25 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı.

Oluz Höyük İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Şevket Dönmez tarafından 1997-99 yılları arasında keşfedilmiştir. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında bölgede 2007 yılından beri kazılar devam etmektedir. Her yıl farklı bulgular veren höyüğün Anadolu tarihi açısından önemi büyüktür.

Oluz Höyük Gözlek Köyü’nün 2 km kuzeybatısında, Toklucak (eski Oluz) köyünün ise yaklaşık 5 km doğusunda bulunur ve Amasya-Çorum karayolunun 3 km güneyinde yer almaktadır.

Oluz Höyük

Zerdüşt dininin kurucusu Zerdüşt’ün nerede doğduğu tam olarak bilinemese de MÖ 800–550 tarihleri üzerinde durulmaktadır. Zerdüşt’lük, Dünyanın en eski tek tanrıcı ve vahiye dayalı dinidir. Zerdüşt İyiyi ve kötüyü dinsel temelde ayıran ilk kişi olmuştur.

Zerdüşt’ün yaymaya başladığı dinde iyiliğin sahibi ve temsilcisi Ahura Mazda, kötülüğün sahibi ise Anghra Mainyu (Ahriman/Ehrimen) idi. Bu dine inananlar Zerdüştçü olarak adlandırılıyor olup bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar.

Bu dinin kutsal metni Avesta’dır ve ilk olarak Avestaca dilinde yazılmıştır.

Dinden tanrı heykellerini benzer figürinleri çıkarmayı başaran Zerdüşt bunların yerine odak olarak ateşi kullanmıştır.

Tek tanrı – peygamber – vahiy sisteminin Önasya’daki ilk örneği olan Zerdüşt dininin tarihsel kökenlerinin en azından Demir Çağı ortalarına (MÖ 650/600) kadar uzandığı konusundaki bulgular bugüne değin özellikle Ateş Kültü temelinde izlenebilmiştir.

Ateş kültünün, Anadolu’da MÖ 546’da başlayan Akhaimenid egemenliği sırasında gelişmiş olduğu düşünülebilir. Yapılan araştırmalarda Kappadokia’da Erciyes Dağı eteklerinde tesadüf eseri bulunmuş olan dört yüzünde Magus (Mog) adı verilen rahiplerin betimlendiği bir ateş sunağı dışında ateş kültünün varlığı hakkında bir kanıt bulunmamıştı.

Bununla birlikte ünlü Tarihçi ve Coğrafyacı Strabon (MÖ 64– MS 21),(Geographika, XV, 3,15 Coğrafya isimli eserinde Kappadokia’da Pyraetheia’ların (ateşgedeler) içinde çevresi kapalı ve üstü açık cellalarda ebedi ateşlerin yandığından bahsetmektedir. Bu önemli bilgi çok büyük olasılıkla Strabon öncesi dönemde de ateşgedelerin, Kappadokia’da var olduklarına işaret etmektedir. II. Kryos Anadolu’ya Egemen olunca Anadolu’yu 5 satraplığa ayırmıştır. Orta Karadeniz Bölgesi de dahil olmak üzere Kızılırmak Havzası ve yakın çevresi Hellenistik Dönem’e değin Kappadokia Satraplığı’nın bir parçası olarak Pers egemenliğine girmiştir.

Oluz höyük’te 2013 yılında bulunan ve 2014 yılında detaylandırılan bir ateş çukurunun bulunması sadece Anadolu’da değil Ön Asya ve Orta Asya içinde çok önemli bir keşif olmuştur.

Ateş çukuru
Ateş çukuru Oluz höyük

2A Mimari Tabakası (MÖ 300-200) güney girişinde bulunan oval biçimli Kutsal Ateş Çukuru, 1.10 m uzunluğunda, 0.90 m genişliğinde ve 0.50 m derinliğindedir. Ateş çukurları normal ocaklardan farklı olarak toprağın içinde yüzeyin altındadırlar. Bu yüzden normal bir ocak ile karıştırılmaları mümkün değildir.

Ateşe gösterilen saygı adına gerçekleştirilen dinsel törenlere ait eski izlerin Ön Asya coğrafyasında ne denli nadir olduğu düşünüldüğünde, Ateş Kültü ile ilgili eşsiz bir bulgu olan Oluz Höyük Kutsal Ateş çukuru’nun önemi bir kez daha artmaktadır.

MÖ 5. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen Kutsal Ateş Çukuru, özelde Oluz Höyük genelde ise Kuzey – Orta Anadolu ile Kızılırmak Havzası yani Kappadokia Geç Demir Çağı toplumlarının güçlü ateşperest kimlikleri ile gerçekleştirdikleri Ateş Kültü faaliyetlerine, Erken Zerdüşt dininin uygulamalarına işaret etmesi bakımından çok önemlidir.

Ateş çukurunun konumu Pers yolunun güneyinde kalmaktadır. Ateşe tapma törenlerinin, ateşin dışarıda yanma zorunluluğu nedeniyle açık havada icra edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonraları magusların yönettiği ateşgedelerin zamanla tapınak içerisinde yapıldığı görülmektedir.

Zerdüşt ateşgede ve tapınak inşa faaliyetlerinin Akhaimenid döneminde başlamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda en eski Zerdüşt tapınağının Pasargade’de olduğu bilinmektedir. II. Kyros tarafından yaptırılmış tapınak Zendan-ı Süleyman olarak anılmaktadır.

Oluz Höyük’te bulunan ateş çukuru ile Semerkand yakınlarındaki Kok tepe’de Mö.6 yy tarihlenen bir ateş çukuru arasında ki benzerlikler şaşırtıcıdır. Oluz Höyük Mö 5 yüzyılın sonlarına tarihlenmesi bakımından bu benzerlikte önemlidir.

Oluz Höyük te ateş çukuru yanında bir de “bothros” bulunmuştur. Bu bothros metal yapımı olan benzerlerinin iyi bir taklidi olup Dağ keçisi protomlu, boya bezekli özel tasarım bu içki kabı kilden üretilmiştir. Bu bothros altında bulunan bir çömlek içinde kül ile dolu olduğu görülmüştür.

Muhtemelen 2B ve 2A mimari tabakalarında, kutsal ateş çukurlarında gerçekleştirilen ayinlerin sonunda bir kısım kül ve ateş kalıntıları kutsal nitelikleri nedeniyle çömleklere konulup bazı bothros’lara yerleştiriliyordu. Kutsal kül kapları diyebileceğimiz bu çömleklerin Oluz Höyükteki varlıkları, Anadolu arkeolojisi ve Ön Asya din tarihindeki çok önemli bir ritüelin ilk kez farkına varılmasını sağlamıştır.

Kaynak: Dönmez, Ş. 2015 “Oluz Höyük Kazıları Işığında Kuzey-Orta Anadolu (Pontika Kappadokia) Akhaimenid Varlığına Güncel Bir Bakış” Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi, sayı 18. s:71

Banner
Benzer Yazılar

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Hititlerden Selçukluya Ev Sahipliği Yapan Beyşehir Müze İstiyor

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Tarihi M.Ö. 7 bine dayanan Hitit, Selçuklu, Bizans ve Osmanlıya ev sahipliği yapmış birçok tarihi kültürel mekana sahip Konya’nın ilçesi...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Zernaki Tepe’de Altı Yeni Aramice Yazıt Bulundu: Doğu Anadolu’da Unutulmuş Part Sınırı Gün Yüzüne Çıkıyor

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Doğu Anadolu’nun taşları bir kez daha konuştu. Van’ın Erciş ilçesindeki Zernaki Tepe kazılarında, altı yeni Aramice yazıt ortaya çıkarıldı. Yaklaşık...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Yalova Çobankale’de Hashtag Sembollü Seramik Parçaları

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde bulunan Çobankale’de arkeolojik kazılar devam ediyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü...

Yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa figürlü kırlent ortaya çıktı

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Sinop’ta Kent Meydanı Millet Bahçesi projesi için tarihi surların önünde bulunan yapıların yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

Moğol Tehdidine Karşı İnşa Edilen 12 Kapıdan Biri: Konya’da Larende Kapısı’nın Temeli Ortaya Çıktı

1 Kasım 2025

1 Kasım 2025

Konya’nın tarihi dokusunu yeniden şekillendiren arkeolojik kazılarda, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat döneminde inşa edilen kalenin 12 kapısından biri olan...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]