27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Alexandria Troas Antik Kenti’nde 2.000 Yıllık Altar Bulundu

M. S. 1 ve 4’ncü yüzyıllarda döneminin en büyük ticari limanına sahip Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2.000 yıllık altar keşfedildi.

Roma İmparatorluğu’nun kolonisi olan Alexandria Troas, sahip olduğu liman ile güçlü ekonomik yapıya sahip bir kent olmakla beraber nüfusu da 100 bine ulaşan bir antik kenttir.

Çanakkale Boğazı’nın çıkışında Dalyan köyü yakınında yer alan kentte, Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe’nin başkanlığında yapılan kazılarda 2.000 yıllık altar ortaya çıkarıldı.

Ankara Üniversitesi ile Ezine ve Geyikli belediyelerinin de destek verdiği Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılar ile ilgili AA’ya bilgi veren Prof. Dr. Erhan Öztepe, geçen yıl toprak altı röntgenleme sistemi ile çalışma gerçekleştirdiklerini ve bu yıl öncelikle geçen yıl ortaya çıkan verileri değerlendirdiklerini ifade etti.

Temel 7 metreden daha aşağı iniyor

Elde ettikleri verilerle ilgili bölgede kontrol sondajları açtıklarını anlatan Erhan Öztepe, şöyle devam etti:

“Bu kontrol sondajlarından bir tanesi altar olması muhtemel yapı kalıntısını ortaya çıkardı. Bugüne kadar aslında 2 binli yılların başında Alman meslektaşlar da bu bölgede jeofizik araştırmaları yapmışlar ama o günkü teknoloji belki buna imkan vermedi. Bu yapı kalıntısını görmemişler. Bu bize nasip oldu. Kazdık ve gördük ki tapınakla aynı mimari oluşuma sahip, aynı yapı karakterini gösteriyor. Milattan sonra 1. yüzyıla ait olması gereken bir yapı. Biz 7 metreye kadar aşağıya inebildik. Daha da aşağıya inen bir temeli var. Oldukça derin bir temel. Bütün kaplaması, mimari süslemelerini büyük ölçüde yitirmiş. Belirli bir dönemde kentin genelinde karşılaşılan durum burada da ne yazık ki geçerli. Altar diyebileceğimiz bir yapının tapınak önünde çıkması önemli.”

Alexandria Troas
Alexandria Troas

Roma döneminde burada kurban ve başka sunular yapıldığına işaret eden Prof. Dr. Öztepe, “Yapının belgelemesini yaptık, daha sonra çevre korumasını sağlayacağız. Çevre koruma bandını da yaptıktan sonra ziyaretçilerimizle ilgili bir sıkıntı kalmayacak. Çünkü ziyaretçilerin çok derin sondajlara girmesi tehlikeli olabilir düşüncesiyle o korumayı da yapıyoruz.” diye konuştu.

Öztepe, bölgeye bilgilendirme levhası da koyacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Gelen ziyaretçimiz tapınakla birlikte altar hakkında da bilgi sahibi olacak. Bu yıl şöyle bir çalışma da yaptık, genç bir mimar arkadaşımızın yüksek lisans bitirme teziydi. Tapınağı bilgisayar ekranında 3 boyutlu ayağa kaldırdık. Belki önümüzdeki yıl tabelaya böyle bir eklenti yapacağız. Teknoloji kullanılarak şeffaf bir tabela düzenlenecek. Gelen ziyaretçi tabelanın önüne geçtiği zaman arkada akseden görüntüyle tapınağı ayağa kalkmış olarak görecek. Tüm tabelalar için bunu yapmayı planlıyoruz. Artık herkes akıllı telefon kullanıyor. QR kodla bilgileri oraya yükleyeceğiz. Ziyaretçiler telefona uygulamayı yüklediği zaman hazır okuyabileceği bir rehbere sahip olacak.”

Roma dönemi altar

Altar Nedir?

Altar, Tanrılara sunu yapılan kurban kesilen mimari ögelerdir. İlk uygulamalarda altar, basit gösterişsiz birer taş, toprak yığınları olarak görülmektedir. Zamanla, altarlar kutsal yapılar olarak görülmeye başlanmış ve daha fazla önem verilmiştir.

Antik çağda tapınakların çevre duvar boşluklarında, tiyatro ve agoralarda yer alan altar, evlerin bir bölümünde de tespit edilmiştir.

Altar, kurbanın kesilip yakıldığı ve diğer sunuların konulduğu yuvarlak ve kare şeklinde çoğunlukla taştan yapılmış, kanın akması için bir deliğin olduğu masa şeklinde yapılmıştır.

Altar, Hellenistik dönemde heykeller ve kabartmalarla donatılarak daha gösterişli mimari yapıya dönüşmüştür.

Banner
Related Articles

İsrail’in Rahat kenti yakınlarında 1200 yıllık cami bulundu

23 Haziran 2022

23 Haziran 2022

Arkeologlar, İsrail’in Rahat kenti yakınlarındaki Negev çölünde 1200 yıllık bir cami keşfettiler. Israel Antiques Authority (IAA) arkeologları tarafından yapılan kazılarda...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Genetik Analiz, Bir Kadını Bakır Çağı İspanya’sında En Yüksek Rütbeli Birey Olarak Ortaya Koyuyor: “Fildişi Hanımefendi”

7 Temmuz 2023

7 Temmuz 2023

Scientific Reports dergisinde 6 Temmuz Perşembe günü yayınlanan bir araştırmaya göre, İberya’daki antik Bakır Çağı toplumundaki en yüksek statülü birey,...

İranlı çiftçilerin yaklaşık 3.000 yıl önce pirinç yetiştirdiğine dair kanıtlara ulaşıldı

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

İran’ın Mazandaran bölgesinde kazı yapan arkeologlar, İranlı çiftçilerin 3000 yıl önce pirinç yetiştirdiklerini ortaya çıkardı. Māzandarān, kuzeyde Hazar Denizi kıyısında...

Maya Treni çalışması sırasında ortaya çıkarılan Maya mısır tanrısı tasvirli vazo

10 Ocak 2024

10 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Maya Treni projesi kurtarma çalışmaları yürütüyorlar. Çalışmalarda bir mısır tanrısının oyulmuş görüntüsüne sahip...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Hz. İsa’nın monogramıyla süslenmiş bir mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edildi

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Şanlıurfa’daki Kızılkoyun Nekropolü’nde bulunan, üzerinde Hz. İsa’nın monogramının bulunduğu mezar odasının üzerindeki iki dilli yazıt tabula ansata restore edilerek orijinal...

İlteriş Kutluk Kağan’ın Yazıtı’nda okunan ilk sözcükler paylaşıldı

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Uluslararası Türk Akademisi ve Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü’nün Nomgon Vadisi’ndeki ortak bilimsel arkeolojik keşif gezisi kapsamında tespit edilen İlteriş Kutluk Kağan...

Peru’nun And Dağları’nda 4750 Yıllık Megalitik Taş Alan Keşfedildi

16 Şubat 2024

16 Şubat 2024

Wyoming Üniversitesi’nden iki antropoloji profesörü, And Dağları’nda, yaklaşık 5.000 yıl önce eski göçebe gruplar tarafından inşa edilen Callacpuma taş alan...

Luksor’da “Amun’un Şarkıcıları”na Ait Boyalı Tabutlar Ortaya Çıkarıldı

2 Mart 2026

2 Mart 2026

Mısır’ın Luksor kentinde yürütülen kazılarda, Üçüncü Ara Dönem’e tarihlenen ve “Amun’un Şarkıcıları” olarak bilinen kadın din görevlilerine ait 22 ahşap...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Batlamyus’un Haritasındaki Gizemli Göl Yemen’in Antik Su Geçmişine mi İşaret Ediyor?

8 Haziran 2026

8 Haziran 2026

Batlamyus’un antik Arabia haritalarında görülen gizemli göl, yeni bir arkeolojik keşif olarak değil, eski haritaların bıraktığı ilginç bir soru olarak...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]