24 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sibirya’da Denisova insanına ait en eski fosiller bulundu

Neanterdaller gibi soyları tükenen Denisovalı insanına dair yeni bulgulara ulaşılmaya devam ediyor.,

Sibirya’da Denisova mağarasında araştırmacılar, Denisovalı insanına ait 200.000 yıllık kemikler buldular. Araştırmacılar, kemikler ile birlikte Homo sapiens ile bağlantılı taş eserlere de ulaştılar.

Yaklaşık 10 yıl önce tanımlanan Denisovalılar, DNA analizi sonuçlarında kıta Asya’sında, Güneydoğu Asya adasında ve Okyanusya’da yaygın olabileceği belirlenirken aynı zamanda en az iki farklı Denisovalı grubunun modern insanın atalarıyla çiftleştiğini ortaya çıkardı.

Şimdiye kadar sadece beşi Sibirya’da bir adette Çin’de olmak üzere yarım düzine fosil ele geçirildi.,

Denisova Mağarası’nda keşfedilen 3 fosil, Denisovalı insan yaşını 200.000 yıla kadar geri götürdü. Daha önceki keşifler de tarih aralığı yaklaşık 122.000 ila 194.000 yıldı.

Denisova Mağarası'nda bulunan Denisova insanına ait kemiklerinden biri. Fotoğraf: Katerina Douka
Denisova Mağarası’nda bulunan Denisova insanına ait kemiklerinden biri. Fotoğraf: Katerina Douka

Livescience‘de yer alan habere göre; yeni çalışmada, araştırmacılar Denisova Mağarası’ndan 3.791 kemik kalıntısını inceledi. Soyu tükenmiş soy üzerine önceki DNA araştırmalarına dayanarak Denisovalı olduğunu bildikleri proteinleri aradılar .

Bilim adamları, bu artıklar arasında beş insan kemiği tespit etti. Bunlardan dördü, kimliklerini ortaya çıkaracak kadar DNA içeriyordu – biri Neandertal, diğer üçü Denisovan’dı. Genetik benzerliklere göre bu fosillerden ikisi ya bir kişiden ya da akraba bireylerden gelmiş olabilir.

Avusturya’daki Viyana Üniversitesi’nde arkeoloji bilimcisi olan kıdemli yazar Katerina Douka, WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, “Denisova Mağarası’nın en eski katmanları arasında üç yeni Denisova insanına ait kemiği tanımlamak için son derece heyecanlandık. Daha önce başka hiçbir insan fosilinin bulunmadığı bu katmanları özellikle hedefledik ve stratejimiz işe yaradı” dedi.

Denisovalıların parmak kemiği şeklindeki varlığının ilk belirtisi, Denisova Mağarası adı verilen bu Sibirya mağarasında keşfedildi. Fotoğraf: Katerina Douka
Denisovalıların parmak kemiği şeklindeki varlığının ilk belirtisi, Denisova Mağarası adı verilen bu Sibirya mağarasında keşfedildi. Fotoğraf: Katerina Douka

Araştırmacılar, bu Denisovan fosillerinin yaşını, bulundukları toprak tabakasına dayanarak tahmin ettiler. Bu katman aynı zamanda Denisovan yaşamı ve davranışları hakkında hayati arkeolojik ipuçları olarak hizmet edebilecek bir dizi taş eser ve hayvan kalıntısı içeriyordu. Daha önce, Denisovan fosilleri yalnızca bu tür arkeolojik materyal içermeyen katmanlarda veya Neandertal materyali de içerebilecek katmanlarda bulunuyordu.

Douka, “Bu, Denisovalıların kemik parçalarıyla ilişkili bulduğumuz arkeolojik kalıntıların yapımcıları olduğundan ilk kez emin olabiliyoruz” dedi.

Yeni bulgular, bu yeni keşfedilen Denisovalıların, önceki araştırmalara göre, iklimin sıcak ve günümüzle karşılaştırılabilir olduğu bir dönemde, geniş yapraklı ormanları ve açık bozkırları içeren insan yaşamına elverişli bir bölgede yaşadıklarını gösteriyor. Mağarada bulunan kasaplanmış ve yanmış hayvan kalıntıları, Denisovalıların geyik, ceylan, at , bizon ve yünlü gergedanlarla beslenmiş olabileceğini düşündürmektedir .

Douka, “Denisovanların çevrelerine iyi adapte olduklarını ve kendilerine sunulan her kaynağı kullandıklarını çıkarabiliriz.”

Bu Denisova fosilleriyle aynı katmanda bulunan taş eserler, çoğunlukla hayvan derilerini işlemek için kullanılmış olan kazıma aletleridir. Bilim adamları, bu maddelerin hammaddesinin büyük olasılıkla mağara girişinin hemen dışındaki nehir tortusundan geldiğini ve nehrin muhtemelen Denisovalılara avlanmaya çalışırken yardım ettiğini belirtti.

Douka, “Sitenin bir su kaynağının önündeki stratejik noktası ve bir vadinin girişi, avlanmak için harika bir yer olabilirdi.”

Bu yeni fosillerle bağlantılı taş aletlerin Kuzey veya Orta Asya’da doğrudan bir karşılığı yoktur. Bununla birlikte, araştırmacılar, İsrail’de 250.000 ila 400.000 yıl öncesine ait olan ve ateşin rutin kullanımı gibi insan teknolojisindeki büyük değişimlerle bağlantılı bir dönem arasında bulunan öğelere biraz benzerlik gösteriyorlar.

Yeni çalışma, Denisovalıların şu anda mağaranın tek sakinleri olmayabileceğini buldu. Kurtlar ve vahşi köpekler gibi etoburların kemikleri, Denisovalıların bu yırtıcı hayvanlarla av ve belki de mağaranın kendisi üzerinde aktif olarak rekabet etmiş olabileceğini düşündürmektedir.

Douka, “Şu anda ekibimiz Denisova Mağarası ve diğer birkaç Asya bölgesinde çalışmaya devam ediyor ve çok yakında bazı ilginç yeni şeyler bildirmeyi umuyoruz” dedi.

Bilim adamları bulgularını Nature Ecology & Evolution dergisinde 25 Kasım’da çevrimiçi olarak detaylandırdılar .

Banner
Benzer Yazılar

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü. RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti....

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

Kahramanmaraş depremi 2 bin yıllık Roma Kalesi’ni yıktı

6 Şubat 2023

6 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli deprem Anadolu’da yaşanan yüzyılın en şiddetli depremi olarak kayıtlara geçti. Haberi yazdığımız saat itibari ile 1541 vatandaş yaşamını...

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında...

Hitit, Frig, Roma, Bizans kültür izlerinin görüldüğü Şarhöyük’te kazılar devam ediyor

13 Eylül 2022

13 Eylül 2022

Hitit, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dahil 8 kültürel tabakanın izlerini taşıyan Şarhöyük’te kazılar devam ediyor. Eskişehir kent merkezine çok...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

HS2 arkeologları nadir bulunan Roma ahşap figürün ortaya çıkardı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

İngiltere’de hızlı tren HS2 projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında erken Roma döneminden kalma nadir bir ahşap oyma figürün keşfedildi....

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Aberdeen Üniversitesi Benin Bronzunu Geri Veriyor

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Nijerya 1960 yılında bağımsızlığını kazandığından beri, Nijerya’dan çalınan Benin bronzlarının (pirinç rölyefler, bronz heykeller ve bir dizi fildişi oymalar dahil)...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]