26 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında bir antik limana ulaşılabileceğini” söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin başlattığı Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının Kabataş istasyonu alanında, İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından bir yıl önce başlayan arkeolojik kazılar devam ediyor. Kabataş kazılarında yüzeyin hemen 1 metre altında, kalıntıların ortaya çıkması dikkat çekti.

Kazılarda şu ana kadar 19’uncu yüzyılın sonlarında yapılan, Avrupa’nın ilk konserve fabrikası kalıntılarının bulunduğu alanda, bir de podima döşemeli mozaiklere rastlandı. Deniz seviyesinin 4 metre altında ise M.Ö 6’ncı yüzyıla ait klasik dönem küçük buluntular ortaya çıkarıldı. Çalışmaların devamında ise arkeologlar, daha derinde antik liman dolgusuna rastlamayı öngörüyor.

Arkeolog Mehmet Al Polat, Kabataş kazılarıyla bölgede küçük boyutta olsa da bir antik limana ulaşılacağını söyledi.

Halk TV internet sitesinde yer alan haberde Arkeolog Mehmet Ali Polat, Kabataş kazılarının bir yılında ulaşılan kalıntılar hakkında bilgi verdi.

Bir yıldır süren arkeolojik kazılarda nasıl kalıntılara rastladıklarını anlatan arkeolog Mehmet Ali Polat, “Burası, Kabataş-Beşiktaş-Mecidiyeköy- Mahmutbey metro hattının Kabataş istasyon alanı. Burada İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak gerçekleştirilen bir çalışma var. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, yıl içinde İstanbul genelinde yaklaşık 250 kazı çalışması gerçekleştirmekte. Bunların bir kısmı inşaat kazıları, altyapı çalışmaları. Bir kısmı ise büyük projeler. Yani metro, Marmaray gibi projelerin kazıları. Burası da metro hattının bir istasyon alanı. Kazı çalışmalarına başlanmadan önce, kurul kararları gereği İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından bir çalışma yapılması istenildi. 3 sene önce, hemen arkamızda gördüğünüz bir şaft kazısı gerçekleştirildi. Bu şaft kazısı yapıldıktan sonra istasyonun genişletilmesi gerektiği düşünüldüğünden çalışmalar, alanın büyütülmesiyle devamı etti. Hemen denizin dibindeyiz. Yüzeyden itibaren, yaklaşık 1 metre sonra kalıntılar gelmeye başladı. Burada, hemen arkamda temellerini gördüğünüz yapı bin 800’lü yılların yani 19’uncu yüzyılın sonunda, 1891’de yapılmış, Avrupa’nın ilk konserve fabrikasına ait temeller var. İsmi Ermys Konserve Fabrikası. Çoğunlukla domates ve bezelye yaptığı tarihsel kayıtlardan görünüyor. Avrupa’nın ilk konserve fabrikası bu. İkinci fabrikayı ise aynı firma, Ayvansaray’a açıyor. Biz o konserve fabrikasının taş temellerini bulduk. Fabrika aslında taş üzeri ahşap ve kırma çatılı, makas çatıyla yapılmış. Tabii zamanla yıkıldığı için, sadece yüzey altında kalan temelleri günümüze kadar ulaşmış durumda” dedi.

Kabataş Metro İstasyonu arkeoloji kazıları
Arkeolog Mehmet Ali Polat, Kabataş kazılarıyla bölgede küçük antik bir limanın ortaya çıkacağını söyledi.

Podima mozaik döşemeli bir de avlu ortaya çıkarıldı

Fabrikanın hemen yanında daha eski yıllara ait podima mozaik döşemesine rastladıklarını ifade eden Polat, “Konserve fabrikasının hemen yanında genişçe bir avlu var. Bu bin 800’lü yıllar yani fabrikadan biraz daha öncesine tarihlendirilen podima mozaik döşemeli bir avlu. Podima mozaiklerinin hemen ortasında da bir süs havuzu var. Yani bir sosyal alan ortaya çıkartıldı. Bunun yanında, yine 1700’lü yılların sonu, 1800’lü yılların başlarına ait temel kalıntıları var. Bu kalıntıların belgelenme çalışmaları devam ediyor. Belgeleme çalışmaları ve kazı çalışmaları bittikten sonra ilgili kurula, çıkan bulguların tamamı sunulacak. Kuruldan gelecek karar neticesinde de buradaki çalışmaların akıbeti belli olacak. Yani bunların kalındırılıp kaldırılmayacağı, taşınıp taşınmayacağı, derine inip inilmeyeceği…” ifadelerini kullandı.

“Alanda milattan önce 6. yüzyıla ait küçük buluntular mevcut”

Deniz seviyesinin 4 metre altında, M.Ö 6. yüzyıla ait klasik dönem küçük buluntulara da rastladıklarını anlatan Mehmet Ali Polat, bu buluntuların İstanbul Arkeoloji müzelerine götürüldüğünü ifade etti. Polat, “Başlangıçta bahsetmiştim, biz ilk şaftla kazıya başladık. Orada 25-30 metre kadar derine inildi. Zaten aşağıda metro çalışmaları devam ediyor. Oradaki bulgularımıza bakarsak bu kalıntılardan sonra, deniz seviyesinden hemen sonra eski bir liman dolgusu ile karşı karşıya geleceğiz. Orada elde ettiğimiz en eski veri ise, M.Ö 6’ncı yüzyıla ait, bizim Yunan dönemi dediğimiz döneme ait küçük çanak-çömlekler, küçük buluntular mevcut. Büyük ihtimal burada derine indiğimiz var M.Ö 5-6’ncı yüzyıla, Roma dönemine ait buluntularla karşı karşıya geleceğiz” diye konuştu.

“Büyük ihtimalle daha derinde antik bir liman ile karşı karşıya geleceğiz

Bu kalıntıların tarihsel ve arkeolojik açıdan ne anlam ifade ettiği ile ilgili ise Polat, “M.Ö 5-6’ncı yüzyılda, boğaz hattında, arkeolojik kazılarla kanıtlanmış bir yerleşim alanı mevcut değil. O yüzden burada bulmuş olduğumuz kalıntılar, boğaz hattı arkeolojisi için çok önemli. Aynı tip bulgular hemen biraz ileride, Beşiktaş metro kazısında da mevcut. Ama burada gördüğümüz, bu bulguların çıkması, burada küçük bir koyun olabileceğini, antik bir liman olabileceğini düşündürüyor. Zaten topografyaya da baktığımız zaman da, buranın küçük bir koy olduğu ve dolduğu Osmanlı dönemine de tarihsel kayıtlardan anlaşılıyor. Büyük bir ihtimalle derine indiğimiz zaman burada küçük bir antik liman dolgusu ile karşı karşıya geleceğiz” dedi.

Çalışmaların akıbetine ilgili kurul karar verecek

Kazıdaki titiz çalışmaların nasıl ilerlediğini anlatan Polat, kalıntıların akıbetine ilgili kurulun karar vereceğinin altını çizerek,

“Burada bütün alan 5’e 5 karelajlara bölünüyor. Her birine bir numara veriliyor. Buralarda çıkan buluntulara kasalara konduğu zaman etiketine de hangi karelaja ait olduğu yazılıyor. Ve bunlar atölye kısmına çıkartılıyor, burada yıkanıyor ve tasnif ediliyor. Etütlük veya envanterlik olarak ayrılıyor. Bunların belgelenmesinin ardından, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne götürülüyor. Çok yüzeyde bu buluntular. Zaten oldukça da tahrip olmuş. Daha önceki şaft kazısında da çıkan buluntular kesilip kaldırılmıştı. Büyük ihtimalle bunların kaldırılması ve kazının devam etmesi lazım. Çünkü kot olarak çok aşağı inmemiz gerekiyor. Bu şekilde inmenin mümkünatı yok ama tabii buna karar verecek olan, ilgili kuruldur” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Halktv.com.tr

Banner
Benzer Yazılar

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Herakles’in 12 görevinin tek bir panoda sergilendiği taban mozaiği ortaya çıkarıldı

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

Mitolojide Miken Kralı Eurystheus’un yarı tanrı Herakles’e verdiği ünlü 12 görevin tek bir panoda sergilendiği eşsiz bir taban mozaiği ortaya...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Almanya’da bir müzede 483 Kelt altın sikkeden oluşan koleksiyon çalındı

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bir müzede 483 adet Kelt altın sikkeden oluşan bir koleksiyon çalındı. Bavyera polisi, 2100 yıllık Kelt altın...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

Kraliçe Kubaba: Yaklaşık 4.500 yıl önce, bir kadın iktidara geldi ve eski Mezopotamya’daki en büyük uygarlıklardan birinde hüküm sürdü

5 Ocak 2024

5 Ocak 2024

Tarihteki ilk kraliçenin kim olduğunu söylemek mümkün mü? İnsan uygarlığının büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, belki de bunun cevabı...

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

23 Mart 2021

23 Mart 2021

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler...

Kerkenes yerleşimi İkinci Gordion olabilir mi?

2 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022

Yozgat’ın Sorgun ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kerkenes Dağı’ndaki yerleşme uzun zamandır bilinmesine ve araştırılmasına rağmen hala bir çok sırrı...

“Gılgamış Rüya Tableti”ait olduğu topraklara dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

3 bin 500 yıllık Akadça dilinde yazılmış “Gılgamış Rüya Tableti” olarak bilinen çivi yazılı tablet Amerika Birleşik Devletleri’nden asıl ait...

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

10 Ekim 2021

10 Ekim 2021

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]