11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Denizli’nin Kutsal Şehri “Hierapolis”

Ülkemiz de Pamukkale travertenlerini duymayan hiç kimse yoktur. Şifalı sularıyla eşsiz ve farklı güzelliği ile bağlı olduğu Denizli’den bile ünlüdür. Hatta ünü çoktan ülke sınırlarının ötesine uzanmıştır.

Denizli’deki tarihi eserlerin isimlerini yazmaya kalksak sanırım bütün yazıyı sadece isim yazarak bitirmemiz gerekir. Ben de bu yüzden sadece bir kaç örnek isimle değinmek istiyorum. Laodikya, Tripolis, Colossea adını yazmadan geçemeyeceğimiz antik şehirlerdir. Bununla birlikte hem Selçuklu hem Osmanlı dönemine ait bir çok eseri de Denizli’de göreceğinize emin olabilirsiniz.

Termal suyun içindeki kalsiyum mineralinin çökelmesiyle oluşmuş doğa harikası Pamukkale travertenleri 2,5 km’den fazla uzunluğa sahip ve 160 metre yüksekliğine ulaşmaktadır. Sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunan Pamukkale’ye kimliğini veren travertenleri, parlak beyaz rengiyle 20 km uzaklıktan görmek mümkündür.

Pamukkale travertenleri

Hierapolis, Denizli’nin merkez ilçesine bağlı bir yerleşim çevresi olarak yaklaşık 350 m. yüksektedir. Batı tarafı 70 m. kadar yukarıdan bir nehir vadisine bakar; kentin doğu bölümü ise, Orta-Batı Anadolu yüksek yaylasına ulaşan tepelere kadar uzanır.
Hierapolis’in antik dönemlerdeki 3 koldan akan sular ve travertenlerin eşşiz güzelliğiyle birleştiğini hayal ettiğinizde şehrin neden “Kutsal şehir” adını aldığını anlamak hiçte zor olmayacaktır.

Herodot’un bölgeyle ilgili verdiği bilgiler içerisinde, kesin olmamakla birlikte, kent Hierapolis adını almadan önce, bu alanda Kydrara adında bir antik yerleşimin var olduğunu düşündürmektedir.
Hierapolis MÖ 188 yılında imzalayan Apameia barışının sonrasında kurulmuştur. Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un eşi Hiera’dan almıştır. İmparator Claudius ve Severus Alexander dönemleri arasında kalan iki yüzyıllık süre içerisinde dört büyük depremle yıkılmıştır. MS 60 yılındaki depremden sonra Neron’un yardımlarıyla tekrar Hippodamos planlı olarak yeniden inşa edilmiştir.

Şehir Bergama Kralı II. Eumenes’in (MÖ 197–159) ve MÖ 133 yılında vasiyet yoluyla Roma İmparatorluğuna bırakan III. Attalos’un (MÖ 138–133) tondo büstlerini tiyatroya dikerek, Bergama Krallığı’na olan şükran borçlarını yerine getirmiştir. Bu sayede şehir hiç kan dökülmeden Roma İmparatorluğuna geçmiş oldu. Hierapolis, MÖ 129 yılından itibaren Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce idare edilmiştir. Kent idare olarak önceleri Kibyra Conventus Birliği’ne, MS 3.yy.dan sonra da Frigya Pacatiana’sına dâhil edilmişti.

Kutsal şehir ismine hak eder bir şekilde varlığına devam etmiş. 6.yy.’dan itibaren, Aziz Philippus’un mabedinden dolayı, Hierapolis’in önemi artmış ve bu şehir, kilise hiyerarşisin de onur rütbesi olan, metropolis’e yükseltilmiştir.

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus’un mezarının bulunduğu yerde, onun anısına inşa edilmiş olan St. Philippus Martyriumu, Hristiyan aleminin hacı olmak için ziyaret ettiği kutsal mekanlardan biridir. Dinsel ve ruhsal sağlık merkezi olarak inşa edilen Martyrium, dışta 32, içte 20 mekandan meydana gelen sekizgen yapısıyla göz kamaştırır. Uzun yıllar başka şehirler de aranan bu mezar 2011 yılında keşfedilmiştir.

Aziz Phılıppus Martyriumu

Helenistik görünümünü depremlerle kaybeden Hierapolis sonradan sıradan bir Roma şehri görünümüne gelse de civarın zenginlerinin dikkatini çekmeyi de başarmış. Şifalı termal sularının varlığı civarda ki zengin Hristiyan ailelerin yaşları ilerlediklerinde sığındıkları bir liman olmuş.

Emekliliklerini burada geçirmek isteyen bu zengin aileler Hierapolis için eşsiz bir Nekropol alanı (Mezar alanı) miras bırakmışlar. Bir çok ailenin soyağaçlarını burada ki lahit yazıtlarından öğrenebiliyoruz.

Bununla birlikte güney ve kuzey Roma ve Bizans kapıları, Frontinus Caddesi, Meclis Binası, Direkli Kilise, Bazilika, St. Philip Martyrium’u, Anıtsal Çeşme, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Su Deposu, Stoa, Agora, Hamam Kompleksi gibi önemli yapıtları içerir.
Hierapolis’te 1957 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Misyonu, Kazı ve Araştırma yapmaktadır.

Hierapolis, 9 Aralık 1988 tarihinde hem doğa hem de kültürel miras olarak UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.

Kaynak: F. Bor, “ Denizli Müzesi Tarafından Hierapolis Antik Kenti Kuzey Nekropol de Gerçekleştirilen Koruma Ve Onarım Çalışmaları”, Pamukkale Üniversitesi, Arkeoloji Enstitüsü, Denizli, 2019.

T. Ritti, “Hierapolis Tarihi”, Hierapolis Di Frigia, Ankara, 1987.

Banner
Related Articles

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Roma Dönemi Hispania’sında Keşfedilen Bilinen En Eski Taş Kalıp, Sikke Üretimine Işık Tutuyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

İspanya’nın Porcuna kentinde, antik Obulco yerleşiminde yapılan kazılar, Roma Hispania’sında madeni para üretiminin en eski kanıtını gün yüzüne çıkardı. Jaén...

Romalılara Ait 1500 Yıllık Dana Burger Tarifi

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Günümüzde yaptığımız bir çok yemeğin kökeni geçmişe dayanmaktadır. Her evde mutlaka babaanne yada anneanneden kalma bir yemek tarifi vardır. Kuşkusuz...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Dünyanın Kanıtlanan En Eski Şikesi Büyük Antinoeia Oyunlarında Yapıldı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Dünyamız üzerinde eski olan yüzlerce şey var bunlardan biri de insanların kazanma tutkusu. Kazanma tutkusunun olduğu bir yerde hilenin de...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Roma’da Yapılan Kazı Sırasında Antik Köpek Heykeli ortaya çıkarıldı

8 Ocak 2022

8 Ocak 2022

Roma’nın Appio Latino semtindeki Via Luigi Tosti’de kamu hizmeti şirketi Acea için boru döşeyen işçiler, eski bir mezar kompleksi ortaya...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

Büyük İskender’in Doğduğu Saray 2021’de Ziyaretçi Kabul Edecek!

11 Ekim 2020

11 Ekim 2020

Yunanistan’ın Orta Makedonya bölgesindeki Pella’da Büyük İskender’in doğduğu saray 1957 yılında keşfedilmişti. 1957 yılında bir kısmı kazılmış olan sarayın 2021...

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]