16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde bilinen en eski tarihçi olan Herodot bile sadece savaşçı Amazon Kadınlarından bahsetmiş, meşhur Truva savaşında ise savaş çıkmasına sebep olarak güzel bir kadını göstermekten çekinmemiştir.

Tarihin tozlu sayfaları kadınları böyle sıradanlaştıra dursun. Arkeoloji geçmişte kadınlarında erkekler gibi yaşam savaşı verdiğini kanıtlarıyla birlikte ispatlamaya başladı.

2020 yılında bulunan arkeolojik buluntulardan özellikle birkaç tanesi kadınlar hakkında şaşırtıcı gerçeklere ulaşmamızı sağladı.

İlk olarak bizi şaşırtan en eski avcılardan birinin kadın olduğu gerçeği çıktı karşımıza.

9.000 yıllık bir kadın avcının cenazesi, eski avcı-toplayıcı toplumlarda erkeklerin birincil avcılar olduğu, kadınların ise ot ve bitki toplamaya bırakıldığı uzun süredir devam eden rol dağılımını alt üst eden bir soruşturmayı ateşledi.

Wilamaya Patjixa bir vicuna avının sanatsal rekonstrüksiyonu. Kaynak: Matthew Verdolivo

Araştırmacılar güney Peru’daki And Dağları’ndaki mezarı kazdıklarında, iskeletin yakınında çok sayıda mermi silahı içeren bir avlanma “alet takımı” buldular, bu da kişinin yetenekli bir avcı olduğunu ve toplulukları tarafından saygı duyulduğunu gösteriyordu. Kalıntıların başlangıçta bir erkeğe ait olduğu düşünülse de, kemiklerin ve dişlerin daha ayrıntılı analizi, avcının dişi olduğunu ortaya çıkardı.

Bu bulguların sonuçlarına dayanarak araştırmacılar “Bu bulgular, bugün toplumda hafife aldığımız – ya da pek çoğunun hafife aldığı – toplumsal cinsiyet rollerinin, bazılarının düşündüğü kadar doğal olmayabileceği fikrinin altını çiziyor. Diyerek kadınları ikincil rollere itenlerin sorgulamasını yaptırdı.

Kadınların anaç ve sevecen yanlarını herkes bilir. Peki kadın bir kraliçe ise? Aynı anaç ve sevecenliği ondan bekleyebilir misiniz? Kesinlikle hayır!

Araştırmacılar maya yolunun analizi için Lider yöntemini kullandılar. Kaynak: Traci Ardren

Bir maya kraliçesinin Yucatan’da bulunan beyaz yolu inşa ettirdiği düşünülüyor. İki antik Maya kentini birbirine bağlayan 1000 yıllık kireçtaşı bir yol, Lady K’awiil Ajaw adlı acımasız bir kraliçe tarafından bölgesel gücünü genişletmek için inşa edilmiş olabilir. Şu anda Meksika’nın Yucatán Yarımadası olan Cobá’da hüküm sürüyordu ve arkeologlar yakın zamanda Maya kraliçesinin, gücü giderek artan Yaxuná adlı bir kasabayı yaklaşık 60 mil (100 kilometre) batıda işgal etmek için bu beyaz yolu inşa ettiğini bildirdi.  Yaxuná yönetimini tehdit etmekteydi.

Araştırmacılar, mesafeleri ölçmek için lazer darbeleri kullanan bir uzaktan algılama yöntemi olan lidar (ışık algılama ve aralık) kullanarak antik “beyaz yolu” analiz ettiler. Daha önceki araştırmalar, yolun Cobá ile Yaxuná arasında düz bir çizgide geçtiğini ilan edilmişti. Ancak yeni analiz, muhtemelen kraliçenin güçlerinin de zafer yolunda fethedeceği küçük yerleşimleri kapsayan sözde beyaz yolda beklenmedik dönüşler ortaya çıkardı.

Buraya kadar farklı bir kadın tablosu çizdik. Ama daha en ilgincine gelmedik. En azından savaşçı amazon kadınları sayesinde tarih sahnesinde savaşçı olarak yazılma şansına sahibiz.

Bir kadın söz konusu olduğunda aşk olmasa olur muydu acaba? İstediğine her şekilde ulaşmakta güç göstergesi sayılmaz mı? Buna cevabımız kesinlikle evett!

Mısırlı bir kadının Büyü için yaptırdığı papirüs. Kaynak: Michagan Üniversitesi

Yaklaşık 1.800 yıl önce, eski Mısır’da, Taromeway adlı bir kadın, Kephalas adlı bir adamı şehvetten deliye döndürmek için bir “erotik bağlama büyüsü” yaptırdı. Bu büyü, araştırmacıların yakın zamanda tercüme ettiği bir papirüs parşömeni ile belgelendi. Büyüye göre “erkek organları dişi organlarını takip ederek” Taromeway’e teslim olana kadar bir hayaleti Kephalas’ı avlamaya çağırdı.

Parşömen ayrıca, Mısırlı çakal başlı tanrı Anubis’in çıplak adama (muhtemelen Kephalas’ın Taromeway arzusunu alevlendirmek için) ok attığı çıplak Kephalas’ın bir resmini içeriyordu.

Bilim adamları, daha önce bunun gibi bağlayıcı büyüleri tercüme etmişlerdi, ancak bu tür büyüler genellikle erkekler tarafından kadınları çekmek için kullanılıyordu. Demekki Taromeway genellikle erkeklerin yaptırdığı bu büyünün kadınların yapmasında bir sakınca görmemiş.

Banner
Related Articles

Araştırmacılar Amerika’nın en eski madenini keşfetti

24 Mayıs 2022

24 Mayıs 2022

Wyoming Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü arkeolojik kazılar, insanların yaklaşık 13.000 yıl önce doğu Wyoming’deki eski bir madende kırmızı aşı boyası üretmeye...

İran’da 3.000 Yıllık Kurşunsuz Göz Kalemi Formülü Keşfedildi: Demir Çağı’ndan Kozmetik Devrimi

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

İran’ın kuzeybatısında yapılan arkeolojik kazılarda, kurşun içermeyen ve tamamen doğal minerallerle hazırlanmış 3.000 yıllık göz kalemi formülü bulundu. Bu keşif,...

İstanbul Modern’den “Sizin Perşembeniz” Günleri

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

İstanbul Modern her Perşembe günü, ücretsiz olarak* kapılarını tüm ziyaretçilere açıyor.(*”Sizin Perşembeniz” uygulaması Türkiye’de ikamet eden ziyaretçiler için geçerlidir.) Yetişkinler...

Maraş “Kahraman” Unvanını Nasıl Aldı?

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021 Maraş’a “Kahraman” unvanı verilmesinin 48. yıldönümü… Maraş‘a, işgalci Fransız birliklerine karşı gösterdiği üstün başarılı savunmalarından dolayı Türkiye...

Orta Çağda Sivri Burun Ayakkabı Sevdası Bunyonu Artırmış

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Güzel ve şık görünmek insanın doğasında vardır. Kentsel yaşamın artmaya başladığı dönemlerde insan kendini güzel ve şık göstermek uğruna sağlığını...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

2000 yıllık muhteşem Roma mavisi cam kase bulundu

23 Ocak 2022

23 Ocak 2022

Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Nijmegen’deki Winkelsteeg’de kapsamlı bir konut ve yeşil alan geliştirme alanında kazı yapan arkeologlar, kusursuz...

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

2 Nisan 2026

2 Nisan 2026

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden...

İranlı arkeologlar, Doğu İran’da erken idari yönetimin ilk kanıtını keşfettiler.

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

İranlı arkeologlar, İran’ın doğusundaki Horasan eyaletinde 6.000 yıl önce yaşayan insanlar hakkında yeni bilgiler sağlayacağını düşündükleri erken idari yönetimin ilk...

Miletos’un “Kutsal Mağarası” Ziyarete Açıldı

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Antik Çağ’da felsefe, sanat ve bilimin ilerlemesinde önemli bir yere sahip olan Miletos Antik Kenti’nde sağlık tanrısı Asklepios kültüne ait...

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

12 Şubat 2021

12 Şubat 2021

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]