25 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan 2 bin 200 yıllık kapının iki kanadına ulaşıldı.

Alexandria Troas kentinin çarşı ile cadde bağlantısını sağlayan Helenistik dönem kapısına rastladıklarını söyleyen Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Arkadaşlar şimdi onun biraz daha batısında, bizim tonozlu yer altı galerisi dediğimiz kryptoportikusa geçişin temizliğini yapıyorlar. Yani bir kapı daha bulmuş durumdayız. Şu anda tabanda kazdıkları yer büyük olasılıkla caddenin dükkanı olabilecek yere gelmiş kısmı. Zemine kadar ineceğiz. Bakalım küçük buluntular bize ne verecek? Bu çok önemli. Gerçekten burada bir dükkan varsa ve korunmuşsa içinde neyle ilgili olduğuna dair belki ipuçlarına ulaşma şansımız olacak. Bu ayın sonuna kadar bu bölüm tamamen gün ışığına çıkarılacak.

“Serçe parmağının tırnağı kadar küçük buluntular elekten kaçmıyor”

Öztepe, duvar sistemine bakıldığında çarşının, kentin kuruluş evresi olan Helenistik döneme ait olduğunu, bunun da 2 bin 200 yıllık bir yapı anlamına geldiğini vurguladı.

Duvarın önündeki kapının geçiş bölümünün ise 1800-1900 yıl öncesine ait olduğunu, bunu da gün ışığına çıkaracaklarını ifade eden Öztepe, şöyle konuştu:

Alexandria Troas kazıları
Fotoğraf: Burak Akay – Anadolu Ajansı

“Mimarinin dışında burada benim beklentim; tarihlendirmeye ya da bu alanın fonksiyonuyla ilgili küçük buluntuya rastlamak. Arkadaşlar onu araştırıyor. Başlangıçtan itibaren buradaki 11 yıllık kazı sistematiğinde bunu uyguladık. Kazıdığımız toprağı titizlikle eliyoruz. Bu elemeler sayesinde bu yıl da karşımıza çıktı, serçe parmağının tırnağı kadar küçük buluntular elekten kaçmıyor. Bu açıdan çalışmalar biraz ağır ilerliyor ama kesinlikle buluntu kaçırmadan, önemli ipuçlarına bilgi anlamında ulaşarak devam ediyoruz.”

“Burada fonksiyon verebileceğimiz bir alan kazanacağız”

Prof. Dr. Öztepe, Alexandria Troas’ın 14’üncü yüzyılda tamamen terk edildiğini dile getirerek, çarşının giriş kapısının inşasından sonra insan aktivitesinin olmadığı 200-300 yıllık bir süreçten bahsedilebileceğini belirtti.

Sonrasında depremler, insanların tarla açması, birtakım faaliyetler için toprak taşıması, Roma’dan itibaren belirli bölgelerde yaşanan şiddetli depremler neticesinde yapıların fonksiyonunu yitirmesi nedeniyle doldurulması gibi bilgilere ulaştıklarına değinen Öztepe, şu ifadeleri kullandı:

“Altarı bulduğumuzda 7-8 metre aşağıya indik. Kazmaya başladığımızda kapının bulunduğu yer ile yürüme zemininin arasında birkaç metre var. Temeline kadar 4-4,5 metre indik. Bu bize çok büyük bir zorluk çıkarıyor ama işi başardıktan sonra da büyük bir avantaj. Ambalajından çıkarılmışçasına yapılar bozulmadan karşımıza çıkabiliyor. Arkeoloji sabır işi. Burada biraz daha sabretmek zorundayız. Sabrımızın karşılığını da alıyoruz. Bu çalışma bittiğinde burada güzel bir 3 boyutla ve arkeolojik anlamda da anlamlandırabileceğimiz, fonksiyon verebileceğimiz bir alan kazanacağız.”

Banner
Benzer Yazılar

Kırgız destanı ‘Manas’ el yazmaları UNESCO Dünya Hafızası’na dahil edildi

10 Haziran 2023

10 Haziran 2023

Anlatıcı Sagymbay Orozbakov’un Kırgız destanı “Manas” ın el yazmaları UNESCO Dünya Uluslararası Sicili Hafızası’na yazılmıştır. Bu, Kırgızistan’ın Dünya Hafızası programındaki...

Arkeologlar, İspanya’da bir mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Arkeologlar, İspanya’nın Cantabria eyaletindeki Ribamontán al Monte belediyesinde bulunan La Garma mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler. La...

Suudi Arabistan’ın “Cehennem Kapıları” ve Gizemli Yapıları

31 Mart 2024

31 Mart 2024

Suudi Arabistan’ın “Cehennem Kapıları” olarak adlandırılan gizemli neolitik yapıların bulunduğu bölgesinde, 9.000 yıl öncesine ait 400 civarında yapı bulunuyor. Geniş...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Çin’in Henan Eyaletinde 5000 Yıllık Saray Keşfedildi

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Çin’in Henan Eyaletinde 5000 yıllık antik bir saray keşfedildi. Antik saray Çin’in eski medeniyetine tanıklık ettiği düşünülen Shuanghuaishu bölgesinde bulundu....

Sudan’da Ortaçağ İslam mezarlarının düzenlenmesinde bulunan gizli desenler

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Doğu Sudan ‘ın Kassala bölgesinde araştırma yapan arkeologlar burada bulunan mezarların kozmolojik bir düzenle gömüldüklerini tespit ettiler. Mezarları kozmoloji için tasarlanmış bir...

Amasya Oluz Höyük’te yapılan kazılarda 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2025

6 Ocak 2025

Anadolu’daki dinsel inanç ve ritüeller açısından önemli bulgular sunan Amasya Oluz Höyük’te, 2 bin 600 yıllık kayıp Kubaba Tapınağı ortaya...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Katar Müzesi Asaila’da Yaptığı Yeni Keşifleri Duyurdu

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Katar Müzeleri Arkeoloji Bölümü (QM), Katar’ın batısında, Umm Bab’ın yaklaşık 12 kilometre doğusunda yer alan ve ülkenin en eski arkeolojik...

Notre Dame Katedrali’nde antik mezarlar keşfedildi

15 Mart 2022

15 Mart 2022

2019 yılında çıkan yangında hasar gören Notre Dame Katedrali’nde devam eden restorasyon çalışmalarında antik döneme ait mezarlar keşfedildi. Dünyanın önemli...

Eski Ayak İzleri, İnsanların 148.000 Yıl Önce Ayakkabı Giydiklerine Dair Kanıtlar Sunuyor

13 Eylül 2023

13 Eylül 2023

Güney Afrika’daki eski ayak izlerinin yeni bir analizi, bu izleri yapan insanların sert tabanlı sandalet giymiş olabileceğini gösteriyor. Cape Coast’taki...

Süryanice yazılmış en eski İncil el yazması çeviri keşfedildi

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden bir araştırmacı, MS 3. yüzyılda Süryanice yazılmış ve MS 6. yüzyılda kopyalanmış İncil’e ait küçük bir el...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]