25 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı.

Oluz Höyük İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Şevket Dönmez tarafından 1997-99 yılları arasında keşfedilmiştir. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında bölgede 2007 yılından beri kazılar devam etmektedir. Her yıl farklı bulgular veren höyüğün Anadolu tarihi açısından önemi büyüktür.

Oluz Höyük Gözlek Köyü’nün 2 km kuzeybatısında, Toklucak (eski Oluz) köyünün ise yaklaşık 5 km doğusunda bulunur ve Amasya-Çorum karayolunun 3 km güneyinde yer almaktadır.

Oluz Höyük

Zerdüşt dininin kurucusu Zerdüşt’ün nerede doğduğu tam olarak bilinemese de MÖ 800–550 tarihleri üzerinde durulmaktadır. Zerdüşt’lük, Dünyanın en eski tek tanrıcı ve vahiye dayalı dinidir. Zerdüşt İyiyi ve kötüyü dinsel temelde ayıran ilk kişi olmuştur.

Zerdüşt’ün yaymaya başladığı dinde iyiliğin sahibi ve temsilcisi Ahura Mazda, kötülüğün sahibi ise Anghra Mainyu (Ahriman/Ehrimen) idi. Bu dine inananlar Zerdüştçü olarak adlandırılıyor olup bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar.

Bu dinin kutsal metni Avesta’dır ve ilk olarak Avestaca dilinde yazılmıştır.

Dinden tanrı heykellerini benzer figürinleri çıkarmayı başaran Zerdüşt bunların yerine odak olarak ateşi kullanmıştır.

Tek tanrı – peygamber – vahiy sisteminin Önasya’daki ilk örneği olan Zerdüşt dininin tarihsel kökenlerinin en azından Demir Çağı ortalarına (MÖ 650/600) kadar uzandığı konusundaki bulgular bugüne değin özellikle Ateş Kültü temelinde izlenebilmiştir.

Ateş kültünün, Anadolu’da MÖ 546’da başlayan Akhaimenid egemenliği sırasında gelişmiş olduğu düşünülebilir. Yapılan araştırmalarda Kappadokia’da Erciyes Dağı eteklerinde tesadüf eseri bulunmuş olan dört yüzünde Magus (Mog) adı verilen rahiplerin betimlendiği bir ateş sunağı dışında ateş kültünün varlığı hakkında bir kanıt bulunmamıştı.

Bununla birlikte ünlü Tarihçi ve Coğrafyacı Strabon (MÖ 64– MS 21),(Geographika, XV, 3,15 Coğrafya isimli eserinde Kappadokia’da Pyraetheia’ların (ateşgedeler) içinde çevresi kapalı ve üstü açık cellalarda ebedi ateşlerin yandığından bahsetmektedir. Bu önemli bilgi çok büyük olasılıkla Strabon öncesi dönemde de ateşgedelerin, Kappadokia’da var olduklarına işaret etmektedir. II. Kryos Anadolu’ya Egemen olunca Anadolu’yu 5 satraplığa ayırmıştır. Orta Karadeniz Bölgesi de dahil olmak üzere Kızılırmak Havzası ve yakın çevresi Hellenistik Dönem’e değin Kappadokia Satraplığı’nın bir parçası olarak Pers egemenliğine girmiştir.

Oluz höyük’te 2013 yılında bulunan ve 2014 yılında detaylandırılan bir ateş çukurunun bulunması sadece Anadolu’da değil Ön Asya ve Orta Asya içinde çok önemli bir keşif olmuştur.

Ateş çukuru
Ateş çukuru Oluz höyük

2A Mimari Tabakası (MÖ 300-200) güney girişinde bulunan oval biçimli Kutsal Ateş Çukuru, 1.10 m uzunluğunda, 0.90 m genişliğinde ve 0.50 m derinliğindedir. Ateş çukurları normal ocaklardan farklı olarak toprağın içinde yüzeyin altındadırlar. Bu yüzden normal bir ocak ile karıştırılmaları mümkün değildir.

Ateşe gösterilen saygı adına gerçekleştirilen dinsel törenlere ait eski izlerin Ön Asya coğrafyasında ne denli nadir olduğu düşünüldüğünde, Ateş Kültü ile ilgili eşsiz bir bulgu olan Oluz Höyük Kutsal Ateş çukuru’nun önemi bir kez daha artmaktadır.

MÖ 5. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen Kutsal Ateş Çukuru, özelde Oluz Höyük genelde ise Kuzey – Orta Anadolu ile Kızılırmak Havzası yani Kappadokia Geç Demir Çağı toplumlarının güçlü ateşperest kimlikleri ile gerçekleştirdikleri Ateş Kültü faaliyetlerine, Erken Zerdüşt dininin uygulamalarına işaret etmesi bakımından çok önemlidir.

Ateş çukurunun konumu Pers yolunun güneyinde kalmaktadır. Ateşe tapma törenlerinin, ateşin dışarıda yanma zorunluluğu nedeniyle açık havada icra edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Daha sonraları magusların yönettiği ateşgedelerin zamanla tapınak içerisinde yapıldığı görülmektedir.

Zerdüşt ateşgede ve tapınak inşa faaliyetlerinin Akhaimenid döneminde başlamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda en eski Zerdüşt tapınağının Pasargade’de olduğu bilinmektedir. II. Kyros tarafından yaptırılmış tapınak Zendan-ı Süleyman olarak anılmaktadır.

Oluz Höyük’te bulunan ateş çukuru ile Semerkand yakınlarındaki Kok tepe’de Mö.6 yy tarihlenen bir ateş çukuru arasında ki benzerlikler şaşırtıcıdır. Oluz Höyük Mö 5 yüzyılın sonlarına tarihlenmesi bakımından bu benzerlikte önemlidir.

Oluz Höyük te ateş çukuru yanında bir de “bothros” bulunmuştur. Bu bothros metal yapımı olan benzerlerinin iyi bir taklidi olup Dağ keçisi protomlu, boya bezekli özel tasarım bu içki kabı kilden üretilmiştir. Bu bothros altında bulunan bir çömlek içinde kül ile dolu olduğu görülmüştür.

Muhtemelen 2B ve 2A mimari tabakalarında, kutsal ateş çukurlarında gerçekleştirilen ayinlerin sonunda bir kısım kül ve ateş kalıntıları kutsal nitelikleri nedeniyle çömleklere konulup bazı bothros’lara yerleştiriliyordu. Kutsal kül kapları diyebileceğimiz bu çömleklerin Oluz Höyükteki varlıkları, Anadolu arkeolojisi ve Ön Asya din tarihindeki çok önemli bir ritüelin ilk kez farkına varılmasını sağlamıştır.

Kaynak: Dönmez, Ş. 2015 “Oluz Höyük Kazıları Işığında Kuzey-Orta Anadolu (Pontika Kappadokia) Akhaimenid Varlığına Güncel Bir Bakış” Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi, sayı 18. s:71

Banner
Benzer Yazılar

Mersin’de 8 Bin Yıllık Kaya Resimleri Bulundu

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Son günlerde birçok kaya resmi bulundu haberleri ile karşılaştık. Bu haberlerden Avustralya’da bulunan 17 bin 500 yıllık gerçek boyutlu kanguru...

Anadolu Neolitik Çağı’na Işık Tutacak Sefertepe Kazıları Devam Ediyor

16 Eylül 2022

16 Eylül 2022

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yer alan Sefertepe, Anadolu Neolitik Çağı’na ışık tutacak bilgiler vermeye devam ediyor. Göbeklitepe ve Karahantepe ile çağdaş...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde ABD ulusal sembolünü taşıyan bir rozet bulundu

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Daha önce Roma İmparatorluğu döneminde askeri bir yerleşim yeri olarak kullanılan Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde kazılara devam ediliyor. Kazılarda, ABD’nin Büyük...

Aizanoi Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın Girişi Bulundu

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar bölgesinde yer alan Aizanoi Antik Kenti’ndeki Zeus Tapınağı Kutsal Alanı’nın anıtsal giriş kapısı geçtiğimiz günlerde yapılan kazılarda ortaya...

Halikarnassos Surları Bodrum Turizmine Kazandırılıyor

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Muğla’nın Bodrum ilçesinde tarihi “Halikarnassos Surları’nın” kurtarma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi denetimdeki Halikarnassos Batı...

Kraliyetler Arası İlk Resmi Boşanma Davası

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Tunç Çağı döneminde yaşanan ve çivi yazılı tabletlere kaydedilen kraliyetler arası ilk resmi boşanma Ugarit kralı ve kraliçesi arasında yaşanmıştır....

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Anadolu Mezopotamya ticaret yolunda bir merkez; Tavşanlı Höyük

23 Ekim 2021

23 Ekim 2021

Tunç Çağı döneminde Batı Anadolu’da ilk yerleşim yeri olduğu bilinen Tavşanlı höyük kazılarına devam ediliyor. Elde edilen son kazı sonuçları...

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]