8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yozgat, Tiryns’deki Miken Kaldırımı’na Ait Dünyanın En Eski Mozaiği Olma Ünvanını Elinden Aldı!

Hitit Medeniyeti’nin Anadolu Tarihi üzerindeki etkileyici gücü her geçen gün yeni arkeolojik kazıların yapılmasıyla artmakta. Farklı ve etkileyici mimari özelliklerinin yanında öncü yenilikleriyle de bizi şaşırtmaya devam ediyorlar.

Yozgat İli’nin Sorgun İlçesine bağlı Büyük Taşlık Köyü sınırları içerisinde yer alan Uşaklı Höyüğü’nde dönemin en önemli keşfi yapıldı. Hitit Uygarlığı izleri taşıyan höyüğün, Fırtına Tanrısına (Teshup) yönelik ibadetlerin merkezi olan ve yazılı kaynaklara göre başkent Hattuşa ya iki-üç günlük yürüme mesafesinde bulunan “Zippalanda” adlı bir diğer önemli Hitit kentiyle ilişkili olduğu öngörülmektedir.

Uşaklı Höyüğün daha öncede Hitit Döneminde dini bir merkez olabileceği konuşulmaktayken şimdi başka bir ilkle dikkatleri üzerine topladı.

Uşaklı Höyük’te yapılan kazılarda Hitit dönemine ait büyük bir yapı ile ilişkili mozaik bir taş zemin ortaya çıktı. Bu benzersiz keşif, bu dönemin Yakın Doğu kamu mimarisindeki mozaik döşemenin kökeni hakkında yeni sorular ortaya çıkarıyor.

Hitit döneminde Orta Anadolu’da dış zemin, sokak ve avluların döşenmesinde arnavut kaldırımı ve döşeme taşlarının kullanıldığı daha önce belgelenmiştir. Bir kapının bulunduğu duvara paralel dikdörtgen bir parke taşı döşeme, Büyük Sarissa Tapınağı’nın kuzeydoğu portalının iç tarafını döşerken, Sapinuwa’da (modern Ortaköy), dış ve iç mekanlar arasında benzer döşeme düzenlemeleri bulunmuştur; bu tür hizalamalar, ritüel amaçlı kullanılan kaplamalı teraslarda da görülebilir. Büyükkale hisar kapısının avlusu kırmızı yontma taşlarla kaplı olup, Büyük Tapınak çevresi de yassı taşlarla kaplanmıştır.

Verilen bu örneklerde ki zeminler bilinçli olarak döşenmiştir, çakıl veya büyük kaldırım taşlarının kullanılmasıyla karakterize edilir ve bunlar dekoratif desenlerde düzenlenmemiştir. Uşaklı’nın zemini, belirli renklerde geometrik tasarımların oluşturulmasına olanak sağlamak için şekil ve renklerine göre özenle seçilmiş küçük taşlardan oluşması bakımından benzersizdir.

A alanında yapılan kazılar da II. Yapının (aşağı şehrin tapınağı olarak yorumlanan kısmında) doğusunda, avlu görünümündedir dikdörtgen döşemeli bir tabanın bir kısmı ortaya çıkarılmıştır . Zemin kısmen korunmuştur ve yaklaşık 7x3m’lik bir alanı kaplamaktadır. 3147 adet düzensiz şekilli ve çeşitli boyutlarda taştan oluşmaktadır.

Taşlar, koyu ile açık arasında değişen, geometrik desenler oluşturan ve zıt renklerde gruplar halinde düzenlenmiştir. Döşeme, güneybatıdan kuzeydoğuya uzanan uzun ekseni ile üç dikdörtgen çerçeveye bölünmüştür. Her dikdörtgen, beyaz, açık kırmızı ve siyah-mavi dahil olmak üzere farklı renklerde üç sıra üçgen içerir. İki taşın ise turuncu-sarı olduğu görülmekte. Sadece tasarımın güneydoğu kenarı gibi görünen kısım iyi korunmuştur ve bu yine beyaz, siyah-mavi ve beyazdan oluşan üç dar paralel taş bantından oluşan bir çerçeve olarak görünür; dış beyaz bandın taşları daha dar bir son bordür olacak şekilde ince kenarları üstte olacak şekilde döşenmiştir.

Anacleto D’Agostino göre:

Bugüne kadar, Tiryns’deki Miken kaldırımı, mozaik döşemenin en eski belgelenmiş örneği olarak kabul edilmiştir. Miken kaldırımının yapımı MÖ 2. binyılın ortalarına kadar uzanır, ancak kesin tasarımlar veya çok renkli çakıllar kullanmaz. En eski çok renkli, geometrik mozaik taş döşeme olan Uşaklı Höyük döşeme, daha sonraki polikromatik mozaik zeminler için bir Geç Tunç Çağı Anadolu öncüsü olabilir.

Uşaklı Höyük, Hitit tarihinin net desenli polikromatik bir mozaik zeminin ilk kanıtını ve daha sonraki çakıl mozaik zeminler için olası bir ilham kaynağı olacaktır.

Uşaklı Höyük Kazı Çalışmaları Hakkında Bilgi

Floransa Üniversitesi, 2008-2012 yılları arasında Uşaklı Höyük ve çevresinde arkeolojik, jeomorfolojik ve jeofizik araştırmalar yürütmüştür. 2013 yılında başlayan kazılar, yerleşimin zaman dizini, kentsel gelişimi ve topoğrafyasına ilişkin bilgilere erişilmesini sağlamıştır.

Uşaklı Höyüğün bulunduğu alana,hafif tümseklerle dalgalanarak uzanan bir ova olup; granitik ve bazaltik çıkıntılar arasında beliren zengin doğal su kaynakları ve dereler içermekte, bu durum tarım ve hayvancılık için ideal bir ortam teşkil etmektedir.

Kapadokya’yı Karadeniz, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu’ya bağlayan arasındaki önemli yolların buluşma noktasında yer alan Uşaklı, bugünkü Ankara-Sivas ve Kayseri-Çorum bağlantı yolları ile de kesişmektedir. Gerek stratejik konumu gerekse çevre koşullarının elverişliliği ve uyum potansiyeli sayesinde, Geç Bakır, Tunç ve Demir Çağları ile Roma-Bizans Dönemi’ni içine alan bir dönem boyunca uzun ve devamlı bir yerleşime maruz kaldığı görülmektedir.

Uşaklı’nın ilk ve başlıca kentsel gelişim evresini, araştırma çalışmaları sırasında yüzeyden toplanan bol sayıda malzeme, alan içerisindeki dağılımları ve kazılardan elde edilen sonuçlarla da doğrulandığı üzere Orta ve Geç Tunç Çağı ile Hitit Dönemi’ne tarihlendirmek mümkündür.

Uşaklı Höyük te bulunmuş olan çanak çömlek buluntuları

Bununla birlikte bulunan 6 adet kil tablet parçasında ki metinler yazışma, şenlik, bir efsaneye bağlı ayin ve kehanet metinleri ve Hitit baskı mühürlerinin de ele geçirilmesiyle, Uşaklı’nın M.Ö. 15.–12. yüzyıllar arasındaki Hitit imparatorluk düzeni kapsamında önemli bir idari ve siyasi rol oynadığı anlaşılmıştır.
Kazı alanı 4 bölümlendirilmiş olup A, B, C, D olarak isimlendirilmiştir.

A alanında : Günümüzde bu alanda anıtsal bir yapının 600 m²’sini gün yüzüne çıkarılmıştır. Hitit tekniğinde işlenmiş ve yüzeyinde korunmuş çeşitli büyük bloklar da dahil olmak üzere 875m²’lik bir alanda geniş avlular ve odaların varlığı görülmektedir. bu anıtsal binanın Hitit tapınaklarından biri olduğu düşünülmektedir.
B alanında: Bu alanda geç dönemden kalma bir bina saptanmıştır. Yapılan açmalarda bu kısımda çanak çömlek buluntularına rastlanmıştır.

C alanında: küçük höyüğün güneydoğu yamacında, toprağın yüzey tabakasının kaldırılması sırasında iki Hitit dönemi çivi yazılı tabletin bulunduğu bir bölümün yakınında yer almaktadır. Burada, akropolisin doğu yamacında karmaşık Demir Çağı teraslama ve sur sistemi ortaya çıkarıldı. Bronz çağına ait kalıntıların bir yangınla tahrip olduğu gözlenmektedir.

Son olarak D alanında ise : doğu – batı dorultusunda uzanan 60 m. uzunluğa sahip büyük bir bina bulunmuştur. Bu binanın mimarisine bakıldığında Hitit dönemine ait bir saray olarak tanımlamamızı sağlar.

 

Kaynak: D’Agostino, A. (2019). A mosaic floor from the Late Bronze Age building II of Uşaklı Höyük, central Turkey. Antiquity, 93(372)

http://usaklihoyuk.org/

Banner
Related Articles

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

Alinda Antik Kenti’nde 7000 yıllık mağara resimleri keşfedildi

18 Aralık 2021

18 Aralık 2021

Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde yer alan Alinda Antik Kenti’nin çevresinde yürütülen yüzey araştırmasında bir mağarada 7000 yıllık mağara resimleri keşfedildi. Alinda...

Cambridge arkeologları İngiltere’de 600 bin yıllık insan kalıntılarına ulaştı

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Cambridge Üniversitesi arkeologları tarafından yürütülen araştırma ile İngiltere’de Neandertallerin atası olan Homo heidelbergensis’in varlığını ortaya koyan bulgulara ulaşıldı. Canterbury bölgesinde...

Aborjinler’in Göç Yolları Haritası Yayınlandı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Avustralya’nın kadim halkı Aborjinler’in göç yolları haritası yayınlandı. Aborjinler’in, Avustralya kıtasına nasıl geldikleri ve kıta içinde nasıl hareket ettiklerine dair...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

İspanya’da Faşist İdam Mangaları Tarafından Öldürülen Kadınlara Ait Toplu Mezar Bulundu

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Kuzeydoğu İspanya’daki arkeologlar, İspanya İç Savaşı’nın ilk günlerinde faşist bir idam mangası tarafından öldürülen 10 kadının toplu mezarını ortaya çıkardı...

Ölü Deniz Mağarasında Bulunan 1.900 Yıllık Aramice Yazıt, Bar Kochba İsyanı’nın Kaderini Ortaya Çıkarabilir

12 Ağustos 2025

12 Ağustos 2025

İsrail’in Ein Gedi Milli Parkı yakınlarındaki uzak bir mağaranın derinliklerinde, arkeologlar yaklaşık 1.900 yıl önce oyulmuş nadir bir Aramice yazıt...

Arkeologlar, Hitit kenti Samuha’da kuş falı tabletleri ve kraliyet mühürleri keşfetti

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Hitit yerleşim yeri Kayalıpınar, antik çağdaki adıyla Samuha, bu sezon yapılan kazılarda çarpıcı buluntulara sahne...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Tarihin En Kötü İşkence Cihazı “Pirinç Boğa”

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Agrigentum Tiranlığı günümüzde Sicilya’nın güneybatısında Sicilya Özerk bölgesinde bulunan Agrigento il sınırları içindedir. Phalaris (MÖ 570-549) Agrigentum kentinin bilinen en...

Urartularda Ölü Gömme Gelenekleri: Urne Mezarları

13 Eylül 2021

13 Eylül 2021

Birçok Anadolu medeniyetinde olduğu gibi Urartularda ölümden sonra yaşama inanan bir toplumdu. Ölüm sonrası inancın ağır bastığı Urartu toplumunda değişik...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Mısır’da kraliyet sfenks heykeli ortaya çıkarıldı

6 Mart 2023

6 Mart 2023

Bir Mısır arkeolojik misyonu, Mısır’ın güneyinde Roma dönemi kireçtaşı kabininin içinde bir kraliyet sfenks heykeli keşfetti. Eski Eserler Bakanlığı Pazartesi...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Perulu arkeologlar deri ve saçları bozulmamış bir mumya ortaya çıkardılar

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Perulu arkeologlar bin yıllık deri ve saçları bozulmamış 12-18 yaşında olduğu düşünülen bir çocuğa ait mumya ortaya çıkardılar. Peru’nun başkenti...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]