9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Denizli’nin Kutsal Şehri “Hierapolis”

Ülkemiz de Pamukkale travertenlerini duymayan hiç kimse yoktur. Şifalı sularıyla eşsiz ve farklı güzelliği ile bağlı olduğu Denizli’den bile ünlüdür. Hatta ünü çoktan ülke sınırlarının ötesine uzanmıştır.

Denizli’deki tarihi eserlerin isimlerini yazmaya kalksak sanırım bütün yazıyı sadece isim yazarak bitirmemiz gerekir. Ben de bu yüzden sadece bir kaç örnek isimle değinmek istiyorum. Laodikya, Tripolis, Colossea adını yazmadan geçemeyeceğimiz antik şehirlerdir. Bununla birlikte hem Selçuklu hem Osmanlı dönemine ait bir çok eseri de Denizli’de göreceğinize emin olabilirsiniz.

Termal suyun içindeki kalsiyum mineralinin çökelmesiyle oluşmuş doğa harikası Pamukkale travertenleri 2,5 km’den fazla uzunluğa sahip ve 160 metre yüksekliğine ulaşmaktadır. Sıcaklıkları 35-100 C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunan Pamukkale’ye kimliğini veren travertenleri, parlak beyaz rengiyle 20 km uzaklıktan görmek mümkündür.

Pamukkale travertenleri

Hierapolis, Denizli’nin merkez ilçesine bağlı bir yerleşim çevresi olarak yaklaşık 350 m. yüksektedir. Batı tarafı 70 m. kadar yukarıdan bir nehir vadisine bakar; kentin doğu bölümü ise, Orta-Batı Anadolu yüksek yaylasına ulaşan tepelere kadar uzanır.
Hierapolis’in antik dönemlerdeki 3 koldan akan sular ve travertenlerin eşşiz güzelliğiyle birleştiğini hayal ettiğinizde şehrin neden “Kutsal şehir” adını aldığını anlamak hiçte zor olmayacaktır.

Herodot’un bölgeyle ilgili verdiği bilgiler içerisinde, kesin olmamakla birlikte, kent Hierapolis adını almadan önce, bu alanda Kydrara adında bir antik yerleşimin var olduğunu düşündürmektedir.
Hierapolis MÖ 188 yılında imzalayan Apameia barışının sonrasında kurulmuştur. Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un eşi Hiera’dan almıştır. İmparator Claudius ve Severus Alexander dönemleri arasında kalan iki yüzyıllık süre içerisinde dört büyük depremle yıkılmıştır. MS 60 yılındaki depremden sonra Neron’un yardımlarıyla tekrar Hippodamos planlı olarak yeniden inşa edilmiştir.

Şehir Bergama Kralı II. Eumenes’in (MÖ 197–159) ve MÖ 133 yılında vasiyet yoluyla Roma İmparatorluğuna bırakan III. Attalos’un (MÖ 138–133) tondo büstlerini tiyatroya dikerek, Bergama Krallığı’na olan şükran borçlarını yerine getirmiştir. Bu sayede şehir hiç kan dökülmeden Roma İmparatorluğuna geçmiş oldu. Hierapolis, MÖ 129 yılından itibaren Roma İmparatorluğu’nun Asya eyaletine bağlanarak prokonsüllerce idare edilmiştir. Kent idare olarak önceleri Kibyra Conventus Birliği’ne, MS 3.yy.dan sonra da Frigya Pacatiana’sına dâhil edilmişti.

Kutsal şehir ismine hak eder bir şekilde varlığına devam etmiş. 6.yy.’dan itibaren, Aziz Philippus’un mabedinden dolayı, Hierapolis’in önemi artmış ve bu şehir, kilise hiyerarşisin de onur rütbesi olan, metropolis’e yükseltilmiştir.

Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philippus’un mezarının bulunduğu yerde, onun anısına inşa edilmiş olan St. Philippus Martyriumu, Hristiyan aleminin hacı olmak için ziyaret ettiği kutsal mekanlardan biridir. Dinsel ve ruhsal sağlık merkezi olarak inşa edilen Martyrium, dışta 32, içte 20 mekandan meydana gelen sekizgen yapısıyla göz kamaştırır. Uzun yıllar başka şehirler de aranan bu mezar 2011 yılında keşfedilmiştir.

Aziz Phılıppus Martyriumu

Helenistik görünümünü depremlerle kaybeden Hierapolis sonradan sıradan bir Roma şehri görünümüne gelse de civarın zenginlerinin dikkatini çekmeyi de başarmış. Şifalı termal sularının varlığı civarda ki zengin Hristiyan ailelerin yaşları ilerlediklerinde sığındıkları bir liman olmuş.

Emekliliklerini burada geçirmek isteyen bu zengin aileler Hierapolis için eşsiz bir Nekropol alanı (Mezar alanı) miras bırakmışlar. Bir çok ailenin soyağaçlarını burada ki lahit yazıtlarından öğrenebiliyoruz.

Bununla birlikte güney ve kuzey Roma ve Bizans kapıları, Frontinus Caddesi, Meclis Binası, Direkli Kilise, Bazilika, St. Philip Martyrium’u, Anıtsal Çeşme, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Su Deposu, Stoa, Agora, Hamam Kompleksi gibi önemli yapıtları içerir.
Hierapolis’te 1957 yılından bu yana İtalyan Arkeoloji Misyonu, Kazı ve Araştırma yapmaktadır.

Hierapolis, 9 Aralık 1988 tarihinde hem doğa hem de kültürel miras olarak UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.

Kaynak: F. Bor, “ Denizli Müzesi Tarafından Hierapolis Antik Kenti Kuzey Nekropol de Gerçekleştirilen Koruma Ve Onarım Çalışmaları”, Pamukkale Üniversitesi, Arkeoloji Enstitüsü, Denizli, 2019.

T. Ritti, “Hierapolis Tarihi”, Hierapolis Di Frigia, Ankara, 1987.

Banner
Related Articles

Macaristan’da bir arkeoloji öğrencisi Brigetio’da 2.000 Yıllık Bronz Figürinler Keşfetti

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Macaristan’ın Komárom kentinde yer alan Roma dönemi yerleşimi Brigetio’da yürütülen kazı çalışmalarında, tarihî açıdan dikkat çekici bir keşfe imza atıldı....

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Roma döneminde kullanılan ilginç kandiller

18 Kasım 2021

18 Kasım 2021

Kandiller, antik dünyanın günlük yaşamı ile ilgili birçok bilgiyi günümüze aktaran önemli buluntulardır. Kazılarda ortaya çıkarılan kandiller, dönemin sosyal, ekonomik,...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Caligula’nın çılgın partilerini düzenlediği yüzen sarayları

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Roma tarihinin en kötü imparatorlarından biri olan Caligula (Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus) MS 12 – MS 41 yılları arasında...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Antik Pompeii Kentinde Bulunan Zengin Adam ve Kölesi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

İtalyan Kültür Bakanlığı, antik Pompeii kentinde Vezüv patlaması sırasında yanarak ölen iki kişinin kalıntılarına ulaşıldığı bilgisini verdi. Pompeii Antik kentinde...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Leuven’de Roma Dönemine Ait Ahşap Su Borusu Gün Yüzüne Çıkarıldı

8 Mayıs 2025

8 Mayıs 2025

Belçika’nın Leuven kentinde sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında Roma dönemine ait ahşap bir su borusu ortaya çıkarıldı. Brusselsestraat bölgesinde, yeni bir...

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

I.Bulgar İmparatorluğu’nun Başkenti Pliska’nın Üçüncü Uydu Kenti, Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı Kazıları Sırasında Bulundu

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Türk Akımı doğalgaz boru hattının yapımı için başlatılan kurtarma kazıları şaşırtıcı bir keşifle sonuçlandı. MS. 680 ve 893 yılları arasında...

Büyük İskender’in Kaybolan Mezarı Venedik’de mi?

16 Mart 2021

16 Mart 2021

Makedonyalı III. Aleksandros namı değer Büyük İskender’in kaybolan mezarının Venedik’de olabileceği teorisi konuşulmakta. Büyük İskender’in kaybolan mezarı Venedik’te olabileceğine dair...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]