17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu.

Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi dönemde insanların manevi yaşamına daha fazla ışık tutabileceği için eşsiz bir keşif olarak değerlendiriliyor.

Bronz kemer tokasının üzerinde kurbağa benzeri bir yaratığı yiyen bir yılan tasviri yer alıyor.

Sekizinci yüzyıla kadar uzanan bronz bir kemer tokasını Güney Moravya’daki Břeclav kasabası yakınlarındaki Brno’daki Masaryk Üniversitesi’nden arkeologlar buldu.

Bu tür süslemelerin Orta Avrupa’nın doğusundaki Orta Çağ’ın başlarında seçkinler tarafından kullanıldığını söyleyen Masaryk Üniversitesi’nin arkeoloji ve müzecilik bölümünün başkanı Jiří Macháček,
“Bugünkü Macaristan’da Karpat havzasına yerleşen göçebe halk olan Avarlar tarafından giyilen bir kostümün parçasıydı. Bununla birlikte, komşu uluslar veya insan grupları tarafından da giyilirdi. Bu bizim için çok ilginç bir keşifti çünkü erken Slavların yerleşimini kazarken bu Avar kuşağına rastladık” dedi.

Toka üzerindeki kurbağa benzeri bir yaratığı yiyen bir yılan tasviri Cermen, Avar ve Slav mitolojisinde yaygın olan ve büyük olasılıkla dünyanın yaratılış efsanesi veya doğurganlık kültü ile ilişkilendirilen bir motif.”

Orta Avrupa'nın diğer bölgelerinde bulunan benzer kemer tokalar (A - Lány (Çek Cumhuriyeti), B - Zsámbék (Macaristan), C - Iffelsdorf (Almanya) Fotoğraf: Brno Masaryk Üniversitesi
Orta Avrupa’nın diğer bölgelerinde bulunan benzer kemer tokalar (A – Lány (Çek Cumhuriyeti), B – Zsámbék (Macaristan), C – Iffelsdorf (Almanya) Fotoğraf: Brno Masaryk University

Neredeyse aynı kemer tokaları, Orta Avrupa’nın yüzlerce kilometre uzaklıktaki diğer bölgelerinde de keşfedildi. Macháček, bu motifin Orta Çağ’ın başlarında dünyanın bu bölgesinde yaşayan insanların dini ve manevi yaşamında çok önemli bir rol oynamış olması gerektiğini öne sürerek şöyle konuştu:

“Sorun şu ki, Germen halkı ve Slav halkı arasındaki Hıristiyanlık öncesi din hakkında çok az şey biliyoruz. Bu konuda neredeyse hiç yazılı kaynağımız yok. Savaşan yılanın bu sahnesinin Orta Avrupa halkının Hıristiyanlık öncesi diniyle bağlantılı olabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle, bu tür arkeolojik keşifler, bu insanların Hıristiyanlıktan önceki dinleri hakkındaki tartışmalar için çok önemli olabilir.”

Jiří Macháček
Jiří Macháček Fotoğraf: Jitka Janů, Brno Masaryk University

Macháček, keşfin hemen ardından Brno’lu bilim insanlarının benzer bulguların yapıldığı diğer ülkelerden meslektaşlarıyla bir araya geldiklerini ve bir ekip kurarak kurşun izotop analizi veya taramalı elektron mikroskobu ile bu tür süslemelerin kökenini belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Çalışma ile belki de aynı atölyede üretilip üretilmediklerini ve daha sonra tüm Orta Avrupa’ya dağıtılıp dağıtılmadığı bilgisine ulaşılabilecek.

Çalışma ekibi, bulguları Journal of Archaeological Science’da yayınladı.

Kapak fotoğrafı: Brno Masaryk University

Banner
Related Articles

Knidos Antik Kenti’nde Emevi dönemine ait kitabeler bulundu

4 Nisan 2022

4 Nisan 2022

2016 yılından bu yana devam eden Knidos Antik Kenti kazılarında MS 685-711 yılları arasında bölgede hakimiyet kuran Emevilere ait kitabeler...

Amerikalı arkeologlar La Prele Mamut Alanı’nda 13 bin yıllık boncuk keşfettiler

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Arkeologlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaletindeki Converse County’de bulunan La Prele Mammoth bölgesinde önemli bir keşfe imza attılar. Yaklaşık 13...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Selanik Metrosu inşası sırasında 2400 yıllık kente ait kalıntılara ulaşıldı

15 Ocak 2023

15 Ocak 2023

Ege Denizi’nin Termaik Körfezi’nde bir Yunan liman kenti ve aynı zamanda Yunanistan’ın 2. büyük şehri olan Selanik’te yerel metro tesislerinin...

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

Levent Vadisi’nde bulunan 2800 yıllık Hitit tanrıçası heykelciği

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

65 milyon yıllık bir jeolojik oluşum sonucu meydana gelen Levent Vadisi’nde MÖ 8. yüzyıla tarihlenen Hitit tanrıçası figürü dikkat çekiyor....

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]