17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde bilinen en eski tarihçi olan Herodot bile sadece savaşçı Amazon Kadınlarından bahsetmiş, meşhur Truva savaşında ise savaş çıkmasına sebep olarak güzel bir kadını göstermekten çekinmemiştir.

Tarihin tozlu sayfaları kadınları böyle sıradanlaştıra dursun. Arkeoloji geçmişte kadınlarında erkekler gibi yaşam savaşı verdiğini kanıtlarıyla birlikte ispatlamaya başladı.

2020 yılında bulunan arkeolojik buluntulardan özellikle birkaç tanesi kadınlar hakkında şaşırtıcı gerçeklere ulaşmamızı sağladı.

İlk olarak bizi şaşırtan en eski avcılardan birinin kadın olduğu gerçeği çıktı karşımıza.

9.000 yıllık bir kadın avcının cenazesi, eski avcı-toplayıcı toplumlarda erkeklerin birincil avcılar olduğu, kadınların ise ot ve bitki toplamaya bırakıldığı uzun süredir devam eden rol dağılımını alt üst eden bir soruşturmayı ateşledi.

Wilamaya Patjixa bir vicuna avının sanatsal rekonstrüksiyonu. Kaynak: Matthew Verdolivo

Araştırmacılar güney Peru’daki And Dağları’ndaki mezarı kazdıklarında, iskeletin yakınında çok sayıda mermi silahı içeren bir avlanma “alet takımı” buldular, bu da kişinin yetenekli bir avcı olduğunu ve toplulukları tarafından saygı duyulduğunu gösteriyordu. Kalıntıların başlangıçta bir erkeğe ait olduğu düşünülse de, kemiklerin ve dişlerin daha ayrıntılı analizi, avcının dişi olduğunu ortaya çıkardı.

Bu bulguların sonuçlarına dayanarak araştırmacılar “Bu bulgular, bugün toplumda hafife aldığımız – ya da pek çoğunun hafife aldığı – toplumsal cinsiyet rollerinin, bazılarının düşündüğü kadar doğal olmayabileceği fikrinin altını çiziyor. Diyerek kadınları ikincil rollere itenlerin sorgulamasını yaptırdı.

Kadınların anaç ve sevecen yanlarını herkes bilir. Peki kadın bir kraliçe ise? Aynı anaç ve sevecenliği ondan bekleyebilir misiniz? Kesinlikle hayır!

Araştırmacılar maya yolunun analizi için Lider yöntemini kullandılar. Kaynak: Traci Ardren

Bir maya kraliçesinin Yucatan’da bulunan beyaz yolu inşa ettirdiği düşünülüyor. İki antik Maya kentini birbirine bağlayan 1000 yıllık kireçtaşı bir yol, Lady K’awiil Ajaw adlı acımasız bir kraliçe tarafından bölgesel gücünü genişletmek için inşa edilmiş olabilir. Şu anda Meksika’nın Yucatán Yarımadası olan Cobá’da hüküm sürüyordu ve arkeologlar yakın zamanda Maya kraliçesinin, gücü giderek artan Yaxuná adlı bir kasabayı yaklaşık 60 mil (100 kilometre) batıda işgal etmek için bu beyaz yolu inşa ettiğini bildirdi.  Yaxuná yönetimini tehdit etmekteydi.

Araştırmacılar, mesafeleri ölçmek için lazer darbeleri kullanan bir uzaktan algılama yöntemi olan lidar (ışık algılama ve aralık) kullanarak antik “beyaz yolu” analiz ettiler. Daha önceki araştırmalar, yolun Cobá ile Yaxuná arasında düz bir çizgide geçtiğini ilan edilmişti. Ancak yeni analiz, muhtemelen kraliçenin güçlerinin de zafer yolunda fethedeceği küçük yerleşimleri kapsayan sözde beyaz yolda beklenmedik dönüşler ortaya çıkardı.

Buraya kadar farklı bir kadın tablosu çizdik. Ama daha en ilgincine gelmedik. En azından savaşçı amazon kadınları sayesinde tarih sahnesinde savaşçı olarak yazılma şansına sahibiz.

Bir kadın söz konusu olduğunda aşk olmasa olur muydu acaba? İstediğine her şekilde ulaşmakta güç göstergesi sayılmaz mı? Buna cevabımız kesinlikle evett!

Mısırlı bir kadının Büyü için yaptırdığı papirüs. Kaynak: Michagan Üniversitesi

Yaklaşık 1.800 yıl önce, eski Mısır’da, Taromeway adlı bir kadın, Kephalas adlı bir adamı şehvetten deliye döndürmek için bir “erotik bağlama büyüsü” yaptırdı. Bu büyü, araştırmacıların yakın zamanda tercüme ettiği bir papirüs parşömeni ile belgelendi. Büyüye göre “erkek organları dişi organlarını takip ederek” Taromeway’e teslim olana kadar bir hayaleti Kephalas’ı avlamaya çağırdı.

Parşömen ayrıca, Mısırlı çakal başlı tanrı Anubis’in çıplak adama (muhtemelen Kephalas’ın Taromeway arzusunu alevlendirmek için) ok attığı çıplak Kephalas’ın bir resmini içeriyordu.

Bilim adamları, daha önce bunun gibi bağlayıcı büyüleri tercüme etmişlerdi, ancak bu tür büyüler genellikle erkekler tarafından kadınları çekmek için kullanılıyordu. Demekki Taromeway genellikle erkeklerin yaptırdığı bu büyünün kadınların yapmasında bir sakınca görmemiş.

Banner
Related Articles

Zominthos Minoan Sarayı Kazısı Alanındaki Bulunan Kutsal Objeler

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Zominthos Girit adasındaki İda Dağı’nın (Psiloritis) kuzey eteklerinde küçük bir platodur. Yerleşim tarihi MÖ. 1800’lere kadar uzanmakta. 1982′ de Yunan...

Arkeologlar Başur Höyük’te Genç Kızların Törensel Olarak Kurban Edildiği 4.800 Yıllık Tunç Çağı Mezarlarını Ortaya Çıkardı

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Mezopotamya ve Anadolu’da ilk uygarlıklar ortaya çıkmaya başlarken, sosyal yapı, ekonomi ve kültürde önemli dönüşümler yaşandı. Bu döneme ışık tutan...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

Mısırlı çocuk 142 köpekle birlikte gömülü bulundu

17 Ocak 2023

17 Ocak 2023

Faiyum Oasis nekropolündeki kazılarda 142 köpekle birlikte gömülmüş bir çocuk mezarı bulundu. 142 köpekle gömülü çocuk mezarının yer aldığı nekropol...

Adıyaman’da T Biçimli Taşlar Ortaya Çıktı: Taş Tepeler Kültürü Fırat Havzasına mı Yayılıyor?

27 Ocak 2026

27 Ocak 2026

Adıyaman’da baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan T biçimli taş yapılar, Göbeklitepe ile tanımlanan Neolitik dünyanın sanılandan daha geniş bir coğrafyaya...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden...

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

Romen Yetkililer Çalınmış “Benzersiz” Viking Kaskını Buldular

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Romen polisi, 10 yıl önce kaybolan Romanya’da benzersiz ve Avrupa’nın geri kalanında ise nadir bulunan “Viking kökenli” bir ortaçağ başlığını...

Sibirya’nın Son Şamanı: Donmuş Topraklardan Gelen DNA, Direnişin Sessiz Hikâyesini Anlatıyor

26 Ocak 2026

26 Ocak 2026

Sibirya’nın kuzeydoğusunda, kışın –50 dereceye inen sert coğrafyada zaman farklı işler. Burada toprak, geçmişi yok etmez; saklar. Şimdi ise bilim...

Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir tarih öncesi alan keşfedildi

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 50 mil (80 kilometre) güneyinde 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir...

Prostat Kanseri ve Şeker Hastalığı Neandertal Atalarımızın Mirası mı?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Çağımızın iki büyük sağlık sorunu prostat kanseri ve şeker hastalığı Neandertal atalarımızdan bizlere genlerle gelen bir miras mı? Tartu Üniversitesi‘nden bir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]