12 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Denizli’nin Kutsal Şehri “Hierapolis”

Ülkemiz de Pamukkale travertenlerini duymayan hiç kimse yoktur. Şifalı sularıyla eşsiz ve farklı güzelliği ile bağlı olduğu Denizli’den bile ünlüdür. Hatta ünü çoktan ülke sınırlarının ötesine uzanmıştır.

Denizli’deki tarihi eserlerin isimlerini yazmaya kalksak sanırım bütün yazıyı sadece isim yazarak bitirmemiz gerekir. Ben de bu yüzden sadece bir kaç örnek isimle değinmek istiyorum. Laodikya, Tripolis, Colossea adını yazmadan geçemeyeceğimiz antik şehirlerdir. Bununla birlikte hem Selçuklu hem Osmanlı dönemine ait bir çok eseri de Denizli’de göreceğinize emin olabilirsiniz.

Termal suyun içindeki kalsiyum mineralinin çökelmesiyle oluşmuş doğa harikası Pamukkale travertenleri 2,5 km’den fazla uzunluğa sahip ve 160 metre yüksekliğine ulaşmaktadır. Sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunan Pamukkale’ye kimliğini veren travertenleri, parlak beyaz rengiyle 20 km uzaklıktan görmek mümkündür.

Pamukkale travertenleri

Hierapolis, Denizli’nin merkez ilçesine bağlı bir yerleşim çevresi olarak yaklaşık 350 m. yüksektedir. Batı tarafı 70 m. kadar yukarıdan bir nehir vadisine bakar; kentin doğu bölümü ise, Orta-Batı Anadolu yüksek yaylasına ulaşan tepelere kadar uzanır.
Hierapolis’in antik dönemlerdeki 3 koldan akan sular ve travertenlerin eşşiz güzelliğiyle birleştiğini hayal ettiğinizde şehrin neden “Kutsal şehir” adını aldığını anlamak hiçte zor olmayacaktır.

Herodot’un bölgeyle ilgili verdiği bilgiler içerisinde, kesin olmamakla birlikte, kent Hierapolis adını almadan önce, bu alanda Kydrara adında bir antik yerleşimin var olduğunu düşündürmektedir.
Hierapolis MÖ 188 yılında imzalayan Apameia barışının sonrasında kurulmuştur. Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un eşi Hiera’dan almıştır. İmparator Claudius ve Severus Alexander dönemleri arasında kalan iki yüzyıllık süre içerisinde dört büyük depremle yıkılmıştır. MS 60 yılındaki depremden sonra Neron’un yardımlarıyla tekrar Hippodamos planlı olarak yeniden inşa edilmiştir.

Şehir Bergama Kralı II. Eumenes’in (MÖ 197–159) ve MÖ 133 yılında vasiyet yoluyla Roma İmparatorluğuna bırakan III. Attalos’un (MÖ 138–133) tondo büstlerini tiyatroya dikerek, Bergama Krallığı’na olan şükran borçlarını yerine getirmiştir. Bu sayede şehir hiç kan dökülmeden Roma İmparatorluğuna geçmiş oldu. Hierapolis, MÖ 129 yılından itibaren Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce idare edilmiştir. Kent idare olarak önceleri Kibyra Conventus Birliği’ne, MS 3.yy.dan sonra da Frigya Pacatiana’sına dâhil edilmişti.

Kutsal şehir ismine hak eder bir şekilde varlığına devam etmiş. 6.yy.’dan itibaren, Aziz Philippus’un mabedinden dolayı, Hierapolis’in önemi artmış ve bu şehir, kilise hiyerarşisin de onur rütbesi olan, metropolis’e yükseltilmiştir.

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus’un mezarının bulunduğu yerde, onun anısına inşa edilmiş olan St. Philippus Martyriumu, Hristiyan aleminin hacı olmak için ziyaret ettiği kutsal mekanlardan biridir. Dinsel ve ruhsal sağlık merkezi olarak inşa edilen Martyrium, dışta 32, içte 20 mekandan meydana gelen sekizgen yapısıyla göz kamaştırır. Uzun yıllar başka şehirler de aranan bu mezar 2011 yılında keşfedilmiştir.

Aziz Phılıppus Martyriumu

Helenistik görünümünü depremlerle kaybeden Hierapolis sonradan sıradan bir Roma şehri görünümüne gelse de civarın zenginlerinin dikkatini çekmeyi de başarmış. Şifalı termal sularının varlığı civarda ki zengin Hristiyan ailelerin yaşları ilerlediklerinde sığındıkları bir liman olmuş.

Emekliliklerini burada geçirmek isteyen bu zengin aileler Hierapolis için eşsiz bir Nekropol alanı (Mezar alanı) miras bırakmışlar. Bir çok ailenin soyağaçlarını burada ki lahit yazıtlarından öğrenebiliyoruz.

Bununla birlikte güney ve kuzey Roma ve Bizans kapıları, Frontinus Caddesi, Meclis Binası, Direkli Kilise, Bazilika, St. Philip Martyrium’u, Anıtsal Çeşme, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Su Deposu, Stoa, Agora, Hamam Kompleksi gibi önemli yapıtları içerir.
Hierapolis’te 1957 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Misyonu, Kazı ve Araştırma yapmaktadır.

Hierapolis, 9 Aralık 1988 tarihinde hem doğa hem de kültürel miras olarak UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.

Kaynak: F. Bor, “ Denizli Müzesi Tarafından Hierapolis Antik Kenti Kuzey Nekropol de Gerçekleştirilen Koruma Ve Onarım Çalışmaları”, Pamukkale Üniversitesi, Arkeoloji Enstitüsü, Denizli, 2019.

T. Ritti, “Hierapolis Tarihi”, Hierapolis Di Frigia, Ankara, 1987.

Banner
Benzer Yazılar

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Süpermarket inşaat alanında Roma taban mozaiği bulundu

18 Mart 2023

18 Mart 2023

Oxford Arkeolojisi arkeologlarından oluşan bir ekip, İngiltere’nin Buckinghamshire kentindeki Olney kasabasında kurulacak süpermarketin inşaat alanında Roma taban mozaiği keşfetti. Bir...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Bu Festivale Katılan Erkekler Hadım Ediliyordu! Antik Çağda Erkeklerin Katılmasının Yasak Olduğu Festivaller

30 Eylül 2020

30 Eylül 2020

Antik Çağ’da kutlanan bir çok festival vardı. Bu festivallerdeki amaç Tanrı ve Tanrıçaların onurlandırılmalarıdır. Bereket ve bolluk için yapılan bu...

Caligula’nın Ünlü Zevk Bahçesi

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

12 Sezar’ın dördüncüsü olan Caligula (31 Ağustos 12- 24 Ocak 41) – resmi adı- Gaius Julius Caesar Germanicus – Julio-Claudian...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Hvar Adası’nda Yeni Bir Geç Antik Nekropol Keşfedildi

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Hırvatistan‘ın Hvar kasabasındaki aynı adla anılan Hvar Adası’nda bulunan Radoevi Sarayı’nın bahçesindeki koruma kazıları, iki ay süren yoğun arkeolojik çalışmaların...

İsviçre’de Amatör Arkeolog 1.290 Antik Roma Sikke Buldu

16 Nisan 2022

16 Nisan 2022

Amatör arkeolog, İsviçre’nin Basel-County kantonundaki Liestal bölgesindeki Bubendorf belediyesi yakınlarında, MS 4. yüzyıla tarihlenen 1.290’dan fazla antik Roma sikkesinden oluşan...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

İskandinav Elitlerinin Tanrılara Kurban Olarak Verdikleri 7 Altın Kolye Bulundu

13 Mayıs 2021

13 Mayıs 2021

Norveç’in Østfold County Rade belediyesi yakınlarındaki bir tarlada 7 altın kolye bulundu. Araştırmacılar, bu kolyelerin 6. yüzyılda bir kurban eyleminin...

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]