaktadır. Buradan çıkarılan iki koç heykeli de önce Diyadin Hükümet Konağı önüne sonra da Ağrı Kenti’ne götürülmüştür.

Mağaraların yakınındaki Sahabeler Mezarlığı da tarihi ve efsanevi izler taşıyor. Bu mezarlardan en ünlüsü; Yerel olarak kızıl şehit (şehid-i sor), kara şehit (şehid-i reş), ak şehit (şehid-i çil) olarak bilinen mezarlıklardır. Kayalara oyulmuş at, koç ve koyun motifli taş heykeller ve mezar taşları ait oldukları dönemde yaşayan Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.

Meya Antik kenti
Meya antik kentindeki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların arkasında başka yerlere açılan tüneller olduğu söyleniyor. Bu tünellerden birinin Batıbeyli (Zifker) Köyü, biri Toklucak ve biri kale için açıldığı tahmin edilmektedir. Aslında Tokluca köyündeki kayalıklardan inen merdivenlerin buraya çıktığına inanılıyor.

Mağaralar, peribacaları, odalar, kaleler, sığınaklar ve barınaklar dağın dibinde ve kayaların arasındadır. Kale, dağın ortasındaki kayaya oyulmuştur. Kale güneye bakan pencerelere sahiptir ve bazı odalarda kapı ve pencerelerin önünde balkon benzeri bir bölme vardır.

Mağaraların 15 km uzağında olan Diyadin ilçesi bölgenin sağlık kaplıcalarıyla ünlüdür. Olumsuz koşullar nedeniyle bu bölge genellikle kendi çevresine hizmet vermektedir. Ağrı şehrinin gerekli tanıtımının yapılmasıyla bu bölgenin de sağlık ve inanç turizmine katkısı büyük olacaktır.

Kaynak: KOCAMAN,S. KAYA,F. “Ağrı İlinin Turizm Coğrafyası” Zafer Yayıncılık,ERZURUM,2014

Banner
Related Articles

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Polonya’da bir vakıf Naziler’in saklı altınlarının çıkarılması için çalışıyor

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Polonya, Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Nazi’lerin Polonya Halkı’nın kendilerine emanet ettiği altınlarının ortaya...

Dünyanın Kanıtlanan En Eski Şikesi Büyük Antinoeia Oyunlarında Yapıldı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Dünyamız üzerinde eski olan yüzlerce şey var bunlardan biri de insanların kazanma tutkusu. Kazanma tutkusunun olduğu bir yerde hilenin de...

Şanlıurfa Müzesi selden etkilendi mi?

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Şanlıurfa’da sağanak yağış sel felaketine yol açtı. Kentin birçok semtinde görülen sel sularında 9 kişi yaşamını yitirdi. Birçok ev ve...

Zernaki Tepe’de Altı Yeni Aramice Yazıt Bulundu: Doğu Anadolu’da Unutulmuş Part Sınırı Gün Yüzüne Çıkıyor

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Doğu Anadolu’nun taşları bir kez daha konuştu. Van’ın Erciş ilçesindeki Zernaki Tepe kazılarında, altı yeni Aramice yazıt ortaya çıkarıldı. Yaklaşık...

Moldova’da 2,300 Yıllık İskit Mezarı Açıldı: İçinden Nadir Bir Tütsülük ve Gizemli Bir Ritüel Taşı Çıktı

17 Mayıs 2026

17 Mayıs 2026

Moldova’nın doğusunda, Gura Bîcului yakınlarındaki bir tümülüsün altında 2,300 yıllık bir İskit mezarı ortaya çıkarıldı. Mezar odasında seramik kaplar, ok...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Çin’de ortaya çıkarılan antik pişmiş toprak dansçılar ve müzisyenler

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Çinli arkeologlar yakın zamanda Shanxi eyaletinin Datong kentindeki Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen bir mezardan pişmiş toprak heykelcik grubu keşfettiler....

890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar keşfedilen en eski hayvan olabilir.

1 Ağustos 2021

1 Ağustos 2021

Kanada’nın kuzeybatısındaki “Little Dal” kireçtaşlarında bulunan 890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar bulunan en eski hayvan olabilir. Nature dergisinde...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]