27 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Denizli’nin Kutsal Şehri “Hierapolis”

Ülkemiz de Pamukkale travertenlerini duymayan hiç kimse yoktur. Şifalı sularıyla eşsiz ve farklı güzelliği ile bağlı olduğu Denizli’den bile ünlüdür. Hatta ünü çoktan ülke sınırlarının ötesine uzanmıştır.

Denizli’deki tarihi eserlerin isimlerini yazmaya kalksak sanırım bütün yazıyı sadece isim yazarak bitirmemiz gerekir. Ben de bu yüzden sadece bir kaç örnek isimle değinmek istiyorum. Laodikya, Tripolis, Colossea adını yazmadan geçemeyeceğimiz antik şehirlerdir. Bununla birlikte hem Selçuklu hem Osmanlı dönemine ait bir çok eseri de Denizli’de göreceğinize emin olabilirsiniz.

Termal suyun içindeki kalsiyum mineralinin çökelmesiyle oluşmuş doğa harikası Pamukkale travertenleri 2,5 km’den fazla uzunluğa sahip ve 160 metre yüksekliğine ulaşmaktadır. Sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunan Pamukkale’ye kimliğini veren travertenleri, parlak beyaz rengiyle 20 km uzaklıktan görmek mümkündür.

Pamukkale travertenleri

Hierapolis, Denizli’nin merkez ilçesine bağlı bir yerleşim çevresi olarak yaklaşık 350 m. yüksektedir. Batı tarafı 70 m. kadar yukarıdan bir nehir vadisine bakar; kentin doğu bölümü ise, Orta-Batı Anadolu yüksek yaylasına ulaşan tepelere kadar uzanır.
Hierapolis’in antik dönemlerdeki 3 koldan akan sular ve travertenlerin eşşiz güzelliğiyle birleştiğini hayal ettiğinizde şehrin neden “Kutsal şehir” adını aldığını anlamak hiçte zor olmayacaktır.

Herodot’un bölgeyle ilgili verdiği bilgiler içerisinde, kesin olmamakla birlikte, kent Hierapolis adını almadan önce, bu alanda Kydrara adında bir antik yerleşimin var olduğunu düşündürmektedir.
Hierapolis MÖ 188 yılında imzalayan Apameia barışının sonrasında kurulmuştur. Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un eşi Hiera’dan almıştır. İmparator Claudius ve Severus Alexander dönemleri arasında kalan iki yüzyıllık süre içerisinde dört büyük depremle yıkılmıştır. MS 60 yılındaki depremden sonra Neron’un yardımlarıyla tekrar Hippodamos planlı olarak yeniden inşa edilmiştir.

Şehir Bergama Kralı II. Eumenes’in (MÖ 197–159) ve MÖ 133 yılında vasiyet yoluyla Roma İmparatorluğuna bırakan III. Attalos’un (MÖ 138–133) tondo büstlerini tiyatroya dikerek, Bergama Krallığı’na olan şükran borçlarını yerine getirmiştir. Bu sayede şehir hiç kan dökülmeden Roma İmparatorluğuna geçmiş oldu. Hierapolis, MÖ 129 yılından itibaren Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce idare edilmiştir. Kent idare olarak önceleri Kibyra Conventus Birliği’ne, MS 3.yy.dan sonra da Frigya Pacatiana’sına dâhil edilmişti.

Kutsal şehir ismine hak eder bir şekilde varlığına devam etmiş. 6.yy.’dan itibaren, Aziz Philippus’un mabedinden dolayı, Hierapolis’in önemi artmış ve bu şehir, kilise hiyerarşisin de onur rütbesi olan, metropolis’e yükseltilmiştir.

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus’un mezarının bulunduğu yerde, onun anısına inşa edilmiş olan St. Philippus Martyriumu, Hristiyan aleminin hacı olmak için ziyaret ettiği kutsal mekanlardan biridir. Dinsel ve ruhsal sağlık merkezi olarak inşa edilen Martyrium, dışta 32, içte 20 mekandan meydana gelen sekizgen yapısıyla göz kamaştırır. Uzun yıllar başka şehirler de aranan bu mezar 2011 yılında keşfedilmiştir.

Aziz Phılıppus Martyriumu

Helenistik görünümünü depremlerle kaybeden Hierapolis sonradan sıradan bir Roma şehri görünümüne gelse de civarın zenginlerinin dikkatini çekmeyi de başarmış. Şifalı termal sularının varlığı civarda ki zengin Hristiyan ailelerin yaşları ilerlediklerinde sığındıkları bir liman olmuş.

Emekliliklerini burada geçirmek isteyen bu zengin aileler Hierapolis için eşsiz bir Nekropol alanı (Mezar alanı) miras bırakmışlar. Bir çok ailenin soyağaçlarını burada ki lahit yazıtlarından öğrenebiliyoruz.

Bununla birlikte güney ve kuzey Roma ve Bizans kapıları, Frontinus Caddesi, Meclis Binası, Direkli Kilise, Bazilika, St. Philip Martyrium’u, Anıtsal Çeşme, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Su Deposu, Stoa, Agora, Hamam Kompleksi gibi önemli yapıtları içerir.
Hierapolis’te 1957 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Misyonu, Kazı ve Araştırma yapmaktadır.

Hierapolis, 9 Aralık 1988 tarihinde hem doğa hem de kültürel miras olarak UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.

Kaynak: F. Bor, “ Denizli Müzesi Tarafından Hierapolis Antik Kenti Kuzey Nekropol de Gerçekleştirilen Koruma Ve Onarım Çalışmaları”, Pamukkale Üniversitesi, Arkeoloji Enstitüsü, Denizli, 2019.

T. Ritti, “Hierapolis Tarihi”, Hierapolis Di Frigia, Ankara, 1987.

Banner
Benzer Yazılar

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

İskandinav Elitlerinin Tanrılara Kurban Olarak Verdikleri 7 Altın Kolye Bulundu

13 Mayıs 2021

13 Mayıs 2021

Norveç’in Østfold County Rade belediyesi yakınlarındaki bir tarlada 7 altın kolye bulundu. Araştırmacılar, bu kolyelerin 6. yüzyılda bir kurban eyleminin...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

11 Ocak 2021

11 Ocak 2021

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma...

İspanya’nın güneyinde “Benzeri görülmemiş” Fenike nekropolü keşfedildi.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Güney İspanya’daki Osuna bölgesinde M. Ö. 4. veya 5. yüzyıldan kalma bir Fenike nekropolü bulundu. İber yarımadasında yaşayan Fenikelilerin ölülerini...

Antik Pompeii Kentinde Bulunan Zengin Adam ve Kölesi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

İtalyan Kültür Bakanlığı, antik Pompeii kentinde Vezüv patlaması sırasında yanarak ölen iki kişinin kalıntılarına ulaşıldığı bilgisini verdi. Pompeii Antik kentinde...

Tarihin En Kötü İşkence Cihazı “Pirinç Boğa”

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Agrigentum Tiranlığı günümüzde Sicilya’nın güneybatısında Sicilya Özerk bölgesinde bulunan Agrigento il sınırları içindedir. Phalaris (MÖ 570-549) Agrigentum kentinin bilinen en...

Kuzey İngiltere’nin Carlisle kentinde ortaya çıkarılan iki anıtsal Roma heykel başı

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

3. yüzyılın başlarına tarihlendirilen iki anıtsal Roma heykel başı, kuzey İngiltere’deki Carlisle’deki bir kriket kulübünde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı....

Atina Generali Miltiades’in Zeus’a Sunduğu Miğferi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Olimpiyat oyunlarının ünlü olimpik araba yarışçısı Cimon Colelamos’un oğlu Miltiades’in (M.Ö. 550-489) Maraton Savaşları’nda kullandığı miğfer, arkeoloji tarihinde çok önemli...

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

İskoç arkeologlar, ünlü Antonine Duvarı’nın kayıp savunma kalesini keşfettiler

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Tarihi Çevre İskoçya (HES) arkeologları ünlü Antonine Duvarı yakınlarında inşa edilmiş kayıp savunma kalesini keşfettiler. UNESCO Dünya Miras Alanı’nda yer...

Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağı bulunmuş olabilir

11 Ekim 2022

11 Ekim 2022

Yunan ve Avusturyalı arkeologlar, M. S. 6’ncı yüzyılda terk edilmiş Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağına ulaşmış olabilirler. Samikon kenti, Eleia...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]