10 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın başkenti Alalah’ın günümüzdeki adı ile Aççana Höyük’te 2021 kazılarına başlandı.

Her ne kadar stratejik bir coğrafi bölgede olması Mukiş Krallığı’nı güçlü ve önemli bir krallık yapsa da bu özelliği dönemin diğer güçlü devletlerin himayesinde yaşamasını da beraberinde getirmiştir.

Mukiş Krallığı’nın toprakları dönemin süper gücü Mısır’ın bile iştahını kabartmıştır.

Mukiş, Yamhad, Mitanni, Hitit İmparatorluğu’nun vassal devleti olarak varlığını sürdürmüştür.

Alalah Antik Kenti (Aççana Höyük) Batı’da Amanos ve Doğu’da Kurd Dağları ile çevrili Amik Ovası içinde yer almaktadır.

İngiliz arkeolog Leonard Woolley tarafından 1930’lu yıllarda kazı çalışmalarının başladığı Aççana höyükte, 2021 sezon kazıları Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar başkanlığında devam ediliyor.

Aççana höyük Kazı Başkanı Doç. Dr. Murat Akar, AA muhabirine Alalah’ın, Amik Ovası’nda Tunç Çağı’na ait izlerin açığa çıkartılabileceği en önemli arkeolojik yerleşimlerden biri olduğunu söyledi.

Tarihi 4 bin yıl öncesine dayanan höyükle ilgili bilgi veren Akar, şöyle konuştu:

“Geç Tunç Çağı büyük imparatorlukların ortaya çıktığı bir dönem. Anadolu’da Hitit İmparatorluğu’nun, güneyde Mısır İmparatorluğu’nun, Fırat ve Dicle ekseninde ise Mitanni İmparatorluğu’nun var olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde söz konusu büyük imparatorlukların birbirleriyle yaptıkları savaşlar, diplomatik anlaşmalar ve ticari ilişkilerin izlerinin takip edilebildiği en önemli nokta Amik Ovası’dır. Yani Hitit İmparatorluğu da Amik Ovası’nda etkin bir güç olmak istiyor, Mısır ve Mitanni imparatorlukları da. Bunun en büyük nedenlerinden biri Amik Ovası’nın günümüzdeki en önemli özelliklerinden de biri olan tarımsal zenginliği. Burası büyük imparatorluklar için bir besin deposu olarak tanımlayabileceğimiz bir coğrafya.

4 bin yıllık Mukiş Kralığı'nın başkenti Alalah (Aççana Höyük) kazıları devam ediyor. Foto: Lale Köklü Karagöz / AA
4 bin yıllık Mukiş Kralığı’nın başkenti Alalah (Aççana Höyük) kazıları devam ediyor. Foto: Lale Köklü Karagöz / AA

Bir diğer sebep ise jeopolitik önemi, yani bütün ticaret yolları üzerinde yer alması ve denize olan bağlantısıyla bütün Doğu Akdeniz kültürleriyle etkileşim içerisinde olması. Bu nedenle biz burada yürüttüğümüz çalışmalarda, kentin belli tabakalarında Mitanni İmparatorluğu’nun hakimiyet izlerini görürken sonraki dönemlerde ise kentin Hititler’in kontrolü altına girdiğini görüyoruz.”

Akar, son yıllarda gerçekleştirdikleri antik DNA araştırmalarında, uluslararası çağda şekillenen göç ve ticarete bağlı insan hareketliliği konusunda çok önemli veriler elde ettiklerini bildirdi.

İnsan iskeletlerindeki analizlerde, bireylerin yerel halkı temsil ettiği anlaşıldı.

Şimdiye kadar çok sayıda insan iskeletini incelediklerini ifade eden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amik Ovası, Tunç Çağı’nın uluslararası hareketliliğinin merkez noktası ama bizim burada açığa çıkardığımız mezarlarda bulunan insan iskeletlerinin büyük bir kısmında yaptığımız analizlere göre bu bireyler yerel halkı temsil ediyor. Aslında bu bize, bölgenin yerel halkının dönemin uluslararası arenadaki rolü ve önemini gösteriyor ki bu bizim için son derece heyecan verici. Çünkü biz bu çalışmayı yaparken, Geç Tunç Çağı’nın uluslararası hareketliliğinin yaşandığı bu döneme dair şunu sormak istedik; (Aççana Höyük’teki kazılarda açığa çıkardığımız bütün bireyler yerel toplumu tanımlıyorsa yabancılar, örneğin bu bölgeye gelen Hititliler nerede?) Bu da çalışmalarımızın bir kısmını oluşturuyor.”

Bölgede kazıların 21 yıldır sürdüğünü, kazılarla tapınak ve tapınak civarında şekillenen kent dokusunu anlamaya çalıştıklarını belirten Akar, “Çünkü tapınağı ayakta tutmak için ihtiyaç duyulan hizmet yapılarından, işlik ve atölyelere kadar zengin bir veriyi elde edebileceğimiz bir kazı alanındayız. 2012 yılından beri çalışmalarımızı yürüttüğümüz bu alanda, kentin farklı kültür tabakalarındaki gelişimini ve tapınaklarla olan ilişkisini anlamaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Banner
Related Articles

Avrupa insanına ait en eski çene kemiği ortaya çıktı

9 Temmuz 2022

9 Temmuz 2022

Avrupa kıtasında yaşayan ilk insana ait bilinen en eski çene kemiği ortaya çıkarıldı. Çene kemiğinin 1.4 milyon yaşında olduğu bildirildi....

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

14 Şubat’ta Tam Olarak Neyi Kutluyoruz?

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

14 Şubat sevgilisi olanlar için kutlanacak bir gün olabilir. Olmayanlar için diğer günler kadar sıkıcı bir günden daha fazlası değildir....

Nahçıvan’da 2.800 Yıllık Urartu Kaya Yazıtının Yeri Yeniden Belirlendi

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde, Urartu krallarına ait 2.800 yıllık Urartu kaya yazıtının yeri yeniden belirlendi. İlandağ bölgesindeki kaya yüzeyine işlenen çivi...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak...

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti, Pisidia’nın dağlık coğrafyasında 1.700 yıl boyunca kesintisiz süren kent yaşamının izlerini taşıyor. Helenistik dönemden...

Japonya’da batan Ertuğrul Fırkateyni’nden çıkartılan eserler şekerle korunacak

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

II. Abdülhamid, Japon Prens Komatsu Akihito’nun İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından iade-i ziyaret için 1887 yılında Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya gönderme kararı...

Mısırlı Arkeologlar Nil Deltası’nda 110 Antik Mezar Buldu

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Nil deltası üzerinde çalışan Mısırlı arkeologlar, Mısır’ın Firavun krallıklarının ortaya çıkmasından önceki dönemine ait düzinelerce nadir bulunan hanedanlık öncesi mezarı...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]