26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Denizli’nin Kutsal Şehri “Hierapolis”

Ülkemiz de Pamukkale travertenlerini duymayan hiç kimse yoktur. Şifalı sularıyla eşsiz ve farklı güzelliği ile bağlı olduğu Denizli’den bile ünlüdür. Hatta ünü çoktan ülke sınırlarının ötesine uzanmıştır.

Denizli’deki tarihi eserlerin isimlerini yazmaya kalksak sanırım bütün yazıyı sadece isim yazarak bitirmemiz gerekir. Ben de bu yüzden sadece bir kaç örnek isimle değinmek istiyorum. Laodikya, Tripolis, Colossea adını yazmadan geçemeyeceğimiz antik şehirlerdir. Bununla birlikte hem Selçuklu hem Osmanlı dönemine ait bir çok eseri de Denizli’de göreceğinize emin olabilirsiniz.

Termal suyun içindeki kalsiyum mineralinin çökelmesiyle oluşmuş doğa harikası Pamukkale travertenleri 2,5 km’den fazla uzunluğa sahip ve 160 metre yüksekliğine ulaşmaktadır. Sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunan Pamukkale’ye kimliğini veren travertenleri, parlak beyaz rengiyle 20 km uzaklıktan görmek mümkündür.

Pamukkale travertenleri

Hierapolis, Denizli’nin merkez ilçesine bağlı bir yerleşim çevresi olarak yaklaşık 350 m. yüksektedir. Batı tarafı 70 m. kadar yukarıdan bir nehir vadisine bakar; kentin doğu bölümü ise, Orta-Batı Anadolu yüksek yaylasına ulaşan tepelere kadar uzanır.
Hierapolis’in antik dönemlerdeki 3 koldan akan sular ve travertenlerin eşşiz güzelliğiyle birleştiğini hayal ettiğinizde şehrin neden “Kutsal şehir” adını aldığını anlamak hiçte zor olmayacaktır.

Herodot’un bölgeyle ilgili verdiği bilgiler içerisinde, kesin olmamakla birlikte, kent Hierapolis adını almadan önce, bu alanda Kydrara adında bir antik yerleşimin var olduğunu düşündürmektedir.
Hierapolis MÖ 188 yılında imzalayan Apameia barışının sonrasında kurulmuştur. Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un eşi Hiera’dan almıştır. İmparator Claudius ve Severus Alexander dönemleri arasında kalan iki yüzyıllık süre içerisinde dört büyük depremle yıkılmıştır. MS 60 yılındaki depremden sonra Neron’un yardımlarıyla tekrar Hippodamos planlı olarak yeniden inşa edilmiştir.

Şehir Bergama Kralı II. Eumenes’in (MÖ 197–159) ve MÖ 133 yılında vasiyet yoluyla Roma İmparatorluğuna bırakan III. Attalos’un (MÖ 138–133) tondo büstlerini tiyatroya dikerek, Bergama Krallığı’na olan şükran borçlarını yerine getirmiştir. Bu sayede şehir hiç kan dökülmeden Roma İmparatorluğuna geçmiş oldu. Hierapolis, MÖ 129 yılından itibaren Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce idare edilmiştir. Kent idare olarak önceleri Kibyra Conventus Birliği’ne, MS 3.yy.dan sonra da Frigya Pacatiana’sına dâhil edilmişti.

Kutsal şehir ismine hak eder bir şekilde varlığına devam etmiş. 6.yy.’dan itibaren, Aziz Philippus’un mabedinden dolayı, Hierapolis’in önemi artmış ve bu şehir, kilise hiyerarşisin de onur rütbesi olan, metropolis’e yükseltilmiştir.

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus’un mezarının bulunduğu yerde, onun anısına inşa edilmiş olan St. Philippus Martyriumu, Hristiyan aleminin hacı olmak için ziyaret ettiği kutsal mekanlardan biridir. Dinsel ve ruhsal sağlık merkezi olarak inşa edilen Martyrium, dışta 32, içte 20 mekandan meydana gelen sekizgen yapısıyla göz kamaştırır. Uzun yıllar başka şehirler de aranan bu mezar 2011 yılında keşfedilmiştir.

Aziz Phılıppus Martyriumu

Helenistik görünümünü depremlerle kaybeden Hierapolis sonradan sıradan bir Roma şehri görünümüne gelse de civarın zenginlerinin dikkatini çekmeyi de başarmış. Şifalı termal sularının varlığı civarda ki zengin Hristiyan ailelerin yaşları ilerlediklerinde sığındıkları bir liman olmuş.

Emekliliklerini burada geçirmek isteyen bu zengin aileler Hierapolis için eşsiz bir Nekropol alanı (Mezar alanı) miras bırakmışlar. Bir çok ailenin soyağaçlarını burada ki lahit yazıtlarından öğrenebiliyoruz.

Bununla birlikte güney ve kuzey Roma ve Bizans kapıları, Frontinus Caddesi, Meclis Binası, Direkli Kilise, Bazilika, St. Philip Martyrium’u, Anıtsal Çeşme, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Su Deposu, Stoa, Agora, Hamam Kompleksi gibi önemli yapıtları içerir.
Hierapolis’te 1957 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Misyonu, Kazı ve Araştırma yapmaktadır.

Hierapolis, 9 Aralık 1988 tarihinde hem doğa hem de kültürel miras olarak UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.

Kaynak: F. Bor, “ Denizli Müzesi Tarafından Hierapolis Antik Kenti Kuzey Nekropol de Gerçekleştirilen Koruma Ve Onarım Çalışmaları”, Pamukkale Üniversitesi, Arkeoloji Enstitüsü, Denizli, 2019.

T. Ritti, “Hierapolis Tarihi”, Hierapolis Di Frigia, Ankara, 1987.

Banner
Related Articles

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Antik Roma’da Gönüllü Kadın Gladyatörler

21 Mart 2021

21 Mart 2021

Çok az insan, kadın gladyatörlerin, Roma’da arenada dövüştüğünü biliyor. Bu gladyatör kadınların bazıları savaşmaya zorlanırken, bazıları da para ya da...

Antik Roma Kenti Sınırlarını Gösteren Nadir Sınır Taşı Bulundu

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

İtalyan arkeologlar, Roma döneminden kalma kanalizasyon şebekesinin kazımı sırasında antik Roma kenti sınırlarını belirleyen nadir sınır taşlarından birisini buldular. MS...

Tunç Çağı’nda Kullanılan Linear A Yazı Sistemi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Sümerlilerin ekonomik hayatın bir gereği olarak buldukları yazı tarihsel süreç içerinde birçok aşama geçirmiştir. Bu aşamalardan birisi de Minos uygarlığının...

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

İspanya’nın güneyinde “Benzeri görülmemiş” Fenike nekropolü keşfedildi.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Güney İspanya’daki Osuna bölgesinde M. Ö. 4. veya 5. yüzyıldan kalma bir Fenike nekropolü bulundu. İber yarımadasında yaşayan Fenikelilerin ölülerini...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Atina Generali Miltiades’in Zeus’a Sunduğu Miğferi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Olimpiyat oyunlarının ünlü olimpik araba yarışçısı Cimon Colelamos’un oğlu Miltiades’in (M.Ö. 550-489) Maraton Savaşları’nda kullandığı miğfer, arkeoloji tarihinde çok önemli...

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Selanik Metrosu inşası sırasında 2400 yıllık kente ait kalıntılara ulaşıldı

15 Ocak 2023

15 Ocak 2023

Ege Denizi’nin Termaik Körfezi’nde bir Yunan liman kenti ve aynı zamanda Yunanistan’ın 2. büyük şehri olan Selanik’te yerel metro tesislerinin...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Gürcistan’daki Roma Apsaros Kalesi’nde Lejyon X Fretensis’in kanıtları bulundu

28 Mayıs 2023

28 Mayıs 2023

Polonyalı bilim insanları, Yahudi ayaklanmalarını acımasızca bastırmasıyla bilinen Lejyon X Fretensis’in, MS 2. yüzyılın başlarında, Karadeniz kıyısındaki Colchis’teki Apsaros Roma...

Roma’da Yapılan Kazı Sırasında Antik Köpek Heykeli ortaya çıkarıldı

8 Ocak 2022

8 Ocak 2022

Roma’nın Appio Latino semtindeki Via Luigi Tosti’de kamu hizmeti şirketi Acea için boru döşeyen işçiler, eski bir mezar kompleksi ortaya...

Antik Dünya’da akşamdan kalanlar için uygulanan ilginç tedavi yöntemi

10 Kasım 2021

10 Kasım 2021

Felekten bir gece çalalım diye başlayan eğlencelerin sabahı her zaman hoş olmuyor. Ertesi günün sabahı gözler, şiddetli baş ağrısı, mide...

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]