13 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor.

Çivi yazılı kaynaklara göre Argişti oğlu Rusa tarafından inşa ettirilen Urartu dönemi Kef Kalesi kazılarına 45 yıl aradan sonra tekrar devam edilecek.

Emin Bilgiç ve Baki Öğün’ün başkanlık ettiği bir ekip tarafından 1964 yılında başlayan kaledeki kazı çalışmalarının tekrar başlayacağını duyuran Adilcevaz Belediye Başkanı Necati Gürsoy, “Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle geçtiğimiz günlerde Adilcevaz Kalesi’nde başlatılan restorasyon çalışmalarının ardından inşallah Temmuz ayında da Kef Kalesi’nde de 45 yıl aradan sonra yeniden kazı çalışmalarına başlanacak. İlçemiz tarihi, doğası ve kültürüyle Urartulara dayanan şirin bir ilçedir. İnşallah Adilcevaz Kalesi’nin ardından yine Urartular dönemine ait Kef Kalesi’nde de başlatacağımız çalışmalarla tarihi yapılarımızı ilçemizin ve bölgemizin turizmine kazandıracağız. En son 1973-1976 yılları arasında kazı çalışmalarının yapıldığı 140 odalı bir saray olan Kef Kalesi’nde kazı çalışmaları ve incelemelerin yeniden başlaması için belediye olarak her şeyi yapmaya hazırız. Bu projemizde bizlerden desteklerini esirgemeyen Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a, Genel Başkan Yardımcımız Vedat Demiröz’e, Bitlis Milletvekillerimiz Vahit Kiler, Cemal Taşar ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Adilcevaz Kef Kalesi

Urartu döneminden kalan Kef Kalesi, Van Gölü’nün kuzeybatı kıyısında, Bitlis iline bağlı Adilcevaz’ın 6 km. kuzeyindeki 550 m. yüksekliğinde volkanik bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. 2270 metreye ulaşan rakımı ile oldukça yüksek bir alanda yer alan Kef Kalesi, Emin Bilgiç ve Baki Öğün’ün başkanlık ettiği bir ekip tarafından 1964 yılında başlayan kaledeki kazı çalışmaları 1974 yılına kadar sürmüştür.

Urartu Kef Kalesi kazı alanı
Urartu Kef Kalesi kazı alanı

10 yıl süren kazı çalışmalarında Kefkalesi yerleşiminin Urartu kralı Argišti’nin oğlu Rusa tarafından inşa ettirildiği anlaşılmıştır. Urartuca ismi “Ḫaldiei URU
KUR Ziuquni (Ziuquni Ülkesi’ndeki Haldi’nin kenti)” 1 olan Kef Kalesi, boyutu ve bünyesindeki yapıların niteliğinden ötürü Urartu ülkesinin önemli bir
şehri hüviyetindedir.

Kef Kalesi’nin inşasında sosyal statüsü belli olmayan uzak ülkelerden getirilen kadınlar ve erkekler çalıştırılmıştır. Bununla birlikte işgücü olarak kullanılan bu insan toplulukları, inşasında görev aldıkları Kef Kalesi’nde iskân ettirilmişlerdir.

Urartuların batıya açıldığı kapısı olan Kef Kalesi, sarp bir tepe üzerine kurulmuş kademeli şekilde inşa edilmiş büyük bir Urartu sarayı ortaya çıkarılmıştır. En az 40 odası bulunan (bununla birlikte 140 odası olduğuna inanılan), üç farklı teras düzlemine inşa edilen sarayın, tabanındaki seviye farklılığından dolayı bazı yerlerde iki veya üç, güneyde ise dört katlı olabileceği belirtilmiştir.

Saray olarak değerlendirilen yapı içerisinde hafirleri tarafından “Yukarı Salon” ve “Aşağı Salon” olarak adlandırılan iki önemli bölüm belirlenmiştir. Aşağı salonda gerçekleştirilen kazılarda ele geçen mavi, kırmızı, sarı ve beyaz renkli fresk buluntuları, duvarların –  zamanında diğer Urartu saraylarında olduğu gibi – fresklerle kaplı olduğunu göstermektedir21. Arkeolojik kazılar sonucunda saray yapısının çevresinde 9 adet rölyefli blok ele geçmiştir. Bu rölyefli blokların korunabilmiş olanların üzerinde şöyle bir yazıt bulunmaktadır.

Kef Kalesi sarayında bulunan yazıt
Kef Kalesi sarayında bulunan yazıt (( Van Müzesi ve Adilcevaz Koruma Alanı’ndan)

1 Dḫal-di-ni-ni al-su-i-ši-ni mru-sa-a-še ar-giš-te-ḫi-ni-še i-ni
2 É a-ši-ḫu-si-e za-du-ni qar-bi-e šú-li ma-nu ú-i a-i-še-e-i
3 LUGÁL-še za-da-la-ni šú-ki Dḫal-di-i-še i-zi-du-ú-ni i-e-še za-du-bi
4 mru-sa-a-[še] a-li a-lu-še i[ni DUB-t]e tú-li-e a-mì-ni-ni DUTU-ni-še

“Haldi’nin gücüyle Argišti oğlu Rusa, bu ašihusi evini inşa etti. Kayaya dokunulmamıştı (?). Önceki bir kral buraya (daha önce) hiçbir şey inşa etmemişti. Haldi emir verdiğinde (bunu) ben yaptım. Rusa der ki: Her kim bu yazıtı yok ederse Güneş Tanrısı onu yaksın!

Urartu Kef Kalesi için bilgiler Serkan Erdoğan’ın 2016 yılında Dergipark’ta yayınlanan ” KEFKALESİ URARTU YERLEŞİMİNİN TARİHSEL ARKA PLANI” adlı makalesinden alınmıştır.

Banner
Related Articles

Tacámbaro’nun çakal adamı heykeli

26 Ocak 2022

26 Ocak 2022

Bir MezoAmerikan uygarlığı olan Tarascan (Purépecha) kültürüne ait ((MS 1400-1521) Tacámbaro’nun çakal adamı heykeli, Instituto Nacional de Antropología e Historia...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Orta Çağ mezar sakinlerinin DNA’sı Aşkenaz Yahudi toplumunun tarihine ışık tutuyor

30 Kasım 2022

30 Kasım 2022

Aşkenaz Yahudileri, Roma İmparatorluğu tarafından, Anadolu ve İberya üzerinden Avrupa’ya sürgün edilen İbrani kökenli Kenanlı Yahudilerdir. Avrupa’nın sosyal, kültürel ve...

Lincoln Katedrali’ndeki 10 Nadir Eser Çevrimiçi Yayında

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Lincoln Katedrali’nde  bulunan nadir eserler artık çevrimiçi olarak halkın erişimine açıldı. Çevrimiçi halka açılan Lincoln Katedrali’nin ilk koleksiyonu gümüş koleksiyon...

Karahöyük’te 3.500 Yıllık Yemek Takımı: Kamu Yapısı, Sunak ve Kremasyon Mezarlarla Birlikte Ortaya Çıktı

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Konya’nın Meram ilçesinde sürdürülen Karahöyük kazılarında, yaklaşık 3.500 yıl öncesine tarihlenen testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan tam bir yemek...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

Batı Anadolu’da 4.500 Yıllık İdoller: Tavşanlı Höyük’te Erken Tunç Çağı Ritüel Hazinesi

16 Eylül 2025

16 Eylül 2025

Kütahya’daki Tavşanlı Höyük’te yürütülen kazılarda, 4.500 yıl öncesine ait insan biçimli idoller gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet...

Polonya’da Viking kökenli nadir Langsax dövüş bıçağı keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Polonya’nın Kujawsko-Pomorskie Voyvodalığındaki Wdecki Peyzaj Parkı’nda çalışan arkeologlar, potansiyel Viking köklerine sahip nadir bir langsax dövüş bıçağı keşfettiler. Araştırmacılar, Polonya...

Jale İnan Hoca ile başlayan mücadele sonuç verdi. Bu topraklara ait 6 tarihi eser iade edildi.

13 Kasım 2022

13 Kasım 2022

1967 yılında Amerika’da bir sergide yer alan bir grup bronz heykelin Anadolu kökenli olduğuna dair bulgulara ulaşılması sonrası Jale İnan...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Ünlü Kumarhane İşletmecisi 1000 Yıllık Tapınağın Yanına Tatil Köyü Yapacak

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Nagacorp firması 2020’nin dev atılım planı açıklandı. Yapılan açıklamaya göre firma Kamboçya’nın ünlü Angkor Vat tapınaklarının yakınında bir tatil yeri...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]