10 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu çocuklar ailelerinin kirli gen havuzunu da evliliklerine taşımaktaydılar.  Aileler her daim yönetimde söz sahibi olmak isterken hastalıklı genler zaman ilerledikçe sorun olmaya başladı.

Aslında bu liste detaylı bir inceleme ile fazlasıyla uzayabilirdi. Ancak biz sadece en çok bilinenler üzerinden konuyu anlatmak istedik.

Özellikle hemofili hastası olan Kraliçe Victoria’nın çocukları neredeyse bütün Avrupa’ya dağılmışlardı. Kraliçenin 9 çocuğu vardı ve bunlardan 8’i diğer Avrupa hanedanlarıyla evlenmişlerdi. Şu an bile bir çok Avrupa monarşisi onun soyundan gelen kişiler tarafından yönetilmektedir.

İspanya Kralı II. Charles

İspanya Kralı II. Charles

Habsburglar tüm Avrupa’daki en güçlü ailelerden biriydi. Üstelik 13. Yy’dan başlayarak 19 yy. başlarına kadar devam eden bir güç.

Avusturya, İspanya ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nu, Fransa’nın son kraliçesi Marie Antoinette dahil olmak üzere yöneten hanedanlardan her biri bir Habsburg soyundan geliyordu.

Aile içi evlilikler o kadar fazlaydı ki ailenin soy ağacında Kastilyalı Joanna, 14 kez görünmekteydi.

Aile özellikle Habsburg çenesi ile ünlenmişti: aşırı büyük bir çene hattı, yemek yeme ve konuşma gibi faaliyetleri zorlaştıran büyük bir dile sahip olma gibi hastalıktan muzdariptiler. ( Habsburg çenesi: Prognathism )

İspanya’nın son Habsburg kralı II. Charles’dı.

I.Charles’ın aşırı derecede büyük bir çenesi vardı. Ne yazık ki ağzını tam olarak kapatamıyordu. Yemek yemeyi zor beceriyor ve zorlukla konuşabiliyordu. Ayrıca sürekli salya akıttığıda biliniyordu. Ek olarak, sekiz yaşına kadar yürüyemedi. Sonrasında ise destek alarak yürümeye başlamıştı.

İki kez evlenmesine rağmen 1700 yılında öldüğünde 39 yaşındaydı ve bir varis bırakmamıştı. Böylece İspanya’daki Habsburg yönetimini etkili bir şekilde sona erdirdi.

Kastilya Kraliçesi, Kastilyalı Joanna (1479-1555)

Kastilyalı Joanna

Trastamara hanedanlığından gelen Katilyalı Joanna aynı zamanda Aragonlu Catherine’in ablasıydı. (Aragonlu Catherine İngiltere Kraliçesi) Hanedanlığın neredeyse hepsi yakın akraba evliliği yapmıştı. Muhtemelen Catherine’in hiç çocuk yapamamasının nedeni de bu evliliklerdi.

Joanna, Habsburg ailesine mensup Philip ile evlendi. Yakışıklı Philip çapkınlığı ile ünlü biriydi. Sürekli aldatılması onun çocukluğundan beri süregelen depresyonunun artmasına sebep oldu. Hatta kocasının metreslerinden birini yüzünden bıçakladı. Ama kocasına aşkı hiç bitmedi. Eşi beklenmedik bir şekilde ölünce uzun zaman gömülmesine izin vermedi. Geceler boyunca onunla uyumaya devam etti.

Tarih onu Juana la Loca, yani Deli Joanna olarak hatırlar.

Avusturyalı I. Ferdinand (1793-1875)

Avusturyalı I. Ferdinand

Yaşamı boyunca Macaristan, Avusturya, Bohemya, Lombardiya ve Venedik kralı olarak görev yaptı.

Ferdinand, Habsburg’larda ortak bir hastalık olan hidrosefali ile doğdu. Hidrosefali veya beyindeki su, hassas doku üzerinde baskıya neden olur ve beyin hasarına yol açmaktadır. Ne yazık ki hastalıkları sadece bu da değildi aynı zamanda kötü şöhretli Habsburg çenesine ve epilepsisine de sahipti.

Hastalıkları nedeniyle genellikle naipleri saltanatını yürüttü. Hükümdarlığı sırasında, en sevdiği aktivitelerden biri, atık kağıt sepetinin açık ucuna oturmak ve yerde yuvarlanmaktı. 18 yıl boyunca tahtını elinde tutmayı başarması da gerçekten inanılmaz.

İngiltere Kralı III. George

İngiltere Kralı III. George

Kraliçe Victoria, akraba evliliği ve sonraki genetik anormallikleriyle ünlü bir aile olan Hannover Hanedanı’nın son hükümdarıydı. Tarihte Amerikan Devrimi’ni kaybedeni olarak bilinen İngiltere Kralı III. George da bu eve aitti ve porfiri olarak bilinen bir durumdan muzdarip olabilirdi. Porfiri, delilik nöbetlerine neden olan ve aynı zamanda acı çeken kişinin morumsu-mavimsi idrara sahip olmasına neden olan genetik bir durumdu.

Bununla birlikte, son bilimsel analizler porfiri hipotezi konusunda şüphe uyandırdı ve yalnızca kralın, Hanover Evi’ndeki akraba evliliğinden kaynaklanabilecek bir akıl hastalığına sahip olduğu muhtemelen bipolar bozukluk yaşadığı iddia edildi. Manik halleri sırasında yazıları belirgin şekilde farklıydı; cümleler 400 kelimeden uzun olabilirdi.Hatta ağzından köpük gelene kadar durmadan konuştuğu da biliniyordu. Aslında, tarihte deli kral olarak bilinir.

Bavyera Kralı II. Ludwig (1845-1886)

Bavyera Kralı II. Ludwig

Wittelsbach Hanesi’nden Kral II. Ludwig İmparatoriçe Elisabeth’in kuzeniydi. Zihinsel olarak dengesizdi ve çevresindeki fiziksel dünyayla neredeyse hiçbir ilişkisi yoktu.

Kendini yarattığı hayal dünyasında kalabilmek için besteci Richard Wagner’in kişisel hamisi oldu. Büyük saraylar ve sanatsal ifadelerle dolu dünyasında, bir kralın tüm konforuna sahipti ama sorumluluklarının hiçbirini yerine getirmedi.

1886’da tahttan indirilip öldürüldüğünde, kardeşi Otto tahta çıktı. Bununla birlikte, Otto’nun Ludwig’den çokta farklı olmadığı anlaşıldığı için ülkeyi onun yerine bir naip yönetti.

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth (1837-1898)

Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth

Avusturya’nın İmparatoriçesi Elisabeth’in ebeveynleri birinci dereceden kuzenlerdi. Kendiside tıpkı anne babası gibi kuzeni Franz Josef ile evlendi.

Elisabeth güzelliğiyle tanınıyordu ve bugün genellikle Prenses Diana ile karşılaştırılıyor. Bununla birlikte, akraba evliliğin ürünü olan çocuklar arasında yaygın olduğu gibi, depresyon ve anoreksiye yol açan bir akıl hastalığı vardı. 23 yaşındaki imparatorla evliliğinden başlayarak hükümdarlığı boyunca çekingen, utangaç ve melankolik mizacıyla tanınırdı.

Nadiren yemek yiyen imparatoriçe muhtemelen anoreksikti. Üstelik günde en az üç saatini egzersiz yapacak kadar takıntılıydı.

Kayınvalidesi Arşidüşes Sophie, bu özelliklerin büyüleyici olduğunu ve kraliyet ailesine yakıştığını düşünüyordu.

Elisabeth’in oğlu da intihar etti. Tıpkı annesi gibi şiddetli depresyondan muzdarip bir çocuktu. Oğlunun ölümünün ardından İmparatoriçe, teselli arayarak tüm dünyayı dolaştı. 1898 yılında bir İtalyan anarşist tarafından öldürüldü.

Banner
Related Articles

Golan Tepelerinde Kral Davut Dönemine Ait 3000 Yıllık Kale

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

İsrail Eski Eserler Kurumu’ndan bir arkeolog ekibi, MÖ 11. veya 10. yüzyılda Kral David’in (Kral Davut)  müttefiki Geshurites tarafından kurulduğuna...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Failaka Adası’nda 4.000 Yıllık Yeni Bir Dilmun Tapınağı Daha Keşfedildi

28 Ekim 2025

28 Ekim 2025

Kuveyt’in kuzeydoğusundaki Failaka Adası’nda, Bronz Çağı’na ait 4.000 yıllık bir Dilmun tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Keşif, 2025 kazı sezonunda Kuveyt-Danimarka...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Batlamyus’un Haritasındaki Gizemli Göl Yemen’in Antik Su Geçmişine mi İşaret Ediyor?

8 Haziran 2026

8 Haziran 2026

Batlamyus’un antik Arabia haritalarında görülen gizemli göl, yeni bir arkeolojik keşif olarak değil, eski haritaların bıraktığı ilginç bir soru olarak...

İtalyan Versay eski ihtişamına geri dönüyor

19 Mayıs 2023

19 Mayıs 2023

Napoli yakınlarında uzun süredir ihmal edilmiş olan İtalyan Kraliyet Sarayı Caserta, kısmen Avrupa Birliği’nin kurtarma fonu tarafından finanse edilen geniş...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Caesarea’da Şaşırtıcı Bir Keşif: Dionysos ve Herkül’ün Şarap Yarışı İlk Kez Bir Lahitte Ortaya Çıktı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

İsrail’in antik liman kenti Caesarea’da yürütülen kazılarda, bugüne kadar bölgede eşi benzeri görülmemiş bir Roma dönemi mermer lahit keşfedildi. İsrail...

İran’ın Kaldar Mağarasında İnsan Göçündeki ‘Kayıp Halka’nın Bir Parçası Bulunmuş Olabilir

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Kaldar mağarası, İran’daki Orta ve Üst Paleolitik Çağ’dan geçişe kanıt sağlayan önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Mağara, 1.290 metre yükseklikte, Lorestan...

Japonya’da Doğu Asya’nın en eski Dako kılıcı keşfedildi

28 Ocak 2023

28 Ocak 2023

Japonya’nın Nara bölgesinde bulunan Tomio Maruyama mezar höyüğünde Doğu Asya’nın en eski Dako kılıcı keşfedildi. Dako kılıcının bulunduğu mezar MÖ...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]