28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Medeniyetinde Şifacı Kadınlar

Antik Yunan kaynaklarında kadınlar çeşitli ilaç hazırlama tekniklerinde uzmanlaşmış olsalar dahi genelde bilgilerini kötü yönde kullandıkları düşünülmüş ve yazılmıştır. İnsanlar, kadınların şifacı kimliklere ve bilgilere sahip olsalar bile bu bilginin negatif yönde kullanıldıklarını düşünmüşler.

Eski Yunan dünyasında bitki ve büyü bilgisi olan şifacı kadınlardan ilk olarak bahseden Homeros’un Odysseia’sında, πολυφαρμάκου (birçok ilacı bilen) sıfatıyla nitelendirilen Kirke, yaptığı büyü ile Odysseus’un arkadaşlarını domuza dönüştürmüştür (Homeros, Odysseia, X.276‒285).

Hikayeye göre, Odysseus’u Kirke’nin büyülerine karşı uyaran Hermes, ona olacakları anlattıktan sonra bu büyülerden korunmak için ‘molü’ denilen gizemli bir bitki verir.

“…Kirkenin bütün tuzaklarını büyülerini bir bir anlatayım sana: bir içki hazırlayacak, bir
ilaç koyacak içine, ama dinlemez büyü müyü benim sana vereceğim ot,…Argos’u öldüren
böyle konuştu ve kopardı otu topraktan, uzattı onu bana ve bir bir saydı özelliğini: çiçeği
sütbeyazdı, kökü kapkara, ona molü derlerdi tanrılar arasında… ” (Homeros, Odysseia,
X.289‒291)

Kirke burada bazı bitkisel karışımlarla savaşçıların aklını karıştırmıştır. Bu anlatımda bile Kirke’nin bitkileri ve özelliklerini çok iyi tanıyan biri olduğu kabul edilmektedir. Kirke’nin bitkiler hakkındaki derin bilgisi, Homeros tarafından negatif bir biçimde ele alınmıştır. Dolayısıyla φαρμακίς terimi de burada Kirke üzerinden bir ot ve bitki büyücüsü olarak anlamlandırılmıştır.


Ataerkil bir yaşam üzerine kurulu Yunan toplumundan tamda beklenildiği gibidir. Kadınlar tragedya ve komedilerde aşk iksirleri ve ilaçları hazırlamaktadırlar. Bütün bu karalamalara rağmen farmakoloji alanında bilgili oldukları bellidir.

Aynı şekilde Homeros, Augeias’ın kızı Agamede’nin yeryüzünün bütün tedavilerini bildiğinden bahsetmektedir (Homeros, Ilias, XI, 735‒745). Burada ki farka gelince Truva savaşında Helene atfedilen iyilik ve güzelliğin hem de şifa özelliklerinin Agamede’ye de atfedilmesidir. Yunanlı yazarların MÖ. 8 yüzyılın gerçek düşünce şeklini çok iyi bir şekilde yansıtan bu görüş eğer hikayede ki kadın bir erkeği alt edecekse Tanrısal güçlere haiz olmalıydı yoksa kötü kalpli bir kadın dan daha fazlası olamazdı.

Ataerkil bir toplum olmanın getirilerinden biride Tanrıçalara atfedilen görevlerde olmuştur. Eski Yunan dünyasında MÖ 1. binyıla gelindiğinde tanrıçalar, öfkeli, kinci ve sıklıkla zalim bir doğaya atfedilen tanrılardan oldukça güçsüz olarak tanımlanmıştır. İlk tanrıça mitlerinin çoğunluğu da daha güçlü bir tanrının akrabası şeklinde tanımlanarak yeni bir sistemde tekrar var edilmiştir.

MÖ 7. yüzyıldan önce Asklepios ailesinin şifacı kadın üyeleri seramiklerde, heykellerde ve fresklerde tıptaki uzmanlıklarını tek başlarına uygularken tasvir edilmişlerdir. Ancak daha sonra, babalarının yanında betimlenmenin dışında ender olarak gösterilmişlerdir. Böylece, şifacılık sanatındaki rolleri bir yardımcının pozisyonuna indirgenmiştir. Şifalı ot sepetleri taşırken, Asklepios’u bir hastaya tanıtırken ve onun yönlendirmesiyle sağaltım işlemleri yaparken tasvir edilmişlerdir. Bu durum kadın şifacılara olan saygının azalmasının doğal bir tezahürüdür.

Arkaik dönemlerde şifacı olarak yücelten ve takdir gören kadınların yerini sadece hekimlerin yanında yardımcı olan kadınlara indirgendiği toplumdaki rollerinin nasıl değiştiğini açıkça göstermektedir. Kadınlar artık şifacı değil sadece yardımcıdırlar.
Erkeğin doğuştan getirdiği erdemleri, sıradan bir kadın yerine Kutsal bir Tanrıça yada kutsal bir dişinin altında görmemiş onlara bu alanda yer açmışlardır. Ataerkil bir sistemde erkekler şifacılık gibi bir alanda kendilerine rakip olarak sıradan kadınlar yerine Tanrıçaları görmüş ve kaynaklarda onlara yer vermeye karar vermişlerdir.

Kaynak: Aydemir, Leyla. “Eski Yunan ve Roma Dünyasında Şifacı Tanrıçalar ve Şifacı Kadınlar Arasındaki İlişki” Anadolu Araştırmaları, 2019

 

Banner
Related Articles

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Pompeii’de Bulunan Büyük İskender Mozaiği Restore Edilecek

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Pompeii’de bulunan en önemli eserlerden biri olan Büyük İskender mozaiği restore edilecek. Napoli Arkeoloji Müzesi yetkililerinin yaptığı açıklamada, Pompeii’de bulunan...

Roma’da Yapılan Kazı Sırasında Antik Köpek Heykeli ortaya çıkarıldı

8 Ocak 2022

8 Ocak 2022

Roma’nın Appio Latino semtindeki Via Luigi Tosti’de kamu hizmeti şirketi Acea için boru döşeyen işçiler, eski bir mezar kompleksi ortaya...

Antik Roma’da Gönüllü Kadın Gladyatörler

21 Mart 2021

21 Mart 2021

Çok az insan, kadın gladyatörlerin, Roma’da arenada dövüştüğünü biliyor. Bu gladyatör kadınların bazıları savaşmaya zorlanırken, bazıları da para ya da...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

Dünyada bir örneği olmayan Truva Savaşı kahramanı “Aeneas”ın mozaği bulundu

11 Mayıs 2023

11 Mayıs 2023

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bir inşaatın temel kazısı sırasında Truva Savaşı kahramanı aynı zamanda Roma halkının atası olarak bilinen “Aeneas”ın mozaiği...

Arkeologlar, Haltern’deki Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı keşfettiler

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yer alan Haltern bölgesinde eski Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı temel kalıntıları...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

2000 yıllık muhteşem Roma mavisi cam kase bulundu

23 Ocak 2022

23 Ocak 2022

Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Nijmegen’deki Winkelsteeg’de kapsamlı bir konut ve yeşil alan geliştirme alanında kazı yapan arkeologlar, kusursuz...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

İspanya’nın güneyinde “Benzeri görülmemiş” Fenike nekropolü keşfedildi.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Güney İspanya’daki Osuna bölgesinde M. Ö. 4. veya 5. yüzyıldan kalma bir Fenike nekropolü bulundu. İber yarımadasında yaşayan Fenikelilerin ölülerini...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]