30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında bir antik limana ulaşılabileceğini” söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin başlattığı Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Kabataş istasyonu alanında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından bir yıl önce başlayan arkeolojik kazılar devam ediyor. Kabataş kazılarında yüzeyin hemen 1 metre altında, kalıntıların ortaya çıkması dikkat çekti.

Kazılarda şu ana kadar 19’uncu yüzyılın sonlarında yapılan, Avrupa’nın ilk konserve fabrikası kalıntılarının bulunduğu alanda, bir de podima döşemeli mozaiklere rastlandı. Deniz seviyesinin 4 metre altında ise M.Ö 6’ncı yüzyıla ait klasik dönem küçük buluntular ortaya çıkarıldı. Çalışmaların devamında ise arkeologlar, daha derinde antik liman dolgusuna rastlamayı öngörüyor.

Arkeolog Mehmet Al Polat, Kabataş kazılarıyla bölgede küçük boyutta olsa da bir antik limana ulaşılacağını söyledi.

Halk TV internet sitesinde yer alan haberde Arkeolog Mehmet Ali Polat, Kabataş kazılarının bir yılında ulaşılan kalıntılar hakkında bilgi verdi.

Bir yıldır süren arkeolojik kazılarda nasıl kalıntılara rastladıklarını anlatan arkeolog Mehmet Ali Polat, “Burası, Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy- Mahmutbey metro hattının Kabataş istasyon alanı. Burada İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak gerçekleştirilen bir çalışma var. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, yıl içinde İstanbul genelinde yaklaşık 250 kazı çalışması gerçekleştirmekte. Bunların bir kısmı inşaat kazıları, altyapı çalışmaları. Bir kısmı ise büyük projeler. Yani metro, Marmaray gibi projelerin kazıları. Burası da metro hattının bir istasyon alanı. Kazı çalışmalarına başlanmadan önce, kurul kararları gereği İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından bir çalışma yapılması istenildi. 3 sene önce, hemen arkamızda gördüğünüz bir şaft kazısı gerçekleştirildi. Bu şaft kazısı yapıldıktan sonra istasyonun genişletilmesi gerektiği düşünüldüğünden çalışmalar, alanın büyütülmesiyle devamı etti. Hemen denizin dibindeyiz. Yüzeyden itibaren, yaklaşık 1 metre sonra kalıntılar gelmeye başladı. Burada, hemen arkamda temellerini gördüğünüz yapı bin 800’lü yılların yani 19’uncu yüzyılın sonunda, 1891’de yapılmış, Avrupa’nın ilk konserve fabrikasına ait temeller var. İsmi Ermys Konserve Fabrikası. Çoğunlukla domates ve bezelye yaptığı tarihsel kayıtlardan görünüyor. Avrupa’nın ilk konserve fabrikası bu. İkinci fabrikayı ise aynı firma, Ayvansaray’a açıyor. Biz o konserve fabrikasının taş temellerini bulduk. Fabrika aslında taş üzeri ahşap ve kırma çatılı, makas çatıyla yapılmış. Tabii zamanla yıkıldığı için, sadece yüzey altında kalan temelleri günümüze kadar ulaşmış durumda” dedi.

Kabataş Metro İstasyonu arkeoloji kazıları
Arkeolog Mehmet Ali Polat, Kabataş kazılarıyla bölgede küçük antik bir limanın ortaya çıkacağını söyledi.

Podima mozaik döşemeli bir de avlu ortaya çıkarıldı

Fabrikanın hemen yanında daha eski yıllara ait podima mozaik döşemesine rastladıklarını ifade eden Polat, “Konserve fabrikasının hemen yanında genişçe bir avlu var. Bu bin 800’lü yıllar yani fabrikadan biraz daha öncesine tarihlendirilen podima mozaik döşemeli bir avlu. Podima mozaiklerinin hemen ortasında da bir süs havuzu var. Yani bir sosyal alan ortaya çıkartıldı. Bunun yanında, yine 1700’lü yılların sonu, 1800’lü yılların başlarına ait temel kalıntıları var. Bu kalıntıların belgelenme çalışmaları devam ediyor. Belgeleme çalışmaları ve kazı çalışmaları bittikten sonra ilgili kurula, çıkan bulguların tamamı sunulacak. Kuruldan gelecek karar neticesinde de buradaki çalışmaların akıbeti belli olacak. Yani bunların kalındırılıp kaldırılmayacağı, taşınıp taşınmayacağı, derine inip inilmeyeceği…” ifadelerini kullandı.

“Alanda milattan önce 6. yüzyıla ait küçük buluntular mevcut”

Deniz seviyesinin 4 metre altında, M.Ö 6. yüzyıla ait klasik dönem küçük buluntulara da rastladıklarını anlatan Mehmet Ali Polat, bu buluntuların İstanbul Arkeoloji müzelerine götürüldüğünü ifade etti. Polat, “Başlangıçta bahsetmiştim, biz ilk şaftla kazıya başladık. Orada 25-30 metre kadar derine inildi. Zaten aşağıda metro çalışmaları devam ediyor. Oradaki bulgularımıza bakarsak bu kalıntılardan sonra, deniz seviyesinden hemen sonra eski bir liman dolgusu ile karşı karşıya geleceğiz. Orada elde ettiğimiz en eski veri ise, M.Ö 6’ncı yüzyıla ait, bizim Yunan dönemi dediğimiz döneme ait küçük çanak-çömlekler, küçük buluntular mevcut. Büyük ihtimal burada derine indiğimiz var M.Ö 5-6’ncı yüzyıla, Roma dönemine ait buluntularla karşı karşıya geleceğiz” diye konuştu.

“Büyük ihtimalle daha derinde antik bir liman ile karşı karşıya geleceğiz

Bu kalıntıların tarihsel ve arkeolojik açıdan ne anlam ifade ettiği ile ilgili ise Polat, “M.Ö 5-6’ncı yüzyılda, boğaz hattında, arkeolojik kazılarla kanıtlanmış bir yerleşim alanı mevcut değil. O yüzden burada bulmuş olduğumuz kalıntılar, boğaz hattı arkeolojisi için çok önemli. Aynı tip bulgular hemen biraz ileride, Beşiktaş metro kazısında da mevcut. Ama burada gördüğümüz, bu bulguların çıkması, burada küçük bir koyun olabileceğini, antik bir liman olabileceğini düşündürüyor. Zaten topografyaya da baktığımız zaman da, buranın küçük bir koy olduğu ve dolduğu Osmanlı dönemine de tarihsel kayıtlardan anlaşılıyor. Büyük bir ihtimalle derine indiğimiz zaman burada küçük bir antik liman dolgusu ile karşı karşıya geleceğiz” dedi.

Çalışmaların akıbetine ilgili kurul karar verecek

Kazıdaki titiz çalışmaların nasıl ilerlediğini anlatan Polat, kalıntıların akıbetine ilgili kurulun karar vereceğinin altını çizerek,

“Burada bütün alan 5’e 5 karelajlara bölünüyor. Her birine bir numara veriliyor. Buralarda çıkan buluntulara kasalara konduğu zaman etiketine de hangi karelaja ait olduğu yazılıyor. Ve bunlar atölye kısmına çıkartılıyor, burada yıkanıyor ve tasnif ediliyor. Etütlük veya envanterlik olarak ayrılıyor. Bunların belgelenmesinin ardından, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne götürülüyor. Çok yüzeyde bu buluntular. Zaten oldukça da tahrip olmuş. Daha önceki şaft kazısında da çıkan buluntular kesilip kaldırılmıştı. Büyük ihtimalle bunların kaldırılması ve kazının devam etmesi lazım. Çünkü kot olarak çok aşağı inmemiz gerekiyor. Bu şekilde inmenin mümkünatı yok ama tabii buna karar verecek olan, ilgili kuruldur” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Halktv.com.tr

Banner
Related Articles

Hattuşa’da 119 Yıllık Hitit Kazısı: Büyük Tapınak ve Saray Arasındaki Gizemli Alan İlk Kez Derinlemesine Araştırılıyor

3 Ağustos 2025

3 Ağustos 2025

Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititlerin başkenti Hattuşa’da 119 yıldır aralıksız süren kazı çalışmaları yeni bir döneme girdi....

İzmir’de 1500 Yıllık Mozaik Kaçak Kazı Yapanların Elinden Kurtarıldı

3 Nisan 2021

3 Nisan 2021

Neredeyse her gün kaçak kazı yapıldığına dair haberleri bültenlerde okuyoruz. Kaçak kazı haberlerini okuyunca duyunca mutlaka üzülüyoruz. Ama, kimi haberlerde...

Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

MÖ 4. yüzyıl sonlarında önemli liman kenti olan Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak. Roma İmparatoru I. Konstantin’in...

İskandinavya’nın Trøndelag’daki en eski gemi mezarı “Tarihi Yeniden Yazıyor”

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Norveç’in Trøndelag ilçesindeki bir belediye olan Leka’da arkeologlar, İskandinavya’nın MS 700 yıllarına kadar uzanan en eski gemi mezarını ortaya çıkardılar....

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

Azerbaycan’da Bir İlk: Damcılı Mağarası’nda Mezolitik Döneme Ait İnsan Heykelciği Bulundu

19 Nisan 2025

19 Nisan 2025

Azerbaycan’ın Kazah bölgesinde yer alan dünyaca ünlü Damcılı Mağarası’nda yapılan arkeolojik kazılarda, Mezolitik döneme (Orta Taş Çağı) tarihlenen ilk insan...

İsveç’te bulunan 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Arkeologlar, Stockholm’un dışındaki Täby, Viggbyholm’da 1000 yıllık Viking gümüş hazinesi hazinesi keşfettiler. Hazine, Täby’deki bir Viking Çağı yerleşiminin arkeolojik kazısı...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Uluslararası Hititoloji Kongresi tarihinde ilk defa İstanbul’da düzenlenecek

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Anadolu, binlerce yıldan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan eşsiz bir coğrafyadır. Bu medeniyetlerden en çok dikkati çeken kendilerine “Hatti...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Pompeii kurbanlarının DNA analizi şaşırtıcı sonuçlar verdi

28 Mayıs 2022

28 Mayıs 2022

M. S. 79 yılında Vezüv yanardağının şiddetli patlaması ile yerle bir olan Pompeii’nin küller arasında kalan iki kurbanın DNA analizi...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Kuşadası’nda Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı

4 Ocak 2023

4 Ocak 2023

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yürütülen yüzey araştırmasında Helenistik Döneme ait tümülüs ortaya çıkarıldı. Kuşadası’nın Kuştur mevkiinde keşfedilen tümülüsün yaklaşık 2350 yıllık...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]