21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu çocuklar ailelerinin kirli gen havuzunu da evliliklerine taşımaktaydılar.  Aileler her daim yönetimde söz sahibi olmak isterken hastalıklı genler zaman ilerledikçe sorun olmaya başladı.

Aslında bu liste detaylı bir inceleme ile fazlasıyla uzayabilirdi. Ancak biz sadece en çok bilinenler üzerinden konuyu anlatmak istedik.

Özellikle hemofili hastası olan Kraliçe Victoria’nın çocukları neredeyse bütün Avrupa’ya dağılmışlardı. Kraliçenin 9 çocuğu vardı ve bunlardan 8’i diğer Avrupa hanedanlarıyla evlenmişlerdi. Şu an bile bir çok Avrupa monarşisi onun soyundan gelen kişiler tarafından yönetilmektedir.

İspanya Kralı II. Charles

İspanya Kralı II. Charles

Habsburglar tüm Avrupa’daki en güçlü ailelerden biriydi. Üstelik 13. Yy’dan başlayarak 19 yy. başlarına kadar devam eden bir güç.

Avusturya, İspanya ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Fransa’nın son kraliçesi Marie Antoinette dahil olmak üzere yöneten hanedanlardan her biri bir Habsburg soyundan geliyordu.

Aile içi evlilikler o kadar fazlaydı ki ailenin soy ağacında Kastilyalı Joanna, 14 kez görünmekteydi.

Aile özellikle Habsburg çenesi ile ünlenmişti: aşırı büyük bir çene hattı, yemek yeme ve konuşma gibi faaliyetleri zorlaştıran büyük bir dile sahip olma gibi hastalıktan muzdariptiler. ( Habsburg çenesi: Prognathism )

İspanya’nın son Habsburg kralı II. Charles’dı.

I.Charles’ın aşırı derecede büyük bir çenesi vardı. Ne yazık ki ağzını tam olarak kapatamıyordu. Yemek yemeyi zor beceriyor ve zorlukla konuşabiliyordu. Ayrıca sürekli salya akıttığıda biliniyordu. Ek olarak, sekiz yaşına kadar yürüyemedi. Sonrasında ise destek alarak yürümeye başlamıştı.

İki kez evlenmesine rağmen 1700 yılında öldüğünde 39 yaşındaydı ve bir varis bırakmamıştı. Böylece İspanya’daki Habsburg yönetimini etkili bir şekilde sona erdirdi.

Kastilya Kraliçesi, Kastilyalı Joanna (1479-1555)

Kastilyalı Joanna

Trastamara hanedanlığından gelen Katilyalı Joanna aynı zamanda Aragonlu Catherine’in ablasıydı. (Aragonlu Catherine İngiltere Kraliçesi) Hanedanlığın neredeyse hepsi yakın akraba evliliği yapmıştı. Muhtemelen Catherine’in hiç çocuk yapamamasının nedeni de bu evliliklerdi.

Joanna, Habsburg ailesine mensup Philip ile evlendi. Yakışıklı Philip çapkınlığı ile ünlü biriydi. Sürekli aldatılması onun çocukluğundan beri süregelen depresyonunun artmasına sebep oldu. Hatta kocasının metreslerinden birini yüzünden bıçakladı. Ama kocasına aşkı hiç bitmedi. Eşi beklenmedik bir şekilde ölünce uzun zaman gömülmesine izin vermedi. Geceler boyunca onunla uyumaya devam etti.

Tarih onu Juana la Loca, yani Deli Joanna olarak hatırlar.

Avusturyalı I. Ferdinand (1793-1875)

Avusturyalı I. Ferdinand

Yaşamı boyunca Macaristan, Avusturya, Bohemya, Lombardiya ve Venedik kralı olarak görev yaptı.

Ferdinand, Habsburg’larda ortak bir hastalık olan hidrosefali ile doğdu. Hidrosefali veya beyindeki su, hassas doku üzerinde baskıya neden olur ve beyin hasarına yol açmaktadır. Ne yazık ki hastalıkları sadece bu da değildi aynı zamanda kötü şöhretli Habsburg çenesine ve epilepsisine de sahipti.

Hastalıkları nedeniyle genellikle naipleri saltanatını yürüttü. Hükümdarlığı sırasında, en sevdiği aktivitelerden biri, atık kağıt sepetinin açık ucuna oturmak ve yerde yuvarlanmaktı. 18 yıl boyunca tahtını elinde tutmayı başarması da gerçekten inanılmaz.

İngiltere Kralı III. George

İngiltere Kralı III. George

Kraliçe Victoria, akraba evliliği ve sonraki genetik anormallikleriyle ünlü bir aile olan Hannover Hanedanı’nın son hükümdarıydı. Tarihte Amerikan Devrimi’ni kaybedeni olarak bilinen İngiltere Kralı III. George da bu eve aitti ve porfiri olarak bilinen bir durumdan muzdarip olabilirdi. Porfiri, delilik nöbetlerine neden olan ve aynı zamanda acı çeken kişinin morumsu-mavimsi idrara sahip olmasına neden olan genetik bir durumdu.

Bununla birlikte, son bilimsel analizler porfiri hipotezi konusunda şüphe uyandırdı ve yalnızca kralın, Hanover Evi’ndeki akraba evliliğinden kaynaklanabilecek bir akıl hastalığına sahip olduğu muhtemelen bipolar bozukluk yaşadığı iddia edildi. Manik halleri sırasında yazıları belirgin şekilde farklıydı; cümleler 400 kelimeden uzun olabilirdi.Hatta ağzından köpük gelene kadar durmadan konuştuğu da biliniyordu. Aslında, tarihte deli kral olarak bilinir.

Bavyera Kralı II. Ludwig (1845-1886)

Bavyera Kralı II. Ludwig

Wittelsbach Hanesi’nden Kral II. Ludwig İmparatoriçe Elisabeth’in kuzeniydi. Zihinsel olarak dengesizdi ve çevresindeki fiziksel dünyayla neredeyse hiçbir ilişkisi yoktu.

Kendini yarattığı hayal dünyasında kalabilmek için besteci Richard Wagner’in kişisel hamisi oldu. Büyük saraylar ve sanatsal ifadelerle dolu dünyasında, bir kralın tüm konforuna sahipti ama sorumluluklarının hiçbirini yerine getirmedi.

1886’da tahttan indirilip öldürüldüğünde, kardeşi Otto tahta çıktı. Bununla birlikte, Otto’nun Ludwig’den çokta farklı olmadığı anlaşıldığı için ülkeyi onun yerine bir naip yönetti.

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth (1837-1898)

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth

Avusturya’nın İmparatoriçesi Elisabeth’in ebeveynleri birinci dereceden kuzenlerdi. Kendiside tıpkı anne babası gibi kuzeni Franz Josef ile evlendi.

Elisabeth güzelliğiyle tanınıyordu ve bugün genellikle Prenses Diana ile karşılaştırılıyor. Bununla birlikte, akraba evliliğin ürünü olan çocuklar arasında yaygın olduğu gibi, depresyon ve anoreksiye yol açan bir akıl hastalığı vardı. 23 yaşındaki imparatorla evliliğinden başlayarak hükümdarlığı boyunca çekingen, utangaç ve melankolik mizacıyla tanınırdı.

Nadiren yemek yiyen imparatoriçe muhtemelen anoreksikti. Üstelik günde en az üç saatini egzersiz yapacak kadar takıntılıydı.

Kayınvalidesi Arşidüşes Sophie, bu özelliklerin büyüleyici olduğunu ve kraliyet ailesine yakıştığını düşünüyordu.

Elisabeth’in oğlu da intihar etti. Tıpkı annesi gibi şiddetli depresyondan muzdarip bir çocuktu. Oğlunun ölümünün ardından İmparatoriçe, teselli arayarak tüm dünyayı dolaştı. 1898 yılında bir İtalyan anarşist tarafından öldürüldü.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Uşaklı Höyük’teki Kazılarda Hititlerin Yemek Kültürünün İzini Sürüyor

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük kazılarında, arkeologlar Hitit mutfağına dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Antik tohum kalıntıları...

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

Duman arkeolojisi Nerja Mağarası’nın Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası olduğunu kanıtladı

26 Nisan 2023

26 Nisan 2023

Córdoba Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yapılan yeni bir çalışma, Nerja Mağarası’nın Tarih Öncesi dönemde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen mağarası...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

Hitit Dönemine Ait Alacahöyük Barajı İlgi Bekliyor

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Hititler için su çok önemli bir kaynaktı. Öyle ki, içme ve sulama için barajlar inşa etmişlerdi. İnşa ettikleri barajlardan Alacahöyük’te...

Yeni kanıtlar Endonezya’daki Gunung Padang’ın Göbeklitepe’den bile daha eski olduğunu öne sürüyor

25 Kasım 2023

25 Kasım 2023

Endonezya’nın Batı Java kentinin yemyeşil manzaralarında yer alan devasa bir megalitik yapı olan Gunung Padang, dünyanın en eski piramidi olabilir....

İzmir polisi kaçak kazı yapılan evde 2700 yıllık mozaik ele geçirdi

16 Kasım 2021

16 Kasım 2021

İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Kaçakçılığı Büro Amirliği ekipleri, kaçak kazı yapıldığına dair alınan...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Yurt dışına kaçırılan binlerce eser Türkiye’ye geri getirildi

14 Nisan 2024

14 Nisan 2024

Türkiye, 1980 yılından bu yana izini sürdüğü binlerce kültür eserinin ait olduğu topraklara getirmeyi başardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde...

Vikingler, Kıyameti Önlemek İçin Volkanik Mağaraya Devasa Bir Tekne Oydular

26 Nisan 2021

26 Nisan 2021

Arkeologlar, Vikinglerin Ragnarök ile yani tanrıların öldürüldüğü ve dünyanın alevler içinde kaldığı hikaye ile ilişkilendirilen İzlanda da bir mağarada da...

İsrail’de 10.000 Yıl Öncesine Ait Tsunami İzleri

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Arkeologlar, birçok eski sel olayını Tufan hikayesi ile ilgili olabileceğini teorileştirdiler. Ancak bu sel olaylarının çok azı kuzey İsrail’deki Tel...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]