Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında 1000–1400 yılları arasında hüküm süren Chincha Krallığı’nın yükselişinde belirleyici olan unsur çok daha farklıydı: Deniz kuşu guanosu.
Bilimsel dergi PLOS One’da yayımlanan yeni bir izotop araştırması, Chincha Vadisi’nde tarımsal üretimin temelinde yoğun guano gübrelemesinin bulunduğunu ortaya koydu. Antik mısır koçanları üzerinde yapılan kimyasal analizler, bu doğal gübrenin ekonomik büyüme ve siyasal güçle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Çöl Coğrafyasında Tarımın Anahtarı
Chincha Vadisi, Peru’nun kıyı çölü kuşağında yer alıyor. Yağış son derece sınırlı. Tarım, ancak sulama sistemleriyle mümkün. Fakat sulama tek başına yeterli değil; kumlu topraklar besin maddelerini hızla kaybediyor.
Çözüm, kıyıdan yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan Chincha Adaları’ndaydı. Bu adalarda milyonlarca deniz kuşu yaşıyordu. Guanay karabatakları, Peru sümsük kuşları ve pelikanlar tarafından yüzyıllar boyunca biriktirilen guano tabakaları, azot bakımından son derece zengindi.
Araştırmacılar, MÖ 200’den Kolonyal döneme kadar uzanan mezarlardan çıkarılmış 35 mısır koçanını inceledi. Azot (δ¹⁵N), karbon (δ¹³C) ve kükürt (δ³⁴S) izotop değerleri ölçüldü. Bazı örneklerde azot değeri +27.4‰’ye ulaştı. Gübrelenmemiş ürünlerde bu oran genellikle +10‰’nin altında kalıyor.
Bilimsel veriler, bitkilerde +20‰ üzerindeki değerlerin güçlü biçimde deniz kuşu gübrelemesine işaret ettiğini gösteriyor. En geç 1250 yılına gelindiğinde sistemli bir guano kullanımının mevcut olduğu anlaşılıyor.

Tarımsal Artı Ürün ve Siyasal Güç
Chincha Krallığı, dağınık yerleşimlerden oluşan basit bir yapı değildi. Zirve döneminde yaklaşık 30 bin hane vergi ödüyor, toplam nüfusun 100 bini aşmış olabileceği tahmin ediliyor. Çiftçiler, balıkçılar ve deniz tüccarları arasında örgütlü bir ekonomik sistem bulunuyordu.
Uzun süre boyunca Chincha zenginliğinin lüks deniz kabukları ve uzun mesafeli ticaretle açıklanabileceği düşünülüyordu. Ancak yeni bulgular, yüksek verimli mısır üretiminin belirleyici rol oynamış olabileceğini gösteriyor. Artan üretim, artı ürünü; artı ürün ise nüfus yoğunlaşmasını ve siyasal örgütlenmeyi destekledi.
İnka Döneminde Stratejik Konum
- yüzyılda Chincha Krallığı, İnka İmparatorluğu’na dahil edildi. Ancak bu süreçte Chincha’nın görece ayrıcalıklı bir konum elde ettiği biliniyor. İnka devleti için mısır üretimi kritik öneme sahipti; özellikle törensel içecek chicha üretiminde.
Yüksek And bölgelerinde mısır tarımı sınırlıydı. Guano gübresine erişim, bu açıdan stratejik bir avantaj sağladı. Kolonyal dönem kayıtları, Chincha yöneticisinin İnka hükümdarı Atahualpa dışında tahtırevana taşınmasına izin verilen tek yerel lider olduğunu aktarıyor. Bu statünün ardında tarımsal kapasitenin rolü olabileceği değerlendiriliyor.
Ekolojik Bilginin Önemi
Arkeolojik buluntular, Chincha kültüründe deniz kuşları, balıklar ve mısırın sıkça betimlendiğini gösteriyor. Bu durum, denizle tarım arasındaki ilişkinin toplumsal bilinçte yer ettiğine işaret ediyor.
Araştırma ayrıca metodolojik bir uyarı da içeriyor. Guano ile gübrelenmiş bitkilerdeki yüksek azot değerleri, insan kalıntılarında deniz ürünleri ağırlıklı beslenme izlenimi yaratabiliyor. Bu nedenle çoklu izotop analizlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Peru kıyı çölünde büyük nüfusları besleyebilmek, yalnızca sulama kanallarıyla açıklanamaz. Chincha toplumu, deniz ekosistemini tarımsal üretime entegre eden bir model geliştirdi.
Görkemli madenler değil; verimli toprak.
Chincha Krallığı’nın yükselişinde belirleyici olan unsur buydu.
Bongers JL, Milton EBP, Osborn J, Drucker DG, Robinson JR, et al. (2026) Seabirds shaped the expansion of pre-Inca society in Peru. PLOS ONE 21(2): e0341263. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0341263
Kapak görseli: Peru’daki İnka öncesi toplumun genişlemesinde deniz kuşlarının rolü. Bongers JL (2026), PLOS ONE.
