6 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu.

Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi dönemde insanların manevi yaşamına daha fazla ışık tutabileceği için eşsiz bir keşif olarak değerlendiriliyor.

Bronz kemer tokasının üzerinde kurbağa benzeri bir yaratığı yiyen bir yılan tasviri yer alıyor.

Sekizinci yüzyıla kadar uzanan bronz bir kemer tokasını Güney Moravya’daki Břeclav kasabası yakınlarındaki Brno’daki Masaryk Üniversitesi’nden arkeologlar buldu.

Bu tür süslemelerin Orta Avrupa’nın doğusundaki Orta Çağ’ın başlarında seçkinler tarafından kullanıldığını söyleyen Masaryk Üniversitesi’nin arkeoloji ve müzecilik bölümünün başkanı Jiří Macháček,
“Bugünkü Macaristan’da Karpat havzasına yerleşen göçebe halk olan Avarlar tarafından giyilen bir kostümün parçasıydı. Bununla birlikte, komşu uluslar veya insan grupları tarafından da giyilirdi. Bu bizim için çok ilginç bir keşifti çünkü erken Slavların yerleşimini kazarken bu Avar kuşağına rastladık” dedi.

Toka üzerindeki kurbağa benzeri bir yaratığı yiyen bir yılan tasviri Cermen, Avar ve Slav mitolojisinde yaygın olan ve büyük olasılıkla dünyanın yaratılış efsanesi veya doğurganlık kültü ile ilişkilendirilen bir motif.”

Orta Avrupa'nın diğer bölgelerinde bulunan benzer kemer tokalar (A - Lány (Çek Cumhuriyeti), B - Zsámbék (Macaristan), C - Iffelsdorf (Almanya) Fotoğraf: Brno Masaryk Üniversitesi
Orta Avrupa’nın diğer bölgelerinde bulunan benzer kemer tokalar (A – Lány (Çek Cumhuriyeti), B – Zsámbék (Macaristan), C – Iffelsdorf (Almanya) Fotoğraf: Brno Masaryk University

Neredeyse aynı kemer tokaları, Orta Avrupa’nın yüzlerce kilometre uzaklıktaki diğer bölgelerinde de keşfedildi. Macháček, bu motifin Orta Çağ’ın başlarında dünyanın bu bölgesinde yaşayan insanların dini ve manevi yaşamında çok önemli bir rol oynamış olması gerektiğini öne sürerek şöyle konuştu:

“Sorun şu ki, Germen halkı ve Slav halkı arasındaki Hıristiyanlık öncesi din hakkında çok az şey biliyoruz. Bu konuda neredeyse hiç yazılı kaynağımız yok. Savaşan yılanın bu sahnesinin Orta Avrupa halkının Hıristiyanlık öncesi diniyle bağlantılı olabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle, bu tür arkeolojik keşifler, bu insanların Hıristiyanlıktan önceki dinleri hakkındaki tartışmalar için çok önemli olabilir.”

Jiří Macháček
Jiří Macháček Fotoğraf: Jitka Janů, Brno Masaryk University

Macháček, keşfin hemen ardından Brno’lu bilim insanlarının benzer bulguların yapıldığı diğer ülkelerden meslektaşlarıyla bir araya geldiklerini ve bir ekip kurarak kurşun izotop analizi veya taramalı elektron mikroskobu ile bu tür süslemelerin kökenini belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Çalışma ile belki de aynı atölyede üretilip üretilmediklerini ve daha sonra tüm Orta Avrupa’ya dağıtılıp dağıtılmadığı bilgisine ulaşılabilecek.

Çalışma ekibi, bulguları Journal of Archaeological Science’da yayınladı.

Kapak fotoğrafı: Brno Masaryk University

Banner
Benzer Yazılar

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Kestros Çeşmesi’nden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Perge Antik Kenti’nde M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinen antik “Kestros Çeşmesi”nden restorasyon çalışmalarının ardından yeniden su akmaya...

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Failaka Adası’nda 4.000 Yıllık Yeni Bir Dilmun Tapınağı Daha Keşfedildi

28 Ekim 2025

28 Ekim 2025

Kuveyt’in kuzeydoğusundaki Failaka Adası’nda, Bronz Çağı’na ait 4.000 yıllık bir Dilmun tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Keşif, 2025 kazı sezonunda Kuveyt-Danimarka...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Tarihin En Kötü İşkence Cihazı “Pirinç Boğa”

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Agrigentum Tiranlığı günümüzde Sicilya’nın güneybatısında Sicilya Özerk bölgesinde bulunan Agrigento il sınırları içindedir. Phalaris (MÖ 570-549) Agrigentum kentinin bilinen en...

Laos’ta bir mağarada 130 bin yıllık Denisova insanı dişi keşfedildi

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

İnsan tarihi ile ilgili karanlık noktalar yeni buluntularla aydınlanmaya devam ediyor. Güneydoğu Asya ülkesi Laos’ta bir mağarada 130 bin yıllık...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

Cooper Creek’in kurumuş nehir yatağında Aborjin bumerangları keşfedildi

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Cooper Creek nehrinde kısmen gömülü olan son derece nadir 4 bumerang ortaya çıkarıldı. İlk bumerang, kuruyan nehir yatağında çöpleri temizleyen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]