9 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün 400 m kuzeybatısındaki yüksek bir falez üzerinde yer almaktadır.

Mağaranın bulunduğu kaya ile üzerinde çakıl bulunan aşağı zemin arasında tırmanması zor olan 100-150 m. bir eğim vardır. Bu yamacın üst kısmındaki dik ve sarp kayalıklara oyulmuş çok sayıda oda, sığınak, türbe, tapınak, kilise, mağara ve saklanma yerleri vardır.

Antik çağda kayanın üzerine inşa edilmiş mağara odaları; dış saldırılara, istilalara ve saldırılara karşı savunmak için yapılmıştır. Mezarların ve evlerin bulunduğu toprak yapısı ve kayalar oldukça yumuşaktır. Bu nedenle kazıma ve işleme çok kolaydır. Kayalara oyulmuş sığınaklar, tapınaklar, ibadethaneler, odalar ve mağaraların hepsi çok ilginç özelliklere sahiptir. Barınaklar ve ibadethaneler de farklı inançların izlerini takip etmek mümkündür.

Bazı odaların önünde balkonu olmakla birlikte bu mağara odaları ulaşılması güç kayalıklara yapıldığından dolayı savunmasını kolaylaştırmıştır. Mağaraya çıkış yolunun üzerinde önceleri çeşitli hayvan heykellerine, mitolojik yapılara ve süsleme eserlerine rastlanmasına rağmen günümüzde onlardan çok az eser kalmıştır.

Meya Antik Kenti
Bu eserlerden ayakta kalan kalıntılar arasında büyük kaya parçasına oyulmuş bir mihrap, haç işlenmiş taşlar, Müslüman ve yezidi mezarları ile Hz. Ali’nin atının ayak izlerinin olduğu söylenen taşlar bulunmaktadır. Buradan çıkarılan iki koç heykeli de önce Diyadin Hükümet Konağı önüne sonra da Ağrı Kenti’ne götürülmüştür.

Mağaraların yakınındaki Sahabeler Mezarlığı da tarihi ve efsanevi izler taşıyor. Bu mezarlardan en ünlüsü; Yerel olarak kızıl şehit (şehid-i sor), kara şehit (şehid-i reş), ak şehit (şehid-i çil) olarak bilinen mezarlıklardır. Kayalara oyulmuş at, koç ve koyun motifli taş heykeller ve mezar taşları ait oldukları dönemde yaşayan Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.

Meya Antik kenti
Meya antik kentindeki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların arkasında başka yerlere açılan tüneller olduğu söyleniyor. Bu tünellerden birinin Batıbeyli (Zifker) Köyü, biri Toklucak ve biri kale için açıldığı tahmin edilmektedir. Aslında Tokluca köyündeki kayalıklardan inen merdivenlerin buraya çıktığına inanılıyor.

Mağaralar, peribacaları, odalar, kaleler, sığınaklar ve barınaklar dağın dibinde ve kayaların arasındadır. Kale, dağın ortasındaki kayaya oyulmuştur. Kale güneye bakan pencerelere sahiptir ve bazı odalarda kapı ve pencerelerin önünde balkon benzeri bir bölme vardır.

Mağaraların 15 km uzağında olan Diyadin ilçesi bölgenin sağlık kaplıcalarıyla ünlüdür. Olumsuz koşullar nedeniyle bu bölge genellikle kendi çevresine hizmet vermektedir. Ağrı şehrinin gerekli tanıtımının yapılmasıyla bu bölgenin de sağlık ve inanç turizmine katkısı büyük olacaktır.

Kaynak: KOCAMAN,S. KAYA,F. “Ağrı İlinin Turizm Coğrafyası” Zafer Yayıncılık,ERZURUM,2014

Banner
Benzer Yazılar

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Çeşme Kalesi’nin görüntüsünü bozan büfeler tepki topluyor

17 Şubat 2022

17 Şubat 2022

Osmanlı padişahı II. Bayezid döneminde 1508 yılında inşa edilen Çeşme Kalesi’nin önünde inşası devam eden betonarme 4 büfe ilçe halkının...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

İskoç arkeologlar, ünlü Antonine Duvarı’nın kayıp savunma kalesini keşfettiler

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Tarihi Çevre İskoçya (HES) arkeologları ünlü Antonine Duvarı yakınlarında inşa edilmiş kayıp savunma kalesini keşfettiler. UNESCO Dünya Miras Alanı’nda yer...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]