12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün 400 m kuzeybatısındaki yüksek bir falez üzerinde yer almaktadır.

Mağaranın bulunduğu kaya ile üzerinde çakıl bulunan aşağı zemin arasında tırmanması zor olan 100-150 m. bir eğim vardır. Bu yamacın üst kısmındaki dik ve sarp kayalıklara oyulmuş çok sayıda oda, sığınak, türbe, tapınak, kilise, mağara ve saklanma yerleri vardır.

Antik çağda kayanın üzerine inşa edilmiş mağara odaları; dış saldırılara, istilalara ve saldırılara karşı savunmak için yapılmıştır. Mezarların ve evlerin bulunduğu toprak yapısı ve kayalar oldukça yumuşaktır. Bu nedenle kazıma ve işleme çok kolaydır. Kayalara oyulmuş sığınaklar, tapınaklar, ibadethaneler, odalar ve mağaraların hepsi çok ilginç özelliklere sahiptir. Barınaklar ve ibadethaneler de farklı inançların izlerini takip etmek mümkündür.

Bazı odaların önünde balkonu olmakla birlikte bu mağara odaları ulaşılması güç kayalıklara yapıldığından dolayı savunmasını kolaylaştırmıştır. Mağaraya çıkış yolunun üzerinde önceleri çeşitli hayvan heykellerine, mitolojik yapılara ve süsleme eserlerine rastlanmasına rağmen günümüzde onlardan çok az eser kalmıştır.

Meya Antik Kenti
Bu eserlerden ayakta kalan kalıntılar arasında büyük kaya parçasına oyulmuş bir mihrap, haç işlenmiş taşlar, Müslüman ve yezidi mezarları ile Hz. Ali’nin atının ayak izlerinin olduğu söylenen taşlar bulunmaktadır. Buradan çıkarılan iki koç heykeli de önce Diyadin Hükümet Konağı önüne sonra da Ağrı Kenti’ne götürülmüştür.

Mağaraların yakınındaki Sahabeler Mezarlığı da tarihi ve efsanevi izler taşıyor. Bu mezarlardan en ünlüsü; Yerel olarak kızıl şehit (şehid-i sor), kara şehit (şehid-i reş), ak şehit (şehid-i çil) olarak bilinen mezarlıklardır. Kayalara oyulmuş at, koç ve koyun motifli taş heykeller ve mezar taşları ait oldukları dönemde yaşayan Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.

Meya Antik kenti
Meya antik kentindeki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların arkasında başka yerlere açılan tüneller olduğu söyleniyor. Bu tünellerden birinin Batıbeyli (Zifker) Köyü, biri Toklucak ve biri kale için açıldığı tahmin edilmektedir. Aslında Tokluca köyündeki kayalıklardan inen merdivenlerin buraya çıktığına inanılıyor.

Mağaralar, peribacaları, odalar, kaleler, sığınaklar ve barınaklar dağın dibinde ve kayaların arasındadır. Kale, dağın ortasındaki kayaya oyulmuştur. Kale güneye bakan pencerelere sahiptir ve bazı odalarda kapı ve pencerelerin önünde balkon benzeri bir bölme vardır.

Mağaraların 15 km uzağında olan Diyadin ilçesi bölgenin sağlık kaplıcalarıyla ünlüdür. Olumsuz koşullar nedeniyle bu bölge genellikle kendi çevresine hizmet vermektedir. Ağrı şehrinin gerekli tanıtımının yapılmasıyla bu bölgenin de sağlık ve inanç turizmine katkısı büyük olacaktır.

Kaynak: KOCAMAN,S. KAYA,F. “Ağrı İlinin Turizm Coğrafyası” Zafer Yayıncılık,ERZURUM,2014

Banner
Benzer Yazılar

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

Urartularda Ölü Gömme Gelenekleri: Urne Mezarları

13 Eylül 2021

13 Eylül 2021

Birçok Anadolu medeniyetinde olduğu gibi Urartularda ölümden sonra yaşama inanan bir toplumdu. Ölüm sonrası inancın ağır bastığı Urartu toplumunda değişik...

Dünyanın En Büyük Yürüyen Memelisine Ait Fosil

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Paleontologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Gansu Eyaletindeki Linxia havzasında dünyanın en büyük yürüyen memelisine ait fosil buldular. Çinli ve Amerikalı paleontologlardan oluşan ekip...

Klazomenai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erkan Ersoy “kazı amacıyla iş makinelerinin kullanımı söz konusu değil”

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Klazomenai Antik Kenti nekropol alanında iş makineleri ile kazı yapıldığına yönelik çıkan haberler üzerine Klazomenia Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar...

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden...

Maltaş Tapınağı Adım Adım Ortaya Çıkıyor

26 Haziran 2021

26 Haziran 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Frig Vadisi destinasyon çalışmaları sırasında bulunan Maltaş Tapınağı adım adım ortaya çıkarılıyor. Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesi Kayıhan...

Antik Meksika’nın Taş Maskeleri “Teotihuacan Kültürü”

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Günümüz Meksika’sında yaşamış olan bir çok medeniyetin bugün bile bizleri şaşırttığı gerçeğine aşinayız. Bu medeniyetlerden en çok duyduklarımız şüphesiz Maya...

Ortaçağ Boncuklarının Çizdiği Afrika Ticaret Yolları

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Cam boncukların kimyasal bileşimi ve morfolojik özellikleri nereden geldiklerini ortaya çıkarabilir. Cenevre Üniversitesi’nden arkeologlar, Mali ve Senegal’deki kırsal alanlarda MS...

Arkeologlar, Hadrian Su Kemeri’nin bir kısmını ve son derece nadir bulunan Yunan sikkelerini ortaya çıkardılar

13 Ocak 2024

13 Ocak 2024

Arkeologlar, MS 2. yüzyılın en büyük hidrolik eserlerinden biri olan Hadrian su kemerinin bir kısmını ve Korint yakınlarındaki antik bir...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Nebraska’daki Eski Volkanik Kül Yatağında Yüzlerce İyi Korunmuş Tarih Öncesi Fosil Bulundu

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Sulama delikleri, Nebraska’nın uzun otlakları arasındaki tarih öncesi hayvanları her zaman cezbetmiştir. Atlardan, develere, gergedanlara, yakınlarda bulunan vahşi köpekleri ve...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

50 bin yıllık taş aletler maymunlar tarafından yapıldı

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Brezilya’da keşfedilen 50 bin yıllık alet taş aletlerin kapuçin maymunları tarafından yapıldığına dair bulguları içeren araştırma yayınlandı. Brezilya’nın kuzeydoğusunda yer...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]