27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu Höyük, Neolitik dönemin bilinen ilk yerleşik alanı Çatalhöyük’ten iki bin yıl daha eskiye tarihlendiriliyor.

Boncuklu Höyük sakinlerinin, Çatalhöyük insanlarının genetik atası olduğunu gösteren buluntuların keşfedildiği kazı çalışmalarına Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu’nun başkan yardımcılığı yönetiminde devam ediliyor.

2002 yılında yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen ve çok sayıda boncuk takı bulunmasından dolayı adını buradan alan Boncuklu Höyük kazı çalışmaları hakkında Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu, AA muhabirine “Boncuklu Höyük’te 14 sezon geçirdik. Burası şu an bulunduğundan farklı olarak Neolitik dönemde bataklık ve sulak alanlarla çevriliydi. Bu bölgede de göçebe halde yaşayan avcı-toplayıcılar var. Boncuklu Höyük ise bu göçebe olarak yaşayan avcı-toplayıcıların artık yavaş yavaş yerleşik hayata geçtiği, çok düşük düzeyde de olsa tarım ve hayvancılığa yönelik bazı pratikleri başlattıkları sit alanı olması açısından oldukça önemli” diye konuştu

Boncuklu Höyük kazıları

“Boncuklu Höyük sakinlerinde akrabalık bağları görülüyor. Aidiyet duygusu gelişkin”

Avcı-toplayıcı topluluğun yavaşta olsa yerleşik hayata geçtiği Boncuklu’da tarım ve hayvancılığın ilk izlerini görmemiz açısından çok önemli bir yer olduğuna işaret eden Prof. Dr. Douglas Baird, “Evlerde bir devamlılık söz konusu. Aynı evin kullanılması bazen 120-130 yıllık bir tarih gösteriyor. Yaklaşık 1600-1800 yıllık bir yaşam döngüsü var. Antik DNA analizleri de bize gösteriyor ki aynı evin içinde anne, çocuk, kardeş gömülerine rastlıyoruz. Burada kültürel devamlılığın yanında akrabalık ilişkilerinin de devamlığını söylemek mümkün. Bu kadar geçen süreç içerisinde insanlar çevrelerinde buldukları kaynakları tarıma ya da kültüre aktarma konusunda da oldukça gelişme kaydetmişler. Aynı zamanda evlerin tabanlarında tekrarlayan taban sıvası uygulamaları var. Bu da bize Boncuklu’daki hane halklarının evleriyle derin bağlar kurduklarını, ev içinde de kendi kimlik aidiyet göstergelerinin ve sembolik dünyalarının izlerini bıraktıklarını göstermesi açısından da çok önemli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Boncuklu Höyük

Boncuklu Höyük’te kadın ve erkek mezarlarında, evler arasındaki boşluklarda, evlerin içerisinde de boncuk bulduklarına değinen Baird, bunun sadece süs amacıyla kullanılmadığını, sembolik anlamlar da taşıdığını düşündüklerini kaydetti.

Boncuklu Höyük’ün milattan önce 9200, günümüzden de yaklaşık 11 bin 200 yıl öncesine tarihlendirildiğine dikkati çeken Baird, şöyle devam etti:

“Bu da Çatalhöyük’ten yaklaşık 2 bin yıl daha eski olduğunu gösteriyor. Boncuklu Höyük’ün Çatalhöyük’ün de direkt atası olduğunu gösterir çok önemli deliller de mevcut. Yeni yapılan çalışmalar Boncuklu topluluğu ile Çatalhöyük’teki büyük oranda bir topluluğun ortak genetik mirasa sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca Çatalhöyük toplumunun gelişmesinde Boncuklu’daki nüfusun rol oynadığıyla ilgili sürekliliklere ait birtakım güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Boncuklu Höyük kazılarında bulunan hayvan kemikleri

Çatalhöyük’tekileri önceden şekillendiren ve Orta Anadolu’daki diğer erken Neolitik yerleşimlerinde görülmeyen pratikler, zemin alanının temiz ve kirli-mutfak alanı olarak ikiye ayrılarak temiz alanların sembolik detaylandırılması ve bu tür alanların insan gömüsü, yaban öküzü gibi hayvan başlarının duvarlara yerleştirilmesi, yerlerin ve duvarların boyanması, kilden yapılmış kabartmalar gibi ritüel pratiklerin kullanılmasından oluşur. Yaşayan evin sürekli yeniden inşası ve evin ölümü ve yeniden doğuşunu belirleyen ritüeller yoluyla oluşturulan soyut anlamlar dünyası da iki topluluk arasında gözlemlenen ortak bir özelliktir.”

Baird, Boncuklu Höyük’ün milattan önce 7600’lerde terk edildiğini, bu durumun Çatalhöyük’ün kurulmasından birkaç yüzyıl öncesine ait olduğunu söyledi.

Banner
Related Articles

2.500 yıllık Fenike gemi enkazı İspanyol arkeologlar tarafından kurtarılıyor

6 Temmuz 2023

6 Temmuz 2023

İspanya’nın güneydoğusundaki Murcia bölgesinde su altında 2.500 yıllık bir Fenike gemi enkazı bulundu. 2.500 yıl öncesine dayanan olağanüstü bir Fenike...

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

Pinacosaurus fosili dinozorların seslerini ortaya çıkarabilir

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, Pinacosaurus dinozoruna ait gırtlak kemiğini inceledi. Gırtlak kemiği dinozorların nasıl ses çıkardığını çözmeye yarayacak bilgilere ulaşılmasını...

Kınık Höyük’te Demir Çağı’na ait yerleşim alanları ortaya çıkarıldı

30 Ağustos 2022

30 Ağustos 2022

Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü yakınlarında Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı dönemi yerleşim katmanlarına sahip Kınık Höyük’te...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da Yeni Eserler Bulundu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da, daha önce keşfedilen büyük nekropolün içinde, mumyaların altın içeren bir karton tabakayla kaplandığı ve geri kalanının da...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ili, Ulus ilçesi Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Kale Mahallesi mevkiinde, kentsel sit alanı içinde yer almaktadır....

İngiltere’de Romalılara Ait Tuz Üretim Alanı keşfedildi.

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Spalding Western Relief Road için hazırlık çalışmaları kapsamında bir grup arkeolog Pinchbeck’te bir kazı çalışması yürütüyor. Yine bu çalışmalar kapsamında...

Hitit Dönemine Ait Alacahöyük Barajı İlgi Bekliyor

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Hititler için su çok önemli bir kaynaktı. Öyle ki, içme ve sulama için barajlar inşa etmişlerdi. İnşa ettikleri barajlardan Alacahöyük’te...

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]