2 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan 2 bin 200 yıllık kapının iki kanadına ulaşıldı.

Alexandria Troas kentinin çarşı ile cadde bağlantısını sağlayan Helenistik dönem kapısına rastladıklarını söyleyen Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, AA muhabirine şu bilgileri verdi.

“Arkadaşlar şimdi onun biraz daha batısında, bizim tonozlu yer altı galerisi dediğimiz kryptoportikusa geçişin temizliğini yapıyorlar. Yani bir kapı daha bulmuş durumdayız. Şu anda tabanda kazdıkları yer büyük olasılıkla caddenin dükkanı olabilecek yere gelmiş kısmı. Zemine kadar ineceğiz. Bakalım küçük buluntular bize ne verecek? Bu çok önemli. Gerçekten burada bir dükkan varsa ve korunmuşsa içinde neyle ilgili olduğuna dair belki ipuçlarına ulaşma şansımız olacak. Bu ayın sonuna kadar bu bölüm tamamen gün ışığına çıkarılacak.

“Serçe parmağının tırnağı kadar küçük buluntular elekten kaçmıyor”

Öztepe, duvar sistemine bakıldığında çarşının, kentin kuruluş evresi olan Helenistik döneme ait olduğunu, bunun da 2 bin 200 yıllık bir yapı anlamına geldiğini vurguladı.

Duvarın önündeki kapının geçiş bölümünün ise 1800-1900 yıl öncesine ait olduğunu, bunu da gün ışığına çıkaracaklarını ifade eden Öztepe, şöyle konuştu:

Alexandria Troas kazıları
Fotoğraf: Burak Akay – Anadolu Ajansı

“Mimarinin dışında burada benim beklentim; tarihlendirmeye ya da bu alanın fonksiyonuyla ilgili küçük buluntuya rastlamak. Arkadaşlar onu araştırıyor. Başlangıçtan itibaren buradaki 11 yıllık kazı sistematiğinde bunu uyguladık. Kazıdığımız toprağı titizlikle eliyoruz. Bu elemeler sayesinde bu yıl da karşımıza çıktı, serçe parmağının tırnağı kadar küçük buluntular elekten kaçmıyor. Bu açıdan çalışmalar biraz ağır ilerliyor ama kesinlikle buluntu kaçırmadan, önemli ipuçlarına bilgi anlamında ulaşarak devam ediyoruz.”

“Burada fonksiyon verebileceğimiz bir alan kazanacağız”

Prof. Dr. Öztepe, Alexandria Troas’ın 14’üncü yüzyılda tamamen terk edildiğini dile getirerek, çarşının giriş kapısının inşasından sonra insan aktivitesinin olmadığı 200-300 yıllık bir süreçten bahsedilebileceğini belirtti.

Sonrasında depremler, insanların tarla açması, birtakım faaliyetler için toprak taşıması, Roma’dan itibaren belirli bölgelerde yaşanan şiddetli depremler neticesinde yapıların fonksiyonunu yitirmesi nedeniyle doldurulması gibi bilgilere ulaştıklarına değinen Öztepe, şu ifadeleri kullandı:

“Altarı bulduğumuzda 7-8 metre aşağıya indik. Kazmaya başladığımızda kapının bulunduğu yer ile yürüme zemininin arasında birkaç metre var. Temeline kadar 4-4,5 metre indik. Bu bize çok büyük bir zorluk çıkarıyor ama işi başardıktan sonra da büyük bir avantaj. Ambalajından çıkarılmışçasına yapılar bozulmadan karşımıza çıkabiliyor. Arkeoloji sabır işi. Burada biraz daha sabretmek zorundayız. Sabrımızın karşılığını da alıyoruz. Bu çalışma bittiğinde burada güzel bir 3 boyutla ve arkeolojik anlamda da anlamlandırabileceğimiz, fonksiyon verebileceğimiz bir alan kazanacağız.”

Banner
Related Articles

Hilar Mağaraları ve Çayönü Kazı Çalışmaları Başlıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Diyarbakır Ergani ilçesi’nde 12 bin yıllık geçmişe sahip Hilar Mağaraları ve Çayönü arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlıyor. Yerleşik hayatın ilk...

Neandertal İnsanı Dişlerini Nasıl Tedavi Ediyordu?

10 Nisan 2021

10 Nisan 2021

Günümüzde diş hekimlerimiz gelişen teknoloji ile fazla ağrı ve acı yaşatmadan dişlerimizin sağlığını korumaktalar. Ancak, ne olursa olsun dişçi ve...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu...

Ambar Barajı Suları Altında Kalacak Gre Fılla Höyüğü Taşınıyor

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

M. Ö. 7 binli yıllara ait Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem buluntuları keşfedilen Gre Fılla Höyüğü, Ambar Barajı suları altında kalacak....

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Pakistan’da 1300 Yıllık Hindu Tapınağı Keşfedildi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

Pakistan’ın Swat bölgesinde bir dağda Hindulara ait bir tapınak keşfedildi. Bölgede daha önce bu tarz bir tapınağa rastlanmamıştı. Pakistan ve...

Flaman Arkeolojik Buluntularının Fransız Hazinesinden Çalındığı Ortaya Çıktı

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Belçika’nın flaman bölgesinde bulunan Limburg ilinde toprak satın alan bir Fransız vatandaşının tarlasından MÖ. 3.yy ait 14.000 adet Roma sikkesi...

Arkeologlar Uşaklı Höyük’teki Kazılarda Hititlerin Yemek Kültürünün İzini Sürüyor

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Büyük Taşlık köyündeki Uşaklı Höyük kazılarında, arkeologlar Hitit mutfağına dair çarpıcı bulgulara ulaştı. Antik tohum kalıntıları...

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Konya’da 3.500 Yıllık Luvice Mühür Bulundu: Bir Tunç Çağı Görevlisinin Adını Taşıyor

27 Temmuz 2026

27 Temmuz 2026

Türkmen Karahöyük kazılarında ortaya çıkarılan Luvice mühür, Kurunti-ziti adlı bir görevlinin adını ve unvanını taşıyor. Buluntu, yerleşimde yaklaşık 3.500 yıl...

Şaşırtıcı Keşif: Guatemala’da arkeologlar antik Maya kentindeki gizli mahalleyi ortaya çıkardı

28 Eylül 2021

28 Eylül 2021

Yakın tarihli bir lidar analizi, uzun süredir doğal bir tepe olduğu düşünülen Central Tikal’in Kayıp Dünya Kompleksi’ni çevreleyen bölgenin aslında...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]