6 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Medeniyetinde Şifacı Kadınlar

Antik Yunan kaynaklarında kadınlar çeşitli ilaç hazırlama tekniklerinde uzmanlaşmış olsalar dahi genelde bilgilerini kötü yönde kullandıkları düşünülmüş ve yazılmıştır. İnsanlar, kadınların şifacı kimliklere ve bilgilere sahip olsalar bile bu bilginin negatif yönde kullanıldıklarını düşünmüşler.

Eski Yunan dünyasında bitki ve büyü bilgisi olan şifacı kadınlardan ilk olarak bahseden Homeros’un Odysseia’sında, πολυφαρμάκου (birçok ilacı bilen) sıfatıyla nitelendirilen Kirke, yaptığı büyü ile Odysseus’un arkadaşlarını domuza dönüştürmüştür (Homeros, Odysseia, X.276‒285).

Hikayeye göre, Odysseus’u Kirke’nin büyülerine karşı uyaran Hermes, ona olacakları anlattıktan sonra bu büyülerden korunmak için ‘molü’ denilen gizemli bir bitki verir.

“…Kirkenin bütün tuzaklarını büyülerini bir bir anlatayım sana: bir içki hazırlayacak, bir
ilaç koyacak içine, ama dinlemez büyü müyü benim sana vereceğim ot,…Argos’u öldüren
böyle konuştu ve kopardı otu topraktan, uzattı onu bana ve bir bir saydı özelliğini: çiçeği
sütbeyazdı, kökü kapkara, ona molü derlerdi tanrılar arasında… ” (Homeros, Odysseia,
X.289‒291)

Kirke burada bazı bitkisel karışımlarla savaşçıların aklını karıştırmıştır. Bu anlatımda bile Kirke’nin bitkileri ve özelliklerini çok iyi tanıyan biri olduğu kabul edilmektedir. Kirke’nin bitkiler hakkındaki derin bilgisi, Homeros tarafından negatif bir biçimde ele alınmıştır. Dolayısıyla φαρμακίς terimi de burada Kirke üzerinden bir ot ve bitki büyücüsü olarak anlamlandırılmıştır.


Ataerkil bir yaşam üzerine kurulu Yunan toplumundan tamda beklenildiği gibidir. Kadınlar tragedya ve komedilerde aşk iksirleri ve ilaçları hazırlamaktadırlar. Bütün bu karalamalara rağmen farmakoloji alanında bilgili oldukları bellidir.

Aynı şekilde Homeros, Augeias’ın kızı Agamede’nin yeryüzünün bütün tedavilerini bildiğinden bahsetmektedir (Homeros, Ilias, XI, 735‒745). Burada ki farka gelince Truva savaşında Helene atfedilen iyilik ve güzelliğin hem de şifa özelliklerinin Agamede’ye de atfedilmesidir. Yunanlı yazarların MÖ. 8 yüzyılın gerçek düşünce şeklini çok iyi bir şekilde yansıtan bu görüş eğer hikayede ki kadın bir erkeği alt edecekse Tanrısal güçlere haiz olmalıydı yoksa kötü kalpli bir kadın dan daha fazlası olamazdı.

Ataerkil bir toplum olmanın getirilerinden biride Tanrıçalara atfedilen görevlerde olmuştur. Eski Yunan dünyasında MÖ 1. binyıla gelindiğinde tanrıçalar, öfkeli, kinci ve sıklıkla zalim bir doğaya atfedilen tanrılardan oldukça güçsüz olarak tanımlanmıştır. İlk tanrıça mitlerinin çoğunluğu da daha güçlü bir tanrının akrabası şeklinde tanımlanarak yeni bir sistemde tekrar var edilmiştir.

MÖ 7. yüzyıldan önce Asklepios ailesinin şifacı kadın üyeleri seramiklerde, heykellerde ve fresklerde tıptaki uzmanlıklarını tek başlarına uygularken tasvir edilmişlerdir. Ancak daha sonra, babalarının yanında betimlenmenin dışında ender olarak gösterilmişlerdir. Böylece, şifacılık sanatındaki rolleri bir yardımcının pozisyonuna indirgenmiştir. Şifalı ot sepetleri taşırken, Asklepios’u bir hastaya tanıtırken ve onun yönlendirmesiyle sağaltım işlemleri yaparken tasvir edilmişlerdir. Bu durum kadın şifacılara olan saygının azalmasının doğal bir tezahürüdür.

Arkaik dönemlerde şifacı olarak yücelten ve takdir gören kadınların yerini sadece hekimlerin yanında yardımcı olan kadınlara indirgendiği toplumdaki rollerinin nasıl değiştiğini açıkça göstermektedir. Kadınlar artık şifacı değil sadece yardımcıdırlar.
Erkeğin doğuştan getirdiği erdemleri, sıradan bir kadın yerine Kutsal bir Tanrıça yada kutsal bir dişinin altında görmemiş onlara bu alanda yer açmışlardır. Ataerkil bir sistemde erkekler şifacılık gibi bir alanda kendilerine rakip olarak sıradan kadınlar yerine Tanrıçaları görmüş ve kaynaklarda onlara yer vermeye karar vermişlerdir.

Kaynak: Aydemir, Leyla. “Eski Yunan ve Roma Dünyasında Şifacı Tanrıçalar ve Şifacı Kadınlar Arasındaki İlişki” Anadolu Araştırmaları, 2019

 

Banner
Benzer Yazılar

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Büyük İskender’in Doğduğu Saray 2021’de Ziyaretçi Kabul Edecek!

11 Ekim 2020

11 Ekim 2020

Yunanistan’ın Orta Makedonya bölgesindeki Pella’da Büyük İskender’in doğduğu saray 1957 yılında keşfedilmişti. 1957 yılında bir kısmı kazılmış olan sarayın 2021...

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

2 Kasım 2025

2 Kasım 2025

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.Antik...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Kuzey İngiltere’nin Carlisle kentinde ortaya çıkarılan iki anıtsal Roma heykel başı

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

3. yüzyılın başlarına tarihlendirilen iki anıtsal Roma heykel başı, kuzey İngiltere’deki Carlisle’deki bir kriket kulübünde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı....

Gizemli Antik Yunan “Ejderha Evleri”

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Yunanistan’da ejderhalarla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen “drakospita” veya ejderha evleri adı verilen gizemli bir antik Yunan evleri bulunuyor. Antik Yunan...

Pompeii Etrüksler Tarafından Kuruldu

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Pompeii yaşadığı felaketin bir sonucu olarak günümüze kadar bozulmadan gelebilmiş antik şehirlerden biri. Bugün bile yeni keşifleriyle bizleri hala şaşırtan...

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

Arkeologlar, 2.000 yıllık yerleşim kazısı sırasında gladyatörlerin vücut kıllarını sökmek için kullandığı cımbızları ortaya çıkardılar

31 Mayıs 2023

31 Mayıs 2023

Roma Britanyası’nın en büyük yerleşim yerlerinden biri olan Shropshire’daki Wroxeter City’deki 2000 yıllık yerleşim yerinin kazı sırasında gladyatörlerin koltuk altı...

Antik Dünya’da akşamdan kalanlar için uygulanan ilginç tedavi yöntemi

10 Kasım 2021

10 Kasım 2021

Felekten bir gece çalalım diye başlayan eğlencelerin sabahı her zaman hoş olmuyor. Ertesi günün sabahı gözler, şiddetli baş ağrısı, mide...

Büyük İskender’in Kaybolan Mezarı Venedik’de mi?

16 Mart 2021

16 Mart 2021

Makedonyalı III. Aleksandros namı değer Büyük İskender’in kaybolan mezarının Venedik’de olabileceği teorisi konuşulmakta. Büyük İskender’in kaybolan mezarı Venedik’te olabileceğine dair...

İsviçre’de kayıkhane inşaatı sırasında bir Roma amfitiyatrosu keşfedildi

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Aargau Kanton Arkeolojisi’nden arkeologlar, İsviçre’nin Aargau kantonunda bulunan Kaiseraugst’ta bir Roma amfitiyatrosu keşfini duyurdular. Amfi tiyatro, Ren Nehri üzerindeki Kaiseraugst’taki...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]