14 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor.

Çivi yazılı kaynaklara göre Argişti oğlu Rusa tarafından inşa ettirilen Urartu dönemi Kef Kalesi kazılarına 45 yıl aradan sonra tekrar devam edilecek.

Emin Bilgiç ve Baki Öğün’ün başkanlık ettiği bir ekip tarafından 1964 yılında başlayan kaledeki kazı çalışmalarının tekrar başlayacağını duyuran Adilcevaz Belediye Başkanı Necati Gürsoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle geçtiğimiz günlerde Adilcevaz Kalesi’nde başlatılan restorasyon çalışmalarının ardından inşallah Temmuz ayında da Kef Kalesi’nde de 45 yıl aradan sonra yeniden kazı çalışmalarına başlanacak. İlçemiz tarihi, doğası ve kültürüyle Urartulara dayanan şirin bir ilçedir. İnşallah Adilcevaz Kalesi’nin ardından yine Urartular dönemine ait Kef Kalesi’nde de başlatacağımız çalışmalarla tarihi yapılarımızı ilçemizin ve bölgemizin turizmine kazandıracağız. En son 1973-1976 yılları arasında kazı çalışmalarının yapıldığı 140 odalı bir saray olan Kef Kalesi’nde kazı çalışmaları ve incelemelerin yeniden başlaması için belediye olarak her şeyi yapmaya hazırız. Bu projemizde bizlerden desteklerini esirgemeyen Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, Genel Başkan Yardımcımız Vedat Demiröz’e, Bitlis Milletvekillerimiz Vahit Kiler, Cemal Taşar ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Adilcevaz Kef Kalesi

Urartu döneminden kalan Kef Kalesi, Van Gölü’nün kuzeybatı kıyısında, Bitlis iline bağlı Adilcevaz’ın 6 km. kuzeyindeki 550 m. yüksekliğinde volkanik bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. 2270 metreye ulaşan rakımı ile oldukça yüksek bir alanda yer alan Kef Kalesi, Emin Bilgiç ve Baki Öğün’ün başkanlık ettiği bir ekip tarafından 1964 yılında başlayan kaledeki kazı çalışmaları 1974 yılına kadar sürmüştür.

Urartu Kef Kalesi kazı alanı
Urartu Kef Kalesi kazı alanı

10 yıl süren kazı çalışmalarında Kefkalesi yerleşiminin Urartu kralı Argišti’nin oğlu Rusa tarafından inşa ettirildiği anlaşılmıştır. Urartuca ismi “Ḫaldiei URU
KUR Ziuquni (Ziuquni Ülkesi’ndeki Haldi’nin kenti)” 1 olan Kef Kalesi, boyutu ve bünyesindeki yapıların niteliğinden ötürü Urartu ülkesinin önemli bir
şehri hüviyetindedir.

Kef Kalesi’nin inşasında sosyal statüsü belli olmayan uzak ülkelerden getirilen kadınlar ve erkekler çalıştırılmıştır. Bununla birlikte işgücü olarak kullanılan bu insan toplulukları, inşasında görev aldıkları Kef Kalesi’nde iskân ettirilmişlerdir.

Urartuların batıya açıldığı kapısı olan Kef Kalesi, sarp bir tepe üzerine kurulmuş kademeli şekilde inşa edilmiş büyük bir Urartu sarayı ortaya çıkarılmıştır. En az 40 odası bulunan (bununla birlikte 140 odası olduğuna inanılan), üç farklı teras düzlemine inşa edilen sarayın, tabanındaki seviye farklılığından dolayı bazı yerlerde iki veya üç, güneyde ise dört katlı olabileceği belirtilmiştir.

Saray olarak değerlendirilen yapı içerisinde hafirleri tarafından “Yukarı Salon” ve “Aşağı Salon” olarak adlandırılan iki önemli bölüm belirlenmiştir. Aşağı salonda gerçekleştirilen kazılarda ele geçen mavi, kırmızı, sarı ve beyaz renkli fresk buluntuları, duvarların –  zamanında diğer Urartu saraylarında olduğu gibi – fresklerle kaplı olduğunu göstermektedir21. Arkeolojik kazılar sonucunda saray yapısının çevresinde 9 adet rölyefli blok ele geçmiştir. Bu rölyefli blokların korunabilmiş olanların üzerinde şöyle bir yazıt bulunmaktadır.

Kef Kalesi sarayında bulunan yazıt
Kef Kalesi sarayında bulunan yazıt (( Van Müzesi ve Adilcevaz Koruma Alanı’ndan)

1 Dḫal-di-ni-ni al-su-i-ši-ni mru-sa-a-še ar-giš-te-ḫi-ni-še i-ni
2 É a-ši-ḫu-si-e za-du-ni qar-bi-e šú-li ma-nu ú-i a-i-še-e-i
3 LUGÁL-še za-da-la-ni šú-ki Dḫal-di-i-še i-zi-du-ú-ni i-e-še za-du-bi
4 mru-sa-a-[še] a-li a-lu-še i[ni DUB-t]e tú-li-e a-mì-ni-ni DUTU-ni-še

“Haldi’nin gücüyle Argišti oğlu Rusa, bu ašihusi evini inşa etti. Kayaya dokunulmamıştı (?). Önceki bir kral buraya (daha önce) hiçbir şey inşa etmemişti. Haldi emir verdiğinde (bunu) ben yaptım. Rusa der ki: Her kim bu yazıtı yok ederse Güneş Tanrısı onu yaksın!

Urartu Kef Kalesi için bilgiler Serkan Erdoğan’ın 2016 yılında Dergipark’ta yayınlanan ” KEFKALESİ URARTU YERLEŞİMİNİN TARİHSEL ARKA PLANI” adlı makalesinden alınmıştır.

Banner
Related Articles

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

12 Aralık 2021

12 Aralık 2021

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz...

Umman’da 5.000 yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfedildi

3 Ocak 2023

3 Ocak 2023

Ummanlı arkeologlar, Al Gharyein arkeolojik alanında devam eden kazılarda 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfettiler. Al Gharyein...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildi

8 Temmuz 2022

8 Temmuz 2022

İsrail Eski Eserler Kurumu, Sha’ar Hagolan Yarmukian arkeolojik alanında devam eden kazılarda 8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildiğini...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor. Tibet platosunda bulunan 46 bin...

Pompeii’de Keşfedilen Dünyanın İlk Mağazaları

26 Aralık 2020

26 Aralık 2020

Arkeolojik keşifler arttıkça eski kültürler hakkında ki bilgilerimizde artıyor. Eğlence anlayışımızın kökenlerinde eski kültürlerin olması bir çok bakımdan şaşırtıcı bir...

İtalya Alpleri’nde Avrupa’nın en yüksek Tarih Öncesi Petroglifleri keşfedildi

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Avrupa’nın en yüksek kaya resimleri, Kuzey İtalya Alpleri’ndeki Stelvio Milli Parkı’ndaki Pizzo Tresero’da (Valfurva) 3.000 metrenin üzerinde bulundu. Lombardiya’daki Valtellina...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen sonuçlar bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe sahip olduğunu gösteriyor

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim alanlarında biri olan Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen buluntular bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]