8 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde bilinen en eski tarihçi olan Herodot bile sadece savaşçı Amazon Kadınlarından bahsetmiş, meşhur Truva savaşında ise savaş çıkmasına sebep olarak güzel bir kadını göstermekten çekinmemiştir.

Tarihin tozlu sayfaları kadınları böyle sıradanlaştıra dursun. Arkeoloji geçmişte kadınlarında erkekler gibi yaşam savaşı verdiğini kanıtlarıyla birlikte ispatlamaya başladı.

2020 yılında bulunan arkeolojik buluntulardan özellikle birkaç tanesi kadınlar hakkında şaşırtıcı gerçeklere ulaşmamızı sağladı.

İlk olarak bizi şaşırtan en eski avcılardan birinin kadın olduğu gerçeği çıktı karşımıza.

9.000 yıllık bir kadın avcının cenazesi, eski avcı-toplayıcı toplumlarda erkeklerin birincil avcılar olduğu, kadınların ise ot ve bitki toplamaya bırakıldığı uzun süredir devam eden rol dağılımını alt üst eden bir soruşturmayı ateşledi.

Wilamaya Patjixa bir vicuna avının sanatsal rekonstrüksiyonu. Kaynak: Matthew Verdolivo

Araştırmacılar güney Peru’daki And Dağları’ndaki mezarı kazdıklarında, iskeletin yakınında çok sayıda mermi silahı içeren bir avlanma “alet takımı” buldular, bu da kişinin yetenekli bir avcı olduğunu ve toplulukları tarafından saygı duyulduğunu gösteriyordu. Kalıntıların başlangıçta bir erkeğe ait olduğu düşünülse de, kemiklerin ve dişlerin daha ayrıntılı analizi, avcının dişi olduğunu ortaya çıkardı.

Bu bulguların sonuçlarına dayanarak araştırmacılar “Bu bulgular, bugün toplumda hafife aldığımız – ya da pek çoğunun hafife aldığı – toplumsal cinsiyet rollerinin, bazılarının düşündüğü kadar doğal olmayabileceği fikrinin altını çiziyor. Diyerek kadınları ikincil rollere itenlerin sorgulamasını yaptırdı.

Kadınların anaç ve sevecen yanlarını herkes bilir. Peki kadın bir kraliçe ise? Aynı anaç ve sevecenliği ondan bekleyebilir misiniz? Kesinlikle hayır!

Araştırmacılar maya yolunun analizi için Lider yöntemini kullandılar. Kaynak: Traci Ardren

Bir maya kraliçesinin Yucatan’da bulunan beyaz yolu inşa ettirdiği düşünülüyor. İki antik Maya kentini birbirine bağlayan 1000 yıllık kireçtaşı bir yol, Lady K’awiil Ajaw adlı acımasız bir kraliçe tarafından bölgesel gücünü genişletmek için inşa edilmiş olabilir. Şu anda Meksika’nın Yucatán Yarımadası olan Cobá’da hüküm sürüyordu ve arkeologlar yakın zamanda Maya kraliçesinin, gücü giderek artan Yaxuná adlı bir kasabayı yaklaşık 60 mil (100 kilometre) batıda işgal etmek için bu beyaz yolu inşa ettiğini bildirdi.  Yaxuná yönetimini tehdit etmekteydi.

Araştırmacılar, mesafeleri ölçmek için lazer darbeleri kullanan bir uzaktan algılama yöntemi olan lidar (ışık algılama ve aralık) kullanarak antik “beyaz yolu” analiz ettiler. Daha önceki araştırmalar, yolun Cobá ile Yaxuná arasında düz bir çizgide geçtiğini ilan edilmişti. Ancak yeni analiz, muhtemelen kraliçenin güçlerinin de zafer yolunda fethedeceği küçük yerleşimleri kapsayan sözde beyaz yolda beklenmedik dönüşler ortaya çıkardı.

Buraya kadar farklı bir kadın tablosu çizdik. Ama daha en ilgincine gelmedik. En azından savaşçı amazon kadınları sayesinde tarih sahnesinde savaşçı olarak yazılma şansına sahibiz.

Bir kadın söz konusu olduğunda aşk olmasa olur muydu acaba? İstediğine her şekilde ulaşmakta güç göstergesi sayılmaz mı? Buna cevabımız kesinlikle evett!

Mısırlı bir kadının Büyü için yaptırdığı papirüs. Kaynak: Michagan Üniversitesi

Yaklaşık 1.800 yıl önce, eski Mısır’da, Taromeway adlı bir kadın, Kephalas adlı bir adamı şehvetten deliye döndürmek için bir “erotik bağlama büyüsü” yaptırdı. Bu büyü, araştırmacıların yakın zamanda tercüme ettiği bir papirüs parşömeni ile belgelendi. Büyüye göre “erkek organları dişi organlarını takip ederek” Taromeway’e teslim olana kadar bir hayaleti Kephalas’ı avlamaya çağırdı.

Parşömen ayrıca, Mısırlı çakal başlı tanrı Anubis’in çıplak adama (muhtemelen Kephalas’ın Taromeway arzusunu alevlendirmek için) ok attığı çıplak Kephalas’ın bir resmini içeriyordu.

Bilim adamları, daha önce bunun gibi bağlayıcı büyüleri tercüme etmişlerdi, ancak bu tür büyüler genellikle erkekler tarafından kadınları çekmek için kullanılıyordu. Demekki Taromeway genellikle erkeklerin yaptırdığı bu büyünün kadınların yapmasında bir sakınca görmemiş.

Banner
Benzer Yazılar

Prof. Dr. Mehmet Ölmez, İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen taş üzerindeki yazıtı değerlendirdi

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Moğolistan’da II. Göktürk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen dikili taş üzerinde Eski Türkçe ve Soğdça yazıt bulunduğu Türk...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Bursa’nın 2.200 Yıllık Zindanı Müze Oldu

17 Ekim 2021

17 Ekim 2021

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlanan M. Ö. 200 yıllarında inşa edilen zindan artık dijital müze ve sanat galerisi olarak...

Antik Genomlar İskitlerin Yükselişi ve Kayboluşu Hakkında Yeni Bilgiler Veriyor

27 Mart 2021

27 Mart 2021

İskitler Demir çağının en önemli kültürlerinden biridir. Varlıkları hakkında bir çok bilgiye rağmen hala onlar hakkında bilinmyen bir çok şey...

Araştırmacılar, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladılar

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Cordoba Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladı. Her şey 2019 yılında...

Suriye’de Maarat el-Numan’da 1500 Yıllık Bizans Mezar Kompleksi Ortaya Çıktı

11 Haziran 2025

11 Haziran 2025

Suriye’nin iç savaşla yerle bir olan kuzey kenti Maarat el-Numan’da, moloz kaldırma çalışmaları sırasında 1500 yıllık Bizans dönemine ait bir...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Myrleia Antik Kenti Açık Hava Müzesi Olacak

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Myrleia Antik Kenti‘nin, açık hava müzesi olması için beklenen kamulaştırma Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

Sobibor Ölüm Kampında Öldürülen Çocukların Kimlik Etiketleri Ortaya Çıkarıldı

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Sobibor ölüm kampının trajik tarihi ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, Naziler tarafından doğu Polonya’daki Sobibor ölüm kampında öldürülen dört çocuğun kimlik etiketlerini...

Brezilya’da çok nadir görülen bir dinozor türünün kalıntıları keşfedildi

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Araştırmacılar, 70 milyon yıl önce Brezilya’da yaşamış dişsiz, iki ayaklı bir dinozor türünün kalıntılarını ortaya çıkardı ve bunu “son derece...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]