26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde bilinen en eski tarihçi olan Herodot bile sadece savaşçı Amazon Kadınlarından bahsetmiş, meşhur Truva savaşında ise savaş çıkmasına sebep olarak güzel bir kadını göstermekten çekinmemiştir.

Tarihin tozlu sayfaları kadınları böyle sıradanlaştıra dursun. Arkeoloji geçmişte kadınlarında erkekler gibi yaşam savaşı verdiğini kanıtlarıyla birlikte ispatlamaya başladı.

2020 yılında bulunan arkeolojik buluntulardan özellikle birkaç tanesi kadınlar hakkında şaşırtıcı gerçeklere ulaşmamızı sağladı.

İlk olarak bizi şaşırtan en eski avcılardan birinin kadın olduğu gerçeği çıktı karşımıza.

9.000 yıllık bir kadın avcının cenazesi, eski avcı-toplayıcı toplumlarda erkeklerin birincil avcılar olduğu, kadınların ise ot ve bitki toplamaya bırakıldığı uzun süredir devam eden rol dağılımını alt üst eden bir soruşturmayı ateşledi.

Wilamaya Patjixa bir vicuna avının sanatsal rekonstrüksiyonu. Kaynak: Matthew Verdolivo

Araştırmacılar güney Peru’daki And Dağları’ndaki mezarı kazdıklarında, iskeletin yakınında çok sayıda mermi silahı içeren bir avlanma “alet takımı” buldular, bu da kişinin yetenekli bir avcı olduğunu ve toplulukları tarafından saygı duyulduğunu gösteriyordu. Kalıntıların başlangıçta bir erkeğe ait olduğu düşünülse de, kemiklerin ve dişlerin daha ayrıntılı analizi, avcının dişi olduğunu ortaya çıkardı.

Bu bulguların sonuçlarına dayanarak araştırmacılar “Bu bulgular, bugün toplumda hafife aldığımız – ya da pek çoğunun hafife aldığı – toplumsal cinsiyet rollerinin, bazılarının düşündüğü kadar doğal olmayabileceği fikrinin altını çiziyor. Diyerek kadınları ikincil rollere itenlerin sorgulamasını yaptırdı.

Kadınların anaç ve sevecen yanlarını herkes bilir. Peki kadın bir kraliçe ise? Aynı anaç ve sevecenliği ondan bekleyebilir misiniz? Kesinlikle hayır!

Araştırmacılar maya yolunun analizi için Lider yöntemini kullandılar. Kaynak: Traci Ardren

Bir maya kraliçesinin Yucatan’da bulunan beyaz yolu inşa ettirdiği düşünülüyor. İki antik Maya kentini birbirine bağlayan 1000 yıllık kireçtaşı bir yol, Lady K’awiil Ajaw adlı acımasız bir kraliçe tarafından bölgesel gücünü genişletmek için inşa edilmiş olabilir. Şu anda Meksika’nın Yucatán Yarımadası olan Cobá’da hüküm sürüyordu ve arkeologlar yakın zamanda Maya kraliçesinin, gücü giderek artan Yaxuná adlı bir kasabayı yaklaşık 60 mil (100 kilometre) batıda işgal etmek için bu beyaz yolu inşa ettiğini bildirdi.  Yaxuná yönetimini tehdit etmekteydi.

Araştırmacılar, mesafeleri ölçmek için lazer darbeleri kullanan bir uzaktan algılama yöntemi olan lidar (ışık algılama ve aralık) kullanarak antik “beyaz yolu” analiz ettiler. Daha önceki araştırmalar, yolun Cobá ile Yaxuná arasında düz bir çizgide geçtiğini ilan edilmişti. Ancak yeni analiz, muhtemelen kraliçenin güçlerinin de zafer yolunda fethedeceği küçük yerleşimleri kapsayan sözde beyaz yolda beklenmedik dönüşler ortaya çıkardı.

Buraya kadar farklı bir kadın tablosu çizdik. Ama daha en ilgincine gelmedik. En azından savaşçı amazon kadınları sayesinde tarih sahnesinde savaşçı olarak yazılma şansına sahibiz.

Bir kadın söz konusu olduğunda aşk olmasa olur muydu acaba? İstediğine her şekilde ulaşmakta güç göstergesi sayılmaz mı? Buna cevabımız kesinlikle evett!

Mısırlı bir kadının Büyü için yaptırdığı papirüs. Kaynak: Michagan Üniversitesi

Yaklaşık 1.800 yıl önce, eski Mısır’da, Taromeway adlı bir kadın, Kephalas adlı bir adamı şehvetten deliye döndürmek için bir “erotik bağlama büyüsü” yaptırdı. Bu büyü, araştırmacıların yakın zamanda tercüme ettiği bir papirüs parşömeni ile belgelendi. Büyüye göre “erkek organları dişi organlarını takip ederek” Taromeway’e teslim olana kadar bir hayaleti Kephalas’ı avlamaya çağırdı.

Parşömen ayrıca, Mısırlı çakal başlı tanrı Anubis’in çıplak adama (muhtemelen Kephalas’ın Taromeway arzusunu alevlendirmek için) ok attığı çıplak Kephalas’ın bir resmini içeriyordu.

Bilim adamları, daha önce bunun gibi bağlayıcı büyüleri tercüme etmişlerdi, ancak bu tür büyüler genellikle erkekler tarafından kadınları çekmek için kullanılıyordu. Demekki Taromeway genellikle erkeklerin yaptırdığı bu büyünün kadınların yapmasında bir sakınca görmemiş.

Banner
Related Articles

Napoli’de tamamen fresklerle kaplı bir oda mezarı ortaya çıkarıldı

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

Campania’nın (Napoli) bir banliyösü olan Giugliano’da, tavanları ve duvarları bozulmamış durumdaki freskler ile dolu, el değmemiş bir oda mezarı ortaya...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

Araştırmacılar, antik Çin’de uygulanan beş cezadan biri olan Yue’nin (Amputasyon) 3.000 yıllık kanıtını bulmuş olabilir.

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

South China Morning Post’a göre, Çin’li araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir mezarda bulunan iskeletin, suçlulara uygulanan ilk ayak amputasyon (Yue) ceza...

İskandinav tanrısı Odin’e atıfta bulunan bilinen en eski yazıt

8 Mart 2023

8 Mart 2023

Bilim insanları, 2020 yılında iki amatör arkeolog tarafından bulunan Vindelev hazinesinde ortaya çıkarılan altın bir diskin parçası üzerinde İskandinav tanrısı...

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

Kars Kızıl Mağaralar defineciler tarafından talan ediliyor

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Kars merkeze 20 km uzaklıkta bulunan Kars halkının Kızıl Mağaralar olarak bildiği Borluk Deresi Vadisi içinde yer alan mağaraların defineciler...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Amastris Antik Kenti kurtarma kazılarında 2 bin yıllık amulet ortaya çıkarıldı

11 Kasım 2022

11 Kasım 2022

2014 yılında Bartın’ın Amasra ilçesinde okul inşaatı temel kazılarında Roma dönemi kalıntılarına ulaşılması sonrası gerçekleştirilen kurtarma kazılarında 2 bin yıllık...

Arkeologlar, Gloucestershire’daki bir kazıda yedi mezarda yedi çift Anglo-Sakson broş buldular

5 Nisan 2022

5 Nisan 2022

Arkeologlar, İngiltere’nin güneybatısındaki Gloucestershire’da yapılan bir kazıda ortaya çıkarılan yedi mezarın her birinde birer çift olmak üzere yedi çift Anglo-Sakson...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Macaristan’da Erken Macarlara Ait Seçkin Atlı Savaşçı Mezarı Ortaya Çıkarıldı

31 Mayıs 2026

31 Mayıs 2026

Macaristan’da erken Macar topluluklarıyla ilişkilendirilen seçkin bir atlı savaşçı mezarı ortaya çıkarıldı. Csongrád-Bokros’ta yapılan kazı, Karpat Havzası’na yerleşme sürecinin erken...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]