13 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Alexandria Troas Antik Kenti’nde 2.000 Yıllık Altar Bulundu

M. S. 1 ve 4’ncü yüzyıllarda döneminin en büyük ticari limanına sahip Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2.000 yıllık altar keşfedildi.

Roma İmparatorluğu’nun kolonisi olan Alexandria Troas, sahip olduğu liman ile güçlü ekonomik yapıya sahip bir kent olmakla beraber nüfusu da 100 bine ulaşan bir antik kenttir.

Çanakkale Boğazı’nın çıkışında Dalyan köyü yakınında yer alan kentte, Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe’nin başkanlığında yapılan kazılarda 2.000 yıllık altar ortaya çıkarıldı.

Ankara Üniversitesi ile Ezine ve Geyikli belediyelerinin de destek verdiği Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılar ile ilgili AA’ya bilgi veren Prof. Dr. Erhan Öztepe, geçen yıl toprak altı röntgenleme sistemi ile çalışma gerçekleştirdiklerini ve bu yıl öncelikle geçen yıl ortaya çıkan verileri değerlendirdiklerini ifade etti.

Temel 7 metreden daha aşağı iniyor

Elde ettikleri verilerle ilgili bölgede kontrol sondajları açtıklarını anlatan Erhan Öztepe, şöyle devam etti:

“Bu kontrol sondajlarından bir tanesi altar olması muhtemel yapı kalıntısını ortaya çıkardı. Bugüne kadar aslında 2 binli yılların başında Alman meslektaşlar da bu bölgede jeofizik araştırmaları yapmışlar ama o günkü teknoloji belki buna imkan vermedi. Bu yapı kalıntısını görmemişler. Bu bize nasip oldu. Kazdık ve gördük ki tapınakla aynı mimari oluşuma sahip, aynı yapı karakterini gösteriyor. Milattan sonra 1. yüzyıla ait olması gereken bir yapı. Biz 7 metreye kadar aşağıya inebildik. Daha da aşağıya inen bir temeli var. Oldukça derin bir temel. Bütün kaplaması, mimari süslemelerini büyük ölçüde yitirmiş. Belirli bir dönemde kentin genelinde karşılaşılan durum burada da ne yazık ki geçerli. Altar diyebileceğimiz bir yapının tapınak önünde çıkması önemli.”

Alexandria Troas
Alexandria Troas

Roma döneminde burada kurban ve başka sunular yapıldığına işaret eden Prof. Dr. Öztepe, “Yapının belgelemesini yaptık, daha sonra çevre korumasını sağlayacağız. Çevre koruma bandını da yaptıktan sonra ziyaretçilerimizle ilgili bir sıkıntı kalmayacak. Çünkü ziyaretçilerin çok derin sondajlara girmesi tehlikeli olabilir düşüncesiyle o korumayı da yapıyoruz.” diye konuştu.

Öztepe, bölgeye bilgilendirme levhası da koyacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Gelen ziyaretçimiz tapınakla birlikte altar hakkında da bilgi sahibi olacak. Bu yıl şöyle bir çalışma da yaptık, genç bir mimar arkadaşımızın yüksek lisans bitirme teziydi. Tapınağı bilgisayar ekranında 3 boyutlu ayağa kaldırdık. Belki önümüzdeki yıl tabelaya böyle bir eklenti yapacağız. Teknoloji kullanılarak şeffaf bir tabela düzenlenecek. Gelen ziyaretçi tabelanın önüne geçtiği zaman arkada akseden görüntüyle tapınağı ayağa kalkmış olarak görecek. Tüm tabelalar için bunu yapmayı planlıyoruz. Artık herkes akıllı telefon kullanıyor. QR kodla bilgileri oraya yükleyeceğiz. Ziyaretçiler telefona uygulamayı yüklediği zaman hazır okuyabileceği bir rehbere sahip olacak.”

Roma dönemi altar

Altar Nedir?

Altar, Tanrılara sunu yapılan kurban kesilen mimari ögelerdir. İlk uygulamalarda altar, basit gösterişsiz birer taş, toprak yığınları olarak görülmektedir. Zamanla, altarlar kutsal yapılar olarak görülmeye başlanmış ve daha fazla önem verilmiştir.

Antik çağda tapınakların çevre duvar boşluklarında, tiyatro ve agoralarda yer alan altar, evlerin bir bölümünde de tespit edilmiştir.

Altar, kurbanın kesilip yakıldığı ve diğer sunuların konulduğu yuvarlak ve kare şeklinde çoğunlukla taştan yapılmış, kanın akması için bir deliğin olduğu masa şeklinde yapılmıştır.

Altar, Hellenistik dönemde heykeller ve kabartmalarla donatılarak daha gösterişli mimari yapıya dönüşmüştür.

Banner
Related Articles

Binlerce Arkeolog atama bekliyor

4 Haziran 2022

4 Haziran 2022

Türkiye genelinde eğitim veren onlarca arkeoloji ve sanat tarihi bölümleri yılda yüzlerce arkeolog ve sanat tarihi mezunu veriyor. Kültür ve...

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat...

Suudi Arabistan’daki Mağaralarda Mumyalanmış Çitalar Bulundu

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki kurak platoların altında, zamanın neredeyse dokunmadığı bir keşif gün yüzüne çıktı. Kireçtaşı mağaralarının derinliklerinde bulunan doğal olarak...

Belediye Binasının Altında Roma Dönemine Ait Dev Mozaik Keşfedildi

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

İstanbul ilinin Zeytinburnu ilçesin de eski belediye binasının altında yaklaşık 50 metre karelik dev bir mozaik bulundu. Mozaiğin Roma dönemine...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Idyma Antik Kenti’nin meclis binası ve tapınağı ortaya çıkarılıyor

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Gökova Körfezi’nin kuzeyinde Akyaka beldesi sınırları içinde yer alan 2700 yıllık Attika-Delos Deniz Birliği üyesi Idyma Antik Kenti’nin meclis binası...

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer alan bilgilerle başlayan Divriği Kalesi kazılarında 2000 yıllık bir Urartu eseri gün yüzüne çıkarıldı

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Divriği Kalesi’nde yapılan kazılarda, 2000 yıllık bir Urartu metal objesi başta olmak üzere birçok buluntu ortaya çıkarıldı....

Kuzey Yunanistan’daki MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezar sakinlerinin kimlikleri tespit edildi

26 Ocak 2024

26 Ocak 2024

Kuzey Yunanistan’daki Vergina’da bozulmamış MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezarları’nın sakinlerinin kimlikleri tespit edildi. Mezarlar, İskender’in babasının, üvey annesinin, üvey kardeşlerinin...

Aizanoi Antik Kenti’nde 651 Adet Roma Sikkesi Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Aizanoi Antik Kenti’nde yapılan kazılar neticesinde Roma dönemine tarihlendirilen 651 adet sikke bir testi içinde bulundu. Bilindiği üzere Aizanoi Antik...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Jiroft Uygarlığı: Mezopotamya’nın Gizemli Rakibi

26 Mart 2025

26 Mart 2025

Güneydoğu İran’daki son arkeolojik keşifler, özellikle yaklaşık 5.000 yıl önce gelişen Jiroft Uygarlığı olmak üzere, erken uygarlıklara dair anlayışımızı yeniden...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]