26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız.

İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi altında…

Bu durumun üstesinden gelebilmek ve gelecekte acı tabloların yaşanmaması adına bilim insanları çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Hiçbir şekilde tasvip etmediğim GDO çalışmaları da dahil…

Kıt kaynakların daha verimli nasıl kullanabileceği yönünde bazı devletler AR-GE faaliyetlerine daha fazla destek veriyor.

Bu ve buna benzeri çalışmalar devam ederken ata tohumlar gözde konuma gelmeye başladı.

Ata tohumları önemli bir hazine

Tarımın görüldüğü yerleşik tarihin başlangıç noktası Anadolu coğrafyası, ata tohumları yönünden zengin bir kaynak…

Son arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ata tohumları özellikle de siyez buğdayı popüler hale geldi.

Yanmış, binlerce yıldan beri toprak altında kalmış bu tohumların ne işe yarayacağı, bu tohumların yeşertilmesinin imkansız olduğu düşünülürken geçtiğimiz aylarda İsrail bilim insanlarının bir Yahudi hurma ağacının 2 bin yıllık tohumunu filizlendirmeyi başardıklarının haberini okuyunca heyecanlanmıştık.

Bilim insanları, sağlam genomları değerlendirerek 5 bin yıllık tohumları bile yeşertme başarısını göstermesi bu yanmış tohumların canlandırılması içinde bilimin bir kapı açacağı umudunu bizlere verdi.

Gelecekte yaşanacak gıda krizinin önünü almak için verilen bu uğraşların temelinde yer almaya başlayan ata tohumları üzerinde örtülü çekişmeler de yaşanıyor.

Bugün Smithsonian Magazine internet sitesinde yayınlanan makalenin yazarı Joshua Hammer, Türkiye ata tohumları üzerinden kendince tartışma yarattı.

Hammer, makalesinde Eylül 2020 de bir Türk ekibinin Ankara’daki İngiliz Enstitüsü’nde arama yaptıklarını ve burada bulunan tohum koleksiyonlarına 2019’da bir hükümet yasasının aniden yabancı kuruluşlar tarafından toplanan tüm tohum ve bitkilerin Türkiye’nin malı olduğunu ilan etmesi neticesinde “el koyduğunu” yazdı.

Hatta Hammer, makalesinde “enstitünün onlarca yıl önce Anadolu bölgelerinden toplanan eşsiz antik tahıl koleksiyonunu tehlikeye attığını” bile dile getirmiş.

Makale içinde tarihsel arkeolojik çalışmalara duygusal göndermeler yapan Hammer’in arama ya da el koyma kelimelerinin arkasındaki yatan gerçekliğin ne olduğu üzerinde durmayacağız hatta hatta makale içinde kullanılan “zorbalık” kelimesini de dikkate almadan bu olayın ata tohumlarının elde ediliş şekli yönünden bu tohumların Türkiye Cumhuriyeti malı olup olmadığı tasarrufun Türk Devleti altında mı olduğu noktasında görüş bildirmek isterim.

Arkeoloji buluntular Türkiye’nin kültürel varlığıdır

Arkeolojik kazı faaliyetleri ülkelerin kanunları ve siyasi yönetimin izinleri doğrultusunda yapılmaktadır. Ülkemizde de arkeolojik alan çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı Kazılar Dairesi’nin kendisine verilen kanun çerçevesinde yerli ve yabancı kazı heyetlerine verdiği sınırlı süreli izinlerle yapılmaktadır.

Kanun ve yönetmeliklerde açıkça belirtildiği gibi kazı alanlarından çıkarılan her türlü arkeolojik buluntu, arkeobotanik (tohum, hububat, polen gibi) örnekler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nindir.

Tarım ve Orman Bakanlığınca yayımlanan 3 Eylül 2019 tarihli Yerel Çeşitlerin Kayıt Altına Alınması, Üretilmesi ve Pazarlanmasına Dair Yönetmelikte, “Kayıt altına alınmış olan yerel çeşitler ile ilgili işlemler, Bakanlığın izin ve denetimi altında gerçekleştirilir. Yerel tohumlar kamu malıdır” deniliyor.

Tarihten gelen miras, Türkiye’nin korumasındadır.

Dolayısıyla ülke sınırlarımız içinde bulunan her türlü buluntu kültürel varlıklar bize aittir.

Osmanlı Devleti zamanında başlayan kültürel varlıklarımızın yurtdışına kaçırılma hikayeleri ve bu zenginliklerin yurt dışı müzelerinde sergileniyor olması bizleri derinden yaralarken bu varlıklar kadar önemli ata tohumlarımız üzerinde tasarruf konusunda tartışma açılması bana gereksiz ve temelsiz gelmekte…

Mevcut bulunan tohumların nerede kimin elinde, hangi koşullarda saklanıyor tutuluyor bunları bilmekte Türkiye’nin hakkıdır.

Ata tohumları eğer ki bilim insanlarının çalışmaları ile tekrar can bulacak, insanlık için bir büyük kazanım olacak ise, koleksiyon olarak tutulması ne kadar sağlıklıdır sormak isterim.

Tekrar etmek gerekirse kişi ya da kuruluş ne olursa olsun bu topraklardan çıkan her bir çömlek parçası bile bu ülkenin öz varlığıdır.

Banner
Related Articles

Kuzey İngiltere’de keşfedilen 11.000 yıllık insan kalıntıları

26 Ocak 2023

26 Ocak 2023

Central Lancashire Üniversitesi’ndeki (UCLan) uluslararası bir arkeolog ekibi, İngiltere’nin Cumbria kentindeki Heaning Wood Bone mağarasında 11.000 yıllık insan kalıntıları keşfetti....

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Araştırma, Orta Sahra’da 7.000 Yıl Önceye Ait Uzun Süreli İzole Edilmiş Bir Kuzey Afrika İnsan Soyunu Ortaya Çıkardı

6 Nisan 2025

6 Nisan 2025

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden kıdemli yazar Johannes Krause ve ilk yazar Nada Salem’in de dahil olduğu bir araştırma ekibi...

6. Yüzyıl İklim Krizinin Roma İmparatorluğu’nun Çöküşündeki Rolü Yeniden İncelendi

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Uluslararası bir araştırma ekibi, 6. yüzyılda yaşanan ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek “Geç Antik Küçük Buz Çağı” olarak...

İlteriş Kutluk Kağan’ın Yazıtı’nda okunan ilk sözcükler paylaşıldı

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Uluslararası Türk Akademisi ve Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü’nün Nomgon Vadisi’ndeki ortak bilimsel arkeolojik keşif gezisi kapsamında tespit edilen İlteriş Kutluk Kağan...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Kuzey Çin’de keşfedilen 5 bin 200 yıllık taş oyma ipekböceği krizaliti

20 Temmuz 2022

20 Temmuz 2022

Eyalet Arkeolojik Araştırma Enstitüsüne göre, arkeologlar geçen ay Kuzey Çin’in Shanxi Eyaletinde en az 5 bin 200 yıl öncesine dayanan...

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı Adeta Can Çekişiyor

1 Ekim 2021

1 Ekim 2021

Hitit İmparatorluğu’nun en önemli kült merkezlerinden birisi olan Beyşehir Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, son görüntüsü ile içleri sızlatıyor. MÖ 13’üncü...

Kuzeydoğu Fransa’da keşfedilen Geç Antik Çağ nekropolü

5 Kasım 2022

5 Kasım 2022

Inrap arkeologları, kuzeydoğu Fransa’daki Sainte-Marie-aux-Chênes’te MS 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen Geç Antik Çağ nekropolü ortaya çıkardılar. Antik bir yol üzerinde...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Amasra’da lojman inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma eserleri bulundu

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Bartın’ın Amasra ilçesinde bir site inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma dönemine ait altın küpeler, yüzükler, gözyaşı şişeleri ve...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]