12 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında bir antik limana ulaşılabileceğini” söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin başlattığı Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Kabataş istasyonu alanında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından bir yıl önce başlayan arkeolojik kazılar devam ediyor. Kabataş kazılarında yüzeyin hemen 1 metre altında, kalıntıların ortaya çıkması dikkat çekti.

Kazılarda şu ana kadar 19’uncu yüzyılın sonlarında yapılan, Avrupa’nın ilk konserve fabrikası kalıntılarının bulunduğu alanda, bir de podima döşemeli mozaiklere rastlandı. Deniz seviyesinin 4 metre altında ise M.Ö 6’ncı yüzyıla ait klasik dönem küçük buluntular ortaya çıkarıldı. Çalışmaların devamında ise arkeologlar, daha derinde antik liman dolgusuna rastlamayı öngörüyor.

Arkeolog Mehmet Al Polat, Kabataş kazılarıyla bölgede küçük boyutta olsa da bir antik limana ulaşılacağını söyledi.

Halk TV internet sitesinde yer alan haberde Arkeolog Mehmet Ali Polat, Kabataş kazılarının bir yılında ulaşılan kalıntılar hakkında bilgi verdi.

Bir yıldır süren arkeolojik kazılarda nasıl kalıntılara rastladıklarını anlatan arkeolog Mehmet Ali Polat, “Burası, Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy- Mahmutbey metro hattının Kabataş istasyon alanı. Burada İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak gerçekleştirilen bir çalışma var. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, yıl içinde İstanbul genelinde yaklaşık 250 kazı çalışması gerçekleştirmekte. Bunların bir kısmı inşaat kazıları, altyapı çalışmaları. Bir kısmı ise büyük projeler. Yani metro, Marmaray gibi projelerin kazıları. Burası da metro hattının bir istasyon alanı. Kazı çalışmalarına başlanmadan önce, kurul kararları gereği İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından bir çalışma yapılması istenildi. 3 sene önce, hemen arkamızda gördüğünüz bir şaft kazısı gerçekleştirildi. Bu şaft kazısı yapıldıktan sonra istasyonun genişletilmesi gerektiği düşünüldüğünden çalışmalar, alanın büyütülmesiyle devamı etti. Hemen denizin dibindeyiz. Yüzeyden itibaren, yaklaşık 1 metre sonra kalıntılar gelmeye başladı. Burada, hemen arkamda temellerini gördüğünüz yapı bin 800’lü yılların yani 19’uncu yüzyılın sonunda, 1891’de yapılmış, Avrupa’nın ilk konserve fabrikasına ait temeller var. İsmi Ermys Konserve Fabrikası. Çoğunlukla domates ve bezelye yaptığı tarihsel kayıtlardan görünüyor. Avrupa’nın ilk konserve fabrikası bu. İkinci fabrikayı ise aynı firma, Ayvansaray’a açıyor. Biz o konserve fabrikasının taş temellerini bulduk. Fabrika aslında taş üzeri ahşap ve kırma çatılı, makas çatıyla yapılmış. Tabii zamanla yıkıldığı için, sadece yüzey altında kalan temelleri günümüze kadar ulaşmış durumda” dedi.

Kabataş Metro İstasyonu arkeoloji kazıları
Arkeolog Mehmet Ali Polat, Kabataş kazılarıyla bölgede küçük antik bir limanın ortaya çıkacağını söyledi.

Podima mozaik döşemeli bir de avlu ortaya çıkarıldı

Fabrikanın hemen yanında daha eski yıllara ait podima mozaik döşemesine rastladıklarını ifade eden Polat, “Konserve fabrikasının hemen yanında genişçe bir avlu var. Bu bin 800’lü yıllar yani fabrikadan biraz daha öncesine tarihlendirilen podima mozaik döşemeli bir avlu. Podima mozaiklerinin hemen ortasında da bir süs havuzu var. Yani bir sosyal alan ortaya çıkartıldı. Bunun yanında, yine 1700’lü yılların sonu, 1800’lü yılların başlarına ait temel kalıntıları var. Bu kalıntıların belgelenme çalışmaları devam ediyor. Belgeleme çalışmaları ve kazı çalışmaları bittikten sonra ilgili kurula, çıkan bulguların tamamı sunulacak. Kuruldan gelecek karar neticesinde de buradaki çalışmaların akıbeti belli olacak. Yani bunların kalındırılıp kaldırılmayacağı, taşınıp taşınmayacağı, derine inip inilmeyeceği…” ifadelerini kullandı.

“Alanda milattan önce 6. yüzyıla ait küçük buluntular mevcut”

Deniz seviyesinin 4 metre altında, M.Ö 6. yüzyıla ait klasik dönem küçük buluntulara da rastladıklarını anlatan Mehmet Ali Polat, bu buluntuların İstanbul Arkeoloji müzelerine götürüldüğünü ifade etti. Polat, “Başlangıçta bahsetmiştim, biz ilk şaftla kazıya başladık. Orada 25-30 metre kadar derine inildi. Zaten aşağıda metro çalışmaları devam ediyor. Oradaki bulgularımıza bakarsak bu kalıntılardan sonra, deniz seviyesinden hemen sonra eski bir liman dolgusu ile karşı karşıya geleceğiz. Orada elde ettiğimiz en eski veri ise, M.Ö 6’ncı yüzyıla ait, bizim Yunan dönemi dediğimiz döneme ait küçük çanak-çömlekler, küçük buluntular mevcut. Büyük ihtimal burada derine indiğimiz var M.Ö 5-6’ncı yüzyıla, Roma dönemine ait buluntularla karşı karşıya geleceğiz” diye konuştu.

“Büyük ihtimalle daha derinde antik bir liman ile karşı karşıya geleceğiz

Bu kalıntıların tarihsel ve arkeolojik açıdan ne anlam ifade ettiği ile ilgili ise Polat, “M.Ö 5-6’ncı yüzyılda, boğaz hattında, arkeolojik kazılarla kanıtlanmış bir yerleşim alanı mevcut değil. O yüzden burada bulmuş olduğumuz kalıntılar, boğaz hattı arkeolojisi için çok önemli. Aynı tip bulgular hemen biraz ileride, Beşiktaş metro kazısında da mevcut. Ama burada gördüğümüz, bu bulguların çıkması, burada küçük bir koyun olabileceğini, antik bir liman olabileceğini düşündürüyor. Zaten topografyaya da baktığımız zaman da, buranın küçük bir koy olduğu ve dolduğu Osmanlı dönemine de tarihsel kayıtlardan anlaşılıyor. Büyük bir ihtimalle derine indiğimiz zaman burada küçük bir antik liman dolgusu ile karşı karşıya geleceğiz” dedi.

Çalışmaların akıbetine ilgili kurul karar verecek

Kazıdaki titiz çalışmaların nasıl ilerlediğini anlatan Polat, kalıntıların akıbetine ilgili kurulun karar vereceğinin altını çizerek,

“Burada bütün alan 5’e 5 karelajlara bölünüyor. Her birine bir numara veriliyor. Buralarda çıkan buluntulara kasalara konduğu zaman etiketine de hangi karelaja ait olduğu yazılıyor. Ve bunlar atölye kısmına çıkartılıyor, burada yıkanıyor ve tasnif ediliyor. Etütlük veya envanterlik olarak ayrılıyor. Bunların belgelenmesinin ardından, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne götürülüyor. Çok yüzeyde bu buluntular. Zaten oldukça da tahrip olmuş. Daha önceki şaft kazısında da çıkan buluntular kesilip kaldırılmıştı. Büyük ihtimalle bunların kaldırılması ve kazının devam etmesi lazım. Çünkü kot olarak çok aşağı inmemiz gerekiyor. Bu şekilde inmenin mümkünatı yok ama tabii buna karar verecek olan, ilgili kuruldur” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Halktv.com.tr

Banner
Related Articles

500 yaşındaki İnka mumyası, sanki derin bir uykuda “La Doncella”

24 Ağustos 2021

24 Ağustos 2021

1999’da Arjantin’deki yüksek Volcán Llullaillaco zirvesinin yakınında bulunan üç İnka mumyası tüm bilim adamlarını hayrete düşürdü. Bulunan 3 İnka o...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Arkeologlar “Polonya Piramitleri” ile Bağlantılı Eski Yerleşimleri Keşfediyor

7 Mart 2021

7 Mart 2021

Yapıların enteresan karakterleri nedeniyle polonya Piramitleri olarak anılan megalitik mezarları yapan kişilere ait yerleşim yerleri uzun bir süredir araştırmacıların dikkatini...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

3 bin 700 yıllık kil tablet “en eski uygulamalı geometri örneği” olmayabilir

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Birkaç gündür haber sitelerinde İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan 3 bin 700 yıllık tabletin dünyada en eski geometri örneği olduğuna...

Kayseri’de Roma dönemine ait bir villanın kazısında 600 metrekarelik mozaik alan ortaya çıkarıldı

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Roma dönemine ait bir villanın devam eden kazısında 600 metrekarelik taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Roma villasının...

Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği Almanya’da ortaya çıkarıldı

14 Temmuz 2022

14 Temmuz 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde gerçekleştirilen bir yol çalışmasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği ortaya çıkarıldı. Bavyera Eyaleti Anıt Koruma...

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

7 Ekim 2020

7 Ekim 2020

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların)...

Beş yıl boyunca uzmanlar Esna kentindeki tapınak tavanında çok sayıda kabartma ortaya çıkardılar

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı ve Tübingen Üniversitesi’nin ortak projesi olan Esna kentindeki tapınak tavanında astronomik temsillere sahip çok...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]