16 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu.

Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi dönemde insanların manevi yaşamına daha fazla ışık tutabileceği için eşsiz bir keşif olarak değerlendiriliyor.

Bronz kemer tokasının üzerinde kurbağa benzeri bir yaratığı yiyen bir yılan tasviri yer alıyor.

Sekizinci yüzyıla kadar uzanan bronz bir kemer tokasını Güney Moravya’daki Břeclav kasabası yakınlarındaki Brno’daki Masaryk Üniversitesi’nden arkeologlar buldu.

Bu tür süslemelerin Orta Avrupa’nın doğusundaki Orta Çağ’ın başlarında seçkinler tarafından kullanıldığını söyleyen Masaryk Üniversitesi’nin arkeoloji ve müzecilik bölümünün başkanı Jiří Macháček,
“Bugünkü Macaristan’da Karpat havzasına yerleşen göçebe halk olan Avarlar tarafından giyilen bir kostümün parçasıydı. Bununla birlikte, komşu uluslar veya insan grupları tarafından da giyilirdi. Bu bizim için çok ilginç bir keşifti çünkü erken Slavların yerleşimini kazarken bu Avar kuşağına rastladık” dedi.

Toka üzerindeki kurbağa benzeri bir yaratığı yiyen bir yılan tasviri Cermen, Avar ve Slav mitolojisinde yaygın olan ve büyük olasılıkla dünyanın yaratılış efsanesi veya doğurganlık kültü ile ilişkilendirilen bir motif.”

Orta Avrupa'nın diğer bölgelerinde bulunan benzer kemer tokalar (A - Lány (Çek Cumhuriyeti), B - Zsámbék (Macaristan), C - Iffelsdorf (Almanya) Fotoğraf: Brno Masaryk Üniversitesi
Orta Avrupa’nın diğer bölgelerinde bulunan benzer kemer tokalar (A – Lány (Çek Cumhuriyeti), B – Zsámbék (Macaristan), C – Iffelsdorf (Almanya) Fotoğraf: Brno Masaryk University

Neredeyse aynı kemer tokaları, Orta Avrupa’nın yüzlerce kilometre uzaklıktaki diğer bölgelerinde de keşfedildi. Macháček, bu motifin Orta Çağ’ın başlarında dünyanın bu bölgesinde yaşayan insanların dini ve manevi yaşamında çok önemli bir rol oynamış olması gerektiğini öne sürerek şöyle konuştu:

“Sorun şu ki, Germen halkı ve Slav halkı arasındaki Hıristiyanlık öncesi din hakkında çok az şey biliyoruz. Bu konuda neredeyse hiç yazılı kaynağımız yok. Savaşan yılanın bu sahnesinin Orta Avrupa halkının Hıristiyanlık öncesi diniyle bağlantılı olabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle, bu tür arkeolojik keşifler, bu insanların Hıristiyanlıktan önceki dinleri hakkındaki tartışmalar için çok önemli olabilir.”

Jiří Macháček
Jiří Macháček Fotoğraf: Jitka Janů, Brno Masaryk University

Macháček, keşfin hemen ardından Brno’lu bilim insanlarının benzer bulguların yapıldığı diğer ülkelerden meslektaşlarıyla bir araya geldiklerini ve bir ekip kurarak kurşun izotop analizi veya taramalı elektron mikroskobu ile bu tür süslemelerin kökenini belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Çalışma ile belki de aynı atölyede üretilip üretilmediklerini ve daha sonra tüm Orta Avrupa’ya dağıtılıp dağıtılmadığı bilgisine ulaşılabilecek.

Çalışma ekibi, bulguları Journal of Archaeological Science’da yayınladı.

Kapak fotoğrafı: Brno Masaryk University

Banner
Benzer Yazılar

Meksika’da keşfedilen Kukulcán kültüyle bağlantılı dairesel bir yapı

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) bir araştırma ekibi, Aztek rüzgar tanrısı Ehécatl-Quetzalcóatl’ın Maya muadili olan Maya yılan tanrısı...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

İngiltere’de boyalı köpek penisi kemiği bulundu

9 Ocak 2025

9 Ocak 2025

İngiltere’nin Surrey kentindeki bir Roma taş ocağında arkeologlar, Roma-Britanya döneminden bugüne kadar bulunmuş en sıra dışı insan ve hayvan kalıntılarından...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

İran’da Keşfedilen Elymaean Kaya Kabartması, Herkül–Hidra Mitine Olası Bir Gönderme Sunuyor

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

İran’ın güneybatısında ortaya çıkarılan yeni bir Elymaean kaya kabartması, sıra dışı betimlemesi ve Herkül ile Hidra arasındaki mitolojik mücadeleyi anımsatan...

Galloway Viking Hazinesinin Orta Asya İşçiliği Herkesi Şaşırttı

27 Mayıs 2021

27 Mayıs 2021

Uzmanlar bir metal detektörü tarafından keşfedilen Viking Çağı hazinesinin büyüleyici sırlarını ortaya çıkardı. Altın, gümüş, mücevher, nadir bir Anglo-Sakson haçı...

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi. Kehribarın 99...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Levant’ta para birimi olarak kullanılan gümüşün en eski kanıtlarına ulaşıldı

9 Ocak 2023

9 Ocak 2023

Pazar günü, İsrailli arkeologlar, günümüz İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını içeren Levant bölgesinde gümüşün para olarak kullanıldığına...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]