17 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün 400 m kuzeybatısındaki yüksek bir falez üzerinde yer almaktadır.

Mağaranın bulunduğu kaya ile üzerinde çakıl bulunan aşağı zemin arasında tırmanması zor olan 100-150 m. bir eğim vardır. Bu yamacın üst kısmındaki dik ve sarp kayalıklara oyulmuş çok sayıda oda, sığınak, türbe, tapınak, kilise, mağara ve saklanma yerleri vardır.

Antik çağda kayanın üzerine inşa edilmiş mağara odaları; dış saldırılara, istilalara ve saldırılara karşı savunmak için yapılmıştır. Mezarların ve evlerin bulunduğu toprak yapısı ve kayalar oldukça yumuşaktır. Bu nedenle kazıma ve işleme çok kolaydır. Kayalara oyulmuş sığınaklar, tapınaklar, ibadethaneler, odalar ve mağaraların hepsi çok ilginç özelliklere sahiptir. Barınaklar ve ibadethaneler de farklı inançların izlerini takip etmek mümkündür.

Bazı odaların önünde balkonu olmakla birlikte bu mağara odaları ulaşılması güç kayalıklara yapıldığından dolayı savunmasını kolaylaştırmıştır. Mağaraya çıkış yolunun üzerinde önceleri çeşitli hayvan heykellerine, mitolojik yapılara ve süsleme eserlerine rastlanmasına rağmen günümüzde onlardan çok az eser kalmıştır.

Meya Antik Kenti
Bu eserlerden ayakta kalan kalıntılar arasında büyük kaya parçasına oyulmuş bir mihrap, haç işlenmiş taşlar, Müslüman ve yezidi mezarları ile Hz. Ali’nin atının ayak izlerinin olduğu söylenen taşlar bulunmaktadır. Buradan çıkarılan iki koç heykeli de önce Diyadin Hükümet Konağı önüne sonra da Ağrı Kenti’ne götürülmüştür.

Mağaraların yakınındaki Sahabeler Mezarlığı da tarihi ve efsanevi izler taşıyor. Bu mezarlardan en ünlüsü; Yerel olarak kızıl şehit (şehid-i sor), kara şehit (şehid-i reş), ak şehit (şehid-i çil) olarak bilinen mezarlıklardır. Kayalara oyulmuş at, koç ve koyun motifli taş heykeller ve mezar taşları ait oldukları dönemde yaşayan Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.

Meya Antik kenti
Meya antik kentindeki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların arkasında başka yerlere açılan tüneller olduğu söyleniyor. Bu tünellerden birinin Batıbeyli (Zifker) Köyü, biri Toklucak ve biri kale için açıldığı tahmin edilmektedir. Aslında Tokluca köyündeki kayalıklardan inen merdivenlerin buraya çıktığına inanılıyor.

Mağaralar, peribacaları, odalar, kaleler, sığınaklar ve barınaklar dağın dibinde ve kayaların arasındadır. Kale, dağın ortasındaki kayaya oyulmuştur. Kale güneye bakan pencerelere sahiptir ve bazı odalarda kapı ve pencerelerin önünde balkon benzeri bir bölme vardır.

Mağaraların 15 km uzağında olan Diyadin ilçesi bölgenin sağlık kaplıcalarıyla ünlüdür. Olumsuz koşullar nedeniyle bu bölge genellikle kendi çevresine hizmet vermektedir. Ağrı şehrinin gerekli tanıtımının yapılmasıyla bu bölgenin de sağlık ve inanç turizmine katkısı büyük olacaktır.

Kaynak: KOCAMAN,S. KAYA,F. “Ağrı İlinin Turizm Coğrafyası” Zafer Yayıncılık,ERZURUM,2014

Banner
Benzer Yazılar

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

14 Mayıs 2021

14 Mayıs 2021

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri...

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

Adanalılar’ın (Danunalılar) Kralı Azatiwata’nın Karatepe Yazıtı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Anadolu’nun ilk merkezi yönetimini kuran Hatti Ülkesi İnsanları Hititler, yaklaşık 400 yıl hüküm sürdükten sonra Deniz Kavimleri saldırıları ve başlayan...

Uşaklı Höyük’te ortaya çıkarılan dairesel yapı kutsal Hitit kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Uşaklı Höyük kazılarında ortaya çıkarılan dairesel yapı kayıp Hitit kutsal kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir. Bu savı geçtiğimiz kazı sezonlarında...

Ulucak Höyüğü’nde Tilki Postlu 8 Bin Yıllık Erkek Figürü Gün Yüzüne Çıkarıldı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan ve kentin bilinen en eski yerleşim alanı kabul edilen Ulucak Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, 8 bin...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

Worcestershire’da İmparator Neron dönemine ait altın ve gümüş Roma sikkelerinden oluşan bir hazine bulundu

8 Aralık 2024

8 Aralık 2024

Batı İngiltere’deki Worcestershire’da inşaat çalışmaları sırasında İmparator Neron’nun saltanatına dayanan bir Roma ve Demir Çağı gümüş sikke hazinesi bulundu. 1.368...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Süryanice yazılmış en eski İncil el yazması çeviri keşfedildi

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden bir araştırmacı, MS 3. yüzyılda Süryanice yazılmış ve MS 6. yüzyılda kopyalanmış İncil’e ait küçük bir el...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]